Osmanlı mirası

Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nü son alan isimlerden biri de Doğan Kuban idi. Jüri çok isabetli bir karar verdi bize göre. Mimar Doğan Kuban, eşsiz bir kültür ve düşünce adamıdır. Ülkenin bugünü ve yarını adına önemli tespitleri vardır. Onun “Gelecek” adlı kitabından birkaç satır aktaralım... Der ki:

“... Çağdaş teknolojiyi kullanan fakat aklı geçmiş toplum modellerinde kalmış olan bir toplum geleceğini programlayamaz. Çünkü önceliklerin neler olduğuna karar veremez. Bu öncelikleri tarih saptamaz. Çağdaş dünyanın dört bir yanından gelen sayısız dinamikler saptar...”

“... Türkiye’nin bugünkü durumu bir Osmanlı mirasıdır. Bunun kökeninde geçmişte bilimsel bilginin üretilememesi gelmektedir. “

“... Osmanlılar resmi, heykeli, perspektifi, bilimi ve dünyayı merak etmediler, astrolojiden (falcılıktan) astronomiye bir türlü geçemediler.”

“... Osmanlı Anadolu’da okuma yazma bilmeyen bir toplum bıraktı ne fabrikası vardı ne okulu. Osmanlı’nın en büyük ve etkili mirası bu cehalettir.”

“... Müslümanlar ‘Bilginin yarısı soru sormaktır’ hadisinin akıllı tanımından işe başlayabilirler. Dünyayı öğrenmeye her şeyi sorgulamaktan başlamak ve Osmanlı’nın akıl almaz meraksızlığını aşmak zorundayız.”

TOKALAK

Osmanlıların Üsküdar’a gelmeleri 1330 yılındadır... 1453’e kadar 123 yıl Osmanlılar Boğaz’ın Asya yakasında, Bizanslılar Avrupa yakasında (vapurla 20 dakika mesafede) karşı karşıya yaşamışlardır. Anadolu’daki birliktelik ise 1922- 23’e kadar sürmüş... Doğal olarak Türkler ve Bizanslılar birbiri üzerinde başta müzik, mimari ve mutfak olmak üzere hayatın tüm alanlarında etkili olmuştur.

Bu etkileşmeyi irdeleyen kitaplar ise fazla değildir.

Bu kitaplardan biri Araştırmacı İsmail Tokalak’ın yazdığı “Bizans Osmanlı Sentezi” adlı çalışmadır. “Asi Kitap” yayınlarının ürünü olan bu çalışma çok akıcı bir üslupla iki ayrı kültürün birbiri üzerindeki etkilerini inceler…

Tarihimizi daha iyi anlamamız için okunmasını salık veririz...

HİROŞİMA

1945 yılı ağustos ayının 6’ıncı günü ABD Japonya’nın Hiroşima kenti üzerine atom bombası attı. Ardından Nagasaki vuruldu. 300 binin üzerinde insan öldü veya sakat kaldı. Canlı ne varsa imha edildi.

Başkan Barack Obama 2016 yılı Mayıs’ında Japonya’yı ziyaret edecekti. Hiroşima için özür dileyip dilemeyeceği Japon TV’si tarafından kendisine soruldu:

“Hayır, dedi Obama, şunu kabul etmeliyiz ki, liderler savaş sırasında her türlü kararı alabiliyor, bunları incelemek ve sorgulamak tarihçilerin işidir”

Atom bombası tamamen sivil insanları, çoluk çocuğu yok etmeye yönelikti.

Aynı ABD ve Batı, Osmanlı’nın savaş içinde aldığı tehcir kararını ve o süreçte meydana gelen trajik olayları tarihçilere bırakmıyor... Soykırım, diyor. Yalnız Osmanlı’yı değil soykırımı kabul etmediği için bugünkü nesilleri yani bizleri de suçluyor ve özür dilemeye davet ediyor!

Ünlü yazarlarımız

En sevdiğiniz şair ve yazarları sorsalar kimleri sayarsınız... Herhalde şu isimleri:

Yahya Kemal (1884), Ahmet Haşim (1884), Ahmet Hamdi Tanpınar (1901),Nazım Hikmet (1902), Ömer Bedrettin Uşaklı (1904), Arif Nihat Asya (1904), Necip Fazıl (1905), Sait Faik (1906) Sabahattin Ali (1907), Ahmet Kutsi Tecer (1907), Behçet Kemal Çağlar (1908), Ahmet Muhip Dranas (1908), Cahit Sıtkı Tarancı (1910), Ziya Osman Saba (1910), Kemal Tahir (1910) Bedri Rahmi Eyüboğlu (1911), Rıfat Ilgaz (1911), Orhan Veli (1914), Oktay Rıfat(1914), Fazıl Hüsnü Dağlarca (1914), Orhan Kemal (1914) Melih Cevdet Anday (1915), Aziz Nesin (1916) Behçet Necatigil (1916), Cahit Külebi (1917), Necati Cumalı (1921), Özdemir Asaf (1923), Yaşar Kemal (1923) Atilla İlhan (1925)...

Neden bu şair ve yazarların ünü günümüze kadar gelmiştir.

Neden hala onlar ülkenin en çok okunan yazarlarıdır?

Çünkü Cumhuriyet yıllarında eğitim görmüş ve eser vermişlerdir. İsimlerinin yanlarında doğum tarihleri var. Hepsi ününü Cumhuriyet döneminde verdikleri eserlerle kazanmıştır. Neden mi? Çünkü halk kitleleri onları yeni yazıya geçince okuyabilmiş, kitapları yazı devrimiyle birlikte geniş kitlelere ulaşmıştır. Unutmayalım, bu ülkede daha önce halkın ancak yüzde 10’u okur yazardı.

Yazı devrimini kavramayanlara duyurulur...

 

DOLAR

Ekrandaki iktisatçılar arasında birinciliği o delikanlıya verdik...

Doları durdurmanın çözümü sorulunca dedi ki:

- Satacaksın 10 milyar dolar... Bir 10 milyar dolar daha... Kaç etti…?

Durdu... Etrafına bakındı... 10 ve 10’un kaç ettiğini düşündü... Bulamadı. Düşünmekten vaz geçip analizlerine devam etti. Birinciliği ona verdik!