Yüksek Seçim Kurulu Tayyip Erdoğan’la ilgili kararını bugün yarın verecek... Erdoğan ve partisini laik demokrasiye tehdit olarak görenler konulacak yasağa umut bağlıyor... Böyle bir yasağın mantığı var mı?
Evet Tayyip Erdoğan ve partisinin ağır ekonomik sorunlara yönelik çözüm formülleri yoktur. Tutarlı bir Türkiye programına sahip değiller. Üstüne üstlük iktidara gelince türban ve imam hatip okulları gibi konularda ağır ve tatsız tartışmalar başlatacaklar. Gerçi Tayyip Erdoğan bunları birinci mesele yapmayacaklarını söylüyor. Ne var ki tabandaki tarikatlar, 28 Şubat’ın intikamını almak için yanıp tutuşanlar ve dinci basın, bu konuyu istismar edecek, türban kavgasını yine gündemin ilk sırasına taşıyacaktır.
O çözümlenirse gündeme "günlük yaşamı İslami kurallara göre düzenleme hevesinde olanların" programındaki diğer maddeler girecektir...
Peki Tayyip Erdoğan’ın siyaseten yasaklanması bir çözüm olabilir mi?
Hayır... Soyup soğana çevrilmiş ve çaresiz bırakılmış milyonlarca fakir fukara, bu seçimde olmazsa gelecek seçimde Tayyip Erdoğan’ı yine iktidara taşıyacaktır. Çünkü Erdoğan umut olarak görülmektedir.
Ayrıca siyaset yasaklarının artık çağdaş demokrasilerde yeri kalmamıştır...
Tayyip Erdoğan’a umut bağlamış kitleler ve Türkiye, sonucu yaşayarak görmeli, öğrenmelidir. Unutmayalım; yasak sadece merak ve umudu büyütür...
"Yeryüzü, herkesin ihtiyacını karşılamaya yeterlidir Ama oburluğunu karşılamaya değil."
İki parti oyların yüzde 40’ını alarak TBMM’deki sandalyelerin tümünü ele geçirebilir. Halkın yüzde 60’ının oyu çöpe gidebilir. Seçim sisteminin bu azizliği günün konusu... Gerçi geçen seçimde CHP ve HADEP’in yüzde 13.5 oyu boşa gittiğinde kimse umursamamıştı. Ama bu defa hasar ihtimali büyük. Geçen seçimde CHP ve HADEP’in başına gelen bu defa belki de 2 parti hariç tümünün başına gelecek...
Aksaklık nereden kaynaklanıyor? Seçim sisteminden...
Anayasamız "Seçim kanunları temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştıracak biçimde düzenlenir" diyorsa da seçim kanunu bu kurala uymuyor. Yüksek barajla "yönetimde istikrar" ilkesi gözetiliyor. Ama "temsilde adalet" ıskalanıyor... O yüzden "az oyla çok sandalye" tehlikesi partileri titretiyor.
Bu noktada eski İtalya muhabirimiz İzzet Yalçın imdada yetişiyor... Sevgili Yalçın, İtalyan yasalarını da inceleyerek temsilde adalet ilkesine uygun bir sistem hazırlamış. Sistemi, yasada küçük bir değişiklik yaparak, oy pusulalalarını bile bozmadan bu seçimde uygulamak mümkün.
Formül basit...
Bir siyasi parti yüzde 20 oy aldı diyelim... Yasa ile parlamentodaki sandalyelerin en çok yüzde 25’ini alabilecek...
Sandalye sayısı oy oranını kesinlikle yüzde 5’ten fazla aşmayacak.
Eğer az aşıyorsa zaten mesele yok.
Diyelim AKP yüzde 20 oy aldı. Parlamentoda 550 iskemlenin yüzde 25’ine yani 132’sine sahip olabilecek. Diyelim üç parti barajı aştı. Sandalyeleri yukardaki sınır dahilinde bölüştüler. Geriye 140 iskemle kaldı. Bunu da barajı aşamayan partiler, aldıkları oy oranına göre paylaşacak. Bu şekilde yüzde yarım oy alan bir partiye bile bir - iki iskemle düşecek. Temsilde adalet gerçekleşecek. Sistem bize uygun geldi. Dikkatlere sunuyoruz...
İsveç ve Makedonya’da geçen pazar günü yapılan seçimleri sosyal demokratlar kazandı. Almanya’da sosyal demokratlar önde... Komşumuz Yunanistan dahil Avrupa’nın dört bir yanında sosyal demokrat iktidarlar koltukta...
3 Kasım’da yapılacak seçimlerde bizim "sol"un kazanma ihtimali ise neredeyse sıfır. Çünkü aziz milletimizin yüzde 70’i her seçimde sağa oy veriyor. Fikrimiz sağda, aklımız fakirlikten kurtulmakta. İşimiz zor!
Hadi demokrasi anlayışının politikacıdan politikacıya değişmesini anladık da... Memleketin hukuku nasıl oluyor da mahkemeden mahkemeye değişebiliyor?..
***
Saddam Hüseyin, Irak topraklarını BM denetimine açmaya razı olmuş. Yetmez... Petrol kuyularını da, vermesi lazım...
Özay Şendir
‘Diyalektik bir şey’ olarak Lozan tartışması...
16 Mayıs 2025
Abbas Güçlü
Sosyolojik hatalar!
16 Mayıs 2025
Zafer Şahin
Sanatçılar ‘Terörsüz Türkiye’ istemiyor mu?
16 Mayıs 2025
Abdullah Karakuş
Krizler, görüşmeler ve sonuçları
16 Mayıs 2025
Güldener Sonumut
İttifak’ta görüş ayrılığı çıkmadı
16 Mayıs 2025