TAZELENME OKULU

İzmirli dostumuz Yurdanur Bilgin:

- Çok mutluyum, diyor, üniversiteye başladım, yeniden okul sıralarında oturmanın mutluluğunu yaşıyorum, yeni arkadaşlarım var, yeni bilgiler ediniyorum...

- Beyefendi yaş 75 idi yanılmıyorsam...

- Hayır 78... Ama okulumuzda yaş önemli değil...

Ege Üniversitesi bünyesinde Tazelenme Üniversitesi adlı 4 yıllık eğitim merkezi açılmış. Lise diploması şart değil, ilkokul diplomasıyla da girebiliyorsunuz. Giriş sınavı yok, harç yok, yaş sınırı yok. Dersleri Ege Üniversitesi hocaları veriyor. Öğrenciler Sağlık, Psikoloji, Mikrobiyoloji, Felsefe, Hukuk, Metin yazarlığı, Psikodrama, İngilizce, Aikido, Yemek, Halk Dansları gibi dersler görüyor... 3 ders zorunlu diğerleri seçmeli.

Projeyi Fransa’dan esinlenerek Akdeniz Üniversitesi başlatmış. Muğla, Alanya, Nişantaşı üniversiteleri bünyesinde de uygulanıyormuş.

Ders aralarında Migros’un gönderdiği atıştırmalıklar da ücretsizmiş.

Yurdanur Bilgin dostumuz derslerin gayet ciddi geçtiğini, çok gerekli bilgiler edindiklerini, sınıflarda hanımların çoğunlukta olduğunu, çok güzel dostluklar oluştuğunu sözlerine ekliyor... Hayata yeniden başlamak için ne güzel fırsat!

GÜVENLİK İYİ DE!

Donald Trump bize “Güvenli bölgeyi birlikte kuralım, bu güvenli bölgenin nasıl korunacağına birlikte karar verelim” falan demedi. Tek taraflı açıklamada bulundu. Ancak bizim taraf böyle bir teklif almışçasına projeler yapıyor. “Karadan biz koruyalım, havadan siz koruyun” gibi önerilerde bulunuyor.

En az 500 kilometre uzunluğunda (İstanbul-Ankara arası mesafe kadar) ve 30 kilometre eninde bu alanı korumak için ne kadar askeri güce ve kaç milyar liraya ihtiyaç var? Acaba bunun hesabını da yapıyor muyuz?

Kıbrıs’ta 147 kilometrelik sınırı korumak için 30 bin asker bulundurduğumuzu buraya iliştirelim...

İkincisi... Suriye topraklarında Suriye’nin izni olmadan, ortada bir BM kararı bulunmadan, ABD ile baş başa verip güvenli bölge kurmak hangi hukuka uydurulacaktır? Bunu da düşünüyor muyuz?

ATİNA

Yunanistan nüfusu 2008-2017 yılları arasında 355 bin kişi azalmış... Azalmanın baş sebebi, ekonomik krize bağlı olarak doğumların azalmış olmasıymış.

Sevgili Yunan dostlar, topu topu İstanbul’un yarısı kadar yani 10 milyon nüfusunuz var, üstelik sürekli azalıyorsunuz... Peki, hâlâ neden gözünüz bizim adaları, Ege’yi, İstanbul’u falan işgal edip yerleşmekte? Bu hırs ve hevesle silahlanalım derken ekonominiz çöküyor, neden bu hırsın sizi yiyip bitirdiğini fark etmiyorsunuz?

Neden savaş yerine barış çağrısı yapmıyorsunuz?

SAĞLAM

Sık kullanılan bir deyim vardır:

“Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.”

Latincesi “Mens sana in corpore sano”...

Bu sözün pek tutarlı olmadığını çevremize bakınca hemen anlarız. Nice pehlivan yapılı adam vardır ki kafası çalışmaz. Nice sıska veya özürlü adam vardır ki (Mesela Hawking) kafası bilgisayar gibi çalışır, en parlak fikirler onun beyninden çıkar. Dil ve Kültür sorunlarıyla ilgili enfes bir kitap çıktı son günlerde. Genç yaşta kaybettiğimiz dilci ve felsefeci Suat Baydur, “Dil ve Kültür” adlı bu kitabında sözün doğru çevirisini veriyor:

“Tanrı’dan sağlam vücutta sağlam dimağ bulunmasını dilemek gerek.”

Yanlışlık özdeyişte değil, tercümesindedir...

GÜVEN

Yüksek Seçim Kurulu YSK Başkanı Sadi Güven sahte ve hayali seçmen yok, diyor. Esas konu seçmen kaydırmaları. Ondan pek söz etmiyor. Ancak şunu ekliyor:

“100 yaş üzerinde 6 bin seçmen görünce incelettik, ölü olan bu kişiler düşürüldü”.

CHP Milletvekili Haluk Pekşen soruyor:

“100 yaş üzerinde ölü olanları kim diriltip adres verip seçmen yaptı? Bu seçmenler nerede oy kullandı? Ölü seçmen üreten kişiler hakkında hukuki süreç neden işletilmedi?”

YSK Başkanı bu sorulara da cevap vermeli...