Kampanya biterken

Seçimler için son düzlüğe girildiği bugünlerde, Cumhur İttifakı İstanbul Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım gazetelerin yöneticileri ile bir araya geldi.

Toplantının açılışında

7 Ocak’ta kampanya açılışı yaptığını hatırlatan Yıldırım, “Şimdi sonuna geldik. Pazar günü sandığa gidiyoruz. Yurt genelinde seçimler yapılacak. Hayırlı olsun milletimize, memleketimize. Geçen bu süre içinde yazılı medya olarak gösterdiğiniz hassasiyet nedeniyle teşekkür ediyorum. İstanbul konularına, projelerine gündemin en azından bir kısmının İstanbul’da tutulabilmesi yönündeki gayretiniz için teşekkür ederim” diye konuştu.

Kendisinin mümkün mertebe İstanbul’la sınırlı, İstanbul özelinde bir kampanya sürdürmeye gayret ettiğini dile getiren Yıldırım, genel siyasi tartışmalara çok fazla müdahil olmadıklarının altını çizdi. Çizdikleri bu çerçevenin içinde kalmaya gayret ettiklerini hatırlatan Yıldırım, “Ümit ederim meramımızı İstanbullulara bir nebze de olsa anlatmışızdır” dedi.

“Kampanya değerlendirmesi yapar mısınız? Nasıl bir manzara var?” şeklindeki bir soruya Yıldırım, “Gittikçe hava güzelleşiyor… Başlangıçta kıştı şimdi günlük gülistanlık” cevabını verirken, anketlerle ilgili bir başka soruyu ise şöyle yanıtladı:

“Mutlaka anketler havada uçuşuyor. Ben anket yaptırmadım özel olarak. Daha ziyade partimiz kamuoyu araştırmaları yapıyor. Bazı kuruluşlar kendiliğinden yaptırıyor. Anketlerle ilgili farklı sonuçlar var. Biraz benim gördüğüm bu seçim bir ilk. Yerelde ittifak ilk defa uygulanıyor. Parametreler çok matematiksel olarak modellenemiyor. Kararsızların nasıl dağıtılacağı konusunda analitik bir yöntem geliştiremediler. Açıklıyorlar anketleri ama emniyet payı da bırakılıyor. Asıl anket pazar günü. Gün geldi çattı. Sandıktan çıkan anket asıl ankettir.”

Peki, son günlerde kimi anket şirketi yöneticilerinin dile getirdiği gibi sandığa gitmeyen seçmen sayısında bir artış olabilir mi?

Yıldırım, bu konudaki görüşünü şöyle dile getiriyor: “Ben tahmin etmiyorum. Böyle bir iddiada olanlar var. Yani sandığa gidiş düşük olacak diye. Ama bizim insanımız seçimleri önemser. Batı veya otokratik ülkelerdeki gibi değil. Sandığın gücüne güvenir Türk insanı. Sandığa gidecektir.”

Ardından da daha önce yaptığı bir çağrıyı vurgulayarak tekrarlıyor:

“Bu aynı zamanda bir çağrı. Sandığa gidilmeli. İstanbul’un geleceği bu şehirde yaşayan oy kullanan 10.5 milyon hemşerimizi ilgilendiriyor. Dolayısıyla ‘söyleyecek sözüm var’ diyen herkes sandığa gitmeli diye düşünüyorum. Genel seçim değil bu şehrimizle ilgili seçimimiz.”