Bahar bize iyi gelecek

Doğanın renklerini tüm çekiciliğiyle sunduğu, açan çiçeklerin güzel kokularını dört bir yana saldığı baharı, hakkını vererek geçirirsek, bahar bize iyi gelecek

Doktora tezimde “iyilik hali” kavramını çalışırken mevsimlerin, kendimizi nasıl hissettiğimizi ciddi şekilde etkileyebildiğini gösteren yayınlar okumuştum. Açılışı “bahar yorgunluğu” ile ve soğuk günlerle yapsak da mevsimler arasında yarışma olsa ilkbahar herhalde iyilik halimizi en çok yükselten mevsim seçilir. “Bu mevsimde alerjim azıyor, hayat bana zindan oluyor” gibi özel bir durumunuz yoksa, güneş ışınlarının kendini daha çok hissettirmeye başladığı, doğanın tüm çekiciliğiyle göz kırptığı bu mevsimin ruh ve beden sağlığımız üzerindeki olumlu etkisini inkar etmeniz zor. Peki baharda bizi nasıl bir değişim bekliyor ve ilkbaharın iyilik halimizi yükseltmesini nasıl sağlarız?

Bahar bize iyi gelecek

Güneşli günlerin tadını çıkarın

Bu yazıyı yazmak için bilgisayar başına geçmeden önce yakın bir arkadaşım aynen şöyle dedi “Kendimi dayak yemiş gibi hissediyorum. Bir yorgunluk, bir halsizlik… Hiçbir şeye enerjim, isteğim yok!” Ben de “Bahar yorgunusun” dedim. Bazı kişilerde bahar yorgunluğu kendini sinirlilik, uyku bozukluğu ve kilo kaybıyla da gösterebiliyor. Mart veya nisan aylarında başlayan bu durum yaklaşık 10-15 gün sürüyor. Aslında o sırada vücudumuz kendini yeni mevsime adapte etmeye çalışıyor. Kış sezonu boyunca hasret kaldığımız güneş ışığı arttıkça bize mutluluk ve enerji veren serotonin hormonumuz da artıyor. Ama bu artış hepimizde aynı hızla olmuyor. O nedenle bahar yorgunluğunu kimimiz daha kısa sürede, kimimizse daha uzun sürede atlatıyoruz. Güzel olansa hem vücudumuzun ilkbahara adaptasyon sürecini hızlandırmak, hem de yeni mevsimin iyilik halimiz üzerindeki olumlu etkilerini artırmak elimizde...Araştırmalara göre güneş ışınlarından yeterince faydalanan insanlar çok daha mutlu ve yaşam dolu oluyor. Güneşli günlerin artıyor olması depresif duygu durumunda olan kişilerin bile kendilerini daha iyi ve mutlu hissetmelerini sağlıyor. Toplum olarak D vitamini eksikliğimiz olduğu da malumunuz. Öyleyse güneşli günlerin tadını çıkarmayı ihmal etmemeliyiz. Tabii güneş koruyucularımızı da yanımızdan ayırmadan…

Sosyal ilişkilere yelken açın

İlkbaharda sosyallik hormonu olarak da adlandırabileceğimiz oksitosin düzeyimiz artıyor. Neofobi yani yeni bir ilişkinin başlamasından korkmamıza karşı panzehir olan cesareti de oksitosin artırıyor. Siz de her bahar aşık olanlardansanız, bilin ki aslında hormonlarımız veriyor coşkuyu… Bu coşkuyu yeni ilişkilere yelken açmak için kullanabileceğimiz gibi sosyal ilişkilerimizi geliştirmek ve mevcut ilişkimizi güçlendirecek yeni deneyimlere açılmak için bir hediye olarak da görebiliriz.

Açık hava egzersizlerinin tam zamanı

İlkbaharın en güzel özelliği havanın ne aşırı soğuk ne de aşırı sıcak olması. Yani deniz kenarında veya ağaçların arasında düzenli yürüyüşler yapmaya başlamanın tam zamanı. Unutmayın açık hava egzersizleri hem iyilik halimizi artıracak hem de kış boyunca kapalı alanlarda statik elektrikle yüklenen vücudumuzda detoks etkisi yaratacak. Oksijeni doyasıya içimize çekeceğimiz nefes terapileri için de bu günleri fırsata çevirebiliriz.

Bahar bize iyi gelecek

Bahar yorgunluğu deyip geçmeyin

Baktınız 15 gün geçti ama bir türlü yeni mevsime adapte olamıyorsunuz, yorgunluğunuzu atamıyorsunuz. O durumda doktorunuza danışmayı ihmal etmeyin. Çünkü yorgunluğun ardında D ve B12 gibi vitamin eksikliklerinden; kansızlık, tiroit ve depresyon gibi hastalıklara kadar pek çok farklı sorun yatıyor olabilir.

Bahar bize iyi gelecek