Güneşten korunmak bu yaz daha önemli

Çok ihtiyaç duyduğumuz güneş artık bizimle; ama pandemi sürecinde güneşin etkileri konusunda dikkat etmemiz ve özen göstermemiz gereken konular daha çok önem kazanıyor

Yaz günlerini yaşamaya başladık, ruh halimizi de bedenimizi de etkileyen güneş yüzünü gösteriyor artık. Dermatolog Doç. Dr. Sibel Berksoy Hayta ile güneşin zararlı etkilerinden nasıl korunabileceğimizi ve yaz sezonunda cildimiz için dikkat etmemiz gerekenleri konuştuk.


Yazın güneşe maruz kalmanın etkileri neler?


Güneşin sağlığımıza olumlu etkileri var, ancak bu mevsimde daha çok zararlı etkileriyle karşılaşıyoruz. Çünkü yoğun güneşe maruz kalmak; ciltte kuruluğun artması, nem kaybı, kırışıklıkların artması, ciltte lekelenmeler gibi birçok istenmeyen etkiye yol açıyor. Uzun süreli maruz kalma ise bazı cilt hastalıklarını tetikleyebiliyor ve kansere ilerleyebilecek hastalıklara zemin hazırlayabiliyor. Herkes, özellikle de açık tenli kişiler bu dönemde çok sıkı korunmalı.

Nasıl korunmalıyız?

Saat 10.00-14.00 arası gibi güneşin etkisinin çok yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmayacağız. 30 faktör ve üzeri koruması olan güneş koruyucularını, ortalama 3-4 saat arayla uygulayabiliriz. Geniş siperlikli şapka, uygun kıyafet, şemsiye gibi koruyucu ekipman kullanımı çok önemli. Yine antioksidan içerikli yiyecek tüketiyor olmak, C vitamini takviyeleri kullanmak etkili olacaktır.

Maskeyle güneşlenmek


Bu yaz farklı olarak bir de maske kullanacağız…

Maske, fiziksel bir bariyer oluşturuyor. Bu da maske takılan kısımla açık kısım arasında ciddi ton farklarına yol açıyor. Hem bu ton eşitsizliğini engellemek hem de cildi korumak amacıyla güneş koruyucuların düzenli kullanımı şart. Bronzlaşmak, vücudun bir korunma mekanizması. Deride renk yapan melanositler, alttaki dokuyu korumaya çalıştığı için melanin denen pigment maddelerini artırıyor. Yani güzellik için bronzlaşmıyor vücut, bunu hatırlamalıyız.

Stresli bir dönemden geçtik, çok fazla koruyucu ürün kullandık. Bunların etkisi nasıl oldu?

Her dezenfektan kullanımından, el yıkamadan sonra yağ bariyerini uzaklaştırıyoruz. Deri kendi içerisindeki nem döngüsünü sağlayamıyor. Bu anlamda egzamalarda artış yaşandı. Stres tüm bağışıklık sistemini etkiliyor, deri hastalıkları da dâhil birçok hastalığı alevlendiriyor. Stres egzaması olarak adlandırılan nörodermatit arttı. Sedef hastalığı, liken, saçkıran gibi stresle alevlenen rahatsızlıkları, çocuk hastalarda trikotilomani denen kaş ya da saç yolma davranışını gördük. Yine bağışıklık sistemi ve stresle çok alakalı olan zona, son dönemde en yaygın gördüğümüz hastalıklardan biri.

Güneş duyarlılığını artıran yiyeceklere dikkat!


D vitamininin Kovid-19’a karşı önemi de konuşuluyor…

Evet, D vitamininin kritik bir önemi var. Baz D vitamini değerlerimizi biliyor olmamız lazım. Kadınlarda daha ağırlıklı olmakla birlikte yüzde 90’ımızda D vitamini eksikliği var. Yazın insanlar “Nasılsa güneş sayesinde eksikliğimizi tamamlayacağız” diye düşünebiliyor. Oysa sadece güneşle tamamlamak mümkün olmayabiliyor, dışarıdan takviye alımına yazın da devam etmek gerekebiliyor.

Bir de güneş duyarlılığını artıran yiyecekler var değil mi?


Beslenmemiz ya da kullandığımız ilaçlar güneşe karşı duyarlılığımızı artırabilir. Örneğin A vitamini türevi ilaçlar, bazı antibiyotikler, tansiyon ilaçları, idrar söktürücüler artırabilir. Maydanoz, dereotu gibi yeşil yapraklı gıdaları çok fazla tüketiyorsak (örneğin günde bir bağ), sabah-öğlen yiyip güneşe çıkmamayı öneriyorum. Havuç, incir, kereviz, bergamot, sarı kantaron, limon, greyfurt, portakal ve rezene de kişilerin güneş duyarlılığını artırır.

Güneşten korunmak bu yaz daha önemli




Yaz çantamızda mutlaka olması gerekenler...

Bu yaz çantamızda mutlaka neler bulunmalı?

Güneş koruyucunun yanı sıra cildinize uygun bir nemlendirici. Elde biraz daha yağ bazlıları tercih edebiliriz. Lipit bariyeri onarıcı etkileri de olanlar daha iyi olacaktır. Deri bariyerinin korunması çok önemli. Günde 10 kez elinizi yıkıyorsanız, 10 kez de krem süreceksiniz diyorum hastalara.

Nelere dikkat etmeli?

Çok sık ve uzun süreli duş almayın. Sıcak su yerine ılık suyla çok fazla liflenme/keselenme yapmadan banyo yapılmalı. Banyo sonrası bir vücut yağı, bariyer korumaya yönelik nemlendirici vücut kremleri kullanımı önemli. Özellikle kurumaya daha yatkın olan kol ve bacaklar için… Havuz/denize girme ve şezlong kullanımından sonra uzun süre duş almadan vakit geçirilmesini önermiyoruz.