Kovid-19 aşısında son durum

Çok sayıda şirket aşı geliştirmek için zamanla yarışıyor, şirketler Kovid 19’la savaşta güçlerini birleştiriyor. Bu hafta katıldığım toplantıda, aşı konusundaki son gelişmeleri öğrendim.

Kovid-19 pandemisinin tüm dünyada hayatı durma noktasına getirmesinin ardından pek çok ülkede normalleşme adımları başladı. Yine de herkes alışık olduğu hayata dönebilmek için  aşıyı bekliyor.

Küresel salgın, başka “ilk”lere de sahne oluyor: Dünyanın en büyük ilaç ve aşı üreticisi firmalarından GlaxoSmithKlein (GSK) ile Sanofi, Kovid-19’a karşı aşı geliştirmek için yenilikçi teknolojilerini birleştireceklerini duyurdu. Firmalar, 2020’nin ikinci yarısında klinik çalışmaların başarılı olması halinde 2021’in ikinci yarısında aşının kullanıma sunulmasını bekliyor. Önemli bir diğer nokta ise şirketlerin bu iş birliği tarafından geliştirilen tüm aşıların kamuoyu için uygun fiyatlı olacağını ve tüm ülkelerdeki halkın adilce erişebileceği mekanizmalar aracılığıyla sunulacağını taahhüt etmesi...

Üretim süreci 24 ayı buluyor

GSK Belçika’nın düzenlediği, tüm dünyadan medya temsilcilerinin katıldığı Dr. François Meurice moderatörlüğündeki online toplantıda konuşmacılar sorularımızı yanıtladı. Dr. Meurice, “Aşı programlarının göz ardı edilmesi, ileriki dönemlerde ortaya çıkabilecek önemli hastalıklar için risk oluşturur. Unutmayın ki aşıyla önlenebilecek hastalıklar hâlâ yılda 2 milyondan fazla insanın ölümüne neden oluyor” bilgisini verdi. Firmanın operasyon bölümünün başındaki isim Russell Thirsk ise aşının kullanılabilir hale gelmesi için gerekli geliştirme sürecini ve ruhsatlandırma koşullarını anlattı. “Her aşı için farklı olsa da aşının dağıtıma çıkana kadar olan üretim süreci 24 aya kadar bir zaman gerektirebiliyor” diyen Thirsk, üretilen aşıların onaysız satılamadığına ve çok sayıda denetimden geçtiğine vurgu yaptı. Thirsk, tipik bir aşının 100’den fazla farklı kalite kontrolünden geçirildiğine işaret etti.

Dr. Otavio Cintra ise tüm dünya nüfusu söz konusu olduğundan, aşıda fazla dozun ve erişilebilirliğin önemini anlatırken, iş birliklerinin elzem olduğuna dikkati çekti. Önemli bir diğer nokta da yenilikçi bir aşı teknolojisi olan adjuvan kullanımı oldu. Adjuvan kullanımı doz başına gereken aşı proteini miktarını azaltabileceğinden, daha az antijenle daha fazla dozda aşı üretilmesine ve dolayısıyla daha fazla insanın korunmasına katkıda bulunabilir. Bu yönüyle salgın gibi durumlarda özellikle önem taşıyabilir.

“Aşı her yıl gerekecek mi?” sorusu üzerine immünoloji ve moleküler biyoloji alanında uzman Dr. Jamila Louahed, farklı ülkelerden data toplandığını, ancak şu anki bilgilerin yeterli olmadığını söyledi. Grip virüsü gibi sezonsal bir virüs olup olmadığının yanı sıra “Bağışıklık zaman içinde yok olacak mı bilinmiyor”.

“Bir yıl koruyacak”

Koronavirüse karşı aşı sağlamak üzere birçok firma çalışıyor. Son olarak İngiliz ilaç firması AstraZeneca, geliştirilecek koronavirüs aşısının Kovid-19’a karşı muhtemelen bir yıl koruma sağlayacağını açıkladı. Reuters’ın haberine göre, Belçika’da RTL radyosuna konuşan şirket CEO’su Pascal Soriot, Oxford Üniversitesi’yle beraber üzerinde çalıştıkları aşının, insanlar üzerinde denenmeye başlandığını duyurdu. “Aşının bir yıl kadar koruma sağlayacağını düşünüyoruz” diyen Soriot, “Her şey yolunda giderse ağustos-eylül gibi klinik denemelerin sonuçlarını almış olacağız. Ekimden itibaren de sipariş teslimatına hazır olacağız” diye ekledi. Şirket geçen hafta Almanya, Fransa, Hollanda ve İtalya ile anlaşma imzaladıklarını bildirmişti