Menopoz bir hastalık değil

18 Ekim Dünya Menopoz Günü vesilesiyle, tüm dünyada kadınların ve dolayısıyla toplumların sağlığı için önemli bir dönem olan menopozu masaya yatırdık

Bir kadının ömrünün ortalama üçte birini menopoz döneminde geçirdiğini düşünürsek, menopozun bireysel sağlık ve toplum sağlığı açısından önemini anlayabiliriz. Uluslararası Menopoz Topluluğu (IMS) ve Dünya Sağlık Örgütü de hem kadınları menopoz hakkında bilgilendirmek hem de toplumsal, kültürel ya da kişisel engelleri aşmak üzere diyaloğu desteklemek adına 18 Ekim’i Dünya Menopoz Günü olarak kabul etti.

Dünya Sağlık Örgütü, menopozu yumurtalıkların aktivitelerini kaybetmeleri sonucu adet döngüsünün kalıcı olarak kesilmesi olarak tanımlıyor. Kadınların aylık adet kanamalarının doğal yolla bitmesi ve yaklaşık 1 yıl boyunca adet görülmemesi “menopoz” diye adlandırılıyor. Bu süreçte kadınlık hormonu olarak bilinen östrojen hormonu da eksiliyor. Menopoz tedavi gerektirmeyen, doğal bir süreç. Fakat menopoza bağlı yaşanan problemler kadınların yaşam kalitesini düşürebiliyor.

Görülen şikayetler

Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği “Menopozdaki Hastaya Notlar” kısmında “Menopoz öncesi dönemde adet dönemi aralıkları uzayıp kısalabilir ve öncesine göre daha kısa sürebilir” derken menopozda sıcak basması, gece terlemesi, uyku problemleri, vajina kuruluğu, bir konuya yoğunlaşmada güçlükler, unutkanlık şikayetlerinden biri veya birkaçı birçok kadında görülür” diye hatırlatıyor. Bazı kadınlar çok hafif belirtilerle bu dönemi atlatabiliyorken bazen de tedavi gerektirecek kadar yoğun sorunlar yaşanabiliyor. Dolayısıyla rutin doktor kontrollerini aksatmamak, gerekli tetkikleri yaptırmak yine çok önemli.

Nelere dikkat etmeli?

Bu süreçte sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite, yağ oranının artmasının önüne geçmek; zinde ve enerjik hissetmek gibi faydalarının yanı sıra depresyona karşı da etkili oluyor. Menopoz sonrası kemiklerde zayıflama problemleriyle karşılaşmamak adına yeterli kalsiyumun ve D vitamininin alınması ve kontrollü tuz tüketimi dikkat edilmesi gereken diğer noktalar. Menopoz şikayetleriyle baş edebilmek için alkol tüketimini azaltmak önerilirken sigaranın şikayetleri artıracağına da dikkat çekiliyor.

Menopozu etkileyen faktörler

Menopozu etkileyenler arasında genetik ve ırksal faktörler, genel sağlık durumu, düzenli/düzensiz adet görme durumu, ilk adet yaşı, emzirme süresi gibi genital faktörler; psikolojik faktörler, iklim ya da yaşam koşulları gibi fiziki ve çevresel faktörler, sosyal faktörler ve sigara kullanımı başlıklarını saymak mümkün. Aynı aileden kadınların genellikle benzer yaşlarda menopoza girdikleri gözlenirken, psikolojik travmaların erken menopozu tetikleyebildiği, kırsal/geleneksel bir toplumda ya da modern toplumda yaşamanın menopoza girmeyi etkileyebildiği de ortaya konulanlar arasında.

Üç dönem var 

DSÖ’nün yaptığı sınıflandırmada; menopoza yaklaşıldığına dair belirtilerin görüldüğü dönem olan perimenopozu son görülen âdet kanamasının üzerinden 12 ay geçmesiyle başlayan menopoz dönemi ve menopoz belirtilerinin azaldığı, menopozdan sonraki yılları tanımlanan postmenopoz dönemi izliyor. Bazı ipuçları olsa da  menopozun kişide ne zaman başlayacağını önceden bilmek ise mümkün değil.

Erken menopoz

Bir kadının adet döngüsünün 40-45 yaşlarından önce sona ermesi erken menopoz olarak tanımlanıyor. Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD) menopoz yaşının dünya genelinde yaklaşık olarak 50-52 olduğuna, Türkiye’de ise 47-49 olduğuna dikkat çekiyor. Sebebi belli olmayan durumlar, otoimmün hastalıklar, radyoterapi, kemoterapi, enfeksiyonlar, çevresel nedenler, kürtaj ve düşükler, sık gebelik, aşırı şişmanlık, hipotiroidizm gibi sebeplerle oluşabilen erken menopozda, genetik yapı daha etkili olsa da; beslenme, yaşam şekli, sigara alışkanlığı ya da stres gibi faktörler de menopoza girme yaşını etkileyebiliyor. Menopoz ve erken menopoza dair kadın olmayı anneliğe indirgeyen bakış açısının kadınların eksik ve yetersiz hissedebilmelerine yol açabildiğine ve bu konudaki toplum baskısına da dikkat çekmek gerek.