Sinsi hastalığa karşı Nobellik buluş

2020 Nobel Tıp Ödülü, Hepatit C virüsü çalışmalarına verildi. Bu önemli buluş ışığında, konunun uzmanı Prof. Dr. İftihar Köksal ile Hepatit C’yi ve enfeksiyon hastalıklarını konuştuk.

Hepatit C virüsünün keşfine önemli katkıda bulunan bilim insanları Harvey J. Alter, Michael Houghton ve Charles M. Rice, bu çalışmalarıyla 2020 Nobel Tıp Ödülü’ne değer bulundu. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanı Prof. Dr. İftihar Köksal da bu keşfi, Hepatit C virüsünün keşfedilmiş, genomunun çözümlenmiş olması tedavi için çok büyük bir aşama olarak nitelendiriyor. “Viral genomun çözümlenmesinden sonra Hepatit C virüsünün varlığından haberdar olduk” diyen Köksal, bundan sonra yaşanabilecek gelişmeleri şöyle değerlendiriyor: “Bu çok önemli bir buluş. Çünkü bir hastalığın etkenini tespit etmemiz demek, o hastalığın tedavisi için ilk adımların atılmış olması demektir. Bundan sonraki aşamada aşı çalışmaları önem kazanacaktır. Henüz Hepatit C’ye ait bir aşı bulunmamakla birlikte, yüzde 100 tedavi edecek ajanlar bugün biliniyorsa bu tamamen Hepatit C virüsünün keşfedilmiş olmasının bir sonucu.”

Sinsi hastalığa karşı Nobellik buluş

Virüsün ana bulaş yolunu ortaya çıkardı

Hepatit C virüsünün keşfedilmesinin, bu hastalıktaki ana bulaş yolunun ortaya konulması bakımından da çok büyük önem taşıdığına işaret eden Prof. Dr. Köksal, “Bugün vakaların geçmişine baktığımızda, bunların en az yüzde 95’inin kan ve kan ürünleri yoluyla bulaştığını görüyoruz” bilgisini veriyor. Bu kişilerin Hepatit C’nin bilinmediği dönemlerde, geçmişte ameliyat geçirmiş/kan nakli yapılmış/kan ürünü verilmiş kişiler olduğunu gördüklerini paylaşan Köksal, “Tanıdan tedaviye ve bulaşma yollarına kadar, insan sağlığını her boyutuyla etkileyen, gerçekten de ödülü hak eden bir yaklaşım” diye ekliyor.

Sinsi, belirti vermiyor

Yıllar önce Hepatit B’yi bulan bilim insanı da Nobel Ödülü’ne layık görülmüş, Hepatitlerin önemini buradan da anlamak mümkün. Prof. Köksal da “Karaciğer kanserinin ve buna bağlı ölümlerin en önemli sebebidir Hepatit B ve C. Siroz ve karaciğer kanserine yol açabilir. Karaciğer nakillerinin önemli bir sebebi de yine kronik hepatitlerdir” diye kaydediyor.

Peki, Hepatit B’den aşıyla korunmanın mümkün olduğu, Hepatit C de tedavi edilebildiği halde, neden hâlâ çok sayıda insan hayatını kaybediyor? Prof. Köksal, insanların rahatsızlıklarının farkında olmadıklarını söylüyor: “Viral hepatitler klinik olarak çok sinsidir, belirtisiz seyreder. Hastalar uzun yıllar kendilerini çok sağlıklı hisseder ama günün birinde ileri karaciğer yetmezliğiyle karşımıza gelebilir. Onun için biz tarama testlerini çok önemsiyoruz. Özellikle risk gruplarının, Hepatit B için aşılanmamışsa, mutlaka test yapılmasını öneriyoruz.” Aile içi bulaşın da çok kolay olduğuna dikkati çeken Köksal, Hepatit C’nin cinsel yolla da bulaştığını ve anneden bebeğe geçme özelliğine de sahip olduğunu belirtiyor ve Türkiye’de sosyal sigortası olan kişilerin tedavi giderlerinin tamamen ücretsiz olarak karşılandığını da hatırlatıyor.

HIV ve Hepatit B aşısı için de umut var

Hepatit B ve HIV virüsü için de yakın gelecekte bir tedavi mümkün mü? Dr. Köksal, Hepatit B için kendisinin de içinde olduğu bir faz 2 çalışmanın sürdürüldüğünü paylaşırken “İnsanlık bunun için uğraşıyor şimdi, umarım kür edecek ilaçlar bulunabilir. Birçok ilaç çalışması yürüyor. Önünde sonunda bulunacak, önümüzdeki 10 yıl içinde gelişmeler olacaktır” diyor.

“Bu savaş insanlık var olduğu sürece devam edecek”

Enfeksiyon hastalıklarının, çiçek hastalığında olduğu gibi, dünya yüzeyinden elimine edilmemeleri durumunda, her zaman patlamaya hazır olduklarını anlatan Köksal şu anda aşı karşıtları olduğu için kızamık vakalarının görülmeye başladığını örnek veriyor. “Dünya yüzünden elimine edilmediği sürece her enfeksiyon hastalığı yeniden görülmeye adaydır. Ayrıca tanışmadığımız birtakım hastalıklar, virüsler, bakteriler ortaya çıkıyor her gün. Özetle bu savaş insanlık tarihi var olduğu müddetçe devam edecek.”