Yorgunum... Yorgunum...

Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu: “Bahar yorgunluğundan yakınanlar kendilerini olumlu durum ve duygulara odaklamaya çalışmalı.” Yrd. Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver: “Bir türlü gelmeyen baharın yol açtığı hayal kırıklığıyla bahar yorgunlarının sayısı da arttı”

Bugünlerde kendinizi yorgun, enerjisiz ve isteksiz hissetmeye başladıysanız; saatinizin alarmını her çalışında beş dakika erteliyorsanız ve uyandığınızda “Biraz daha yatıp işe geç mi gitsem?” gibi soruları kendinize soruyorsanız, siz de bahar yorgunluğunun etkisi altında olabilirsiniz. Uzmanlardan bahar yorgunluğunun kimlerde daha sık görüldüğünü, yorgunlukla mücadelede işimize yarayabilecek yöntemleri ve bahar yorgunluğu deyip geçiştirdiğimiz belirtilerin altında hangi hastalıkların yatıyor olabileceğini öğrendik.

“Egzersizler enerji artırır”

Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu (Anadolu Sağlık Merkezi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı)

- Bahar yorgunluğunu kişide yorgunluk, halsizlik, isteksizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, uyku bozukluğu ve sinirlilikle seyreden bir tablo olarak tanımlıyoruz.

- Bahar yorgunluğunun normal bir yorgunluktan daha şiddetli olup 15 günden daha uzun sürmesi halinde altında yatan fizyolojik bir neden olup olmadığı araştırılmalı. Yoğun sigara kullanım, bozuk uyku düzeni, dengesiz beslenmeye bağlı vitamin ve mineral eksiklikleri, kansızlık, tiroit hastalıkları, tümörler, fibromiyalji, depresyon, hipertansiyon yorgunluğa neden olabilir.

- Kışın güneş ışınlarını daha az aldığımız için özellikle D vitamini eksikliğiyle sık karşılaşıyoruz. Yine bu dönemde kilo verme endişesiyle hayvansal proteinlerden uzak diyetlere yönelen kişilerde B12 vitamini eksikliği ortaya çıkıyor. Sebze ve meyve tüketimi düşük kişilerde ise C vitamini eksikliği oluyor. Kişinin D, B12 ve
C vitamini ihtiyaçları karşılandığında yorgunluğu ortadan kalkabiliyor.

“8-10 bardak suyla önlenebilir”

- Baharın getirdiği ısı artışı da vücudumuzun kaybettiği sıvı miktarını artırarak metabolizmamızı yavaşlatıyor. Sadece günde 8-10 bardak su içerek yorgunluğunu önleyebilen kişiler oluyor. Ayrıca bahara geçişte günler uzadığı için daha geç yatıyor ve uykusuz kalıyoruz. Oysa her yetişkin 6-8 saat arası uyumalı. Kahve ve çay gibi kafein içeriği yüksek uyarıcı içecekleri de daha az tüketmeliyiz.

- Kişiler kendilerini olumlu durum ve duygulara odaklamaya çalışmalı. Örneğin tam bahar geçişindeki bu yorgunluğu ve isteksizliğini atlatmak için yazın çıkacakları tatili planlasınlar, hafta sonunda güzel bir etkinliğe katılsınlar. Günde 30 dakika yürüyüş, bisiklet sürmek, dans etmek gibi aerobik tipi egzersizlerin yapılması da kişinin enerjisini artırır.

“Açık havada yürüyüş yapın, kuru incir ve üzüm yiyin”

Yrd. Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver(Üsküdar Üniversitesi Psikiyatri Uzmanı)

- Bahar yorgunluğu aslında sonbahar ve kış sezonunun bir sonucudur. O dönemde yeterince güneş ışığı almadığımızdan bize mutluluk ve enerji veren serotonin hormonu yetersiz üretiliyor. Baharla birlikte artan gün ışığıyla vücutta melatonin hormonunun azalmasını ve serotonin hormonunun artmasını bekliyoruz. Ama bazı kişilerde bu dönüşüm beklenen hızda oluşamayabiliyor.

- Serotonin hormonu geç oluşan kişilerde yorgunluk ve enerjisizlik gibi bahar yoğunluğu belirtileri oluşuyor. Yaklaşık 15 gün içinde de hormon dengesi sağlanarak belirtiler ortadan kayboluyor. Daha uzun sürdüğü durumlarda kişinin depresyonda olup olmadığına bakılmalı. Ancak bu yıl bahar bir türlü gelemediği için serotonin eksikliği daha çok kişide ortaya çıktı.

- Bahar gelecek, havalar ısınacak, çiçekler açacak gibi düşünceler bize iyi hissettiriyor. İnsanların çoğu karanlık ve soğuk havaları sevmez çünkü kapalı ortamlara hapsoluruz, yeterince sosyalleşemeyiz. İşte bu yıl olduğu gibi o beklenen bahar bir türlü gelmeyince insanlarda beklentinin karşılanmamasının yol açtığı hayal kırıklığı ile bahar yorgunlarının sayısı arttı.

- Baharın gelecek olması, çıkıp dolaşacak olmamız aslında kış boyunca beklediğimiz ödülümüz. O ödül gelmeyince enerjimizi artıran, canlılık ve motivasyon veren dopamin hormonumuzun üretimi de azalıyor. Ancak sosyal fobisi olanlarda durum tersine işliyor. Baharın gelişiyle birlikte herkes dışarı çıkıyor, sevgilisiyle vakit geçiriyor yani hayatın içinde, oysa sosyal fobisi olanlar bunları yapamıyor ve bu dönemde kendini daha karamsar, mutsuz ve yorgun hissediyor.

“Mükemmeliyetçi ve iş odaklı kişilerde daha çok görülür”

- Bahar yorgunluğu yoğun çalışan, iş odaklı, strese toleransı düşük, mükemmeliyetçi ve her şeyin kontrolünde olmasını isteyen kişilerde daha çok görülür. Ayrıca bu kişiler uykularına ve beslenmelerine yeterince dikkat etmez, fazla sigara, alkol ve kafein tüketebilir, yoğun çalışmaktan yeterince güneş ışığı alamayabilir. Fazla seyahat eden ve duygusal olarak zaten boşlukta olan kişiler de bahar yorgunluğuna daha meyillidir.

- İnsanlara hava kötü bile olsa yürüyüş yapmalarını tavsiye ediyorum. Kendilerini eve kapatmak veya AVM’lerin yapay ışıklandırılmış ortamlarına hapsetmek yerine kalın giyinip caddelerde gezsinler. İşyerlerinde her 40 dakikalık çalışmadan sonra 5 veya 10 dakika derin nefesler alarak meditasyon yapmak, kalkıp gerinmek ve ortamı havalandırmak yorgunluklarını azaltacak.

- Bahar yorgunluğu olan kişilere kuru incir ve kuru üzüm yemelerini tavsiye ediyorum. Bunlar kan şekerinin yavaş yükselmesini sağlayarak enerji veriyor. Kan şekeriyle ruh sağlığı arasında doğrudan bir bağlantı var. Kan şekerindeki hızlı inip çıkmalar kaygı, mutsuzluk ve yorgunluğa neden oluyor. Sabah kahvaltı yapmak da melatonin-serotonin dengesinin düzene girmesini sağladığı için
çok gerekli.