Zayıflama masalı sağlığınızı zayıflatmasın

Her yıl yaz başında ve sonunda, artan kilolarla mücadele için doğal olduğu iddia edilen birtakım ürünler ortaya konuyor. Üstelik her sene yeni bir bitki trend oluyor. Peki, bu ürünler ne kadar etkili? Daha da önemlisi, zararlı olabilirler mi?

Fitoterapi uzmanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada, bitkisel olarak pazarlanan ve zayıflatacağı söylenen ürünlerin, dikkat edilmezse sağlığımızı da zayıflatabileceğini söylüyor. Peki, bu yılın trendi curcumin ve kekreyemiş tozu zayıflamada etkili mi? Prof. Dr. Yeşilada’ya en can alıcı soruyu, “Zayıflatan, kiloları eriten, yağları yok eden böyle mucizevi bir bitki var mı?” diye yönelttim. Yeşilada, “Yok öyle bir şey, bu kesinlikle mümkün değil! Ancak bazı bitkisel ürünler vücuttaki bazı fonksiyonları hızlandırarak kilo almamızı engelleyebilir veya alınan kiloların yakılmasını sağlayabilir. Ancak tabii bu da uzun bir süreç gerektirebiliyor” diyerek, şöyle açıklıyor: “Bu tip formüllerde bağırsak hareketlerini artıracak, vücuttan yağlı/şekerli besinlerin emilimini ve ödemi azaltacak ürünler kullanılıyor. Bunlar genel olarak bitki çaylarından besin desteklerine kadar bu amaçla pazarlanan ürünlerin ana maddesini oluşturuyor.”

Kiloyu bir günde almadığınız gibi, vermenin de sürece yayıldığında sağlıklı olduğunu hatırlatan Yeşilada, hemen bir ürün alıp bir gecede kilo vermenin mümkün olmadığına dikkati çekerek, “Bir üründen mucize beklemek anlamlı değil” uyarısında bulunuyor.

Zayıflama masalı sağlığınızı zayıflatmasın

Curcumin ve kekreyemiş tozu zayıflatır mı?

Bu yıl özellikle trend ürünlerde iki ismi sıkça duyuyoruz: İlki curcumin içeren ürünler... Curcuminin sağlığa olumlu etkilerini biliyoruz, ama zayıflatıcı bir etkisi var mı? “Curcuminin adipozitler üzerinde etkisi var, dolayısıyla metabolizmaya bir miktar etkisi var. Ama bu son derece düşük bir etki. Ayrıca curcuminin emilimi vücutta sadece yüzde 1” diyor Yeşilada. Yani bu anlamda yine bir zayıflama masalıyla karşı karşıyayız diyebiliriz!

Öte yandan, bu yıl adını sıkça duyduğumuz, internette sürekli reklamı yapılan ve eczanelerde sorulan bir diğer ürünse kekreyemiş tozu. İngilizcesi “Lingonberry” olan bu bitki İsveç, Norveç, Finlandiya gibi kuzey ülkelerinde yetişen, bizdeki ayı üzümü bitkisi. Prof. Dr. Yeşilada, “Bu konuda 2020’de fareler üzerinde yapılmış yeni bir araştırma var. ‘Yüksek yağlı beslenenlerde bir buçuk ay kullanıldığında metabolizmayı değiştirerek kilo almasını engelledi’ diyor çalışmada. Yani var olan kiloyu götürmüyor” diye açıklıyor. İddiaların sadece hayvanlardaki etkiyi gösteren oldukça kısa süreli bir çalışmaya dayandığına bunun da tüketiciyi yanılttığına vurgu yapıyor. Üstelik kekreyemiş tozu diye satılan ürünün “Tamamen doğal” iddiasıyla tanıtıldığı halde içinde “Sodyum sakkarin” gibi doğal olmayan bir maddenin de bulunduğuna dikkati çekiyor. 

Zayıflatma ile ilgili ürünlerde tüketiciler özellikle internet üzerinden suiistimal edilebiliyor. Mürverli diye pazarlanan ürünün içeriğine baktığınızda görüyorsunuz, içindeki mürver miktarı o kadar az ki!

Peki, tüketiciler ne yapabilir?

İnternetten almaktansa kişilerin güvenilir olduğunu bildiği ürünleri, eczacısına danışarak satın alması önemli. Zayıflama sektörü, ekonomik anlamda karlı bir sektör. İnsanlarsa kendilerine sunulan bu hayale inanmak istiyorken Prof. Yeşilada şöyle diyor: “Bu zayıflama masalı insanların cebini zayıflatıyor. Daha da önemli olansa bazen sağlıklarını da zayıflatıyor olması…”

“Sıkı piyasa denetimi ve ağır cezalar”

Tamamen doğal diye pazarlanan ürünlerin bir kısmında kimyasal maddeler var. Hatta daha da vahimi, bu kimyasal maddeler zararlı da olabiliyor. Geçmiş yıllarda yaptıkları analizlerde “doğal” iddiasıyla satılan ürünlerin içerisinde sibutramin gibi öldürücü yasaklı maddelere rastladıklarını da öğreniyoruz Prof. Dr. Erdem Yeşilada’dan. Bu ürünleri kullandığı için hayatını kaybeden kişiler olmuş. Bakanlığın belirli aralıklarla ifşa ettiği sağlıksız ürün üreticileri arasında, çocukların yediği çikolataların içine sibutramin koyanlar bile var ne yazık ki! Bu konuda Yeşilada, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sürekli ve sıkı kontrolü olmasının öneminin altını çiziyor. Sıkı piyasa denetimi ve ağır cezaların caydırıcılığını hatırlatıyor.