Berlinale’den politik karar

Jeremy Irons başkanlığındaki 70. Berlin Film Festivali’nin ana yarışma jürisinin Altın Ayı seçimi Mohammad Rasoulof’un yönettiği “Sheytan vojud nadarad / There Is No Evil” oldu. Bu sinema dilinden ziyade politik sorumluluğun öne çıkması olarak yorumlandı

70. Berlin Film Festivali, önceki gece dağıtılan ödüllerle sonlandı. Jeremy Irons başkanlığındaki oyuncu Bérénice Bejo, yapımcı Bettina Brokemper, yönetmen Annemarie Jacir, tiyatro yazarı ve yönetmen Kenneth Lonergan, aktör Luca Marinelli ve yönetmen Kleber Mendonça Filho’nun görev yaptığı jüri, 18 filmin yer aldığı yarışmanın en saygın ödülü Altın Ayı’yı İran’dan ayrılması rejim tarafından yasaklanan sinemacı Mohammad Rasoulof’un yönettiği “Sheytan vojud nadarad / There Is No Evil”a verdi. Ölüm cezası ve ahlak üzerinden ilerleyen dört hikâyeden oluşan film, bir baskı rejiminde bireysel olarak doğru olanı yapma özgürlüğünün olup olmadığını sorguluyor. “Manuscripts Don’t Burn ”, “A Man of Integrity”nin de aralarında olduğu filmlerle tanınan yönetmenin Altın Ayı’yla ödüllendirilmesi, sinema dilinin yaratıcılığının değil, politikanın öne çıktığı bir karar olarak dikkat çekiyor.

Berlinale’den politik karar

Yarışmada Tsia Ming-liang (“Days”), Kelly Reichardt (“First Cow”) veya Rithy Panh ’ın (“Irradiés ”) aralarında olduğu yönetmenler sinema dili açısından daha heyecan verici filmlere imza atmış olmalarına rağmen jüri Rasoulof’’dan yana seçim yaptı. Yarışmada, kadın yönetmenlerin veya erkek yönetmenlerin kadın karakterleri merkeze aldığı anlatımlar film endüstrisinin kendisini sorgulama sürecinin bir sonucu olarak ağırlıktaydı. Jürinin Altın Ayı seçimi bu eğilimi görmezden gelen bir yön de taşıyor.

Jürinin isabetli bulunabilecek bir kararı, ikinci önemli ödül kabul edilen Jüri Büyük Ödülü’nü genç ABD’li yönetmen Eliza Hittman’ın yönettiği “Never Rarely Sometimes Always”e vermesiydi. 17 yaşında bir kızın kuzeniyle New York’a kürtaj olmak için gelmesini merkeze alan film, karakterlerini hakkıyla tanıtan melodrama kaçmayan bir feminist sinema örneği olarak büyük takdir toplamıştı.

Jürinin En İyi Yönetmen Ödülü’nü bir kadının üç kadın arkadaşıyla buluşmasını minimalist bir anlatım, gündeliğin içinde hayata dair önemli sözler bulan “The Woman Who Ran”in yönetmeni Hong Sangsoo’ya verilmesi de çok tartışma yaratmayacak bir seçimdi.

Kazananların listesi:

ANA YARIŞMA

Altın Ayı (En İyi Film): “Sheytan vojud nadarad / There Is No Evil” (Yön.: Mohammad Rasoulof)

Jüri Büyük Ödülü: “Never Rarely Sometimes Always” (Yön.: Eliza Hittman)

En İyi Yönetmen: Hong Sangsoo (“Domangchin yeoja / The Woman Who Ran”)

En İyi Kadın Oyuncu: Paula Beer (“Undine”)

En İyi Erkek Oyuncu: Elio Germano (Volevo nascondermi /Hidden Away”)

En İyi Senaryo: D’Innocenzo Kardeşler (“Favolacce / Bad Tales”)

Sanatsal Katkı Ödülü: Jurgen Jurges (DAU. Natasha’nın görüntü yönetimi için)

70. Yıl Özel Ödülü: “Effacer l’historique / Delete History” (Yön.: Benoi^t Dele´pine, Gustave Kervern)

ENCOUNTERS YARIŞMASI

En İyi Film: “The Works and Days (of Tayoko Shiojiri in the Shiotani Basin)” (Yön.: C.W. Winter, Anders Edstrom)

Jüri Özel Ödülü: “The Trouble With Being Born” (Yön.: Sandra Wollner)

En İyi Yönetmen: Cristi Puiu (“Malmkrog”)

EN İYİ İLK FİLM: “Los conductos” (Yön.: Camilo Restrepo)

EN İYİ BELGESEL: “Irradie´s / Irradiated” (Yön.: Rithy Panh)

Berlinale’den politik karar

Rasoulof davası

Mohammad Rasoulof’un İran rejiminden baskı görmesi, uzun yıllardır sinema dünyasının gündeminde. 2010 yılında izinsiz film çekmek nedeniyle film setinde tutuklanan Rasoulof, altı yıl hapse mahkûm edildikten sonra cezası bir yıla düşürüldü. 2017 yılında İran’a yurtdışından döndüğünde pasaportuna el konuldu ve yurt dışına çıkış yasağı getirildi.

2019 yılında mahkeme, hapiste bir yıl mahkûmiyete ve iki yıl yurtdışına çıkış yasağına hükmetti. Cezanın gerekçesi “A Man of Integrity” adlı filmiyle ulusal güvenliğe tehdit oluşturmak ve sisteme karşı propaganda yapmaktı. Dolayısıyla yönetmen, önceki gün Altın Ayı Ödülü’nü almak için Berlin’de bulunmuyordu.