Çok satan romana zayıf uyarlama

Paula Hawkins’in çok satan aynı adlı romanından uyarlanan “Trendeki Kız”, gerilimi ayakta tutmak için karakter derinliğinin feda edildiği bir film

Paula Hawkins’in sadece ABD’de 3 milyondan fazla kopya satan aynı adlı romanından uyarlanan “Trendeki Kız / The Girl on the Train”, çok parçalı bir hikayenin bir puzzle gibi bir araya gelmesinden oluşan bir gerilim.

Kocasının yeni eşi Anna ve küçük bebekleriyle kurdukları mutlu yaşam, alkolizmle mücadele eden Rachel’ı kötü etkilemektedir. Rachel trenle önünden geçtiği bir evde eski yaşamından izler görür. Bu evde kocasıyla ideal bir yaşamı var gibi gözüken Megan yaşamaktadır ve Rachel, Megan’ı saplantı haline getirmiştir. Bir gün Megan ortadan kaybolur. Rachel içtiği günlerde sıkça yaşadığı gibi o geceyi de hatırlamamaktadır.

Çok satan romana zayıf uyarlama

“Duyguların Rengi”yle tanınan yönetmen Tate Taylor, zamanla bir araya gelmesi gereken parçaları birleştirirken gereken ustalığı sergilemiyor. Filmin hikayesinin gizemini korumaya çalışırken, karakterler tek boyutlu ve psikolojileri tekil olaylara indirgenen kişiliklere dönüşüyor. Oysa psikolojik gerilim türünde karakterlerin psikolojilerine dair daha fazla ipucu gerekiyor şüphesiz. Filmin yapısının zorluğu, gerilimin ayakta kalması için karakterlerin feda edilmesi sonucunu doğuruyor. Umursamanın zor olduğu karakterleri takip etme mecburiyeti filmin geriliminin de anlamsızlaşmasıyla sonuçlanıyor.

Filmin en iyi işleyen yönü ise neslinin en özel oyuncularından Emily Blunt’ın adanmış performansı. Çoğunlukla olduğu gibi çok satan bir romanın sinema uyarlamasının beklenen sonucu vermemesi, “Trendeki Kız”da da geçerli.

“Trendeki Kız / The GIrl on the TraIn”

Yön.: Tate Taylor Oyn.: Emily Blunt (Rachel), Haley Bennett (Megan), Rebecca Ferguson (Anna), Justin Theroux (Tom),
Luke Evans (Scott), Edgar Ramirez
(Dr. Kamal Abdic) Sen.: Erin Cressida Wilson (Paula Hawkins’in romanından uyarlama)
Gör.: Charlotte
Bruus Christensen
Müz.: Danny Elfman

Art arda skeçlerÇok satan romana zayıf uyarlama

Geçen yıl gösterime giren komedi “Yok Artık”ın devam filmi “Yok Artık 2” de öncülü gibi Caner Özyurtlu’nun imzasını taşıyor. Aralarında Zafer Algöz, Şebnem Bozoklu, Şahin Irmak ve Onur Buldu’nun olduğu iddialı bir oyuncu kadrosuna sahip film, bir berber dükkanında berberin saç keserken anlattığı hikayelerden oluşuyor. Bu durum, filme bir sinema duygusundan ziyade ardı ardına devam eden skeçler havası veriyor.

Haftanın diğerleri

- Disney’in yeni ai-e fi-mi “Pete ve Ejderhası / Pete’s Dragon”, ormanda a-tı yı- geçirmiş bir çocuğun, yeni bir ai-e tarafından sahip-eni-mesi ve on-arı ormandaki yı--arından arkadaşıy-a tanıştırması üzerine. Bu arkadaş da bir ejderha. David -owery’nin yönettiği fi-min oyuncu kadrosunda Bryce Da--as Howard, Robert Redford, Oakes Feg-ey bu-unuyor.

Çok satan romana zayıf uyarlama

- Haftanın yer-i fi-m-erinden Murat Kürüz’ün yönettiği “Canım Kardeşim Benim: Uzay-ı-ar mı Ge-miş?” animasyon türünde. Çocuk-ara hitap eden fi-m, ormana gidip iki uzay-ıy-a arkadaş o-an çocuk-ar hakkında. Tamer Karadağ-ı’nın ve eski eşi Arzu Ba-kan’ın kendi-erini can-andırdık-arı “Pamuk Prens”, Biro- Güven’in yönettiği bir komedi. Diğer bir yer-i komedi Erdi Dikmen’in yönettiği “Bayram Abi”. Başro--erinde Barbaros Dikmen, Ayhan Taş ve Ecem Karavus var.