Turizmde meraklı bekleyiş

Turizm sektöründe on iki ay turizme uygun koşullarıyla Türkiye şanslı bir ülke. Ancak hiç de basit olmayan bu durumda, ülkemiz için, Bakanlığın uygulamaya koymayı planladığı uygunluk sertifikası iyi bir haber

İçinden geçmekte olduğumuz süreçte herkesin merakla cevap aradığı önemli bir konu da bundan sonra turizmin nasıl olacağı? Acentecisi, otelcisi, taşımacısı, rehberleri ve kırk civarındaki yan endüstrisiyle turizm sektörü, en ufak bir olayda her zaman ilk etkilenen hassas bir konumda. Türk turizm sektörü yıllar yılı ne badireler atlattı ve bir şekilde hep ayakta kaldı ama bu sefer durum daha kötü ve endişe de o denli büyük. Çünkü tüm dünya aynı anda aynı sıkıntıyı yaşıyor. Bu süreçte sektördeki her paydaş çok ciddi yara aldı ve kimse gerçek anlamda önünü göremiyor. İyimser bir bakışla şayet mayıs ayı sonlarında tablo düzelirse hafif hafif iç turizm başlar deniyor.

Turizmde meraklı bekleyiş

Türkiye’nin şansı

Şimdi tam da bu noktada özellikle altının çizilmesi gereken bir konu var: Turizm demek yaz ayları, deniz kenarı ve Antalya demek değildir. Aslında tam da tersidir. Türkiye dünya üzerindeki en ilginç ve şanslı ülkedir bu konuda. Topraklarının her karışında farklı turizm çeşitleri sunabilen ve senenin on iki ayı turizm yapılabilen ender ülkelerden biridir. Ama olay göründüğü kadar basit değil. Globalleşmenin bittiği bir noktaya gelindi ve belli ki dünya bundan sonra çok farklı olacak. Dünya çapında yapılan araştırmalar bundan sonra bilim, eğitim ve hijyene daha çok odaklanacak bir dünya bekleneceğini söylüyor. Turizmin eski hızıyla yeniden başlaması ise pek mümkün değil. Pandemi nedeniyle dünyanın en önemli turizm fuarları ve organizasyonları ertelendi. Bu da tanıtım ve satış konularının ertelenmesi demektir. Herkes kendi yağıyla kavrulmak zorunda kalacak demektir.


Turizmde meraklı bekleyiş

Çok şey değişecek

Herkes öncelikle kendi içinde yavaş yavaş turizmi başlatırken, tüm dünya ülkeleri turizme kapılarını kademeli olarak açacaklardır. Pek çok ülke için turizm gelirleri çok önemli. Bunların başını çeken ülkelerden biri olan İspanya mesela geçtiğimiz günlerde 2021’e kadar ülkeye yurt dışından turist almayacaklarını, önlemlerini almak zorunda olduklarını belirtti. Bu birçok ülke için bir süre böyle olacak. Uçak şirketleri uçuşlar başladığında insanları yan yana oturtmayacaklarını açıklıyorlar. Bu da büyük ihtimalle belki daha fazla sayıda ama kapasitenin yarısıyla yapılacak uçuşlar demektir.

Peki, neler değişecek? Her şey düzelse de insanların seyahat konusundaki beklentileri değişecek. Araştırmalar gidilen bölgelere yarardan çok zararı dokunan ucuz kitle turizminin ömrünü tamamlayacağını gösteriyor. İnsanlar kalabalıklarla gezmek istemeyecekler. Bağımsız gezgin kitlesine hitap eden işler ile butik ve kaliteli işler öne çıkacak. Servis sağlayıcıları en iyiyi ve kaliteliyi sunmak zorunda kalacak. İnsanlar çok daha kapsamlı seyahat sigortası sunan güvenilir firmaları tercih edecek. Elbette bu durumda da fiyat aralıkları yükselecek.

Turizmde meraklı bekleyiş


Sertifikasyon iyi haber

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy geçtiğimiz günlerde çok önemli bir açıklama yaparak Türkiye çapında turizm sektörü için sertifikasyon uygulaması getirileceğini söyledi. Her türlü konaklama yerleri, yemek mekanları ve taşıma firmaları uygunluk sertifikası almaya zorlanacak. Bu durumda gerek yurt dışı gerekse yurt içindeki servis sağlayıcı en iyiyi ve uygunu sunabilecek gönül rahatlığıyla. Bu çok iyi bir haber! Elbette uygulanabilir ve sürekli çok ciddi şekilde denetlenirse.

Gene uluslararası bir araştırma şunu söylüyor: Bloggerlerın yazdıkları, bloglar, sosyal medya vs. gibi dijital datalarla gezmek asla işini iyi yapan ve konusunda uzman bir rehberin yerini tutamaz. Bu durumda da konularında uzmanlaşmış rehberlerin önemi bir kere daha ortaya çıkacak. Sonuç itibarıyla her şerde bir hayır vardır misali turizmde kalite ve özen kazançlı çıkacak.

Sağlıklı ve güzel günlerde kaliteli geziler dileğiyle…