Saç gölgeleme tekniği

13 Ağustos 2016

Saç Gölgeleme Tekniği Türkiye’de oldukça yeni bir uygulamadır. Kliniğimiz aynı anda saç ekimi, saç gölgeleme tekniği, saç mezoterapisi, saç aşısı, kök hücre tedavisi yapan bir merkezdir.

**Saç gölgelemesi, etkisi en az 2-3 sene kadar süren bir işlemdir. Saç mikropigmentasyon uygulaması sıradan dövme boyaları ve cihazları kullanılarak yapılacak bir uygulama değildir. Kullanılan iğneler, boyası, uygulama tekniği çok önemlidir.

Saç gölgelemesi, deriye verilen pigmentleri ve uygulama teknikleri açısından farklılık göstermektedir. Ancak renk tonları her insanın deri, ten rengi ve kişisel bazı özelliklerine göre doğal bir görünüm almaktadır.

Saç gölgeleme tekniğinde daha önce saç ekimi yaptırmış, ama cildi görünüyorsa veya saç ekimi yaptırması mümkün değilse, kafa derisinde saç kökü varmış görüntüsünü kazandırmak temel amaçtır. Saçları seyrek olarak çıkan kişilerin saç diplerine sıkılaştırma görüntüsünü vermek, aynen kaş kontörü mantığı ile uygulama yapmak esastır. Oldukça doğal bir görüntü vermesi nedeniyle tüm dünyada tercih edilmektedir. Eski saç ektirme yöntemi olan FUT tekniğinden sonra kafa derisinde oluşan çizgiye uygulanması durumunda son derece doğal bir görüntü elde edilmektedir. FUE saç ekimi uygulaması sonrası, alınan saç kökü bölgesinin seyrekleşmesi rastlanılan bir problemdir. Ciltteki bu seyrek görüntüye, saç pigmentasyonu veya gölgeleme tekniği uygulanabilir.

Gölgeleme tekniği saç çizgisi kaybolmuş, saçı seyrelmiş, yara izleri olan, geçirmiş olduğu saç ekimine bağlı izleri kalan veya saçkıran nedeniyle saçlı derisinde boşluk oluşan kişilerde uygulanır.

Uygulama 1 normal seans ve 1 rötüş seansı ile gerçekleşmektedir. Fakat saç gölgeleme yapılacak alan çok geniş ise 2 seansa bölünmesi gerekmektedir. Kliniğimizde doktor kontrolünde gerçekleştirildiği için gerekli olursa lokal anestezi ile gerçekleştirilmektedir.

Op.Dr.Eser Aydoğdu

Yazının devamı...

YÜZ GENÇLEŞTİRMEDE POPÜLER İŞLEMLER

1 Temmuz 2016

YÜZ GENÇLEŞTİRMEDE POPÜLER İŞLEMLER

Rönesans yöntemi diye bilinen Raffaello ve Tiziano uygulamalarından kısaca bahsedeceğim. Özellikle bu yazıyı yazma sebebim; son dönemde forum sitelerinde sıklıkla konuşulan, basında oldukça popüler olan Tiziano ve Raffaello ile ilgili detaylı bilgi vermek...

15 yıldır estetik dünyası içindeyim, inanın yenilikleri takip etmek için bile ayrı bir efor sarfediyorum. Önce bu konu ile ilgili bilimsel araştırmaları okuyorum, yeni ürün, teknik veya cihazı kullanan hekimlerle ve hastaları ile görüşüyorum, sonra lansman ve eğitim toplantılarına katılıyorum, uzun dönem sonuçlarını bekliyorum ve sonrasında iç rahatlığıyla sevgili hastalarıma uygulamaya başlıyorum.

Tiziano ve Raffaello da benim için aynen öyle oldu. Şu anda uyguladığım kişilerdeki memnuniyet, gözle görülür sonuçlar, etrafındaki kişilerin fark etmesi ile çevresindeki kişilerin gelmesiyle oldukça başarılı sonuçlar aldığımız açıkça söyleyebilirim.

10 dakika da tamamlanan bir uygulama olup, uygulanması sadece 10 dakika sürüyor, öğle arasında dahi yapılabiliyor, uygulama yapıldığı diğer kişiler tarafından anlaşılmıyor, iz bırakmıyor. Fakat nadiren de olsa iğne izine bağlı olarak ödem, morluk olabilmektedir. Bugüne kadar uygulanan cilt altı antiaging mezoterapi yarım santim aralıklarla yapılmasına karşın, bu uygulama bu güçlü ve hızlı sinerjik etki nedeniyle 3 cm aralıklarla yapılabiliyor. Bu nedenle bir yüz antiaging tedavisi maxımum 10-15 enjeksiyon ile tamamlanıyor.

Rönesans Yöntemi; çok özel bir teknikle hazırlanan kokteyllerden oluşan farklı ürünleri, maksimum sinerji ve maksimum antiaging etkisi, minimum enjeksiyon uygulaması ve 10 dakikada tamamlanmasıyla farklılaşıyor. Sağladığı uygulama kolaylıkları, protokolün kısalığı, uzun etkisiyle dikkat çeken bu yöntem, MIIT (Mikro Intradermal Injection Technik) tekniğiyle hayata geçiriliyor.

Yazının devamı...

ERKEKLER NEDEN GENÇLEŞME İÇİN ULTRAFORMER TERCİH EDİYOR?

6 Haziran 2016

ERKEKLER NEDEN GENÇLEŞME İÇİN ULTRAFORMER TERCİH EDİYOR?

Erkeklerin en çok yaptırdığı estetik ve gençleşme işlemlerini Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Eser Aydoğdu ile konuştuk.

Bu konuda Dr.Aydoğdu; estetik denilince hep kadınlar akla gelirken artık bunun büyük bir değişkenlik gösterdiğini söyledi. Günümüzde erkekler hem fit hem genç görünmek için gerekli bütün işlemleri yaptırmaktadır. Ve gittikçe bu oran artmaktadır.

Fakat kadınlardan farklı olarak erkekler doğal işlemleri, dışarıdan bakıldığında anlaşılmayan işlemleri tercih etmektedir. Aynı zamanda iş hayatından alıkoymayan, morarma, iğne ve şişme olmayan uygulamaları yaptırmaktadırlar.

Ultraformer Fokus Ultrasound uygulaması yalnızca tek seansta yapılabilen, 10 yıla kadar gençleşme etkisi sağlayan, morarma ve şişme olmadan sağlayan bir cihaz. Op.Dr.Eser Aydoğdu özellikle dizi oyuncularının, sanatçıların, iş adamlarının iş hayatlarından, dizi çekimlerinden alıkoymadığı için bu yöntemi sevdiklerini belirtti. Ve ayrıca yaz aylarında da rahatlıkla yapılan bir uygulama olduğu için özellikle popülaritesi artmaktadır.

Günümüzde derideki bu yaşlanma bulgularını yok etmek için pek çok işlem ve ürün uygulaması mevcuttur. Derideki sarkma ve yaşlanma etkilerine yönelik en etkili yöntemler arasında cerrahi hala üst sıralarda sayılmaktadır. Ancak pek çok kişi cerrahinin risklerini göze alamadığı için veya yapılacak girişimsel işlemler sonrası sosyal hayatın bir süreliğine etkilenmesi sebepleri ile yaşlanmış bir cilt ile yaşamayı tercih etmekteydiler.

Artık tüm bu işlemleri ve sonrasını göze alamayan kişiler için de bir çözüm mevcut: ULTRAFORMER-HIFU sistem. Bu sistem ile derideki yaşlanma süreci bir süreliğine durdurulmakta, oluşan yaşlanma bulguları ortadan kaldırılmakta, deride sıkılaşma ve gerilme etkisi yaratılmaktadır. Ultraformer-HIFU sistem, bu etkileri, yüksek yoğunluklu odaklanmış ses dalgaları ile gerçekleştirmektedir.

Yazının devamı...

YENİ NESİL OKSİJEN TERAPİSİ

17 Mayıs 2016

YAZ MEVSİMİNDE DE GÜVENLE UYGULANAN YÜZ GENÇLEŞTİRME

Yeni Nesil Oksijen Terapisi adındaki bir masaüstü cihaz estetik amaçlı uygulamalarda bir çok işlevi birbiri ardına yerine getirerek arınmış, pürüzsüz, canlanmış ve dengelenmiş bir cilde kavuşmamıza yardımcı oluyor.

EN ÖNEMLİ YÖNÜ GÜÇLÜ OKSİJEN DESTEĞİ

Oksijenin deri hücreleri açısından önemi çok uzun yıllardır biliniyor; yoğun oksijen desteği, iyileşmesi güç yaraların kolayca iyileşmesini sağlıyor. Deriye dışarıdan uygulanan yüksek saflıkta oksijenin arındırıcı, yenileyici ve deri hücrelerini tazeleyici özelliği bir çok cilt bakım sistemi tarafından kullanılıyor. Ancak Yeni Nesil Oksijen Terapisi şu ana dek bilinen oksijen desteğini farklı bir boyuta taşıyor; deriye oksijeni "dışarıdan" değil, kan dolaşımı yardımıyla "içerden" sağlıyor.

"İÇERDEN" OKSİJEN DESTEĞİ ?

Yeni Nesil Oksijen Terapisi kalsiyum karbonat ve sitrik asit karışımından oluşan, efervesan tablete benzer bir başlıkla çalışıyor. Cilde jel şeklinde zengin bir karışım sürüldükten sonra başlık bu jel üzerinde yavaşça gezdiriliyor. Sonrasında jel hafifçe köpürmeye başlıyor, çünkü jelin ve başlığın bir araya gelmesi deri yüzeyinde bir karbondioksit oluşumunu başlatıyor, cildimiz de deri yüzeyinde artan bu karbondioksit miktarını dengelemek için yüzeysel kan dolaşımındaki oksijen miktarını artırıyor. Artan oksijenle birlikte cilt arınıyor, temizleniyor ve kendisine verilecek bütün yararlı "besinleri" almaya hazır hale geliyor (Oksijenasyon). Bu yöntem "karboksiterapi" adıyla bilinen ve vücut uygulamalarında kullanılan bir yöntem. Oysa şimdi GeneO+ sayesinde yüz, boyun ve dekolte bölgesinde, hatta istenirse vücutta da uygulanabiliyor. Oksijeni "dışarıdan" uygulamaya çalışmak yerine "içerden" cilde akışını sağlamak ciltte eşine az rastlanır bir ferahlık ve arınmanın yanı sıra bir çok ek fayda sunuyor.

OKSİJEN DESTEĞİ DIŞINDAKİ İŞLEVLERİ

Aslında bu efervesan başlık ve jelin yetenekleri sadece içerden dışarı doğru bir oksijen akışı sağlamakla sınırlı değil. Öncelikle jelin üzerine uygulanan bu efervesan başlık köpürerek eridikçe bir yandan da pürüzlü bir yüzeye sahip oluyor; bu da derideki ölü hücre katmanının mekanik yolla sıyrılıp atılmasını sağlıyor

Yazının devamı...

EL ESTETİĞİ

21 Nisan 2016

Kliniğimizde el estetiği ve el gençleştirme ile ilgili yaptığımız uygulamalar;

Kök hücre- Fibrocell uygulaması

Bu yöntem, özel bir kültür yöntemi ile otolog canlı fibroblast hücre hattı oluşturmak için hastanın kulak arkasından punch ile alınan küçük bir biyopsi gerektirir. Sayısal olarak çoğaltılan bu canlı otolog fibroblastlar hastanın direk olarak dermisine enjekte edilerek burada sürekli bir protein tamir sistemi oluştururlar. Son bulgular; cilt gençleştirmede 12 aydan 48 aya kadar ölçülebilir bir iyileşme olduğunu göstermektedir. Bu çalışmalardaki histolojik analizler fibroblast enjeksiyonunun kolajen artışını sağladığını ve bununla birlikte dermal kolajenin kalınlığını ve yoğunluğunu da artırdığını kanıtlamaktadır. Bu yöntem herhangi bir alerjik tepki vermez.Peeling ve TCA uygulamasıEl için tercihimiz TCA (TriCloro AsetikAsit) ve peelinglerdir. TCA peeling uygulaması ile üst deri soyuluyor ve böylece derinin yenilenmesi ve gençleştirilmesi sağlanmış olmaktadır. Peeling işlemi ile cilt lekeleri, güneş hasarlı cilt, cildin yağ-nem dengesizliği gibi pek çok sorunu gidermek veya azaltmak mümkün oluyor. TCA peeling uygulanan bölgedeki cilt daha parlak, gergin bir hale getirir.Hyalüronik asit dolgusuHyalüronik asit, cildimizin yapı maddelerinden biri, zaten doğal olarak ciltte bulunur ama yaşla azalmaya başlar. Ağırlığının 1000 katı kadar su tutma kapasitesine sahiptir. Dolayısıyla cildin su tutma kapasitesini artırır. Cilt altını dolgun, sağlıklı bir hale getirir. Hızlı ve pratik bir uygulamadır. Cilde anestezik bir krem sürüldükten sonra ince bir iğneyle dolgu maddesi cilt altına verilir.Yağ enjeksiyonuYağ enjeksiyonu gittikçe popüler hale gelen bir uygulamadır. Enjekte edilen yağ dokusuyla hem yüz cildinde hem de el derisinde bir gençleşme, iyileşme, parlak bir doku oluşmaktadır. Yani derinin kalitesi artmakta ve biolojik yaşı azaltılabilmektedir.Kalsiyum hidroksi apatit dolgusuKlinik ortamında lokal anestezi altında 15-20 dakika süren bu işlemde genellikle kalsiyum hidroksi apatit maddesinden oluşturulan bir dolgu maddesi el sırtına 3-4 noktadan verilebilmekte ve masaj yapılarak tüm el sırtına yayılması ve ellerdeki kırışık ve yaşlı görünümün yok edilmesi sağlanmaktadır.Vitamin ve MezoterapiEl gençleştirme yöntemlerinden biri olan mezoterapi tedavisinde 2 veya 4 mm’lik ince enjektörler yardımı ile cildin mezoderm tabakasına vitamin, antioksidan ve kolajen artırıcı etkisi olan madde verilmesidir.Op.Dr.Eser AydoğduEstetik ve Plastik Cerrahi Uzmanıwww.eseraydogdu.com.trFacebook: Op.Dr.Eser Aydoğduİnstagram : @OPDRESERAYDOGDUTwitter : @OPDRESERAYDOGDU

Kök hücre- Fibrocell uygulaması

Bu yöntem, özel bir kültür yöntemi ile otolog canlı fibroblast hücre hattı oluşturmak için hastanın kulak arkasından punch ile alınan küçük bir biyopsi gerektirir. Sayısal olarak çoğaltılan bu canlı otolog fibroblastlar hastanın direk olarak dermisine enjekte edilerek burada sürekli bir protein tamir sistemi oluştururlar. Son bulgular; cilt gençleştirmede 12 aydan 48 aya kadar ölçülebilir bir iyileşme olduğunu göstermektedir. Bu çalışmalardaki histolojik analizler fibroblast enjeksiyonunun kolajen artışını sağladığını ve bununla birlikte dermal kolajenin kalınlığını ve yoğunluğunu da artırdığını kanıtlamaktadır. Bu yöntem herhangi bir alerjik tepki vermez.

Peeling ve TCA uygulamasıEl için tercihimiz TCA (TriCloro AsetikAsit) ve peelinglerdir. TCA peeling uygulaması ile üst deri soyuluyor ve böylece derinin yenilenmesi ve gençleştirilmesi sağlanmış olmaktadır. Peeling işlemi ile cilt lekeleri, güneş hasarlı cilt, cildin yağ-nem dengesizliği gibi pek çok sorunu gidermek veya azaltmak mümkün oluyor. TCA peeling uygulanan bölgedeki cilt daha parlak, gergin bir hale getirir.

Hyalüronik asit dolgusuHyalüronik asit, cildimizin yapı maddelerinden biri, zaten doğal olarak ciltte bulunur ama yaşla azalmaya başlar. Ağırlığının 1000 katı kadar su tutma kapasitesine sahiptir. Dolayısıyla cildin su tutma kapasitesini artırır. Cilt altını dolgun, sağlıklı bir hale getirir. Hızlı ve pratik bir uygulamadır. Cilde anestezik bir krem sürüldükten sonra ince bir iğneyle dolgu maddesi cilt altına verilir.

Yağ enjeksiyonuYağ enjeksiyonu gittikçe popüler hale gelen bir uygulamadır. Enjekte edilen yağ dokusuyla hem yüz cildinde hem de el derisinde bir gençleşme, iyileşme, parlak bir doku oluşmaktadır. Yani derinin kalitesi artmakta ve biolojik yaşı azaltılabilmektedir.

Kalsiyum hidroksi apatit dolgusuKlinik ortamında lokal anestezi altında 15-20 dakika süren bu işlemde genellikle kalsiyum hidroksi apatit maddesinden oluşturulan bir dolgu maddesi el sırtına 3-4 noktadan verilebilmekte ve masaj yapılarak tüm el sırtına yayılması ve ellerdeki kırışık ve yaşlı görünümün yok edilmesi sağlanmaktadır.

Vitamin ve MezoterapiEl gençleştirme yöntemlerinden biri olan mezoterapi tedavisinde 2 veya 4 mm’lik ince enjektörler yardımı ile cildin mezoderm tabakasına vitamin, antioksidan ve kolajen artırıcı etkisi olan madde verilmesidir.

Op.Dr.Eser Aydoğdu

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı

www.eseraydogdu.com.tr

Facebook: Op.Dr.Eser Aydoğdu

İnstagram : @OPDRESERAYDOGDU

Twitter : @OPDRESERAYDOGDU

Bu yöntem, özel bir kültür yöntemi ile otolog canlı fibroblast hücre hattı oluşturmak için hastanın kulak arkasından punch ile alınan küçük bir biyopsi gerektirir. Sayısal olarak çoğaltılan bu canlı otolog fibroblastlar hastanın direk olarak dermisine enjekte edilerek burada sürekli bir protein tamir sistemi oluştururlar. Son bulgular; cilt gençleştirmede 12 aydan 48 aya kadar ölçülebilir bir iyileşme olduğunu göstermektedir. Bu çalışmalardaki histolojik analizler fibroblast enjeksiyonunun kolajen artışını sağladığını ve bununla birlikte dermal kolajenin kalınlığını ve yoğunluğunu da artırdığını kanıtlamaktadır. Bu yöntem herhangi bir alerjik tepki vermez.

Peeling ve TCA uygulaması
El için tercihimiz TCA (TriCloro AsetikAsit) ve peelinglerdir. TCA peeling uygulaması ile üst deri soyuluyor ve böylece derinin yenilenmesi ve gençleştirilmesi sağlanmış olmaktadır. Peeling işlemi ile cilt lekeleri, güneş hasarlı cilt, cildin yağ-nem dengesizliği gibi pek çok sorunu gidermek veya azaltmak mümkün oluyor. TCA peeling uygulanan bölgedeki cilt daha parlak, gergin bir hale getirir.

Hyalüronik asit dolgusu

Yazının devamı...

AMELİYATSIZ YÜZ GENÇLEŞTİRMEDE YENİLİKLER;

14 Mart 2016

AMELİYATSIZ YÜZ GENÇLEŞTİRMEDE YENİLİKLER;

‘HybridEnergy ile yaşından bağımsız olarak olması gereken volüm (hacim) ve duru görünüme kavuşur. Tedavi kürü sonrasında cilt genç ve tok ayrıca ışıltılı bir parlaklık ile 10 yıl önceki sıkılığına kavuşur.’

Hybrid Energy nedir?

HybridEnergy™ sistemi, isminden de anlaşılacağı gibi sinerjik ikili enerji etkileşim ile çalışır. Yani cilt 2 farklı enerjiden aynı anda ve peş peşe etkilenir. Aynı zamanda her atımda 36 mikroiğnecildeacısız ve kanamasız girer. Microneedlingsırasında , iğnenin ucundan yukarıda bahsedilen iki enerji de cildin orta tabakasını (mezoderm) nüfuz eder.

Her seansın sonunda cildiorta tabasında fibroblastlar ve kolajen lifleri çoğalmaya yönelik uyarılmış olur. Ve bundan dolayı kolajen lifleri cildi nemli ve sıkı tutar.

Hybrid Energy hangi bölgelerde etkili oluyor?

Dekolte bölgesindeki parşömen kağıdına benzeyen kırışıklıklarda, boyun bölgesinde ve tüm yüz bölgesinde kullanılıyor.

Hybrid Energy acaba çizgiler için etkili midir?

Volüm kazandırıcı , cilt yenileyici ve kolajen artırıcı olması sebebiyle tabi ki çizgilerin derinliğini azaltır veya yok eder . Bunların hepsi hastanın yaşına, beslenmesine , uyku düzenine ve sigara kullanıp kullanmamasına göre değişir.

55 yaşındaki dudak üstü smokerline (barkod ) çizgilerine sahip bir hastamın, % 90 seviyesinde çizgileri yok oldu. Elbette bu hastamda kaliteli kolajen üretimi için dışarıdan vitamin vb. destekleyici önerilerim de oldu. Bunların hepsi daha kaliteli kolajen üretimi için hastaya işlem sırasında öneridiğim besin takviyelidir.

Hybrid Energy sisteminin sizi ve hastalarınızı mutlu eden yönlerini bizimle paylaşır mısınız?

Cilde hacim kazandırıcı ve mikrodolaşımı artırıcı sebebi ile göz altı morlukları olan hastalarımda uygulaması sonucu %75 oranda morluklarda azalma sağlanıyor.

Kaş ve göz arası mesafede, cildin kalitesinin azaldığı kimi hastalarda o bölgedeki ince kırışıklardan HybridEnergy uygulaması ile kurtuluyoruz ve o bölgedeki cildin kalitesi artıyor. Kaş üstü uygulamalarında kaş kaldırıcı etkiyi görüyoruz. Sonuç olarak tüm yüzde minilifting sağlanıyor.

İşlem öncesi hastanın fotoğrafı çekiliyor , kür bittikten 2 ay sonra tekrar fotoğrafını çekiyoruz. Aynı açıdan çekilmiş Before- After fotoğraflarında mini liftingi bariz bir şekilde görüyoruz. Bunlara ek olarak, hastaların gözeneklerinde küçülme varsa lekelerinde azalma ve akne izlerinin derinliğinin azaldığını hatta yok olduğunu görüyoruz.

Kür bittikten sonra cilt altındaki kolajen yapımı için başlatılan süreç 3 ay daha devam ediyor. Hastalarımı her 2 haftada bir çağırıp fotoğrafını çekiyorum. Kür sonrasında yaptığım bu takipte sanki her hafta uygulanıyormuşçasına iyilik halinin giderek artığını görüyorum. Cilt bu süreçte kendini daha daha kendini yeniliyor. 3 ay sonrasında elde edilen bu sonuç en az 1 yıl devam ediyor.

Seans aralıkları nedir, uygulama ne kadar sürüyor ?

Her seans yaklaşık 30 dakika sürüyor. BirHybridEnergykürü klasik olarak 5 seans öneriliyor. Birinci , ikinci ve üçüncü seanslar arasında 1 er hafta ara veriyorum. 3 , 4. ve 5. Seanslar arasında 2 hafta ara verilir. Cilt çok sorunluysa 5. Seanstan 1 ay sonra 6. seansı uygulayabiliyorum. Tabiki seans sayısını belirlemek cildin yapısına , hastanın yaşına ve beklentisine bağlı olarak değişiyor.

Op.Dr.Eser Aydoğdu

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı

www.eseraydogdu.com.tr

Facebook: Op.Dr.Eser Aydoğdu

İnstagram : @OPDRESERAYDOGDU

Twitter : @OPDRESERAYDOGDU

AMELİYATSIZ YÜZ GENÇLEŞTİRMEDE YENİLİKLER;

‘HybridEnergy ile yaşından bağımsız olarak olması gereken volüm (hacim) ve duru görünüme kavuşur. Tedavi kürü sonrasında cilt genç ve tok ayrıca ışıltılı bir parlaklık ile 10 yıl önceki sıkılığına kavuşur.’

Hybrid Energy nedir?

HybridEnergy™ sistemi, isminden de anlaşılacağı gibi sinerjik ikili enerji etkileşim ile çalışır. Yani cilt 2 farklı enerjiden aynı anda ve peş peşe etkilenir. Aynı zamanda her atımda 36 mikroiğnecildeacısız ve kanamasız girer. Microneedlingsırasında , iğnenin ucundan yukarıda bahsedilen iki enerji de cildin orta tabakasını (mezoderm) nüfuz eder.

Her seansın sonunda cildiorta tabasında fibroblastlar ve kolajen lifleri çoğalmaya yönelik uyarılmış olur. Ve bundan dolayı kolajen lifleri cildi nemli ve sıkı tutar.

Hybrid Energy hangi bölgelerde etkili oluyor?

Dekolte bölgesindeki parşömen kağıdına benzeyen kırışıklıklarda, boyun bölgesinde ve tüm yüz bölgesinde kullanılıyor.

Yazının devamı...

SİVİLCE İZLERİNİN TEDAVİSİ MÜMKÜN MÜ?

24 Şubat 2016

Sivilce izlerinin tedavisi mümkün mü?

Son yıllarda cilt yenileme, sivilce izleri, akne skarları ve anti aging işlemlerinde düşük risk, yara izi olmadan tedavi ve günlük hayattan kopmadan uygulanabilen, cerrahi olmayan işlemler daha fazla tercih edilmektedir. Birkaç yıl öncesinde cilt yenilemede etkin olarak radyo frekans (RF) sistemleri kullanılmaya başlandı. Bu cihazda sunulan teknoloji ile fraksiyonel radyo frekans ve yeni hibrid enerji tek bir cihaz üzerinde kullanılmaya başladı.Sivilce ve akne izleri genellikle yüzde oluşurlar ve kırmızı veya cilt renginde, çökük, gözenekli görüntüler mevcuttur. Bu tarz izler cildin görünümünü bozacakları gibi kişiyi rahatsız ederler. Cilt yeterince temizlense ve gerekli bakımlar yapılsa da, yerleşmiş sivilce ve akne izlerinin giderilmesi çok zordur. Hibrid enerji ve altın iğne tedavisi, cerrahi olmayan uygulamaların güvenirliği ve konforunu birleştirmektedir, derideki hyaluronik asit miktarı, kolajen ve elastin salınımının da artış, hücre yenilenmesinde ciltte onarım söz konusu olmaktadır. Akne skarların da hibrid enerji yardımıyla bu tarz rahatsız edici izlerin, tavsiye edilen seanslar sonrasında giderilmesinde büyük ilerleme sağlanabilir.İşlem esnasında ağrı hissedilmemektedir. Uygulama kişiye özel microtip başlık ve enerji değeri ile uygulanmaktadır. Uygulama esnasında orta dermise yani skar izinin bulunduğu noktaya inilmektedir, bölgeye göre değişen uygulama yöntemi ve seansları bulunmaktadır, işlem sonrası kişi gündelik hayatına rahatlıkla devam edebilir, doktorunuzun önerdiği krem ve losyonlar kullanılarak tedavi hızlandırılır. Akne skarı tedavisinde salisik asit, peeling, dermaroller,yeni nesil oksijen terapileri, radyofrekans, altın iğne uygulamaları tercih edilmektedir.

Op.Dr.Eser Aydoğdu

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı

www.eseraydogdu.com.tr

Facebook: Op.Dr.Eser Aydoğdu

İnstagram : @OPDRESERAYDOGDU

Twitter : @OPDRESERAYDOGDU

Son yıllarda cilt yenileme, sivilce izleri, akne skarları ve anti aging işlemlerinde düşük risk, yara izi olmadan tedavi ve günlük hayattan kopmadan uygulanabilen, cerrahi olmayan işlemler daha fazla tercih edilmektedir. Birkaç yıl öncesinde cilt yenilemede etkin olarak radyo frekans (RF) sistemleri kullanılmaya başlandı. Bu cihazda sunulan teknoloji ile fraksiyonel radyo frekans ve yeni hibrid enerji tek bir cihaz üzerinde kullanılmaya başladı.Sivilce ve akne izleri genellikle yüzde oluşurlar ve kırmızı veya cilt renginde, çökük, gözenekli görüntüler mevcuttur. Bu tarz izler cildin görünümünü bozacakları gibi kişiyi rahatsız ederler. Cilt yeterince temizlense ve gerekli bakımlar yapılsa da, yerleşmiş sivilce ve akne izlerinin giderilmesi çok zordur. Hibrid enerji ve altın iğne tedavisi, cerrahi olmayan uygulamaların güvenirliği ve konforunu birleştirmektedir, derideki hyaluronik asit miktarı, kolajen ve elastin salınımının da artış, hücre yenilenmesinde ciltte onarım söz konusu olmaktadır. Akne skarların da hibrid enerji yardımıyla bu tarz rahatsız edici izlerin, tavsiye edilen seanslar sonrasında giderilmesinde büyük ilerleme sağlanabilir.İşlem esnasında ağrı hissedilmemektedir. Uygulama kişiye özel microtip başlık ve enerji değeri ile uygulanmaktadır. Uygulama esnasında orta dermise yani skar izinin bulunduğu noktaya inilmektedir, bölgeye göre değişen uygulama yöntemi ve seansları bulunmaktadır, işlem sonrası kişi gündelik hayatına rahatlıkla devam edebilir, doktorunuzun önerdiği krem ve losyonlar kullanılarak tedavi hızlandırılır. Akne skarı tedavisinde salisik asit, peeling, dermaroller,yeni nesil oksijen terapileri, radyofrekans, altın iğne uygulamaları tercih edilmektedir.

Son yıllarda cilt yenileme, sivilce izleri, akne skarları ve anti aging işlemlerinde düşük risk, yara izi olmadan tedavi ve günlük hayattan kopmadan uygulanabilen, cerrahi olmayan işlemler daha fazla tercih edilmektedir. Birkaç yıl öncesinde cilt yenilemede etkin olarak radyo frekans (RF) sistemleri kullanılmaya başlandı. Bu cihazda sunulan teknoloji ile fraksiyonel radyo frekans ve yeni hibrid enerji tek bir cihaz üzerinde kullanılmaya başladı.

Sivilce ve akne izleri genellikle yüzde oluşurlar ve kırmızı veya cilt renginde, çökük, gözenekli görüntüler mevcuttur. Bu tarz izler cildin görünümünü bozacakları gibi kişiyi rahatsız ederler. Cilt yeterince temizlense ve gerekli bakımlar yapılsa da, yerleşmiş sivilce ve akne izlerinin giderilmesi çok zordur. Hibrid enerji ve altın iğne tedavisi, cerrahi olmayan uygulamaların güvenirliği ve konforunu birleştirmektedir, derideki hyaluronik asit miktarı, kolajen ve elastin salınımının da artış, hücre yenilenmesinde ciltte onarım söz konusu olmaktadır. Akne skarların da hibrid enerji yardımıyla bu tarz rahatsız edici izlerin, tavsiye edilen seanslar sonrasında giderilmesinde büyük ilerleme sağlanabilir.
İşlem esnasında ağrı hissedilmemektedir. Uygulama kişiye özel microtip başlık ve enerji değeri ile uygulanmaktadır. Uygulama esnasında orta dermise yani skar izinin bulunduğu noktaya inilmektedir, bölgeye göre değişen uygulama yöntemi ve seansları bulunmaktadır, işlem sonrası kişi gündelik hayatına rahatlıkla devam edebilir, doktorunuzun önerdiği krem ve losyonlar kullanılarak tedavi hızlandırılır.

Yazının devamı...

LAZERLE DÖVME SİLME

6 Ocak 2016

Dövme(tattoo) çeşitli makine ve aletler ile kalıcı boya pigmentlerinin dış deri tabakasının altına yerleştirilerek oluşturulan şekillerdir.

Zamanla isteyerek ve severek yaptırdığımız dövmelerimizden vazgeçebilir ya da çeşitli nedenlerle sildirmek zorunda kalabiliriz. Günümüzde bunun çözümü lazerle dövme silme işlemidir, bunun dışında uygulanan diğer yöntemler başarı göstermemektedir.Lazerle dövme silme işleminde dövmenin boyutu, yoğunluğu ve rengi dikkate alınarak dalga boyları ayarlanır. Yapılan atışlarda boya pigmentleri tek tek hedef alınarak çevre dokulara zarar vermeden daha küçük parçalara ayrıştırılır. Boyutları küçülen pigmentler vücut tarafından emilerek ve lazer sonrası oluşan ufak kabuklanmalarla yok olur.Siyah renk lazer dalgalarını tamamen absorbe ettiği için işleme daha hızlı cevap verir. Renkli dövmeler ise daha farklı ışık dalga boyu ayarlanarak silinir. Genellikle 5-8 seansta dövme tamamen silinmektedir.Cildin iyileşmesi için bu seanslar arası en az 4 hafta olmalıdır.Lazerle dövme silme işlemi sonrasında ilk gün bölge su ile temas etmemelidir.1 hafta süreyle sauna, buhar odası, solaryum ve hamam gibi aşırı sıcak uygulamalardan uzak durulmalıdır.Deride kabuklanma varsa cilt iyileşene kadar havuz ve denize girilmemelidir.Kabuklanma dönemi boyunca cilt sık sık nemlendirilmelidir.İyileşme sürecinde epilasyon, ağda ve peeling gibi işlemler yapılmamalıdır.Op.Dr.Eser AydoğduEstetik ve Plastik Cerrahi Uzmanıwww.eseraydogdu.com.trFacebook: Op.Dr.Eser Aydoğduİnstagram : @OPDRESERAYDOGDUTwitter : @OPDRESERAYDOGDU

Zamanla isteyerek ve severek yaptırdığımız dövmelerimizden vazgeçebilir ya da çeşitli nedenlerle sildirmek zorunda kalabiliriz. Günümüzde bunun çözümü lazerle dövme silme işlemidir, bunun dışında uygulanan diğer yöntemler başarı göstermemektedir.

Lazerle dövme silme işleminde dövmenin boyutu, yoğunluğu ve rengi dikkate alınarak dalga boyları ayarlanır. Yapılan atışlarda boya pigmentleri tek tek hedef alınarak çevre dokulara zarar vermeden daha küçük parçalara ayrıştırılır. Boyutları küçülen pigmentler vücut tarafından emilerek ve lazer sonrası oluşan ufak kabuklanmalarla yok olur.

Siyah renk lazer dalgalarını tamamen absorbe ettiği için işleme daha hızlı cevap verir. Renkli dövmeler ise daha farklı ışık dalga boyu ayarlanarak silinir. Genellikle 5-8 seansta dövme tamamen silinmektedir.Cildin iyileşmesi için bu seanslar arası en az 4 hafta olmalıdır.

Lazerle dövme silme işlemi sonrasında ilk gün bölge su ile temas etmemelidir.

1 hafta süreyle sauna, buhar odası, solaryum ve hamam gibi aşırı sıcak uygulamalardan uzak durulmalıdır.

Deride kabuklanma varsa cilt iyileşene kadar havuz ve denize girilmemelidir.

Kabuklanma dönemi boyunca cilt sık sık nemlendirilmelidir.

İyileşme sürecinde epilasyon, ağda ve peeling gibi işlemler yapılmamalıdır.

Op.Dr.Eser Aydoğdu

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı

www.eseraydogdu.com.tr

Facebook: Op.Dr.Eser Aydoğdu

İnstagram : @OPDRESERAYDOGDU

Twitter : @OPDRESERAYDOGDU

Zamanla isteyerek ve severek yaptırdığımız dövmelerimizden vazgeçebilir ya da çeşitli nedenlerle sildirmek zorunda kalabiliriz. Günümüzde bunun çözümü lazerle dövme silme işlemidir, bunun dışında uygulanan diğer yöntemler başarı göstermemektedir.

Lazerle dövme silme işleminde dövmenin boyutu, yoğunluğu ve rengi dikkate alınarak dalga boyları ayarlanır. Yapılan atışlarda boya pigmentleri tek tek hedef alınarak çevre dokulara zarar vermeden daha küçük parçalara ayrıştırılır. Boyutları küçülen pigmentler vücut tarafından emilerek ve lazer sonrası oluşan ufak kabuklanmalarla yok olur.

Siyah renk lazer dalgalarını tamamen absorbe ettiği için işleme daha hızlı cevap verir. Renkli dövmeler ise daha farklı ışık dalga boyu ayarlanarak silinir. Genellikle 5-8 seansta dövme tamamen silinmektedir.Cildin iyileşmesi için bu seanslar arası en az 4 hafta olmalıdır.

Lazerle dövme silme işlemi sonrasında ilk gün bölge su ile temas etmemelidir.

1 hafta süreyle sauna, buhar odası, solaryum ve hamam gibi aşırı sıcak uygulamalardan uzak durulmalıdır.

Deride kabuklanma varsa cilt iyileşene kadar havuz ve denize girilmemelidir.

Yazının devamı...