ERKEKLERDE MEME BÜYÜMESİ

4 Temmuz 2015

Erkeklerde Meme Büyümesi

Jinekomasti; erkekte meme (göğüs) büyümesi demektir. Herhangi bir sağlık tehlikesi yaratmamaktadır. Sadece bazı durumlarda sağlığı tehdit edebilecek farklı bir rahatsızlığın göstergesi olabilmektedir. Jinekomasti sıklıkla sosyal ve psikolojik sorunlara sebebiyet vermektedir. Jinekomasti sporla veya rejimle düzelmesi zor bir problemdir.

Üç ana tipi vardır: glandüler, mikst tip ve lipomatöz tiplerdir. Glandüler tipte büyümeyi gerçek meme dokusu sağlamaktadır. Lipomatöz tipte ise yağ dokusu artışı oluşturmaktadır. Mikst (karışık) durumda ise hem bir meme dokusu artışı olması, hem de yağ dokusunda artış bulunmasıdır.Cerrahi tedavi yöntemi olarak liposuction yani yağ alma ve meme bezinin çıkarılma yöntemleri en uygun tekniklerdir. Bu tedavi yöntemleri memenin muayene bulgularına göre değişkenlik göstermektedir. Meme dokusunda fazla miktarda yağ dokusu mevcut hastalarda liposuction yöntemi ile iyi neticeler alınmaktadır. Yağ dokusu fazlalığı ile birlikte meme bezi fazlalığı olan hastalarda ise liposuction ile birlikte meme dokusunun çıkarılması gerekebilmektedir. Eğer yağ ve meme dokusu fazlalığı ile birlikte deri fazlalığı da mevcutsa yağ ve meme dokusunun çıkarılıp aynı zamanda deri fazlalığının da birlikte çıkarılması gerekmektedir.

Her iki teknikte de hastanın 1 gece hastanede kalması önerilir ve 1 ay süreyle korse takması gerekmektedir.Jinekomasti ameliyatı yöntemleri arasında endoskopik cerrahi yöntem, lazer liposuction yöntemleri de son dönemde revaçta olan yöntemlerdendir. Her ameliyat sonrasında hasta 2 gün sonra işe başlayabilir. Günlük hayatına devam edebilir.Göğüslerinde büyüme şikâyeti ile kliniğimize başvuran kişilerde ayrıntılı bir hikaye alıp muayene yapmaktayız. Muayeneden sonra göğüslerin bir ultrasonografik incelemesi ve altta yatan bir patoloji olduğu düşünülüyor ise buna yönelik kan tetkikleri ve görüntüleme yöntemleri tercih edilerek durum netleştirilir. Ancak vakaların çoğu sebebin belli olmadığı jinekomasti olması nedeniyle ultrasonografi ve operasyona yönelik kan tetkikleri dışında herhangi bir tetkike gerek kalmamaktadır.

Jinekomasti ameliyatını hangi doktor yapmalı? Jinekomasti ameliyatını SSK karşılar mı? En çok karşılaştığımız sorulardan birkaçıdır. Jinekomasti gelişen yeni tekniklerle beraber bir estetik ameliyattır. Lazer, Vaser, Endoskopik ve Liposuction teknikleri ile bu ameliyatlardaki iz azaltılıp başarı oranı yükseltilmiştir. Bu sebeple jinekomasti ameliyatını Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı yapmalıdır. Çünkü devlet hastanelerinde lazer, vaser yöntemleri karşılanmaz. Sonuçta erkekte meme ameliyatı estetik bir ameliyattır.Operasyon sonrası hastanede kalma kişinin ve doktorun tercihine göre değişmektedir. Hemen eve gönderebildiğimiz gibi 1 gece hastanede kalan kişiler de olmaktadır. Tabi ki ilk bir hafta içinde hafif morluklar ve biraz şişlik olabileceğini hatırlatmalıyız. Operasyon sonrası 3. veya 4. günde sizi kontrole çağırıyoruz ve pansumanlarınız yapılır. 3-4 hafta verdiğimiz korseyi kullanmanızı öneriyoruz. Sauna ve buhar, solaryum, yüzme, barfiks gibi egzersizlerden 4 hafta süreyle uzak durmanızı istiyoruz. Sonucun tam olarak ortaya çıkması için yaklaşık 3-6 aylık bir süreç gerekecektir, bu dönemde tüm ödemler inecek, deri kendini toparlayacak ve göğüsleriniz normal bir erkek memesi görüntüsüne ulaşacaktır.

Op.Dr. Eser Aydoğdu

Facebook : Op.Dr.Eser Aydoğdu

İnstagram

Yazının devamı...

KEPÇE KULAK ESTETİĞİ

9 Haziran 2015

Kulakta doğuştan ya da daha sonradan oluşmuş, birçok değişik şekil bozuklukları görülebilir. En çok karşılaşılaştığımız kepçe kulaktır. Kepçe kulakta kulağın kafatası ile yaptığı açının normalden fazla olması bu görüntüyü oluşturur. Bu sebepten dolayı kulak öne çıkık gözükür. Bu soruna açının geniş olmasının yanı sıra kulağın iç kısmındaki kıvrımlarının yokluğu da eşlik edebilir.Operasyonda amaç kulağın kafa ile yaptığı açıyı normal hale getirmek ve aynı zamanda bu kıvrımları tekrar oluşturmaktır. Kepçe kulak ameliyatları çok çeşitlidir. Her doktor ayrı bir teknik uygulamaktadır. İple kepçe kulak ameliyatı , açık kulak ameliyatı şeklinde birçok teknik vardır.

Hastane ortamında çocuklarda genel anesteziyle, erişkinlerde ise lokal anesteziyle yapılmaktadır. Operasyon yaklaşık 1-1,5 saat kadar sürmektedir. Kesi kulağın arkasından yapılmaktadır. Kulak kıkırdaklarının olması gereken kıvrımları ve açıyı düzeltmek için kalıcı dikişler atılır. Kepçe kulak operasyonu sonrası hasta aynı gün evine döner. Kulağın 3 gün boyunca bandajlı kalması gerekmektedir . Ameliyat sonrası oluşan ödem ve şişlik 2-3 hafta içinde düzelir. Kulağın son şeklini alması 2 ayı bulur.

Kepçe kulak ameliyatında kesi kulağın arkasından yapıldığı için iz belli olmaz.Kepçe kulak probleminde kulağın kafa ile yaptığı açı olması gerekenden daha fazla olabilir. Bu kulağı dışarıya doğru açılmış gösterir. Ve ayrıca kulağın üst kısmında olması gereken kıvrımlar gelişmemiştir ve kulak dümdüz gözükür.

Kulak estetiğinde, ameliyat için kullanılan bir çok yöntem vardır. Ve hepsinde de amaç aynıdır. Estetik cerrahın tecrübesi ve kulağın deformasyonunun derecesi ameliyat sonucunu değiştirir. Bazı tekniklerde tam kulak arkasından bir kesi yapılırken, bazı tekniklerde kesi olmadan iple estetik yapılırken, diğer yöntemlerde kulak önünden kesiler tercih edilir. Bütün yöntemlerin avantajları ve dezavantajları var.

Hastaların çoğu ameliyat günü hastanede kalmadan akşam evlerine giderler. 2-4 gün sonra pansumanlar açılır, kişi banyo yapabilir. Bazı hastaların operasyondan sonra tenisçi bandı yada saç bandı takmaları gerekebilecektir.

İple Kulak Estetiğinin kulak arkasında bir kesinin izin olmaması, pansumana gerek kalmaması, hastanın birkaç saat içinde normal hayatına geri dönebilmesi avantajıdır.Bazı deformitelerde kulak arkasında açılan birkaç delik ve buralardan geçirilen iplikler yardımıyla kulağı şekillendirmek mümkündür. İşlem kısa süre içinde tamamlanır. Sonrasında küçük pansumanlarla bu delikler kapatılır. Kanama olmaz, cilt kesilmediği için dikiş gerekmez. Ancak her hastaya uygun bir yöntem değildir, daha hafif deformitelerde tercih edilir.

Op.Dr.Eser Aydoğdu

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı

Yazının devamı...

KAŞ VE DUDAK KONTÜR

23 Mayıs 2015

Kliniğimizde kişinin istediği ve beklentisi doğrultusunda beklenen ve istenen şekil ölçüm ve çizim sonrasında belirlenip kaş, kıl tekniği ile dolum veya tribal dolum olarak seçim yapılarak işleme başlanır, anestezik kremler veya lokal anestezi yardımıyla uygulanacak bölge uyuşturulur ve kişi ağrı hissetmeden işlem gerçekleştirilir.

Uygulanan pigmentler tamamıyla kişinin sağlığına zarar vermeyen bileşenlerden oluşmaktadır. Uygulama yaklaşık 1 ile 2 saat arası değişmektedir ve steril ortamda hijyen kurallarına uygun kişiye özel tek kullanımlık kartuş iğneler kullanılmaktadır. İşlem bir ay ara ile bir ana seans bir rötuş seans olarak yapılmaktadır.

Kontür nedir? Kıl Dolum Tekniği Nedir? Kalıcı Makyaj Nedir?
Kliniğimizde kontür uygulamaları lokal anestezi uygulanarak doktor kontrolünde yapılmaktadır. Gerektiğinde Botulinum Toksini ile gerektiğinde iple askılama yöntemi ile kombine edilerek farklı seçenekler de sunulmaktadır. Dudak kontüründe ise dudak dolgusu ile, dudak estetiği yöntemleri ile kombine edebilmekteyiz.

Kalıcı makyaj diğer adıyla “mikro-pigment uygulaması” steril ve tek kullanımlık bir iğne sayesinde doğal ve mineral içerikli boyaların derinin altına yerleştirilmesi prosedürüdür. İşlem tamamlandıktan sonra epidermis hücreleri ölür ve yenilenir. Kullanılan pigmentler, bitkisel kaynaklı ve organik boyalar olup; hiçbir şekilde yan etki oluşturmaz.

Kalıcı Makyaj Uygulama Yapılan Bölgeler?
Kalıcı Kaş uygulaması diğer ismiyle Kaş Kontürü, kozmetik olarak kaş bölgesini tekrar yaratmak veya o bölgeyi doldurmak için kullanılır. Seyrek kaşların araları doldurulur. Yapılacak uygulama ile sorunlu kaş biçimi düzeltilebilir, düşük kaşlar kaldırılabilir, tıbbı nedenler ile dökülmüş kaşların yerine yeni kaş tasarlanabilir ya da nadir kaşların araları doldurulabilir. Kaşların uç- dış kısımlarının aşağıya doğru sarkması kişiyi göründüğünden daha yaşlı ve yorgun gösterir. Kliniğimizde bu probleme yönelik diğer estetik uygulamalarla kaş kontürü kombine edilebilir.

Dudak kontürü ile renksiz ve ince dudaklar renklendirilerek daha canlı bir görünüm kazanması sağlanır. Dudakta renk boşlukları ve yara izi varsa kamufle ederek dudakların normal görüntüsüne getirilebilir. Diğer dudak estetiği yöntemleri ile kombine edilebilir.

Yazının devamı...

FIBROCELL KÖK HÜCRE TEDAVİSİ

9 Mayıs 2015

FIBROCELL KÖK HÜCRE TEDAVİSİ

Gençlik aşısı da denilen doku yenileme yöntemi son yıllarda başarılı sonuçları nedeniyle talep gören bir uygulama olmuştur. Hücresel tedaviler doku mühendisliğinin parçalarından biridir. Hücre, doku mühendisliğinin temel unsuru olup bozulan bir dokunun rejenerasyonundan sorumludur. Hücresel tedaviler özellikle sağlık alanında yüzgüldürücü sonuçlar vermekte ve tercih edilerek kullanılmaktadır.

FibroCell hastanın kendi hücrelerinden elde edilen, zamanın etkilerini geriye çeviren Otolog Fibroblast Hücresel Tedavi yöntemidir. Bir ameliyatsız yüz gençleştirme yöntemidir.

Otolog fibroblast hücre tedavisi son dönemde estetik cerrahi ve dermatoloji alanında oldukça önem kazanan uygulamalardan bir tanesidir. Dermal ve subkütanöz defektler örneğin kırışıklar, çatlaklar, akne skarları, yara izleri tedavilerinde otolog fibroblast kullanımı estetik cerrahlar için yeni bir pencere açmıştır.

Fibrocell’in Avantajları:

Toksik değildir.Kalıcı ve uzun etkilidir.Karsinojenik değildir.Teratojenik değildir.Allerjik değildir.Hayvansal hastalık oluşturma riski yoktur.Yeterince elastiktir.Enjekte edildiği yerden başka yerlere kaymaz.Herkeste aynı etkilidirGüvenlidir.

Uygulamanın Etki Süresi:

Otolog fibroblast enjeksiyonu iyileşmenin dereceli olarak 12 aya kadar arttığı dinamik ve canlı bir protein tamir sistemi sunar. Bu iyileşme uzun sürelidir ve bilim adamlarının araştırmalarına göre 4,5 yıldan sonra bile iyileşmede bir bozulmaya rastlanmaz.

Diğer yöntemlerden farkları nelerdir?

Dolgu enjeksiyonu ve fibroblast tedavisi iki farklı uygulamadır. Dolgu malzemeleri özellikle cilt kırışıklıklarında kısa vadede geçici bir dolgunluk sağlarken, otolog fibroblast enjeksiyonu bir tedavi yöntemi olarak cilt kırışıklıklarının yok edilmesinde etkili fakat dolgu malzemelerine nazaran daha uzun vadede etki gösteren bir yöntemdir. Otolog fibroblast hücre tedavisi uygulaması dolgu malzemeleri ile karıştırılmamalıdır.Operasyon gerektirmeksizin bu teknik yüzdeki çevresel defektlerde kalıcı iyileşme gösteren, güvenilir şekilde kullanılan ve nerdeyse % 0 hipersensitif (allerjik) reaksiyon gösteren bir yöntemdir.Bu yöntem, özel bir kültür yöntemi ile otolog canlı fibroblast hücre hattı oluşturmak için hastanın kulak arkasından punch ile alınan küçük bir biyopsi gerektirir. Sayısal olarak çoğaltılan bu canlı otolog fibroblastlar hastanın direk olarak dermisine enjekte edilerek burada sürekli bir protein tamir sistemi oluştururlar. Son bulgular; cilt gençleştirmede 12 aydan 48 aya kadar ölçülebilir bir iyileşme olduğunu göstermektedir. Bu çalışmalardaki histolojik analizler fibroblast enjeksiyonunun kolajen artışını sağladığını ve bununla birlikte dermal kolajenin kalınlığını ve yoğunluğunu da artırdığını kanıtlamaktadır. Bu yöntem herhangi bir alerjik tepki vermez.

Yıpranan dokuda canlılığını kaybeden hücrelerle birlikte kollajen ve elastin üretimi azalır. Artık bu durum, doku mühendisliği teknikleriyle önlenebilmektedir. Bu bölgeye nakledilen fibroblast hücreleri dokunun eski canlılığını kazanmasını sağlar. Uygulama, yaşayan, dinamik bir protein tamir sistemi ile tedavi ardından 12-24 ay boyunca kademeli olarak düzeltme sağlar. Bu düzelme uzun sürelidir, araştırmacılara göre, dağılmadan 4,5 yıl boyunca sürer.

FibroCell hastanın kendi hücrelerinden elde edilen, zamanın etkilerini geriye çeviren Otolog Fibroblast Hücresel Tedavi yöntemidir. Bir ameliyatsız yüz gençleştirme yöntemidir.

Otolog fibroblast hücre tedavisi son dönemde estetik cerrahi ve dermatoloji alanında oldukça önem kazanan uygulamalardan bir tanesidir. Dermal ve subkütanöz defektler örneğin kırışıklar, çatlaklar, akne skarları, yara izleri tedavilerinde otolog fibroblast kullanımı estetik cerrahlar için yeni bir pencere açmıştır.

Fibrocell’in Avantajları:

Toksik değildir.

Yazının devamı...

KOLTUKALTI TERLEMEDE BOTOKS

26 Nisan 2015

KOLTUKALTI TERLEMEDE BOTOKS

Koltukaltı botoks uygulaması aşırı terleme tedavisinde en çok tercih edilen yöntemlerden birisidir. Botoks uygulaması aşırı terlemesi olan bölgelere yapılır. Koltukaltı, avuç içi, ayak tabanı, saçlı deri bu uygulamanın sıkça yapılan bölgelerdendir. Botoks uygulaması ile aşırı çalışan ter bezlerinin çalışması azaltılır. Fazla terleme kişinin sosyal hayatını negatif yönde etkiler. Bu yüzden Botoks uygulaması sonrası memnuniyet çok fazladır.

Koltukaltı botoks uygulaması klinik ortamında yapılır. 15- 20 dk’ lık bir işlemdir. Etkisi 10 gün sonra başlar. Botoksun etkisi ortalama 6-12 ay sürer. Ve en çok merak edilen soru; terleme azaltılırsa vücuda bir zararı olmaz mı? Botoks ile terleme bölgesel azaltılmaktadır, yok edilmemektedir ve vücudun diğer bölgelerindeki terleme devam etmektedir.

Terleme insan vücudunda normal bir süreç iken aşırı terleme çok büyük problemleri beraberinde getirir. Ter bezlerinin aşırı çalışmasına bağlı kişinin günlük yaşamında bazı aksamalar olmaktadır. Kıyafet seçimleri, sosyal hayatı engellemesi açısından birçok engel çıkarmaktadır. Aşırı terleme toplumun % 1 inde görülen bir problemdir. Özellikle avuç içi, ayak tabanı, koltuk altı ve daha az olarak da yüz, kasıkta, saçlı deride, kuyruk sokumunda aşırı terleme görülebilir.

Fazla terlemenin en önemli sebepleri arasında stres, diyabet, değişik uyaran ilaçlar, tiroid bezinin aşırı çalışması, böbrek üstü bezinde görülen hastalıklar, menopoz, hipoglisemi, şişmanlık, hormonlar yer alır.

Kişiler özellikle aşırı koltukaltı terlemesinden şikayetçi olurlar. Fazla terlemenin giysilerde iz yapması, ıslanmış görüntüye sebep olması, kötü koku duyulması hem kişinin kendini hem de çevresindeki insanları rahatsız edebilir. Bu tür kişilerde koltukaltına yapılan Botoks terlemeyi oldukça azaltır. Bazı insanlarda avuç içleri ve ayak tabanlarında aşırı terleme izlenebilir. Bu problemin psikolojik ve sosyal ve bir sorun olduğu durumlarda Botox tedavisi uygulanabilir.

Botoksun fayda etmediği durumlarda klipsleme, lazer ile terbezlerini yakma gibi ameliyatlar denenebilir. Çünkü nadir de olsa botoksun faydası olmadığı kişilerle karşılaşabiliyoruz.

Yazının devamı...

GÖZALTI MORLUĞUNUN ÇÖZÜMÜ VAR MI ?

14 Nisan 2015

GÖZALTI MORLUĞUNUN ÇÖZÜMÜ VAR MI?

Rönesans yöntemi diye bilinen Raffaello ve Tiziano uygulamalarından kısaca bahsedeceğim. Özellikle bu yazıyı yazma sebebim; son dönemde forum sitelerinde sıklıkla konuşulan, basında oldukça popüler olan Tiziano ve Raffaello ile ilgili detaylı bilgi vermek...

15 yıldır estetik dünyası içindeyim, inanın yenilikleri takip etmek için bile ayrı bir efor sarfediyorum. Önce bu konu ile ilgili bilimsel araştırmaları okuyorum, yeni ürün, teknik veya cihazı kullanan hekimlerle ve hastaları ile görüşüyorum, sonra lansman ve eğitim toplantılarına katılıyorum, uzun dönem sonuçlarını bekliyorum ve sonrasında iç rahatlığıyla sevgili hastalarıma uygulamaya başlıyorum.

Tiziano ve Raffaello da benim için aynen öyle oldu. Şu anda uyguladığım kişilerdeki memnuniyet, gözle görülür sonuçlar, etrafındaki kişilerin fark etmesi ile çevresindeki kişilerin gelmesiyle oldukça başarılı sonuçlar aldığımız açıkça söyleyebilirim.

10 dakika da tamamlanan bir uygulama olup, uygulanması sadece 10 dakika sürüyor, öğle arasında dahi yapılabiliyor, uygulama yapıldığı diğer kişiler tarafından anlaşılmıyor, iz bırakmıyor. Fakat nadiren de olsa iğne izine bağlı olarak ödem, morluk olabilmektedir. Bugüne kadar uygulanan cilt altı antiaging mezoterapi yarım santim aralıklarla yapılmasına karşın, bu uygulama bu güçlü ve hızlı sinerjik etki nedeniyle 3 cm aralıklarla yapılabiliyor. Bu nedenle bir yüz antiaging tedavisi maxımum 10-15 enjeksiyon ile tamamlanıyor.

Rönesans Yöntemi; çok özel bir teknikle hazırlanan kokteyllerden oluşan farklı ürünleri, maksimum sinerji ve maksimum antiaging etkisi, minimum enjeksiyon uygulaması ve 10 dakikada tamamlanmasıyla farklılaşıyor. Sağladığı uygulama kolaylıkları, protokolün kısalığı, uzun etkisiyle dikkat çeken bu yöntem, MIIT (Mikro Intradermal Injection Technik) tekniğiyle hayata geçiriliyor.

Yazının devamı...

SAÇ EKİMİ’NDE TÜRKİYE NEDEN TERCİH EDİLİYOR?

4 Nisan 2015

SAÇ EKİMİ’NDE TÜRKİYE NEDEN TERCİH EDİLİYOR?

Saç Ekiminde Türkiye artık ilk tercihlerden biri haline geldi. Bunun bir çok sebebi var. Hem başarılı Estetik Cerrahlar, hem Sağlık Turizmindeki başarılı çalışmalar, hem her şey dahil uygulanan paketler,hem de Avrupa ve Ortadoğu’ya göre uygun fiyatlar hem de en son teknolojinin devamlı takip edilmesini sebepler olarak sıralayabiliriz. Saç Ekimi ile ilgili her geçen gün yeni bir buluş, yeni bir gelişme olmaktadır. Mikromotor FUE, Manuel FUE, traşsız FUE, perkütan iğneli FUE, Sedasyonlu FUE (iğne korkusu olanlara), PRP destekli FUE, Kök hücreli FUE, Mezoterapi ile kombine FUE gibi birçok yenilik ve başarılı sonuçlar mevcuttur.

Mıkro Motor Fue Tekniği İle Saç Ekim Uygulamasının Basamakları:

1- Saçınız tarafımızdan hastanede tıraş edilir. ( Kendinizin saç tıraşı olmanız gerek yoktur.)2- Saç ekimine başlamadan önce doktorunuz elinize bir ayna verecektir, hangi bölgelere ekim yapılacağı, saçınızın ön çizgisinin nasıl olacağına dair bir çizim yaparak size tekrar bilgi verecektir.3- Lokal anestezi veya sedasyon anestezisi ile uyuşturma yapılır. Saç alımı sırasında ağrı hissetmezsiniz. Ve saç ekimi sırasında uyanık olduğunuz için televizyon seyredebilirsiniz. 4-Başınızın arka bölgesindeki saç kökleri micromotor ile tek tek toplanmaya başlanır. Toplanan kökler özel solüsyonlarla muhafaza edilmektedir. Ensede kesi yapılmadığı için dikiş izi olmaz.5-Saç kökleri alındıktan sonra, doğal görünümü sağlamak için ince uçlu slitlerle saç kanalları açılır. Bu işlem sizin saç köklerinizin yönünü, sıklığını ve doğallığını belirleyecek olan işlemdir. 6- Saçın ekilmesi aşaması: Açılan saç kanallarına toplanan saç köklerinin tek tek yerleştirilmesi işlemidir. Bu işlemde yine saçınızın yönlerine uygun olarak ekim yapılmakla beraber ekilen saçlar doğal olması için birli veya ikili gruplar halinde ekilir.7- Saç ekimi bittikten sonra saçınızın arka bölgesine pansuman yapılacaktır, ekim yapılan bölge açık bırakılacaktır. 8- Ekim sonrası hastanede kalmanıza gerek yoktur.

Op.Dr.Eser Aydoğdu

www.eseraydogdu.com.tr

Yazının devamı...