65 yaş üzerini vuralım gitsin

İstanbul İl Hıfzıssıhha Kurulu, 15 Ocak’tan itibaren 20 yaş altı ve 65 yaş üzerinin toplu taşıma kullanmasını yasakladı.

Aslında 65 yaş üzerine böyle çektirmek yerine hepsini vuralım gitsin.

Şakası bile iğrenç ama bir kararı alırken, enine boyuna düşünmek gerekiyor.

Mesela İstanbul’da, kış mevsiminde daha çok emeklilerin yaşadığı Adalar ilçesinde oturanlar ne yapacak?

Vapur toplu taşıma aracı değil mi?

“Vapura binemiyorlarsa, motora binsinler” diyenler çıkacaktır, geçmişte de “Ekmek yoksa, pasta yesinler” diyen biri vardı.

Belki de koronavirüs bir mutasyon daha geçirmiştir ve Türk tipi koronavirüs vapurda bulaşıp, motorda bulaşmıyordur.

Ama bir sorun daha var, Burgaz ya da Kınalı’da oturan birisi sağlık hizmeti almak için Büyükada’ya ancak vapurla gidebilir, tüm adalara sefer yapan motor yok.

Ada özelinden İstanbul’un geneline dönelim... İstanbul’da emekli maaşıyla geçinemediği için halen bir işte çalışan 65 yaş üzeri bir sürü insan var.

Yaşları gereği toplu ulaşımdan bedava yararlanan bu insanlara para harcayarak yolculuk et diyoruz.

Eğer çalışanlar bu yasağın dışında tutulacaksa da, İl Hıfzıssıhha’nın açıklamasını açıklayan bir başka metne daha ihtiyacımız var demektir.

Not: Dün SMS ile 65 yaş üzerine açıklamaya yapmaya başlamışlar. İyi olmuş. Bir kere de meram anlatıldığında daha da iyi olacak...

Herkes masumsa, Ayşe Tuba suçlu demektir

Boşandığı eşi hakkında tam 22 ayrı suç duyurusunda bulundu Ayşe Tuba Arslan.

65 yaş üzerini  vuralım gitsin

Bu suç duyurularından 10’u için iddianame düzenlendi, iki dosyada birleştirme kararı alındı, 10 başvuru hakkında delil yetersizliğinden takipsizlik kararı verildi.

Beklenen oldu sonunda, 44 yaşındaki Ayşe Tuba Arslan, boşandığı eşinin satırlı saldırısından sonra 44 gün yaşayabildi.

Saldırıya uğradığı gün, çantasından “Ben ölünce mi yardım edeceksiniz?” diye yazdığı, 23. suç duyurusunun dilekçesi çıktı.

Bu yeni bir dram değil, 24 Kasım 2019’da vefat etti Ayşe Tuba Arslan.

Ve gördük ki bu göz göre göre gelen cinayet asıl dram değilmiş.

408 gün süren, soruşturma, araştırma, vesaireden, devlet, bu işle ilgilenen tüm personelinin suçsuz olduğuna karar verdi.

Böyle saçma şey mi olur, bir insan defalarca “Kurtarın” diye çığlık atıyor, “Beni öldürecek” diye bağırıyor, öldürülüyor ve kimsenin ihmali olmadığına karar veriliyor.

Ayşe Tuba Arslan’ın avukatı, “Aile Mahkemesi’nin uzaklaştırma kararına uymayan saldırgan hakkında ne hapis ne GPS ne elektronik kelepçe, zorlayıcı tedbirlerin tekine bile başvurulmadı” diyor.

Bir mahkemenin verdiği uzaklaştırma kararına uymamak, uzaklaştırma kararı aldıranı değil, devleti takmıyorum demektir.

ABD’de bir mahkemenin verdiği kararı takmazsanız, canınıza ot tıkarlar, yıllarca hapis yatarsınız.

Ayşe Tuba Arslan ABD’de yaşıyor olsaydı, bugün hayatta olacaktı, daha neyi konuşuyoruz acaba?

Avukat, “Aile Bakanlığı’nın avukatı davaları takip etmedi” diyor, ŞÖNİM, mahkemeye tek evrak yollamamış diyor.

Ve devam ediyor: “İstanbul Sözleşmesi’ne aykırı olmasına rağmen, savcılık her şikâyeti Uzlaştırma Bürosu’na yolladı.”

Herkes görevini yaptıysa, o zaman cinayete kurban giden Ayşe Tuba Arslan suçlu demektir.

Soruşturmayı yürütenler, eğer bu sonuç içinize siniyorsa, benim söyleyecek başka lafım yok...

Çağrınızı kabul ediyorum Sayın Bakan

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca koronavirüs aşısını oldu.

65 yaş üzerini  vuralım gitsin

Sayın Bakan, devlet büyükleri de dâhil herkesi aşı olmaya davet etti.

Türkiye’ye çarşamba günü gelen biri bu çağrıyı duyduğunda, “Ülkeye bak, herkese aşı bulmuşlar” diye düşünebilir.

Çin’den ne zaman ve kaç adet geleceği belli olmayan 47 milyon doz ve BioNTech’ten gelecek 550 bin doz aşı var.

Toplam 50 milyon 550 bin doz aşıyla 25 milyon 275 bin kişi aşılanabilecek.

Piyasadaki en ucuz aşı olan Oxford ile henüz bir anlaşma yapmadık, Rusya’dan da henüz aşı almadık.

Yerli aşı için ilkbahar ayları işaret ediliyor, diğer yandan dünya üzerinde 47 başka aşının 3. faz çalışması devam ediyor.

Görünen o ki ilkbahardan sonra piyasada aşı bolluğu başladığında yaygın bir aşılama dönemi yaşayacağız.

Almanya’nın şu an kadar sadece 2 milyon doz aşı bulabildiğini düşününce insanın daha anlayışlı olası geliyor ama dünya üzerinde 40’dan fazla ülkede aşılamanın bizden önce başladığı gerçeğini değiştirmiyor bu.

Daha öncede yazmıştım, küresel salgın sürecinde gösterdiği performans ile Bakan Koca iyi kurtarışlar yapan bir kaleci oldu.

Aşı meselesi 90. dakikada yenen hatalı gole benzerse geçen 89 dakikada ne olduğuyla kimse ilgilenmez.

Bakan Koca’nın Çin’den ve Belçika’dan gelecek aşıların takvimi ve diğer aşılarla ilgili bir satın alma çalışmasının olup olmadığını açıklaması gerekiyor.