ABD Suriye’de pes etti, Kürt devleti başka bahara kaldı

ABD'nin son Suriye Büyükelçisi Robert Ford, Barzani'ye yakın olan Rudaw Tv'nin yayınına katıldı.

Söylediklerinin özeti şu:

"Suriyeli Kürtler Şam hükümetiyle anlaşmanın bir yolunu bulmalı. Şu an kontrol ettikleri öz yönetim ve bölgeleri üzerindeki kontrolleri devam edecek mi, büyük olasılıkla hayır, en azından başlangıçta."

"Bana göre yakın gelecekte yapılacak en önemli şey, Kürtçenin kullanımı için onay almaya çalışmaktır ya da diğer Suriye halklarıyla aynı haklara sahip olacak şekilde o bölge halkının vatandaşlık hakkını elde etmek. Bu büyük bir başarı mı, bence değil. Ama gerçek şu ki Amerikalıların sonsuza kadar orada kalmasını beklemiyorum. Açık olmalı ve arkadaşlarıma doğruyu söylemeliyim."

Suriye'deki son ABD Büyükelçisi konuşması PYD ve onun silahlı kanadı YPG'nin siyasi özgürlük ve muhalefet özgürlüğü konusundaki duruşlarına dair soru işaretleri olduğunu, PYD içindeki Suriye vatandaşlarının beraber çalıştıkları PKK'lılara karşı daha fazla sorumluluk almaları gerektiğini de söyledi.

Sonuç olarak, ortaya çıkan tablo şunu gösteriyor. Washington ve Moskova arasında bir süredir devam eden ikili Suriye görüşmelerinde bir noktaya varılmış. Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov'un PKK'nın Suriye koluna Şam ile temas etmek konusunda kararlı olmaları gerektiği mesajının aynısını şimdi ABD'nin son Şam Büyükelçisi verdi.

Görünen o ki ABD, tüm gücüyle Asya'ya dönüyor, buradaki planlar ucu açık bir ileri tarihe erteleniyor.

ABD Suriye’de pes etti, Kürt devleti başka bahara kaldı

Zenginden alıp fakire vermeyin

204 bin liraya satılan bir Renault Clio model araba aldığınızda devlete 88 bin 746 lira vergi ödüyorsunuz.

12 milyon lira civarında bir fiyata satılan Greenline 45 Coupe yat alırsanız, yüzde 0 ÖTV, yüzde 1 KDV ödüyorsunuz.

Renault Clio’nun deposunu doldururken, mazota ÖTV ve KDV ödüyorsunuz, yatınızı şirket adına alırsanız mazota ÖTV ödemiyorsunuz.

Renault Clio için motorlu taşıtlar vergisi ödüyorsunuz, yatınız Türk bayrağı taşıyorsa bu vergiden muaf oluyorsunuz.

Kaçak akaryakıt kullanımını sona erdirmek, deniz taşımacılığını özendirmek, balıkçılığı desteklemek adına getirilen muafiyetlerin bir listesi bu okuduklarınız.

Soru şu: Şirketler adına alınmış yatların gerçekten ticari faaliyetinin olup olmadığını, özel kullanım için alınan yatların bu muafiyetlerden faydalanıp faydalanmadığını ne kadar denetliyor sistem?

Denetim yapmak zor iş ama 255 liraya satılan bir büyük şişe rakıdan 190, 71.25 liralık bir paket sigaradan 20 lira 27 kuruş dolaylı vergi almak kolay.

Biz vergi gelirlerinin yüzde 60’ını dolaylı vergilerden sağlıyoruz, bu oran Avrupa Birliği’nde yüzde 40.

Türkiye artık çok kazanandan çok vergi almayı becermek zorunda.

Vergi denetimini, beyanname verip, vergi mükellefi olandan hiç vergi vermeyenlere yönlendirmeli, yat örneğinde olduğu gibi vergi istisnalarını sömürenlerle hesaba oturmalı.

Zenginden alıp fakire veren Robin Hood tarzı bir vergiden söz etmiyorum.

Sadece zenginin gelirinden de vergi almayı beceren, fakirin finansmanına ve dolaylı vergilere daha az ihtiyaç duyan bir sistemden bahsediyorum.

İstenirse elbette kurulur ama kimseden çıt çıkmıyor, sosyal demokrat olduğunu iddia eden partilerden bile.

Çocuklar neden aşılanmıyor?

ABD ve AB üyesi ülkeler okulları açık tutmak için 5-11 yaş arası çocukları aşılıyor.

Tüm AB adına karar veren Avrupa İlaç Ajansı, 17 Aralık tarihinde, 5-11 yaş grubu tüm çocuklar için düşük doz Pfizer-Biontech aşısı yapılmasına onay verdi.

Bu yaş grubu çocuklarda ki yoğun aşılamaya rağmen bazı ülkelerde rotasyonlu eğitim modeline geçildi.

ABD, 5-11 yaş aralığını çok daha uzun zaman öncesinde aşılamasına rağmen, bazı eyaletlerde eğitime ara verdi.

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer “Şu an okulları kapatmaya gerek yok” diyor ısrarla.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da, “Omicron varyantına karşı da en büyük silahımız yine aşı” diyor.

Milli Eğitim Bakanı mevcut vaka sayısına göre karar veriyor ama R oranı dediğimiz bulaşıcılık oranına bakarak bir projeksiyon hazırlanması ve Milli Eğitim Bakanı’n da ona göre karar vermesi gerek.

Aşı olmadıkları için en savunmasız olan grup çocuklarımız, eğitimleri elbette önemli ama sağlıkları daha önemli.

Dikkat, özel okul zammı var!

Mevcut yasaya göre özel okullar bu sene ücretlerine yüzde 62.98 artış yapabilecekler.

Bu tavan oran; yüzde 50 zam yapan tavanın altında zam yapmış hale gelecek.

Bu, ailesinin sınırlarını zorlayarak özel okula yolladığı binlerce çocuğun devlet okullarına kayması, sektörün de büyük bir sıkıntıya girmesi demek.

Ücretlinin de tıpkı serbest meslek mensupları gibi özel okul ücretlerini vergiden düşebilmesi, pandemi döneminde getirilen yüzde 1 KDV istisnasının gelecek yıl da devam etmesi gibi önlemler alınabilir.

Eğitim söz konusu olduğunda kimsenin “Ölen ölür kalan sağlar bizimdir” deme lüksü yok.