Cem Yılmaz, Ozan Güven, arkadaşlık

Ozan benim arkadaşım. İddia edildiği gibi bir kadına şiddet uygulamış olsa dahi onunla arkadaşlığımı kesmem. Aksine, arkadaşım bir daha kendisini böyle zor durumlara düşürmesin diyen elimden geleni yaparım. Öfke kontrolü ya da alkol, problem her neyse onun üzerine birlikte gider ve birlikte aşarız.”


Cem Yılmaz, Ozan Güven, arkadaşlık

Kafamdaki Cem Yılmaz portresinden böyle bir mesaj beklerdim doğrusu.

Belki Ozan Güven ile aralarında bu tarz bir konuşma geçmiştir, bilemem ve her konuştuklarını da bize söylemek zorunda değiller.

Ancak Cem Yılmaz’ın “Kadına şiddet meselesinin tarafı olmak diye bir duruşum söz konusu bile değildir” diye yazmasına takıldım doğrusu.

Cem Yılmaz’a tarafsızlık değil “Kim olursa olsun kadına şiddetin karşısındayım” demek yakışırdı.

Bu madalyonun bir yüzü, diğer yüz biraz daha karışık.

Adı kamuoyunda kötü bir olaya karışan arkadaşlarının telefonunu açmayan, kalabalıkta karşılaştığında görmezden gelen, artık “eski” olan arkadaşının arkasından bol bol konuşan insanlar ülkesi burası.

Arkadaş dediğin, kamuoyu baskısıyla arkadaşına sırt mı çevirir yoksa sorun aşılsın diye omuz mu verir?

Ozan Güven bir kadına, daha doğrusu, bir insana şiddet uyguladıysa elbette cezasını çekmeli, şöhreti onu korumamalı.

Buraya kadar herkes aynı fikirde de sonrasını kim düşünecek?

Ozan Güven’in hayatına girecek kadınlar bir daha benzer bir durumla karşılaşmasınlar, Ozan Güven bir daha kendisini zor duruma düşürmesin diye kim uğraşacak?

Cem Yılmaz bir yandan kendi adını korumak zorunda, diğer yandan da arkadaş olarak üzerine düşen sorumlulukları var.

Hangisini yapar, nasıl ilerler, bilmiyorum, bildiğim, ben 1995’te Leman Kültür’deki Cem Yılmaz’da kalmışım ve o yüzden şaşkınım.

Bir kere de biz tazminat alsak

Alman otomotiv devi VW, 2015’te ortaya çıkan Diselgate Skandalı sırasında sadece ABD’de 15 milyar dolar tazminat ödemeyi kabul etti.

Bu rakama VW araç sahiplerine ödenen 10’ar bin dolarlık tazminatlar da dâhil.

Avrupa ülkelerini geçtim, Avustralya bile 87 milyon dolar tazminat aldı.

Türkiye’de en çok satılan ithal otomobil VW ama Türkiye’de bir ödeme yapılmadı.

Alman kimya devi Bayer, yabani ot ilacı Roundup’un lenf kanserine neden olduğu iddiasıyla açılan davada toplam 95 bin kişiye 11 milyar dolar tazminat ödeyecek.

Bu ilaç Türkiye’de de çok satıldı ve kullanıldı.

Bizim canımız bir ABD’li ya da Avustralyalının canından daha kıymetsiz değil, parasında değilim, ibretiâlem için bir kere de biz tazminat alalım.

Alişan ve Hüsamettin Hoca

Alişan ailesiyle bir kaza geçirdi, neyse ki kimse zarar görmedi.

Fakat medya bayıldı bu habere, arabanın kasko değeri, kaskodan gelecek para, Alişan’ın baktığı diğer dört çeker markası ve en nihayetinde Alişan’ın Bodrum’a yine arabasıyla gitme kararı haber diye önümüzde günlerdir.

Doğduğu Bayburt’un Bayraktar köyüne, tüm servetini harcayarak kurduğu Baksı Müzesi, Avrupa Müze Ödülü’ne layık görülen Hüsamettin Koçan Hoca, geçen sene bir trafik kazası geçirmiş ve ağır denecek kadar fena yaralanmıştı.

Haberi hemen hemen hiç yapılmadığı için Alişan sayesinde duyulsun, belki utanan meslektaşlar da çıkar diye yazayım dedim.

Sosyal medyada cezaya bak...

“Facebook, Twitter gibi sosyal medya platformları halkı kışkırtıcı, taciz, tecavüz ya da ölüm tehdidi içeren paylaşımları sadece silmekle kalmayacak, derhal Emniyet’e bildirmekle yükümlü olacak.”

Tırnak içindeki cümle Türkiye’den değil.

Almanya’da cuma günü Eyalet Temsilciler Meclisi’nden geçen yasanın bir cümlesi bu. Aşırı sağı da diğer suçlara eklemişler.

Türkiye’deki tartışmalarda aklımızda bulunsun.

İş dünyası Z kuşağına hazır mı?

ABD Başkanı Donald Trump’ı boş salona konuşturup moralini bozan,

Boş salon görüntüsünün televizyonlar aracılığıyla milyonlara ulaşmasını ve Trump’a ilgi yok denmesini sağlayan zekâ Z kuşağı.

Hiç zorlanmadılar bunu yaparken. Sosyal medyada örgütlendiler, konuşma için toplu rezervasyon yaptırıp sonra da o toplantıya gitmediler.

Bu aralar Z kuşağı siyasetin gündemi ama iş dünyası onlara acaba ne kadar hazır?

Artık işten arta kalan zaman kadar yaşamayı seçen, “büyüklerinin” yanında fikrini söylemekten çekinen bir kuşak yok. GroupM CEO’su Bülent Yar,” Kader Gayrete Âşıktır” kitabında uzun uzun anlatmıştı bu kuşağın farklılıklarını.

İş dünyasında bugün karar verici durumda olanların mutlaka okuması gereken bir kitap o, zira Z kuşağı sadece maaşına değil başındaki yöneticinin yeterli olup olmadığına da bakıyor...