Nâzım Hikmet ve PKK

Hatay’daki yangında terör örgütü PKK izi, yangınları üstlenen PKK grubu, bir sürü haber dolaştı dün ortada.

Yıllarca devleti ormanları yakmakla suçlayan bir örgütün son dönemde en sık kullandığı terör yöntemi orman yangınları.

Çelişki diyeceğim, adına Kürdistan İşçi Partisi diyen bu terör grubu, orman ve inşaat işçilerini katletti 2020’de de...

Kaz Dağları’nda altın madenine karşı sesini yükseltmek kadar önemlidir PKK’nın orman yakma terörüne karşı durmak.

Ağacı, ormanı, doğal hayatı savunan, özneye bakmaz, sonuca, yükleme, bakar.

İşçiden yana olmak, sadece patrona, devlete karşı durmak demek değildir. Orman işçilerinin geçiş yoluna EYP döşeyen, yol inşaatında çalışan işçileri kurşuna dizenlere de karşı durur gerçekten işçiden yana olan.

Enternasyo-nalizmi savunduğunu söylüyorsan, Türk milliyetçiliğine karşı durup da, Kürt milliyetçiliğine yandaş olamazsın.

Muhalifsen, duruşunu Nâzım Hikmet şiirleri üzerinden tanımlıyorsan,

“Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim, akar suyun, meyve çağında ağacın, serpilip gelişen hayatın düşmanı...” mısralarını sadece Ankara’yı hedef alarak okumazsın.

Yandaşlık ya da candaşlık üzerinden PKK’ya karşı tutum belirleyenler unutmamalı ki, PKK’nın iktidarla değil Türkiye’yle sorunu var..

Çocuklar maske takmalı mı, takmamalı mı?

Okullarda eğitim ve öğretime dönen öğrenci sayısı yarın itibarıyla artacak.

Çocukların çantalarına koymak için bol bol maske alıyor anne ve babalar.

İngiltere’de ilkokullarda maske takılmıyor, 7. sınıf sonrası öğrencilere yönelik maske tavsiyesi var.

Fransa’da da yalnızca öğretmenlerin ve 11 yaş üzeri öğrencilerin maske takacağı açıklandı.

Niye böyle, daha hareketli olan çocukların solunum ihtiyaçları dolayısıyla mı böyle bir önlem alındı, bilmiyorum.

Daha garibi, Dünya Sağlık Örgütü’nün çocuklarla ilgili tavsiyeleri Türk medyasında başka, mesela BBC’de bambaşka bir şekilde veriliyor.

Türk medyası Örgüt’ün 5 yaş üzerine maske şartı getirdiğini yazıyor, BBC, 6-12 yaş arasında belirli kriterlere dayandırıyor.

Bahçede koşarak oynayan bir çocuğun maske takması solunumu açısından sorun yaratır mı, bilmiyoruz.

Okullarda beden eğitimi dersleri yüz yüze yapılacak, o derslerde maske takılacak mı, takılmalı mı, onu da bilmiyoruz.

Çocukların okula dönmesi, gerçek eğitim ve öğretime başlaması elbette sevindirici ama keşke daha fazla bilgimiz olsaydı.

Güleyim mi, ağlayayım mı bilemedim

Ulusal Süt Konseyi, 12 üyeden oluşuyordu, geçen hafta bir üye istifa etti.

İstifa eden üye dedi ki, “Çiğ süt fiyatını belirleyen 12 kişiden 9’unun ineği yok.”

İlk başta komik geliyor ama tekrar okuduğunda insanın içine acıtıyor bu gerçek.

Süt önemli bir mesele, özellikle de yeterince et tüketemeyen çocuklar için önemli bir protein kaynağı.

Bilinen bir markanın 1 kilogram peynir fiyatı, Et ve Süt Kurumu’nun kıyma fiyatından yüzde 30 daha pahalı, markette de 1 kilogram dana kıymanın fiyatı ile peynir fiyatı arasında sadece 3 lira fark var. Süt işini mutlaka daha çok konuşmamız lazım.

Maziye bak

Her ekimde karnesini bekleyen öğrenci heyecanıyla Avrupa Birliği İlerleme Raporu’nu beklerdik.

2020 yılı İlerleme Raporu bu hafta açıklandı, Türkiye’de kimse o raporda ne yazıyor diye merak etmedi. Avrupa Birliği’ne tam üyelik, gazı kaçmış bir gazoz, son sahnesi bilinen bir film haline geldi Türkiye’de.

Yöneticilerinin, “Ne yaparsan yap, seni mezun etmeyeceğiz” dedikleri bir öğrenci için, alacağı karne ne kadar önemliyse,

Avrupa Birliği İlerleme Raporu da artık o kadar önemli.