Rusya’nın Türkiye’ye kurduğu oyun

Rusya, Kasım 2015’te Suriye’ye S-400 hava savunma sistemi yerleştirdi.

Şu an dünyadaki en gelişmiş hava savunma sisteminden söz ediyoruz.

O günden beri İsrail, Suriye’ye defalarca hava saldırısı düzenledi.

Sadece bu sene, 3 Eylül, 20 Ağustos, 8 Nisan ve 13 Ocak’ta düzenlenen hava saldırıları var.

Bu saldırılarda Rus sistemleri İsrail’in F-35’lerini de izledi.

(Hani F-35’ler S-400’ler tarafından izlenmesin diye Türkiye’ye teslim edilmemişti ya, izleyen izledi zaten.)

ABD de Suriye de dilediği gibi hava kuvvetlerini kullanıyor.

Biden Başkan olduktan sonra verdiği ilk saldırı emrinde Suriye’de bir F-16 kullandılar.

Üç hafta kadar önce de İdlib’de El Kaide liderlerinden birini SİHA kullanarak vurdular.

Moskova göz yummasa, ne İsrail ne de ABD Suriye’de hava kuvvetlerini kullanamaz ama kullanıyorlar.

Aynı anda Rus ve ABD genelkurmay başkanları Finlandiya’da buluşup, Suriye meselesini görüşüyorlar.

İsrail Başbakanı’nın yakın gelecekteki Moskova ziyaretinin ardından İsrail Genelkurmay’ı da bu sürece dâhil olacak.

Türkiye Suriye’deki tüm terör gruplarıyla mücadele ediyor ama hava gücünü ne kadar kullanabiliyor sorusunun cevabı Rusya’nın kurduğu oyunda saklı olan bir cevap.

Bu karede asıl soruşturulması gereken

Bir spor spikeri sosyal medyada paylaştığı oryantal dans videosu videosu nedeniyle işinden olmuştu.

Son üç gündür Seda Sayan’ın programında dans şov yapan kalp ve damar cerrahisi operatör hanımefendinin herkes kadar eğlenmeye, dans etmeye hakkı olduğunu konuşuyoruz.

Türk Tabipler Birliği, programda Seda Sayan’ın  söylediği “Ben olsam bu doktora giderim, bence siz de gidin” sözleriyle ilgili inceleme başlatmış.

Rusya’nın Türkiye’ye kurduğu oyun

Bu karede soruşturulması gereken şey aslında başka.

Çok uzun zamandır belirli bir grup doktor televizyon programlarına ciddi paralar ödeyerek çıkıyor.

Eskiden bazı sağlık programları için geçerli olan parayla konuk olma işi şimdi kadın programlarına sıçradı.

Hatta ilaç ve tıbbi malzeme satan şirketlerin promosyon olarak bu tür yayınlar dağıttıkları da konuşuldu.

Vergi açısından da kolaylık sağlıyor bu tercih, parayla ekrana çıkanlar, yapımcı firmalardan prodüksiyon bedeli adı altında fatura alıyor ve harcamayı gelir vergisinden de düşüyorlar.

Hal böyle olunca, hekim-hasta ilişkisi, doktor-müşteri ilişkisine dönüyor, bilgi ve uzmanlığın yerini sermaye gücü alıyor.

Türk Tabipler Birliği soruşturacaksa bu noktanın üzerinde durmalı.

Sadece ekranda dans yeteneklerini sergileyen hanımefendi için değil tüm ekran-hekim ilişkisi adına bunu yapmalı.

Çok gırgır bir ülkeyiz aslında

İnegöl’de bir adam kendisini arayan kurtarma ekibinin çalışmalarına katıldı, kendini aradı.

Piyasaya sahte para süren bir adamın, sahte parayla satın aldığı sahte içkiden öldüğü ortaya çıktı Benjamin Operasyo’nunda.

Alkolmetre cihazına pos makinesi muamelesi yapan alkollü vatandaştan, ekranda ağzını bozabilen rektöre kadar çok renkli bir ülke Türkiye.

Şu market etiketleri, dolar kuru falan olmasa beraber çok eğleneceğiz aslında.

Kime, neden oy verilmez?

Ülke yönetmeye aday olan birinin geleceğe dair söyledikleri önemlidir vatandaşlar için.

İyi siyasetçi geleceğe dair söylediklerine halkı inandırıp, hayal kurdurabilen siyasetçilerdir.

Türkiye’de bu iş tersine dönmeye başladı biraz.

Ülkeyi yönetmeye aday olan adamlara,  gelecek değil geçmişe dair şahit olduklarını anlatsınlar diye yer veriyor medya. O yeri bulan da, 7-8 sene istifa dilekçesi cebinde dolaştığından söz ediyor gururla.

Kimse, tek taraflı bir müessese olan istifayı beceremeyen biri olarak Türkiye’yi nasıl yönetmeyi düşünüyorsunuz diye sormuyor nedense...