Türkiye’nin test seferberliğine ihtiyacı var

Türkiye’de 1 Mart 2021 tarihi itibarıyla toplam 33 milyon 305 bin koronavirüs testi yapıldı.

Önce hastalanıp ardından iyileşenlere iki kere test yapıldı desek, bu 5 milyon 200 bin test demek.

Havayolu şirketlerinin uçuş ekiplerine, belediyelerin şoförlerine, otellerin çalışanlarına, kulüplerin sporcularına, işletmelerin elemanlarına rutin olarak yaptırdıkları testler de bu rakama dâhil.

Dünyada test işinin gözünü çıkaran ülke 613 bin nüfuslu Lüksemburg oldu, bugüne kadar 2 milyon 123 bin test yaptılar.

Nüfusu 9 milyon 600 bin olan Birleşik Arap Emirlikleri’nde 30 milyon 840 bin koronavirüs testi yapılmış.

Almanya’nın 83 milyon nüfusu var, toplam test sayısı 43 milyon 950 bin.

İtalya’nın 60 milyon 400 bin nüfusu var, test sayıları 40 milyon 303 bin.

Rusya’nın nüfusu 144.5 milyon kişi, yapılan test sayısı 111 milyon 300 bin.

Başta İngiltere olmak üzere Birleşik Krallık nüfusu 66.6 milyon, test sayıları 90 milyon 739 bin.

Liste uzayıp gidiyor, sonuç olarak Türkiye test sayısında fena bir yerde değil ama daha iyi de olabilir.

Özellikle salgının kontrol altına alınmasında zorluk yaşanan Doğu Karadeniz illerinde tarama şeklinde test yapılabilir.

Toplumun en hareketli kesimlerinden başlanarak yapılacak bir tarama, taşıyıcı olanların da izole edilmesini sağlayacaktır.

Bu seçeneği düşünmekte büyük fayda var.

Belgrad Ormanı’nda ne oluyor?

Bahçeköy, Belgrad Ormanı, Demirciköy hattındaki ormanlarda uzun yıllardır dolaşırım.

Bu sene diğer yerlerde değil ama Belgrad Ormanı’nda çok fazla devrilen ağaç var.

Tamam, fırtına ağaç devirir ama bu sene neden bu kadar çok ağaç devriliyor acaba?

Her sene devrilen ağaç sayısının bir istatistiği var mı bilmiyorum, umarım bu sene daha görülen yerlerdeki ağaçlar devrildiği için konu dikkat çekici hale gelmiştir.

Türkiye’nin test seferberliğine ihtiyacı var

Yoksa geçişler bedava mı oldu?

Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün iki yakadaki en yakın çıkışları Uskumruköy ve Riva.

Gariptir, bu iki çıkışta da gişeler bir süredir çalışmıyor.

Bu iki çıkış da bedava oldu diyeceğim ama hiç akla yatkın değil.

O zaman, bu çıkışları kullananlardan ne kadar para alınıyor, neye göre hesap yapılıyor?

Mesela Uskumruköy gişelerinden giriş yapıp Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü geçip, Riva’dan çıkınca, ne kadar para ödediğimi bilmiyorum. İşletici firma bir açıklama yapsa da öğrensek...

Ne bereketli oldu...

Önce Türkiye karşıtlığı zirvede olan Birleşik Arap Emirlikleri’nden Dubai Şeyhi Maktum’un ülkeden kaçan kızının son üç yılda yaşadığı kâbus ortaya çıktı.

Hemen ardından, Suudi Arabistan’da Türkiye düşmanlığının mimarı olan adan Prens Selman’ın Cemal Kaşıkçı cinayetindeki rolü ABD tarafından da dünyaya açıklandı.

Ve en nihayetinde Cumhurbaşkanlığı dönemi Türkiye’ye düşmanlık ve küstahlık yaparak geçen Sarkozy Fransız yargısı tarafından yolsuzluktan suçlu bulundu, 2 yılı ertelemeli 3 yıl hapis cezası aldı.

Doğrusu, dış haberleri okumanın en keyifli olduğu dönemlerden birini yaşamış olduk...  

Küresel ısınma ve Orhan Hoca

Türkiye’de özel televizyonculuğun ilk yıllarında güzel hava durumu spikerleri dönemi yaşandı.

Sonra eğlence kanalları grafik hava durumuna, haber kanalları daha detaylı sunuma geçtiler.

Arabaları dağıtan dolular, hiç olmayan hortum vakaları ortaya çıktıkça hava durumunun önemi arttı.

CNN Türk şimdi İTÜ’de binlerce öğrenci yetiştirmiş olan Prof. Dr. Orhan Şen Hoca ile anlaştı.

Orhan Hoca’yı çok uzun zamandır tanırım.

Bundan yaklaşık 10 yıl önce BEST FM’deki programında yaptığımız bağlantıda, “Taksim’de saat 14.00-14.30 civarı kar yağışı başlar” demişti.

O gün 14.08’te başlamıştı kar yağışı, öyle bir adamdır Hoca, şehirlerde çatıların rüzgâr direncinin yeniden hesaplanmasından kömür sobalarının çok olduğu yerlerde artan trafik kazalarına kadar bir sürü noktaya dikkat eder.

Orhan Hoca’yı dikkatli takip etmenizi öneririm.