Açık teknik rinoplastinin avantajları

28 Haziran 2021

Burun estetiği ameliyatlarında iki tane yaklaşım bulunmaktadır. Bunlar açık ve kapalı tekniklerdir. Her iki teknik de uzun yıllardır var olmakla birlikte pek çok cerrah halen hastalarına açık teknik burun ameliyatlarını önermektedir.

Burun estetiğinde amaç burunda var olan deformiteleri en doğal ve en güzel şekilde ortadan kaldırmaktır. Unutulmaması gereken şey herkesin farklı bir burun yapısına, doğal olarak da özel bir tedavi planlamasına ihtiyaç duymasıdır. İşte bu noktada ameliyatta kullanılacak teknik büyük önem arz etmektedir.

Açık teknikle gerçekleştirilen burun estetiği ameliyatlarının kapalı teknikle gerçekleştirilenlerden en temel farkı, cerraha geniş bir görüş alanı sağlamasıdır. Açık teknikte burnun alt kısmında, burun deliklerinin ortasında küçük bir ameliyat kesisi açılır ve bu kesi yardımıyla tüm burun derisi kaldırılır. Böylelikle tüm kıkırdak, burun eti ve kemik yapısı rahatça gözlemlenir ve en ağır şekil bozuklukları bile uzman ve deneyimli bir cerrah tarafından kolayca düzeltilebilir. Öte yandan kapalı teknikte ise kesi burun içine yapılmakta ve burun deliklerine doğrudan girilmektedir. Bu yöntem daha çok hem ameliyat süresi hem de iyileşme süresi kısa olduğu için tercih edilmektedir. Bazı cerrahlar, açık teknikte olduğu kadar operasyon sonrası morluk ve şişlik ile karşılaşılmadığını söylese de literatürde bu kesin olarak kanıtlanmış değildir. Ameliyat sonrası bu gibi komplikasyonlar kullanılan teknikle birlikte hastanın burun derisine de bağlıdır. Kalın burun derisine sahip olan hastalarda ödem ve şişlik daha uzun süre görülebilir. Bu yöntemin en büyük problemi ise her vakaya uygun olmamasıdır. Kapalı teknik rinoplasti yalnızca ufak tefek şekil bozuklukları olan burunlarda başarıyla uygulanırken açık rinoplasti deformasyon boyutu fark etmeksizin tüm hastalara uygundur.

Kapalı teknikte yapılan ameliyat kesisi burun içinde kaldığından dolayı izsiz burun estetiği olarak da adlandırılmaktadır. Fakat açık rinoplasti cerrahisinde de burun ucundan açılan kesi çok küçüktür ve iyileştikten sonra fark edilmesi çok güçtür. Bu anlamda sadece ameliyat izi kalmaması için kapalı teknik tercih etmek pek mantıklı olmaz.

Burnuna daha önce herhangi bir cerrah işlem yapılmış olan hastalarda ikincil bir rinoplasti işlemi gerekirse açık tekniğin kullanılması şarttır.

Kapalı teknik ile uygun vakalarda düzgün bir kemik yapısı ve başarılı bir sonuç elde edilebilir. Ancak açık teknik ile her burun yapısında sağlıklı ve güzel bir sonuç elde etme şansı her zaman daha yüksektir. Elbette her iki yöntemi de başarıyla uygulayan cerrahlar mevcuttur. Rinoplasti cerrahisinde hangi yaklaşımın daha avantajlı olduğu konusunda kesin bir fikir birliği yoktur ve her cerrah hastasına uygun gördüğü tekniği seçmektedir. Kullanılan teknik kadar önemli olan bir diğer unsur da cerrahın el becerisi ve deneyimidir. Bu unsurlar birbirini tamamladığında ortaya çıkan sonuç güzel olacaktır. Kişisel olarak benim tercihimse, yukarıda açıkladığım nedenlerden dolayı her zaman açık teknik olmuştur.

Rinoplasti cerrahisi hakkında daha fazla bilgi almak için kliniğimizi arayarak ekibimizle hemen iletişime geçebileceğinizi unutmayın.

Yazının devamı...

Burun estetiği ve altın oran ilişkisi

4 Haziran 2021

Burun estetiğinde oran ve orantı çok önemlidir. Güzel gözler, parlak bir cilt, biçimli bir ağız ve etkileyici bir gülüşe sahip olsanız bile yüz hatlarınıza uymayan, orantısız bir burun tüm bunlara gölge düşürebilir. Burundaki şekil bozukluklarını düzeltmek ve hastaları daha estetik görünümlü bir buruna kavuşturmak için gerçekleştirilen rinoplasti operasyonu, yıllardır yüzdeki simetri ve orana göre titizlikle yapılan bir cerrahi olmuştur. Son zamanlarda ise, yüzdeki çekiciliği belirleyen unsur olarak kabul edilen altın oran, estetik cerrahilerin planlanmasında kullanılır olmuştur.

Altın Oran Nedir? Estetik Cerrahide Nasıl Kullanılır?

Altın oran, irrasyonel bir sayıdır ve ondalık sistemde yazılışı 1,618 olup, genellikle 1,6 olarak hesaplanır. Doğada da bulunan altın oran, insanlık tarihinde ilk olarak Mısırlılar tarafından keşfedilmiştir. Mısır Piramitleri, Davut Heykeli, Mona Lisa tablosu ve Notre Dame Katedrali altın orana sahip eserlerdendir.

Altın oranda dikkat edilen unsur, birbiriyle ilişkili iki uzunluğun 1,6 oranına uygun olarak planlanmasıdır. Bu yöntem mimari, resim, müzik ve estetik cerrahisi gibi yaşamın neredeyse bütün alanlarında kullanılmaktadır. Yapılan araştırmalar, altın orana uyumlu insan yüzlerinin, uyumsuz yüzlere göre daha çekici olduğu sonucunu vermektedir.

Estetik işlemlerde bir rehber olan altın oran, etnik kökeni ne olursa olsun tüm insanlarda aranan ideal yüz orantısıdır. Bir kişinin yüz simetrisi ve organlarının birbirlerine uzaklığı 1.618’e ne kadar yakınsa o kadar güzel olarak algılanmaktadır.

İnsan yüzündeki altın oran örnekleri:

-Kaşlar arasındaki boşluğun gözbebekleri arasındaki boşluğa oranı,

Yazının devamı...

Burun estetiği öncesi dikkat edilmesi gerekenler

25 Mayıs 2021

Burun estetiği ameliyatı yaptırmaya karar vermek sanıldığı kadar kolay olmayabilir. Birçok kişi, ameliyat lafını ilk duyduklarında, bir takım endişelere kapılır ve korkar. Gerçekten de, hepimiz çevremizde onlarca kişinin ameliyat fobisi olduğunu duymuşuzdur. Ancak işinin ehli ve deneyimli bir cerrahı tarafından yapıldığı sürece, burun estetiğinden korkmanıza gerek yoktur. Bu yazımızda, burun estetiği ameliyatından öncesi bilinmesi ve dikkat edilmesi gereken unsurların altını çizeceğiz. Bunları yapmak, daha sağlıklı ve rahat bir operasyon süreci için şarttır.

Burun estetiği, genellikle estetik kaygılarla yapılan bir operasyon olduğundan, öncelik hastanın genel sağlığıdır. Operasyon öncesi ilk muayenenizde, hastalık öykünüz, kullandığınız ilaçlar, varsa alerjik durumunuz ve önceden geçirdiğiniz ameliyatlar sorgulanacaktır. Bu bilgiler, olası ameliyat risklerinin en aza indirgenmesi için çok önemlidir. Ameliyat genel anestezi altında gerçekleştirileceğinden, bir takım kan tahlilleri yapılacak ve bunlar anestezi doktorlarımız tarafından değerlendirilecektir.

Hemen hemen bütün cerrahi operasyonlardan önce hastaların uyması gereken unsurlar aynıdır:

-Ameliyattan en az 10 gün önce aspirin gibi kan sulandırıcı ilaçlar, ağrı kesiciler, zayıflama hapları ve vitaminler bırakılmalıdır. Bunlar, ameliyat sırasında olduğu gibi, ameliyat sonrasında da kanamaya sebebiyet verebileceğinden, ameliyattan sonraki 10 gün boyunca da kullanılmamalıdır.

- Sigara içmeyen hastaların, cerrahi prosedürler için her zaman daha iyi adaylar olduğunu unutmayın. Sigara, postoperatif komplikasyonlara neden olabilir ve yaraların iyileşmesini geciktirir, dolayısıyla ameliyattan en az 4 hafta önce bırakılmalıdır. Aynı şekilde, ameliyattan sonraki 10-15 gün hastaların sigara kullanmaları yasaktır.

-Alkol kullanımı ameliyattan bir hafta önce bırakılmalıdır.

-Kanama riskini arttırabileceğinden, ameliyattan 1 hafta önce ve 1 hafta sonra bitkisel çaylar tüketilmemelidir. Eğer canınız çay içmek istiyorsa siyah çayı tercih edebilirsiniz.

-Hastalar, ameliyata rahat kıyafetlerle gelmelidir. Burun ameliyatından sonra bir süre burnunuza çok dikkat etmeniz gerekecek. Mümkünse düğmeli kıyafetler tercih edin, bu sayede üstünü giyinirken burnunuza temas etme riskiniz ortadan kalkacaktır.

Yazının devamı...

Septum deviasyonu nasıl tedavi edilir?

27 Nisan 2021

Burun, vücudumuzun en hayati fonksiyonlarından biri olan solunum görevini üstelenen organdır. Burun boşluğunu ortadan ikiye ayıran ve iki burun deliğinin ortasındaki duvar niteliğinde olan kemik ve kıkırdak yapısına nazal septum denir. Bu septumda herhangi bir eğrilik söz konusu olduğunda bireyler rahat bir şekilde nefes alıp vermede sıkıntı yaşarlar. Bu sorunlar kişinin hayatını ciddi ölçüde olumsuz etkileyecek ve yaşam kalitesini düşürecektir.

Nazal septumun eğri biçimde olması bazı durumlarda burun deliklerini tamamen kapatarak bireyin nefes almasını imkânsız hale getirebilmektedir. Bu durum doğuştan ve genetik olarak meydana gelebileceği gibi kimi zamanda ileriki yaşlarda alınan bir dış darbenin etkisiyle ortaya çıkabilmektedir. Septum deviasyonu kronik burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, horlama gibi şikâyetleri de beraberinde getirebilir. Tüm bu sorunları ortadan kaldırıp, kişinin yaşam kalitesini arttırmak için ise septum deviasyonu ameliyatı ya da septoplasti adı verilen cerrahi operasyona ihtiyaç vardır.

Septoplasti Nedir?

Septoplasti (septum deviasyonu ameliyatı), nazal septumdaki eğriliği düzelten cerrahi işleme verilen addır. Bu operasyonda temel amaç, burnun içerisinde nefes almayı engelleyen yapıların alınıp doğru şekilde konumlandırılmasıdır. Septoplasti, burundaki fonksiyonel problemleri odaklanır ve rinoplastinin aksine, bunu yaparken estetik kaygısı taşımaz. Ancak, hastanın isteğine göre septoplasti ve rinoplasti (estetik burun ameliyatı) birlikte yürütülerek burnun hem iç hem de dış yapısında değişiklik yapılabilir.

Septum deviasyonu ameliyatı genel anestezi altında gerçekleştirilir. Kapalı septoplasti operasyonu yaklaşık 2-2,5 saat sürmektedir. Hasalarımız ameliyattan sonra bir gün gözetim altında tutularak tüm değerleri kontrol edilmekte, gerekli ağrı kesici ve ilaçlar verilerek ilk gün ağrıları mümkün olduğunca kontrol altına alınmaktadır. Herhangi bir komplikasyonla karşılaşılmadığı takdirde hastalarımız operasyondan sonraki gün taburcu edilmektedir.

Septoplasti Sonrası İyileşme Süreci

Deviasyon ameliyatından sonra hastaların burunlarını 4-6 hafta kadar her türlü darbeden korumaları gerekmektedir. Bu süre boyunca burnunuza dokunmamalı ya da masaj yapmamalısınız. Eğer çalışıyor ya da okula gidiyorsanız ameliyattan sonra bir hafta izin almalı ve evde istirahat etmelisiniz. İkinci haftadan itibaren hafif sporlar yapabilirsiniz fakat yorucu fiziksel aktiviteler kesinlikle yasaktır. Deviasyon operasyonu sonrasında gözlük takılmasında bir sakınca yoktur.

Ameliyattan sonra yerleştirilen tamponlar nedeniyle nefes almakta sıkıntı çekebilirsiniz. Ancak bu tamponlar burnun yeni şeklini kabul etmesi ve bozulmaması için ameliyat sonunda yerleştirilmektedir. Tamponlar alınana kadar ufak burun kanamaları görülebilir. Bu tamponlar ameliyattan 1 hafta sonra tarafımca çıkartılacaktır. İlk haftalarda halen rahat nefes alamadığınızı hissedebilirsiniz ancak endişelenmenize gerek yok. Tam iyileşme süreci ortalama 4 hafta kadar sürecektir fakat ilk günlerden sonra fazla yorucu olmamak kaydıyla günlük rutinler sürdürülebilir. İlk haftadan sonra ise hastalar rahatlıkla işlerine veya okullarına dönebilmektedirler. Lütfen ameliyattan sonra yıl içinde birkaç kez rutin kontroller için bizi ziyaret etmeniz gerektiğini unutmayın.

Yazının devamı...

Kepçe kulak estetiği hakkında bilmeniz gerekenler

16 Nisan 2021

Kepçe kulak tüm dünyada yaygın olarak görülen bir estetik problemidir. Doğrudan sağlığı etkileyen bir sorun olmadığından bir hastalık olarak tanımlanamasa da, kepçe kulak yapısına sahip olan hastalar psikolojik olarak olumsuz yönde etkilenmektedirler. Kepçe kulak estetiği sıklıkla gerçekleştirilen bir operasyon olup, modern tıbbın ve teknolojinin gelişmesiyle günümüzde oldukça kolay bir şekilde yapılmaktadır. Özellikle çocuklarda özgüven eksikliğine sebep olabilen bu durum ebeveynler tarafından hafife alınmamalıdır. İleride bireylerin sosyal yaşamlarını etkileyebilecek kepçe kulak problemi, küçük bir işlemle ortadan kaldırılabilmektedir. Bu nedenle kepçe kulak estetiği daha çok küçük yaşlarda tercih edilmektedir.

Kepçe Kulak Nedir?

Kepçe kulak, kulaklarda en yaygın görülen şekil bozukluğudur. Kulak kıkırdaklarının gevşekliğinden kaynaklanan bu görünüm, çoğunlukla iki kulakta birden görülse de kimi hastaların tek bir kulağında da bulunabilmektedir. Kepçe kulak sorununun okul öncesi çağdaki çocukların ileriki yaşlarda daha özgüvenli ve rahat bir yaşam sürmesi açısından estetik operasyonla çözülmesinde yarar vardır.

Kepçe kulak tamamen kalıtsal faktörlere bağı olarak ortaya çıkan bir sorundur. Anne ya da babasında kepçe kulak problemi olan çocukların da genetik olarak kepçe kulağa sahip olmaları olasıdır. Bu durum kulak kıkırdaklarının gevşekliğinden, kulağın üst kısmında yer alan kıvrımların oluşmamasından ve kulak kepçesinin düz bir yapıya sahip olmasından kaynaklanır.

Kepçe Kulak Estetiği Nasıl Uygulanır?

Kepçe kulak ameliyatı günümüzde son derece basit bir estetik operasyon haline gelmiştir. Bilinçli anne ve babalar, kepçe kulak problemi olan çocuklarını okula başlamadan önce kliniğimize getirmektedir. Operasyon genel anestezi altında uygulanır, fakat özellikle küçük yaştaki hastaları işlem esnasında korkutmamak adına genel anestezi kullanımı daha yaygındır. İşlem ortalama 1-1,5 saatte tamamlanmaktadır. Hastanın kulak ve kıkırdak yapısı olması gerektiği gibi yeniden şekillendirilir. Ameliyatın bitiminde, kulaklara özel bir bant takılarak işlem sırasında konumlandırıldığı şekilde kalması sağlanır. Bu bantlar en az iki hafta süreyle takılmalıdır. Kepçe kulak estetiğinin ciddi bir riski bulunmamaktadır ve ameliyat sonrası herhangi bir komplikasyonla karşılaşılmazsa hastalar aynı gün taburcu edilir. Uygulanan cerrahi işlemde kesiler genellikle kulak arkasında açıldığı için sonrasında herhangi bir ameliyat izi göze çarpmaz.

Kepçe kulak ameliyatı ile ilgili merak edilen sorulardan biri, operasyonun kulak zarına ya da hastanın işitme yetisine bir zarar verip vermeyeceğidir. Ancak böyle bir durum kesinlikle söz konusu değildir. Hastalar iyileşme sürecinde hayatlarına normal şekilde devam edebilirler. Operasyon sonrası iyileşme süreci de oldukça hızlıdır. Hastalar ameliyattan iki gün sonra duş alabilirler. Ortalama bir ya da iki hafta içinde bantlar çıkartılır ve iyileşme tamamlanır. Bantlar çıkartıldıktan sonra kişi tamamen doğal bir kulak yapısına sahip olmuş olur. Elde edilen sonuçla yalnızca kepçe kulak görünümü ortadan kaldırılmış olmaz, hastanın daha mutlu ve daha özgüvenli olması da sağlanmış olur.

Yazının devamı...

Burun estetiği için en uygun mevsim hangisidir?

9 Nisan 2021

Burun estetiği ameliyatı yaptırmayı düşünen hastaların akıllarına takılan sorulardan biri operasyon için doğru bir mevsim olup olmadığıdır. Çoğumuz halk arasında yazın burun estetiği yaptırmanın zararlı olduğunun söylendiğini sıkça duymuşuzdur. Bu bilgi tam olarak doğru olmasa da haklılık payı vardır. Gerçekten de yazın burun estetiği yaptırmanın kış mevsimine göre bir takım dezavantajları bulunmaktadır. Peki, gerçekten burun estetiği yaptırmak için uygun mevsim diye bir şey var mıdır?

Burun estetiği her mevsim yapılabilen bir ameliyattır. Ancak ameliyat sonrası süreç bakımından kış ve ilkbahar mevsimleri rinoplastinin daha çok rağbet gördüğü mevsimlerdir. Yaz mevsiminde hastaları bekleyen zorlukların başında ameliyattan sonra daha çok ödem ve kanama problemi yaşama ihtimali yer alır. Hastaların operasyon sonrası 15 gün istirahat ettikten sonra dikkat etmeleri gereken unsurlar vardır. Alçı ve ateller çıkartılıncaya kadar bunların hiçbir şekilde suyla temas etmemeleri gerekmektedir. Hastaların dikkatli olması gereken bir diğer husus güneşe karşı kendilerini korumaktır. Yazın güneş etkisiyle birlikte ameliyat bölgesi renk değiştirebilir. Bu durum iyileşme süreci için tehlikelidir. Bundan korunmak için hastalar yüksek korumalı güneş kremi tercih etmeli ve şapka takmalıdır. Hepimizin bildiği gibi burun estetiği operasyonu sonrası iki ay gibi bir süre gözlük takmak yasaktır. Yaz için bir tatil planınız varsa bunu da bir süreliğine askıya almanız gerekecektir. Ancak operasyon sonrası benim vereceğim tarihten itibaren tatile gidebilir, denize ya da havuza girebilirsiniz.

Tüm bunları açıkladıktan sonra yine de yaz aylarında burun estetiği ameliyatı olmayı tercih eden kişilerin sayısının oldukça fazla olduğunu belirtmek gerekir. Bunun nedeni ise insanların yıllık izinlerini rinoplasti ve iyileşme sürecine ayırmak istemesidir. Ayrıca kimi hastanın bahar aylarında alerjileri tutmaktadır. Bu da rinoplasti operasyonu sonrası problem yaratmaktadır. Kış aylarında ise grip ve nezle gibi hastalıklar süreci olumsuz etkileyebilmektedir.

Kısacası en başta belirttiğim gibi rinoplasti her mevsim uygulanabilen bir operasyondur. Dolayısıyla bu operasyon için en doğru mevsimden söz etmek mümkün değildir. Ancak hastaların özel durumları ya da taleplerine göre bir seçim yapılabilir. Her mevsimde ameliyat sonrası bir takım sorunlarla karşılaşmak mümkün olsa da bunlar geçici bir süre çekilecek zorluklardır. Burun estetiği ameliyatı sayesinde sonra çok daha orantılı ve düzgün bir buruna sahip olacak ve artık rahatça nefes alabileceksiniz. İlk haftadan itibaren morluklar ve şişlikler geçmeye başladıktan sonra burundaki büyük değişim görülür. Nihai sonuçlar ise her hasta için değişkenlik gösterse de altı ay ile bir yıl arasında bir süre sonucunda elde edilmiş olur.

Yazının devamı...

Botoks uygulaması sonrası dikkat edilmesi gerekenler

5 Nisan 2021

En popüler estetik uygulamaların başında hiç şüphesiz botoks uygulaması gelmektedir. Botoks, yaşlanmaya ya da çeşitli dış faktörlere bağlı olarak yüz çevresinde meydana gelen çizgi ve kırışıklık görünümünü yok etmek için son derece başarılı bir tekniktir. Günümüzde yalnızca orta yaşlı kadınlar tarafından değil, erkekler tarafından da tercih edilmektedir. Genel olarak uzman bir doktor tarafından yapıldığı müddetçe komplikasyon riski oldukça az olan botoks sonrası dikkat edilmesi gereken birkaç unsur vardır. Bunlara dikkat edildiği sürece geriye sadece botoksla güzelleşmenin tadını çıkarmak kalmaktadır.

Çoğu hasta botoks uygulamasından sonra günlük rutinlerine hemen dönebileceğini düşünse de ilk 24 saat boyunca yorucu fiziksel aktivite ve egzersizlerden kaçınmak gereklidir. Genel olarak işlemden sonraki 48 saati atlattıktan sonra normal hayatınıza tamamen dönebileceğiniz söylenebileceğinizi söylemek mümkündür. Bu süre zarfında kesinlikle kaçınmanız gereken şeylerin başında yüzüstü yatmak ve yüzünüze dokunmak gelmektedir. Botoks uygulaması yaptırdıktan sonra bazı hastalar yüzlerine masaj yapmanın yararlı olduğunu düşünürler. Fakat bu yanlış bir varsayımdır. Tam tersine, uygulamadan sonraki iki gün boyunca yüze masaj yapmak botoksun yer değiştirmesine neden olabilir. Ancak, uygulama yapılan bölgeleri çalıştırmak adına mimik yapabilirsiniz. Örneğin kaşları çatmak, alnı oynatmak ya da gözleri kısmak kasları çalıştırarak botoks etkisini hızlandıracaktır. Bununla birlikte olası komplikasyonların önüne geçmek için bir gece sırtüstü yatmak yararlı olacaktır. Ödemi en aza indirgemek için yatarken çift yastık kullanabilirsiniz.

Botoks yaptırdıktan sonra uygulama yapılan bölgeye en az 6 saat su temas etmemelidir. Sonrasında da yüzünüzü yıkarken ya da duş alırken dikkatli olmalı ve suratınızı sertçe ovmamalısınız. Dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise işlemden sonra ödem ve kızarıklar geçene kadar güneşe çıkmamaktır. Botoks uygulamasından sonra uygulama alanında hafif şişlik ve kızarıklık görülebilir. Bunlar yok olana kadar yüzünüzü güneşten ve sıcak sudan sakınmalısınız.

Eğer yakın zamanda bir uçak seyahati planlıyorsanız botoks uygulamasını en geç 24 saat önce yaptırmış olmalısınız. Yine ilk 24 saatlik süreçte cilt bakımı (özellikle kimyasal peeling) ve makyajdan da uzak durulmasında fayda olduğunun altını çizelim. İşlemden sonra iki gün alkol ve kan sulandırıcı ilaçlar kullanılmamalıdır. Bu nedenle sürekli olarak kullandığınız ilaçlar varsa bunları uygulama öncesinde mutlaka doktorunuza bildirmelisiniz.

Son olarak botoks uygulaması harika sonuçlar verse de bu sonuçların daimi olmadığını unutmayın. Tam sonuçlarını yaklaşık 1 hafta içinde veren uygulama 6 ay içerisinde etkisini yitirir ve tekrar kırışıklıklar meydana gelebilir. Bu süre fazla mimik yapılan dudak kenarı gibi bölgelerde daha kısa olabilir. Bu nedenle hasta talep ettiği sürece her 6 ayda bir botoksunu yeniletebilir. Başka bir deyişle aynaya baktığınızda botoksa ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız botoks vaktiniz gelmiş demektir.

Yazının devamı...