Septoplasti nedir?

22 Ağustos 2020

Burun, koku almamızı sağlayan bir duyu organı olmasının yanı sıra solunum açısından da kritik öneme sahiptir. Burun iç yapısında oluşan deformiteler ya da doğum kusurları burnun sağlıklı çalışmamasına neden olabilmektedir. Septoplasti; farklı nedenlerle burun deliklerinin arasında bulunan kıkırdak ve kemikte meydana gelmiş eğriliği düzeltmek amacı ile yapılan cerrahi bir operasyondur. İki burun deliği arasındaki boşluğa septum denilmektedir. Kıkırdak ve kemikteki eğrilik ise sapmış septum olarak anılmaktadır. Septumun düz olması gerekir, eğrilmiş ya da bükülmüşse burundaki bir ya da iki odacığı da bloke ederek yeterli hava akışını engeller. Sapmuş septum, burnun nefes alma fonksiyonlarını yerine getirememesine, bazen burun tıkanıklığına ve sinüs enfeksiyonlarına neden olabilmektedir. Tıkalı bir burun, bakterilerin üreyip, çoğalabilmesi için elverişli koşullar sağlamaktadır. Bakterilerin yerleşerek bu bölgede çoğalması enfeksiyonlara neden olarak kronik hastalıklara yol açmaktadır.

Septum deviasyonunun pek çok nedeni olabilir. Doğuştan ya da sonradan ortaya çıkan bu problem nedeni ile hava almak için burnunuzda çok küçük bir geçiş yolu oluşur. Sapmış septum; burun ve kulak tıkanıklıklarına, burun kanamasına, zayıf drenaj nedeni ile sinüzite, koku kaybı ya da azalmasına neden olabilmektedir. Sapmış septumu düzeltmenin tek yolu da cerrahi operasyondur.

Septoplasti en yaygın uygulanan cerrahi operasyonlardan biridir ve bu operasyonun sonucunda yaşam kaliteniz yükselecektir. Burnunuzdan nefes alma güçlüğü yaşam kalitenizi etkilerken çeşitli semptomlara da neden olabilecektir. Septoplasti operasyonu ile sapmış septum düzeltilir ve gerekli ise sinüzit tedavi edilir ayrıca burunda yer alan polipler çıkarılarak, burun içindeki genişlemiş burun dokusu (konka) azaltılır, hava yolu açılarak tekrar yeterince hava almanız sağlanır. Rahat nefes alma ve koku alma duyumuz büyük ölçüde arttırılır.

Septoplasti bir burun estetiği operasyonu değildir eğer hasta burun fonksiyonlarının iyileştirilmesini isterken şeklinin de düzeltilmesini talep ediyorsa rinoplasti ile birlikte aynı seansta yapılabilir. Operasyondan önce doktorunuzla konuşmalı, tercihlerinizi ve beklentilerinizi aktarmalısınız. Bazı semptomları gidermek için ek cerrahi işleme de ihtiyaç duyulabilir. Operasyondan önce doktorunuz tıbbi geçmişiniz hakkında bilgi aldıktan sonra sizi fiziki muayeneden geçirerek burnunuzu inceler ve sizden bazı testler isteyebilir. Burnunuz farklı açılardan fotoğraflanıp septoplasti operasyonu sonrasında karşılaştırma yapılarak, referans olarak kullanılır.

Septum deviasyonu genellikle dışarıdan belli olmayacağı için operasyon sonucunda da burun şeklinizde bir değişme olmayacaktır. Fakat burun şeklinde bir değişiklik istiyorsanız rinoplasti operasyonu ile bir arada yapılması gerekmektedir. Septoplastinin birincil amacı nazal septumdaki anormallikleri ve tıkalı burun sorununu çözebilmek ve ilaçlarla sağlanamayan rahatlamayı cerrahi operasyonla yapabilmektir.

Cerrahi operasyon dikkatlice planlanır, cerrahınız mümkün olan en başarılı sonucun alınabilmesi için burun yapınızı ve kusurlarını dikkatlice muayene eder.

Genel anestezi altında yapılabilen septoplastide kıkırdak veya kemik yeniden konumlandırılarak septum düzeltilir. Eğer nazal kemiklerde çarpıklık bulunuyorsa kesi yapılarak düzeltilir. Septoplasti ile nefes alma, hastanın burun akıntısı ve burunda tıkanıklık hissi iyileştirilir.

Sapmış septum nedeniyle sağlıklı nefes almak zorlaşır, bu da yaşam kalitesini oldukça bozmaktadır. Bazen kişi bu kusurla doğabilir. Septumdaki bir sorun; nefes almasını zorlaştıran, burun kanamalarına sebep olan ve tekrarlayan enfeksiyonlara neden olabilmektedir.

Yazının devamı...

Rinoplasti sonrasında iyileşme sürecini hızlandırmak için neler yapabilirsiniz?

7 Ağustos 2020

Rinoplasti sonucunu bir an önce görmek için sabırsızlanan hastanın, iyileşme sürecini hızlandırmak için uygulayabileceği bazı yöntemler bulunmaktadır. Her şeyden önce hastanın operasyondan sonra tam olarak iyileşme süresinin bir seneyi bulabileceğinin farkında olması gerekir.

Rinoplasti yani burun estetik operasyonundan sonra ağrı kesici ilaçlarla kontrol edilebilecek hafif ve orta dereceli ağrılarınızın bulunması normaldir. Bu ağrı ve hissettiğiniz rahatsızlıkların 72 saat sonrasında hafiflediği görülür. Operasyondan ödem ve bölgesel çürükler oluşması da oldukça normaldir. Bu semptomlar, operasyonun ikinci gününde artarken zamanla normale dönüşecektir. Kişiden kişiye semptomların izlenmesi ve çabuk iyileşmesi farklılık gösterecektir.

Bir hafta içinde burnunuzdaki atel çıkarken, morluklar da yaklaşık olarak bu süre içinde azalacaktır ve bir iki hafta içinde günlük yaşantınıza dönebileceksiniz. İkinci haftada ödem inerken, morarmalar da tamamen yok olur. Bir ay içinde hasta, bireysel basit spor aktivitelerine dönebilir, sporunu güvenle yapabilir. Altı hafta içinde burnunuzdaki kemikler yerleşir ve gözlük takmaya başlayabilirsiniz. Altı ay içinde de burun derinizdeki uyuşma geçecektir. Bir yıl içinde yüzdeki tüm ödem giderek, burun şekliniz tam olarak belli olacaktır.

Bu bir yıllık süreci ve iyileşme adımlarını hızlandırabilmek için yerine getirebileceğiniz bazı ipuçları bulunmaktadır:

Ödem ve morlukları azaltabilmek için başınızı en az altı hafta boyunca dik tutmanız önemlidir. Buna özen göstermediğiniz durumlarda morarma ve ödem artarak iyileşme sürecinizi uzatabilecektir. Uyurken iki ya da üç yastık kullanarak başınız ve kalbinizi yüksekte tutmalı ve riski azaltmalısınız. Başınızı yüksekte tutmadan uyuduğunuz takdirde sadece ödem ve morluklar artmaz aynı zamanda burnunuzun şekli bile değişebilecektir. Evin içinde dolaşırken birinin kolunuza girerek size yardımcı olması da önemlidir.

Rinoplastiden sonra uygulayacağınız soğuk kompres ödemi azaltacaktır. Özellikle burun, üst dudak, göz çevresi ve yanaklarda ödem ve morarma görülebilir fakat on gün içinde kendiliğinden azalacaktır. 72 saat boyunca bu uygulamaya yanaklarınızda devam etmeniz, burnunuza dokundurmamanız önemlidir. Buz torbaları ağrılarınızın da hafiflemesine yardımcı olacaktır.

Rinoplastiden sonra yatak istirahati gereklidir, bol bol dinlenerek iyileşme sürecinizi hızlandırmalısınız. Burun tıkanıklıkları uykuya dalmanızı zorlaştırsa da her gece yedi sekiz saat uyumaya özen gösterin. Aşırı konuşma, gülme, sert çiğneme ya da yorucu aktivitelerden uzak durmalı; darbeler ve çarpmalara karşı burnunuzu korumalısınız.

Operasyondan sonra hafif ve ılık yemekler yemeye özen gösterin. Birkaç gün sıcak sıvı tüketmemeye gayret edin. Bulantı ve kusmayı önlemek için hafif yemekler seçilmeli ve az az yenmeli. Gerekli görülürse bulantı ve kusma için ilaç da kullanılabilir. Sebze ve meyvelerden zengin dengeli bir diyet uygulamanız önemlidir. Vücut kendisi için gerekli vitamin ve mineralleri aldığı sürece daha hızlı toparlanarak, iyileşecektir. Ayrıca proteinden zengin gıdalar da cilt, kas ve kıkırdak yapınızın tamiratında önemli bir paya sahiptir. Kabızlık sorununuz bulunuyorsa doktorunuzdan bu yönde ilaç istemeyi unutmayın.

Yazının devamı...

Revizyon rinoplastiye ne zaman karar vermeliyim?

4 Temmuz 2020

Revizyon rinoplasti, daha önce burun şeklini ve işlevini onarmak için yapılan estetik cerrahi bir operasyondan sonra tekrar aynı burun üzerinde yapılan ameliyattır. İlk burun ameliyatı olan primer rinoplastiden daha karmaşık olan bu operasyon ile burunda önceki operasyondan kaynaklanan fonksiyonel (nefes alma) ve dış şekli ile ilgili sorunlar çözümlenmeye çalışılır.

Revizyon rinoplasti isteği ile gelen hastalar, genellikle önceki ameliyatlarından çeşitli nedenlerle memnun değillerdir. Estetik kaygılar ya da operasyonun ardından oluşan işlevsel sorunlardan dolayı revizyon rinoplastiye ihtiyaç duyulmaktadır. Burun operasyonunun sonucunda estetik deformasyonlar ortaya çıkabilir ya da istenen değişikliğin tam sağlanamamış olması da memnuniyeti etkileyecektir. İlk rinoplastiden sonra oluşan genel sorunlardan biri de burun yapısından çok fazla ya da çok az çıkarılmış olmasıdır. Simetrinin bozulması ve skarlaşma da operasyonun yenilenmesi nedenleri arasında görülmektedir. Rinoplastiden sonra nazal septum sapması da görülebilir. Bu sonucun da operasyonla düzeltilmesi gerekmektedir. Septum sapması burunda tıkanıklığa, uç kıkırdak çökmesine neden olabilecektir.

Revizyon rinoplasti, primer rinoplastiden sonra ortaya çıkan sorunları düzeltebilmek amacıyla yapılan önceki operasyonun bir takibi olacaktır. Önceki operasyonun üzerine küçük düzeltmeler yapılarak deformasyonlar ya da estetik bozukluklar giderilir.

İlk operasyondan sonra gerçekçi beklentiler içinde olduğunuz halde burnunuzun görünüşünden memnun kalmadıysanız, nefes almakta zorluk çekiyorsanız ve bu durum günlük yaşamınızı olumsuz etkiliyorsa ve burnunuzda kıkırdak kayması, çökme, eziklikler gibi deformasyonlar oluştuysa revizyon rinoplastiye karar verebilirsiniz.

İlk burun ameliyatından sonra istenilen sonuç alınamadığı zaman bu durum cesaret kırıcı olarak görülebilir. Zorlu iyileşme süreci ve bu süreçten sonra tekrar ameliyata karar verirken dikkatlice planlamak ve revizyon rinoplasti sonucunda gerçekçi beklentiler içinde bulunmak önemlidir.

Revizyon rinoplastinin yapılabilmesi için öncelikle bundan önceki operasyonun tamamen iyileşmesi ve burun yapısının tekrar bir ameliyatı kaldırabilecek durumda olması gerekir. Rinoplastiden sonra bir burnun tam olarak iyileşebilmesi için yaklaşık olarak bir yıl geçmesi gerekmektedir. Kesinlikle burunda ve yüzde tüm kızarıklık, şişlik ve morlukların iyileşmesi gerekmektedir. Revizyon rinoplasti için doktorunuz burnunuzun iyileşip iyileşmediğini kontrol edebilir. Tekrar bir burun ameliyatı geçirebilmeniz için sağlıklı yüz dokusuna ve yüz kaslarına sahip olmanız gerekir.

Fakat bazı durumlarda bu bir yıllık iyileşme sürecini beklemeden de acil olarak revizyon rinoplasti yapılabilmektedir. Eğer yeni bir operasyona karar verme nedeniniz sadece estetik kaygılarla ilgiliyse bir yıl beklemeniz en doğrusu olacaktır fakat burun yaralanması, solunum yollarında meydana gelen bir tıkanıklık ya da cerrahi bir hata oluşması nedenleriyle operasyon daha yakın bir tarihe çekilebilir. Bu gibi beklenmedik, acil bir durumla karşılaşıldığında cerrahınızla sizin için yarar ve zarar dengesi gözetilerek en sağlıklı bekleme süresi belirlenebilir. Bazen vakalar hiç bekletilmeden operasyona da alınabilir. Her hastanın iyileşme süreci ve durumu farklılık gösterdiği için bekleme sürenizi doktorunuza danışmanız ve muayene olarak bu süreyi belirlemeniz gerekebilir.

Yeni bir

Yazının devamı...

Erkekler için yapılan rinoplasti farklı mıdır?

26 Haziran 2020

Rinoplastinin seyri bu konsültasyonda şekillense de burnunuzun ve yüz hatlarınızın oranları ölçülerek birbirleri ile uyumları da dikkate alınıp size İki boyutlu bir görsel hazırlanarak yeni burnunuzun nasıl görüneceğine dair bir çalışma yapılacaktır.

Yüzün en tanımlayıcı unsurlarından biri olan burun; yüzünüzdeki diğer organları da vurgulamaktadır. Güzel bir burun yüzü daha çekici hale getirirken, orantısız bir burun; yüzünüzden memnun olmamanıza neden olabilecektir. Rinoplasti ile yapılacak mikro milimetrik değişiklikler yüzünüzde ve ifadenizde köklü değişiklikler yaratabilir. Bu sebeple burun estetiği ameliyatları, kendinizi daha iyi hissetmenize ve özsaygınızı perçinlemenize yardımcı olur. Başarılı bir rinoplasti ile elde edilen doğal ve güzel bir sonuç, yüzünüzün daha çekici görünmesini sağlayacaktır. Burun estetik ameliyatlarının (rinoplasti) genelde burun ucunu kaldırmak ve burnu küçültmek amacıyla yapıldığı düşünülmektedir. Rinoplasti, estetik nedenlerle tercih edilebileceği gibi solunum problemini ortadan kaldırmak için de bu operasyona başvurulabilir. Fakat herkes için rinoplasti nedeni, burun yapısına göre değişebilmektedir. Kadınlar genellikle burunlarının küçültülmesini talep ederken, erkekler burun şeklinin değiştirilmesini ister ve efemineleştirmeden yüze uyumlu erkeksi bir burun tercih ederler.

Erkekler arasında en yaygın estetik operasyonlardan biri de rinoplastidir. Estetik olarak hoş görünecek bir burun şekli; alın, dudaklar, kaş ve çenenin oranlarına ve birlikte uyumuna bağlıdır. Kadın ve erkeklere göre bu oranlar ince bir çizgide farklılık göstermektedir. Erkeklerde burun açısı ve eğimi kadınlara göre farklılık gösterir. Kadınlarda rinoplasti ile burnun daha zarif görünmesini sağlayacak kadınsı açılar tercih edilecektir. Erkeklerde ise burun üzerinde yer alan kemer törpülenirken sadece şekil kusurları azaltılarak düzeltme tercih edilmektedir. Burnun bir kadın burnu gibi zarif, daraltılmış ve kalkık olması beklenmez, mevcut kusurlar düzeltilerek burnun hem işlevsel hem de görünüm olarak iyileştirilmesi yoluna gidilir. Burun işlevsel olarak size doğru çalışabiliyor gibi gelse de nefes almada sıkıntı, vertigo ve alerji gibi hastalıklar da burundaki şekil bozuklukları sebebiyle oluşup şiddetlenebilmektedir.

Erkek hastalarda başarılı bir rinoplastiden bahsedebilmek için burun yüze uygun olmalıdır. Burnun yüze göre büyük ya da küçük olması yüzünüzdeki uyumu bozacaktır. Rinoplasti yaptırmanıza neden olan sorun giderildikten sonra burun hala güçlü ve maskülen görünmelidir. Burnunuz size özel olarak yeniden tasarlanmalıdır; operasyondan sonra tanınmaz hale gelmemelisiniz. Yüzünüz daha çekici görünürken, hala kendiniz gibi görünmelisiniz. Erkekler, burun estetiği operasyonu geçirdiklerinin belli olmasını genellikle istemezler; bu nedenle burnun doğal ve maskülen görünmesi birincil amaç olarak öne çıkmaktadır.

Rinoplastiden önce yapılacak konsültasyonda beklentilerinizi ve burnunuzla ilgili şikâyetlerinizi açıkça dile getirmeniz, operasyon sonucundan memnun kalmanızı etkileyecektir. Siz isteklerinizi anlatırken, doktorunuzun da size sunduğu önerileri dikkate almalısınız. Gerçekçi beklentiler içinde olmak ve en sağlıklı sonucu elde edebilmek için karşılıklı uyum yakalanması önemlidir. Rinoplasti özgüveninizi artıracaktır ama dış görünüşünüzü idealize edecek bir estetik operasyon değildir. Burun estetiği sizin görünümünüzü mükemmelleştirmeyecek sadece iyileştirecektir. Sahip olduğunuz burun şeklinin iyileştirileceğini bilmeniz ve bu konuda gerçekçi beklentiler içinde olmanız önemlidir. Operasyon geçirildiğinin belli olmaması ve yeni burnunuzun doğal görünmesi için yüzünüze en iyi oturacak burnun 2 boyutlu olarak tasarlanıp ameliyattan önce planlamanın yapılması önemlidir.

Rinoplasti ile burun kıkırdağınız azaltılabilir, burnunuzun uzunluğu artırılıp kısaltılabilir. Burnunuza aldığınız darbe sonucu oluşan yumru ya da şekil bozuklukları düzeltilebilir. Burun üzerindeki kemer çıkarılabilir ve burun ucu kaldırılarak, delikleri şekillendirilir. Doğum kusurları ya da travma sonucu oluşmuş hasarlar da düzeltilerek, solunum problemleri giderilebilir. Erkekler için rinoplasti; fiziksel ve psikolojik olarak sağlıklı bireylerin, gerçekçi beklentiler içinde burnundaki kırığı düzleştirmek, burun boyutlarını ya da şeklini değiştirmek için başvurdukları ve başarılı sonuçlar alabileceği bir plastik cerrahi yöntemidir. Doğal bir sonuç için küçük dokunuşlarla yüzünüzde inanılmaz farklılar yaratacaktır.

Prof. Dr. Selçuk İnanlı

KBB ve Yüz Cerrahisi Uzmanı

Yazının devamı...

Sinüziti gözardı etmeyin

13 Haziran 2020

Sinüsler, başta bulunan dört hava boşluğundan oluşmaktadır. Bu boşluklar, beyni ve yüzü koruyan kemik ve doku yastıklarıdır. Sinüsler, burun içinden geçen havayı ısıtarak nemlendirir ve ayrıca sese rezonans verir. Sinüzit, sinüs zarlarının iltihaplanması ile oluşmaktadır. Burun boşluğuna bağlı bu küçük deliklerdeki iltihaplanma, mukusun sinüs içine yerleşmesine ve burada bakteri üretmesine neden olmaktadır. Sinüzit semptomları; baş ağrısı ve yüz ağrısı, eğilince sinüs bölgelerinde basınç hissetme, koyu renk burun akıntısı, burun tıkanıklığı olarak sayılabilir.

Sinüsler, burun yoluyla içeri giren hava parçacıklarını süpürmek için mukoza ile doludur. Mukoza mideye inmekte ya da burundan dışarıya atılmaktadır. Mukoza drenleri tıkandığında mukus boşaltılamaz ve bu bölgede iltihaplanmaya neden olur. Mukoza drenlerinde tıkanıklık; sigara içme, üst solunum yolu enfeksiyonu ve alerji nedeniyle oluşabilmektedir. Sinüs boşlukları bakterilerin çoğalması için mükemmel bir ortam hazırlar. Bakteriler, mukusun kalınlaşmasına neden olarak dışarı atılmasını zorlaştırır.

Kronik sinüzite yaygın olarak yol açan nedenler:

Alerjik rinit: Alerji nedeniyle sinüsler enfeksiyona açık hale gelmektedir.

Üst solunum yolu enfeksiyonları: Bu hastalık sırasında enfeksiyon, sinüs zarlarına yerleşerek kalınlaştırabilir ve mukusun bu bölgede birikmesine neden olabilir.

Polipler: Burunda doku büyümeleri nedeniyle burun hava yolları ve sinüsler tıkanabilmektedir.

Sapmış septum: Burun orta kıkırdağının eğrileşerek sinüs geçişlerini engelleyebilir ve sinüslerde bakteri birikmesine yol açabilir.

Bağışıklık sistemini çökerten HIV gibi çeşitli hastalıklar da burun tıkanıklığına yol açarak sinüs yollarını tıkamaktadır.

Yazının devamı...

Botoks öncesi ve sonrası

30 Mayıs 2020

Botoks, cildin daha genç görünmesi için uygulanan bir kozmetik prosedürdür. Botoks, özellikle göz çevresi ve alın kırışıklıklarının giderilmesi ayrıca migren ve aşırı terleme gibi rahatsızlıkların da tedavi edilmesinde kullanılan toksinin adıdır. Seyreltilerek kullanılan toksin, cildin belirli bölgelerine enjekte edilerek yüz kaslarını gevşetip çizgi ve kırışıklıkların belirginliğini azaltacaktır. Botoksun etkisi yaklaşık olarak dört ila altı ay sürecektir.

Botoks sonrasında egzersiz önerilmez çünkü egzersiz botoksun sonuçlarını etkileyebilecektir:

1. Bunun başlıca nedenlerinden biri de sporun enjeksiyon bölgelerine baskı uygulamasıdır. Botoks uygulamasından sonra en az ilk dört saat boyunca aktiviteden kaçınmalı ve botoksun kas içine yerleşmesi için zaman tanınmalıdır. Bir basınç uygulanması botoksun enjekte edildiği alandan kaymasına sebep olacaktır. Hala hassasiyete sahip bu alana mümkünse dokunmamanız önerilmektedir. Örneğin, egzersiz sonrasında terleyen anlınızı elinizle silmeniz bile masaj etkisi yaratıp, baskı uygulayarak enjekte edilen sıvının kaymasına ve hareket etmesine yol açacaktır. Spor yaparken kullanacağınız baş ve yüz ekipmanları da enjeksiyon alanlarına basınç uygulanmasına neden olabilecektir.

2. Egzersiz sırasında kalbiniz kan pompalamaya başlar ve kan akışı hızlanır. Egzersiz sırasında oluşan bu durum, kalp ve damar sağlığınız için oldukça önemlidir fakat botoksu negatif yönde etkileyecektir. Kan akışının hızlanması botoksun yer değiştirmesine neden olarak etkisini çevredeki kaslara taşıyacaktır. Kan basıncındaki artış aynı zamanda ödem ve morarmaya yol açabilir.

Aktivitelerinizi botoks enjeksiyonundan birkaç saat önce yapmanız ve en az 24 saat boyunca spor yapmamanız botoks işleminden verim almanızı sağlayacaktır.

3. Botoks uygulamasından sonra baş pozisyonunda değişiklik yapmamaya dikkat edilmesi ve kişinin eğilmemesi önerilmektedir. Bazı araştırmalarda, hastaların %3’ünün göz kapaklarında sarkma oluştuğu gözlenmiştir. Bu oluşan etkinin başlıca nedeni enjekte edilen sıvının yer değiştirmesidir. Baş pozisyon egzersizlerinden, botoks sıvısının kaymasını önlemek için 24 saat boyunca kaçınmanız gerekmektedir. Egzersiz sırasında yüzde bir gerilme olması da botoksu olumsuz etkileyecektir.

En az dört saat boyunca eğilme ve uzanma gibi basit hareketlerden kaçınmanız önerilmektedir. Botoksunuzun tam olarak etki sağlayabilmesi için 24 saat boyunca spor yapmamanız önemlidir fakat bazen doktorlar, daha güvenilir bir sonuç almak bir hafta egzersizlerden uzak durmanızı önermektedir.

Botoks enjeksiyonundan sonra size yapmamanız gereken aktivitelerin bir listesi verilecektir. Yüzünüze dokunmamanın yanı sıra alkolden, kafeinden, enjeksiyon yapılan bölgeye basınç uygulamaktan, banyo yapmak, kanı sulandıran ağrı kesiciler içmek, güneşlenmek, aşırı soğuk ve sıcak uygulamalar, makyaj yapmak ve temizlemek, kaş almak gibi günlük işlerinizden de kısa bir süre uzak durmanız tavsiye edilmektedir.

Yazının devamı...

Dolgu maddeleri ile gelen güzellik

22 Mayıs 2020

Yüz dolgu maddeleri; ameliyat olmadan ince kırışıklıkları azaltmak, yumuşak dokuya hacim kazandırmak için yapılan hyaluronik asit, kolajen ve kalsiyum hidroksil apartit gibi maddelerden oluşan küçük jel enjeksiyonlarıdır. Zaman içinde cilt tabakasındaki yağ ve protein kaybından dolayı, yüzde hacim kaybı nedeniyle oluşan sarkmaları ve ciltteki kırışıklıkları dermal dolgularla önleyebilirsiniz. Yüzün yanak, göz çevresi, ağız çevresi, dudak ve çene çizgisi gibi farklı bölgelerine dolgu yaptırmanız mümkün. Oldukça popüler ve minimal invaziv tedavi yöntemi olan dermal dolgu sayesinde daha genç ve çekici görünebilirsiniz. Yüz dolgu maddeleri, cildinizdeki yağ ve protein kaybını kalıcı olarak önleyemese de cilt yapınızı taklit ederek eski görünümüne geri kavuşturur.

Yaşlanmaya bağlı olarak cildimiz kolajen ve elastin üretmeyi yavaşlatmaktadır. Yaklaşık olarak 25 yaşından sonra kolajen ve elastin üretimi gerilemeye başlayacak ve yirmili yaşların sonunda vücut bu maddelerin üretimini tamamen durduracaktır. Nispeten erken yaşlarda, vücut kendisine genç görümünü kazandıran bu doğal maddelerin üretimini kestiği için ciltte kırışma ve sarkmalar daha erken ve kolayca oluşacaktır.

Dolgu maddelerinin yüze enjekte edilmesi, uygulanacağı bölgenin büyüklüğüne göre değişmekle beraber yaklaşık olarak 10 ila 20 dakika kadar sürmektedir. Uygulandığı bölgede küçük kızarıklıklar, hassasiyet ve ödem haricinde komplikasyon riski taşımaz. Enjeksiyondan kısa bir süre sonra da bu etkiler kendiliğinden kaybolacaktır. Kısa sürede uygulanan bu tedavi neticesinde günlük işlerinize hemen dönebilir, normal aktivitelerinize rahatlıkla devam edebilirsiniz.

Dermal dolgu maddeleri yüze uygulanırken normal bir enjeksiyon kadar rahatsızlık duyabilirsiniz. Bu etkiyi azaltmak için tedavi öncesinde anestezik kremler kullanılarak sızı en aza indirgenecektir. Bazen ağrıyı azaltmak için dolgu maddesinin içine lokal anestezik de eklenebilmektedir.

Dolgu maddeleri genellikle geçici süre için yapılır ve kalıcılığı vücut yapısına göre olduğu için bu süre kişiden kişiye değişmektedir. Genellikle altı ila on sekiz ay süresince uygulanan bölgede etkisini gösterecektir. Bu süre, uygulanan dolgu maddesinin türüne bağlı olarak da değişebilmektedir. Yanaklar ve dudaklar gibi hareket halindeki yüz bölgelerinde dolgu maddesinin erimesi daha hızlı olacaktır. Fakat burun kemeri ve kulak memesi gibi hareketsiz bölgelerde dolgu maddesi daha uzun süre dayanabilir. Dolgu maddesi, cilt yüzeyinin altına bir dizi küçük enjeksiyonlarla uygulanmaktadır. Kullanılacak dolgu maddesi miktarı, kırışıklığın derinliğine ve uygulanacak bölgeye bağlı olarak değişmektedir.

Dermal yüz dolguları; özellikle ciltteki kırışıklıkları gidermek, gözaltlarındaki boşlukları doldurmak, elmacık kemiklerini belirginleştirmek, yanakları doldurmak ve dudakları büyütmek amacıyla tercih edilmektedir.

Yüzünde kırışıklıklar ve çizgiler bulunan veya hacim kaybı olan herkes için yüz dolgusu önerilebilir. Hamile, emziren anneler ya da vücudunda enfeksiyon bulunan kişilerin yüz dolgusu kararını ertelemesi önerilmektedir. Hasta beklentisini gerçekçi tutmalı ve operasyon sonucu ile ilgili bir mucize beklememelidir.

Yüz dolgunuzdan memnun kalmadınız ya da işlemi çok aşırı bulduysanız, geri dönüşün kolay olması da bu tedavi yönteminin en büyük artıları arasındadır. Operasyonun üzerinden iki hafta geçtikten sonra yüzünüzde enjeksiyona dair tüm şişlikler indikten sonra mevcut durumdan hoşnut değilseniz hiyalüronidaz adı verilen bir enzimle dolgu çözülebilmektedir.

Yazının devamı...