Rinoplasti ve cerrah seçimi

10 Nisan 2022

Burnumuzun şekli tüm yüzümüzü ve ifademizi doğrudan etkiler. Yüzün tam merkezinde yer alması sebebiyle büyük bir öneme sahip olan burun, yüz güzelliğini ve çekiciliğini belirleyen organdır desek yanlış olmaz. Burun şeklinden görsel olarak memnun olmayan milyonlarca kişi her yıl burun estetiği operasyonu yaptırmaktadır. Operasyon öncesinde, cerrah seçimi yaparken çok dikkatli olmak gerekir. Burun estetiği ameliyatlarında başarı birden çok değişkene bağlıdır; fakat bu etkenlerin belki de en önemlisi ameliyatı gerçekleştiren cerrahtır.

Doğru doktor seçimi yapmak riskleri azaltır. Rinoplasti (burun estetiği) operasyonlarının %25’inde revizyon cerrahisine ihtiyaç duyulduğu bilinmektedir. Revizyon ameliyatı hem hasta hem de cerrah açısından daha zorludur. Hasta ikinci bir burun ameliyatına girmenin psikolojik açıdan yüklerini taşırken, cerrah da daha zor ve karmaşık bir prosedür gerçekleştirmek zorunda kalır. İşte bu durumla karşılaşmamak için baştan doğru seçim yapmak önemlidir.

Burun Estetiğinde Doktor Seçimi Nasıl Yapılmalı?

Burun estetiği yaptırmaya karar vermek kolay değildir. Eğer kesin kararınızı verdiyseniz sırada ikinci aşama yani doktor seçimi yapmak vardır. Bu aşamada titiz ve dikkatli davranmanız şarttır. Tek bir cerrahla görüşüp hemen karar vermektense, birkaç cerrahtan bilgi almak daha yararlı olabilir. Unutmayın ki doktor seçimi tüm cerrahi prosedürler için ciddi bir karardır.

Burnunuzu emanet edeceğiniz cerrahın deneyimi ve kabiliyeti ameliyat başarısını doğrudan etkileyecektir. İyi bir cerrah seçimi yapabilmek için, cerrahın başarı oranı ve hasta memnuniyeti göz önünde bulundurulmalıdır. Bunun için araştırdığınız cerrahın yaptığı burun ameliyatlarını inceleyebilir, hastaların öncesi ve sonrası fotoğraflarına bakabilirsiniz.

Tüm cerrahi ve estetik prosedürlerde olduğu gibi, burun estetiği operasyonlarında da bir takım riskler bulunmaktadır. Tam donanımlı bir hastanede gerçekleştirilen burun ameliyatlarında sağlık açısından risk yok denecek kadar azdır. Diğer taraftan, burun estetiğinde en büyük risk ameliyat sonucunun hastanın beklentileriyle uyuşmamasıdır. Bunu önlemek için, cerrahınıza beklentilerinizi iyice ifade etmelisiniz. Örneğin bazı hastalar burunlarının daha fazla kalkık olmasını isterken bazı hastalar bu görüntüden hoşlanmaz. Burun estetiğinde esas olan doğal ve güzel bir sonuç elde etmektir. Bu noktada cerrahın estetik algısı devreye girmektedir.

Hastanın ameliyata girerken gerçekçi beklentilere sahip olması ve ameliyattan sonra doktorun talimatlarına birebir uyması da işlemin başarısını etkileyen diğer faktörlerdir. Kısacası, hasta ve cerrah arasındaki iletişim sağlıklı bir ameliyat ve iyileşme süreci için çok önemlidir.

Yazının devamı...

Burun estetiği yaptırmaya değer mi?

28 Mart 2022

Estetik ameliyatları her ne kadar büyük bir hızla popülerleşse de kimse bir anda cerrahi bir operasyona girmeye karar veremez. Hatta estetik ameliyatların en zor kısmı ameliyata karar verme aşamasıdır desek yanlış olmaz. Gerçekten de çok sayıda hastanın burun estetiği yaptırmaya karar vermesi yıllar almaktadır.

Rinoplasti uzun yıllardır hem Kulak, Burun, Boğaz hem de Plastik Cerrahi’nin alanına giren ve uygulanan bir prosedürdür. Burunlarının görünümünden mutsuz olan kadın ve erkekler böyle yaşamak yerine rinoplasti cerrahisine yönelmeyi tercih etmekteler. Her ne kadar işinde uzman ve becerikli bir cerrahın elinden çıkan rinoplasti ameliyatlarıyla harika sonuçlar elde etmek mümkün olsa da, bu ameliyatı yaptırmayı düşünen kişilerin kafasında bir takım soru işaretleri olması kaçınılmazdır.

Hastaların en büyük endişesi ameliyat öncesi ve sonrası çekilen tüm zahmetlerden sonra iyi bir sonuç elde edememektir. Burun estetiği ameliyatı hem maddi hem de manevi olarak hasta için yük demektir. Ameliyat sonrasında iyi bir sonuç elde edilirse hasta çektiği zahmetlerin tam olarak karşılığını almaktadır; ancak aksi durumda ikincil bir rinoplasti operasyonuna ihtiyaç duyulabilir.

İkinci bir ameliyat hastaya tekrar maliyet çıkardığı gibi psikolojik olarak da ilk operasyona göre daha yıpratıcı olabilir. Elbette her revizyon (ikincil) rinoplasti operasyonu çok büyük bir kusuru gidermek için uygulanmaz. Hatta bazen ameliyatsız müdahaleyle burundaki ufak tefek kusurlar düzeltilebilmektedir. Ancak ilk işlemde büyük bir hata yapılmış ve sonuç beklentileri hiçbir şekilde karşılamamışsa, revizyon işlemi daha büyük ve komplike bir operasyon olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bütün bunlar göz önünde bulundurulduğunda ‘’Burun estetiği yaptırmaya değer mi?’’ sorusuna kesin bir cevap vermenin zor olduğu anlaşılmaktadır. Doğru doktorla doğru hasta buluştuğunda ortaya çıkan sonuç her iki taraf için de tatmin edici olmakla birlikte her zaman düşük de olsa bir şeylerin yolunda gitmeme riskinin bulunduğunu unutmamak gerekir. İyi bir rinoplasti cerrahı tarafından gerçekleştirilen ameliyatlardaysa bu risk son derece düşüktür. İşte bu nedenle, burun estetiği yaptırmaya karar verdiyseniz işinin ehli, deneyimli ve kabiliyetli bir cerrah arayışına girmelisiniz. Bu konuda, hastaların yorumları ve değerlendirmeleri size yardımcı olabilir. İyi bir cerrah ve ekibi, donanımlı bir klinik ya da hastane ortamı, kaliteli malzemeler ve her hastaya uygun olarak planlanan bir ameliyat süreci beraberinde başarıyı getirmektedir. Ancak tüm bunların yanında hastaya da iş düşmektedir. Sizin de doktorunuzun tüm tavsiyelerini dikkate almanız, reçete edilen ilaçları eksiksiz ve düzenli olarak kullanmanız ve doktorunuzun onaylamadığı aktivitelerden belli bir süre boyunca mutlaka uzak kalmanız şarttır.

Yazının devamı...

Kaş kaldırma ameliyatlarında kullanılan teknikler

17 Şubat 2022

Kaş kaldırma ameliyatı hem genç hem de orta yaşlı hastaların rağbet ettiği, son derece popüler bir estetik cerrahisidir. Düzgün kaşlar, güzel gözlerle birleştiğinde kişiye çekici ve etkileyici bir ifade kazandırır. Her birey için ideal kaş biçimi farklılık göstermekle birlikte, kalkık kaşların yüze daha canlı ve dinç bir ifade kattığı değişmeyen bir gerçektir. Bu amaçla her yıl binlerce kişi kaş kaldırma prosedürlerine başvurmaktadır.

İdeal Kaş Şekli Nasıl Olmalıdır?

Yukarıda belirttiğimiz gibi herkes için aynı olan bir ideal kaş şekli yoktur. Her kişinin yüz şekline ve genel yüz hatlarına yakışacak kaş biçimi değişebilir. Kimileri kısa, kalın ve düz kaşlardan hoşlanır, kimileri ince ve uzun, kimileriyse doğallıktan yanadır. Son dönemlerde dağınık ve kalkık kaş görüntüsü oldukça popülerleşmiştir. İlk önce süper modellerde gördüğümüz bu görüntü daha doğal durduğu için tüm dünyada trend haline gelmiştir.

Kaşları şekillendirmek için kaş almak dışında, kalıcı makyaj ve kaş botoksu gibi seçeneklerde bulunmaktadır. Ameliyat ise en etkili ve kalıcı sonuçları verdiğinden dolayı daha çok tercih edilmektedir.

Kaş Kaldırma Ameliyatlarında Hangi Teknikler Kullanılır?

Kaş kaldırma işlemleri ameliyatlı ve ameliyatsız olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Ameliyatsız yöntemler arasında botoks, ip ile kaş kaldırma (askı), dolgu enjeksiyonu, Fokus Ultrason ve Altın İğne ile kaş kaldırma yer alır.

Botoks ile Kaş Kaldırma: Botoks, sinir uçlarındaki iletimi bloke ederek işler. Kaş kaldırma işleminde ise, kaşların kenarlarına, altlarına ve üstlerine botoks enjekte edilir. Bu sayede kaşlarda daha kalkık bir görünüm elde edilir. Botoks uygulaması ortalama 6 ay kadar etkisini sürdürmektedir.

Askı Yöntemi ile Kaş Kaldırma:

Yazının devamı...

Estetik burun nasıl olmalıdır?

24 Ocak 2022

Kadın erkek, genç yaşlı hepimiz burun şeklimize önem veririz. Yüzümüzün tam ortasında konumlandığından, yüz hatlarımıza uyumlu olmayan bir burun güzellik algımıza aykırıdır. Tam da bu nedenle, hem dünyada hem de Türkiye’de en çok uygulanan estetik cerrahi operasyon rinoplasti, yani burun estetiği ameliyatıdır.

İyi bir burun estetiği operasyonu gerçekleştirebilmek için hastanın yüz hatlarını detaylıca değerlendirmek önemlidir. Böylece hem doğal görünen hem de yüzün geri kalanıyla uyumlu bir burun şekli meydana getirmek mümkün olur.

Yüz Tipine Göre Burun Şekline Nasıl Karar Verilir?

Estetik burun şekli denildiğinde tek bir tip burundan söz edilemez. Rinoplasti cerrahisi, her hasta için ayrı ve özel olarak planlaması gereken bir ameliyattır. Aksi takdirde, günümüzde örneklerini fazlasıyla gördüğümüz gibi herkese aynı tip burun yapılır ve yapay görünümler ortaya çıkar. Bunun önüne geçmek için hangi yüz tipine hangi burun şeklinin daha çok yakışacağını bilmek gerekir. Aynı şekilde, kadın ve erkek burun şekilleri arasındaki farkları bilmek ve ameliyatları buna göre yürütmek büyük önem taşır. Örneğin Türkiye de dâhil olmak üzere bazı coğrafyalarda kemerli burunlar yaygındır. Kemerli burun yapısına sahip kadınlarda, burun sırtındaki kemer tamamen alınarak burun ucu yükseltilir; erkeklerde ise burun yapısında burun ucu kalkık değildir.

Estetik bir burun şeklinde dikkat edilen unsurlar:

-Burun uzunluğu,
-Burun ucu yüksekliği ve şekli,

Yazının devamı...

Uyku apnesi ve horlama cerrahisi nedir, nasıl yapılır?

10 Ocak 2022

Kulak, burun ve boğaz ameliyatları denince bu sıralar aklımıza daha çok rinoplasti ve septorinoplasti gibi işlemler gelse de, bu bölümün ilgi alanına giren problemler çok daha fazladır. Uyku apnesi ve horlama da bu problemlerden bazılarıdır. Toplumda yaygın olarak karşılaşılan bu sorun çoğu kişi tarafından hastalık olarak görülmez. Bu da hastaların tedavi olmasını geciktirmekte veya engellemektedir. Aslında toplumumuzun en az %30’unu etkileyen uyku apnesi ve horlama ne gibi belirtilerle ortaya çıkmaktadır? Bu hastalığın doğru tedavisi nasıl yapılmalıdır?

Horlama ve uyku apnesi ciddiye alınması gereken bir rahatsızlıktır. Her şeyden önce, bu sorun bireyin uyku kalitesini düşürerek, genel yaşam kalitesinin de olumsuz etkilenmesine sebep olur. Horlama ve uyku apnesi yalnızca uyku esnasında çıkarılan bir gürültü olarak düşünülmemelidir. Bu hastalığın bilinen semptomları arasında kişinin gün içerisinde yorgun, stresli ve sinirli hissetmesi ve özellikle boyun bölgesinin terlemesi de yer almaktadır. Uyku apnesi, erkeklerde ve kilolu hastalarda daha çok görülür. Eğer hastanın kilo problemine eşlik eden kronik bir hastalığı da varsa cerrahi işlemlerle tedavi görmesi zorlaşmaktadır.

Neden Horlarız?

Horlama, erişkin bireylerde %25-30 civarında sürekli olarak, %45’inde ise aralıklı olarak gözlenen bir sorundur. Tıp dünyasında bir hastalık olarak tanımlanan uyku apnesi ve horlama, uyku sırasında kişinin dil kökü, küçük dil, yumuşak damak ve bademciklerinin geniz ile birleştiği bölgedeki kasların gevşemesi sonucunda meydana gelmektedir. Bu kaslar gevşediğinde, solunan havanın geçiş alanı daraltmakta ve hava gevşek dokularda bir titreşime neden olmaktadır. Bu titreşimin dışa vurumu ise horlama olarak adlandırdığımız gürültülü bir nefes alma biçimidir.

Peki, erkekler neden kadınlara göre daha fazla horlar? Bunun da nedeni basittir: çünkü kadın vücudunda yağlanma yaygın olarak kalça bölgesinde görülürken erkek vücudunda boyun ve karın çevresi yağlanmaya daha elverişlidir. Kilolu erkeklerde, uyku sırasında karın tarafından diyaframa yapılan baskı göğüs içi basıncını arttır. Bunun üstüne bir de dil arkaya kayarak yutak çevresindeki kasların gevşemesine sebep olursa horlama meydana gelmiş olur. Bununla beraber, menopoz döneminden sonra kadınlarda oluşan hormonsal değişiklikler sonrası orta yaşlı kadınlarda da horlama problemi ile karşılaşmaktayız.

Tedavi Seçenekleri Neler?

Cerrahi tedavi seçeneklerinden önce önleyici tedavi yöntemlerine başvurmakta fayda vardır. Kilo veren hastaların çok büyük bir kısmında horlama şikâyetinin kendiliğinden gerilediği gözlemlenmiştir. Bunun için gece yatmadan en az 3 saat önce yemek yemekten ve alkol almaktan kaçınmak tavsiye edilir. Sırt üstü yerine yan yatmak da horlamayı önler.

Bu genel önlemler işe yaramazsa özel tedaviler veya cerrahi yöntemlere başvurulur. Cerrahi tedavi yerine ilaç tedavisi ve CPAP (Sürekli Pozitif Basınçlı Hava) cihazı kullanılabilir. Ancak uzun vadede yan etkileri olduğu için ilaç tedavisi son zamanlarda pek fazla tercih edilmemektedir. Bir çeşit solunum maskesi olan CPAP, basınçlı havayı hastaya burun yoluyla verir. Bu nedenle, burun tıkanıklığı olan hastalar bu yönteme uygun değildir. Her gece düzenli olarak kullanılması gereken CPAP cihazı, bazı hastalarda burun içinde ödem, kuruluk, kabuklaşma ve kanamaya sebep olma riskini taşımaktadır.

Yazının devamı...

Kimler burun estetiği olamaz?

29 Aralık 2021

Burun estetiği ya da rinoplasti cerrahisi, burundaki şekil bozukluklarını kalıcı olarak gideren radikal bir çözümdür. Rinoplasti estetik kaygılarla yürütülen bir operasyonken, septorinoplasti diğer adıyla fonksiyonel burun estetiği, çoğu zaman hastalar için bir zorunluluk durumuna gelmektedir. Septorinoplasti işlemi sık sık rinoplasti ile karıştırılsa da, bu ameliyatın amacı burnun içyapısındaki işlevsel sorunları düzeltmek ve bunu yaparken de hastaya daha düzgün bir burun şekli kazandırmaktır. Dolayısıyla rinoplasti (estetik burun ameliyatı) daha çok keyfi bir operasyon olarak nitelendirilirken, septorinoplasti (fonksiyonel burun estetiği) hastanın sağlıklı bir şekilde nefes almasını engelleyen ve yaşam standartlarını düşüren durumlarda zorunlu olarak uygulanır.

Güzellik algılarının dışında kalan bir burun kişinin beden sağlığını olmasa da ruh sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle pek çok kişi rinoplastiye yönelmektedir. Fakat burun estetiği yaptırmaya karar vermeden önce iyice düşünmek gerekir. Tüm cerrahi operasyonlarda olduğu gibi, burun estetiği ameliyatlarında da bir takım riskler söz konusudur.

Şimdi, kimler burun estetiği olamaz sorusuna gelelim. Kozmetik ve cerrahi işlemlerde her zaman bazı riskler söz konusudur. Ancak, cerrahi işlemlerde bu risklerin ciddiyeti ve şiddeti daha fazladır. Bu nedenle şeker hastalığı, kalp hastalıkları ve yüksek tansiyon hastalıkları olan kimseler rinoplasti cerrahisi için uygun adaylar kategorisine girmezler. Bunların dışında ruh durumu bozuk hastaların da cerrahi operasyonları ve getirilerini kaldıramayabilecekleri olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır. Tüm bunlar uzman bir cerrah tarafından çeşitli testler yürütmek ve hastanın sağlık öyküsü dinlemek suretiyle değerlendirilir ve ameliyat için uygun bir aday olup olmadığına karar verilir.

Kimler Burun Estetiği İçin İyi Birer Adaydır?

18 yaşını doldurmuş ve herhangi bir sağlık problemi olmayan herkes rinoplasti cerrahisi için uygun birer aday olarak kabul edilir. 18 yaş sınırı kızlarda çoğunlukla 17’ye çekilmektedir. Burada önemli olan hastanın ergenlik dönemini ve gelişimini tamamlamış olmasıdır. Aksi takdirde, büyüme süreci devam ederken uygulanan cerrahi işlemler, birey tamamen erişkin olduğunda istenenden farklı sonuçlar doğurabilir. Özellikle erkeklerde yüz kemiklerinin gelişimi 25 yaşına kadar devam ettiği için daha dikkatli davranmak gerekir. Yoksa rinoplasti sonucunda elde edilen burun şekli gelişen yüz hatlarına göre küçük kalabilir. Küçük burunlar kadınsı nitelik taşıdığından erkek hastalarda tuhaf bir görünüm yaratır. Öte yandan, rinoplasti alt yaş sınırı kızlar için daha esnektir; çünkü erkeklerin tam aksine küçük burun kadınlar için her daim bir çekicilik göstergesidir.

Yazının devamı...

Septum deviasyonu kilo almanıza yol açabilir mi?

16 Aralık 2021

Uzun zamandır süregelen burun tıkanıklığının kilo vermenize engel olabileceğini biliyor muydunuz? Çoğumuz burun tıkanıklığının gelip geçici olduğunu düşündüğümüzden, durumun altında yatan sebepleri araştırma gereği duymayabiliyoruz. Fakat bazı detaylar burun tıkanıklığının ciddi sebeplerden kaynaklandığına işaret ediyor olabilir. Çoğu kişi bilmese de, istikrarlı devam eden diyet ve egzersize yanıt vermeyen fazla kilolar da bu detaylardan biridir. Peki, bu nasıl oluyor?

Nefes alma kalitemiz kilomuzu etkiler mi?

Bu sizi şaşırtabilir ama evet! Tıkanık bir burun, gece ağzınız açık uyumanıza ve dolayısıyla horlamanıza neden olur. İşte bu, vücudunuzun ihtiyaç duyduğu oksijeni sağlıklı bir şekilde soluyamadığınız anlamına gelir. Oksijenin tüm canlılar için hayati önem taşıdığını hepimiz biliyoruz. Peki, oksijenin vücudumuzdaki fazla yağların yakılmasında da çok önemli rol oynadığını biliyor muydunuz? İşte bu nedenle, oksijen solunumu azaldıkça, yağ yakımı da azalır.

Vücudun ihtiyaç duyduğu oksijeni alamamasının bir diğer sonucu ise stres hormonu olan kortizon salgısında görülen artıştır. Stres hormonu, vücudun daha fazla yağ depolamasına olanak sağlar. Böylelikle kilo vermek güçleşirken, vücut kilo almaya daha elverişli hale gelir.

Burun tıkanıklığı neden olur?

Geçmeyen burun tıkanıklığı üç sebepten kaynaklanır:

-Septum deviasyonu (burun kemiği ve kıkırdak eğriliği),

Yazının devamı...

Botoks çeşitleri nelerdir?

12 Ekim 2021

Botulinum toksini ya da kısaca botoks, Clostridium botulinum adı verilen bir bakteriden elde edilen, saflaştırılmış protein içerikli bir toksindir. Sinir uçlarının hareketini ve diğer organlara iletimini engelleyen botoks, medikal estetik işlemlerinde en çok kullanılan maddedir. Sinir uçlarının geçici olarak bloke edilmesi kas hareketlerini belli ölçüde sınırlayarak ciltteki mimik çizgilerinin ve kırışıklıkların görünümünün azaltılmasını ve yok edilmesini sağlar.

Botoks Yüzde Hangi Bölgelere Uygulanabilir?

Botoks işlemi günümüzde terleme tedavisi ve kronik migren ağrılarının önlenmesinde de kullanılmakla birlikte en yaygın kullanım alanı yüz bölgesidir.

Botoks, alın bölgesindeki kırışıklıklar, göz çevresindeki ince çizgiler ve kırışıklıklar, iki kaş arasında bulunan çizgiler ve dudak ve çene bölgesindeki kırışıklıklar için etkili bir işlemdir. Botoks uygulaması zaman zaman dolgu işlemi ile karıştırılsa da ikisi çok farklı işlemlerdir. Botoks işleminin herhangi bir dolgunlaştırma etkisi yoktur.

Botoks İşlemi Nasıl Yapılır?

Uygulama sırasında ilk olarak cilt yüzeyi temizlenir ve anestezik bir krem uygulanır. Uygulama yapılacak bölgenin uyuştuğundan emin olunduktan sonra bu bölgelerde belirlenen noktalara botulinum toksini enjekte edilir. Botoks ağrılı ya da acılı bir uygulama değildir. Uzman bir doktor tarafından uygulandığı sürece tamamen güvenli ve risksiz bir tedavidir. İşlem etkisini 3-4 gün içinde gösterir ve bu etkiyi 6 aya kadar sürdürür. Hasta daha sonra dilerse botoksunu yeniletebilir.

Botoks Çeşitleri

Psiko botoks: Standart botoks uygulamasıdır. Aşırı mimik kullanımından dolayı ortaya çıkan çizgi ve kırışıklıkların giderilmesini sağlar. Özellikle orta yaşlı kişiler tarafından tercih edilmektedir.

Yazının devamı...