Burun deliği estetiği

26 Aralık 2020

Burun delikleri kişinin yüz görünümünü güzelleştiren ve çekiciliğini arttıran önemli bir unsurdur. Özellikle simetrik olmayan burun delikleri birçok kişiyi burnundaki diğer kusurlardan daha çok mutsuz edebilir. Bu nedenle burun deliği tasarımı, bir burun estetiği ameliyatının başarı göstergelerinden biri olmaktadır. Asimetrik burun delikleri burnun hem fonksiyonel hem de görsel açıdan çok daha verimli olmasını sağlar.

Bir rinoplasti ameliyatının çok daha doğal sonuçlara sahip olmasını sağlayan şey burun delikleridir. Simetrik ve normal büyüklükteki oval burun delikleri burun ameliyatı sonuçlarının çok daha doğal görünmesini sağlar. Özellikle nefes alma işlevinin hakkıyla yerine getirebilmesi için burun deliklerinin yeterli genişlikte olması gerekmektedir. Bazı durumlarda burnun aşırı dar olması nedeniyle burun delikleri doğuştan küçük olabilmektedir. Bu gibi durumlarda burun kanatlarının genişletilebilmesi adına vücudun diğer bölgesinden alınan kıkırdak ile burun bölgesine greftleme işlemi gerçekleştirilir. Bu işlem hem burnun duvarının yükseltilmesi hem de genel yüz görünümünün daha çekici hale getirilmesi açısından önemlidir. Geniş veya açık burun delikleri için ise rinoplasti operasyonlarında genellikle burun deliğinin yanakla birleştiği kısımdan doku alınarak burunda daraltma işlemi gerçekleştirilir. Ancak bazen burun yapısının bir parçası olan burnun taban dokusundan da parça alınması da gerekebilir. Bu durum burun deliklerinin içeri doğru daraltılmasını sağlar. Burun deliklerinin simetrik hale gelmesi kişinin genel yüz ifadesini tamamıyla değiştirebilir ve daha sağlıklı bir imaj verebilir, öyle ki bazı durumlarda burun deliklerindeki asimetrinin giderilmesi ile kişinin burnu üzerinde başka bir operasyon yaptırmasına gerek bırakmayabilir. Ancak burun deliklerindeki asimetrinin en büyük nedenlerinden biri burun eğriliğidir. İnsan burnu için 0.5-1 derecelik eğim aralığı normal standartlarda kabul edilir. Erkeklerde estetik kaygılar nedeniyle burun eğriliğine tolerans kadınlardan fazladır. Rinoplasti ameliyatının asıl hedefi burun eğriliği ve asimetrik burun delikleri gibi problemleri normal fizyolojik sınırlara getirmektir. Ameliyat öncesinde 3-4 derecelik bir eğriliğe sahip olan burnu ameliyattan sonra 1 derecenin altına indirilmesi ise ameliyatı hedefine ulaştırmış sayılır.

Burun ameliyatı öncesinde ise cerrahın muayenesinde hastanın şikayetçi olduğu burun için hangi operasyon çeşidinin gerçekleştirileceğine karar verilir. Dijital ortamda kişinin sahip olacağı yeni burun görüntüsü tasarlanarak hastaya sunulur. Hasta, psikolojik olarak operasyon fikrine ve yeni görünümüne hazırlanır.

Rinoplasti ameliyatlarında burun deliği tasarımının başarılı olmasında önemli olan birçok faktör vardır. Bunlardan ilki cerrahın deneyim ve el becerisidir. Daha sonra işin içine biraz matematik girer ve altın oran ile kişiye en uygun burun deliği boyutları hesaplanır. Kişinin burun delikleri arasındaki mesafe gözün iç kenarlarındaki mesafe ile doğru orantılı olmalıdır. Hastanın nefes alması için yeterli büyüklükteyse ve yüzünün genel şekline uyumluysa burun deliklerine daha önceden planlanmış olan şekil verilir.

Burun deliği estetiği sonrasında hastanın iyileşme süreci ilk olarak hastanın cilt yapısına bağlıdır. Bugün kullanılan son teknikler ile hastaların iyileşme sürecini büyük oranda kısaltmıştır. Hasta, yaklaşık bir hafta içerisinde iyileşerek işinin başına geri dönebilir ve gündelik yaşamına rahatlıkla devam edecek hale gelir.

Burun deliği estetiği ameliyatı, kişinin estetik görünümü iyileştirmesinin yanı sıra yaşam kalitesini de olumlu yönde geliştirir. Yeterli miktarda nefes alabilen hastalar, genel sağlığı etkileyen alerji gibi problemlerinden kurtulabilir. Burun deliklerinde asimetrik görünümden rahatsız olan ve 18 yaşını geçmiş bütün bireyler burun deliği tasarımı için rinoplastı ameliyatı başvurusunda bulunabilir

Burun deliği asimetrisi ve bu konudaki tedavi seçenekleri hakkında daha detaylı bilgi almak için bize ulaşabilirsiniz. Sorularınızı yanıtlamaktan memnuniyet duyacağız.

Yazının devamı...

Daha genç göz kapakları mümkün mü?

27 Kasım 2020

İnsanların diğer insanlar ile iletişim kurma sürecindeki en önemli organların birisi gözlerdir. Yüzümüzün tam merkezinde bulunan gözlerin fonksiyonları kadar estetik görünümleri de önemli bir ayrıntıdır. Göz kapakları gözü çevreden gelebilecek toz ve yabancı cisimlere karşı korur ve gözdeki nemin kornea yüzeyine eşit şekilde dağılmasını sağlayarak gözdeki kuruluğun önüne geçer. Deri ve kaslardan oluşan göz kapakları aynı zamanda göze giren ışık miktarını dengeler.

Göz kapaklarının formu bir insanın iyi veya kötü, yaşlı ya da genç görünmesini sağlayabilir. İleri yaş, olumsuz hava koşulları, sigara kullanımı ve genetik yatkınlık gibi birçok faktör düşük göz kapağı gibi problemlerin yanında, göz kapağında yaşlanma ve yıpranma belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olabilir. Meydana gelen bu olumsuz değişiklikler kişiyi normalden daha yorgun ve mutsuz gösterebilir. Bu tarz problemlerden rahatsız olan kişiler göz kapağı estetiği yani diğer adıyla blefaroplasti işleminin yardımına başvurabilir.

Fakat her bir hastanın birbirinden farklı ihtiyaçları vardır. Bu nedenle her hastanın ihtiyaçlarının doğru bir şekilde belirlenip en doğru göz kapağı estetiği uygulamasının yapılması çok önemlidir. Bu nedenle göz kapaklarını gençleştirmeyi düşünenlere yol gösterici olacağına inandığımız bu yazımızda daha genç göz kapaklarına sahip olmak için uygulanan ameliyatı çeşitlerini inceleyeceğeyiz.

Blefaroplasti

Üst göz kapağı estetiği yani blefaroplasti göz kapaklarına yapılan bir operasyon olup Plastik Cerrahi Uzmanı tarafından göz çevresindeki sarkmış deri ve fazla kas dokusunun çıkarılarak buradaki dokuların gerdirilmesine yönelik uygulamaların tümünü ifade eder. Bazı kişilerin üst göz kapaklarında fazladan boğumlar oluşabilir. Sarkık cilt yapısına sahip olan göz kapakları bazen görme bozukluğuna bile neden olabilir. Bu tip göz kapakları için göz kapağı kaldırma ameliyatı tercih edilmektedir. Üst göz kapaklarındaki fazla deriyi alarak buradaki sarkmayı azaltan göz kapağı estetiği ile kişi daha genç ve dinlenmiş bakışlara sahip olur.

Göz kapağı estetiği alt ve üst göz kapaklarına ayrı ayrı uygulanabileceği gibi aynı anda ikisine birden de uygulanabilir. Alt göz kapağı uygulamaları yanak pozisyonu dikkate alınarak gerçekleştirilir. Göz altı torbası mevcut ise yine bu görünüm düzeltilir.

Pitozis Ameliyatı

Pitozis

Yazının devamı...

Septum deviasyonu nedir?

14 Kasım 2020

Septum deviasyonu nedir?

Burun deliklerinin arasında kıkırdak ve kemikten oluşan ince bir duvar bulunmaktadır. Bu ince duvar Septum olarak adlandırılır. Septum tipik olarak burnun tam merkezine oturur ve burun deliklerini eşit olarak ikiye böler. Ancak birçok insanda durum böyle değildir. İnsanların %80’i genetik faktörlerden, yaralanmalardan veya travmalara bağlı olarak gelişen nedenlerden dolayı sağa veya sola doğru eğilmiş bir septuma sahip olabilir. Bu çarpıklık Septum Deviasyonu olarak adlandırılır. Septum deviasyonu rahatsızlığına sahip birçok insan ya herhangi bir semptom yaşamazlar ya da var olan semptomları fark etmedikleri için tedavi görme ihtiyacı duymayabilirler. Fakat burun, insan sağlığı için çok önemli bir duyu organıdır. En önemli görevlerinin başında akciğere giden havayı temizleyip nemlendirerek ciğerlerin kurumasını önlemek gelir. Bunun yanı sıra insanların koku alma duyusunu gerçekleştirmeyi sağlayan sinirler de burunda bulunur. Dolayısıyla burun ile ilgili bir rahatsızlık vücudun geri kalanını büyük ölçüde etkilemektedir. Örneğin tıkalı bir burun nefes almayı, uyumayı veya rahatlamayı ciddi anlamda zorlaştırabilir.

Septum deviasyonu semptomları genel olarak nefes almada zorluk, sinüzit veya nazal mukoza zarının iltihaplanması ile kendini gösterir. Bunların yanında diğer semptomlar genellikle solunum yolu enfeksiyonu, soğuk algınlığı veya alerji ile karıştırılır. Hafif bir septum deviasyonunda görülen yaygın semptomlar ise şunlardır; genel veya tek tarafta daha yoğun olan burun tıkanıklığı, sinüs enfeksiyonları, burun kanamaları, sık sık kabuklanma veya kuru burun, mukoza zarlarının kurumasından kaynaklanan hava akışının artması nedeniyle genellikle daha büyük burun deliğinde uyku sırasında sesli solunum, yüz ağrısı, geniz akıntısı, baş ağrıları, horlama, nefes alırken veya nefes verirken ıslık sesi görülmektedir. Ağır vakalarda ise genellikle tıkalı burun nedeniyle uyku apnesi en önemli semptomlardandır. Septum deviasyonu problemini düzeltmenin tek yolu ameliyattır. Septoplasti, septum deviasyonunu problemini düzeltmek için gerçekleştirilen cerrahi prosedüre verilen isimdir, yamuk septum düzelterek burundaki hava akışını düzeltir.

Septoplasti ameliyatı nasıl gerçekleştirilir?

Septoplasti ameliyatının süresi ve kullanılan anestezi, septumun eğriliğinin seviyesine bağlıdır. Operasyon 60-90 dakika arasında sürebilir ve genel anestezi kullanılarak gerçekleştirilir. Cerrah hastanın burnunun içinde bir ufak kesi yapar ve bu sayede septumu burnun merkezine doğru hareket ettirir. Bu işlem sırasında septumun bazı parçalarını kesmesi veya çıkarması gerekebilir. Septoplasti ameliyatı burnu yeniden şekillendirmek veya yeniden boyutlandırmak için rinoplasti (burun estetiği) ile birleştirilebilir. Septoplasti sadece burun fonksiyonlarını iyileştirmekle kalmaz, aynı zamanda burnu da estetik olarak çok daha hoş hale getirmektedir. Bu nedenle hastanın en az 18 yaşında olması ve gelişimini tamamlamış olması tavsiye edilmektedir. Ameliyattan sonra burun üzerindeki atel yaklaşık bir ile iki hafta boyunca kullanılmaya devam edilirken bandajlar bir veya iki gün sonra çıkarılır. İyileşme döneminde, hastanın burnunun tekrar sağlıklı bir görünüme sahip olması ve hastanın iyi hissetmeye başlamasından önce yaklaşık 2-4 hafta boyunca nefes almada zorluk ve ufak ağrılar yaşanabilir. Septoplasti sonrasında iyileşme süresi hastadan hastaya farklılık gösterebilir. Ameliyat sonrasında hastanın sulu ve yumuşak gıdalarla beslenmesi gerekir. Hasta operasyondan yaklaşık 3 saat sonra yumuşak gıda alımına başlayabilir. Ortalama bir iyileşme süresi 1-4 hafta arasında olsa da septoplastinin nihai sonuçlarının görülebilmesi için operasyondan sonra 12 ay kadar bir süre geçmesi gerekebilir. Genellikle hasta ameliyatın ikinci gününden sonra normal hayatına ve beslenme düzenine döner ve kendi işlerini tek başına yapabilir. Septoplasti ameliyatı birçok kişinin nefes almasını ve yaşam kalitesini iyileştirmesine yardımcı olmaktadır. Eğer siz de Septum Deviasyonu problemi yaşıyorsanız ve kalıcı bir tedavi elde etmek istiyorsanız septoplasti hakkında daha fazla bilgi almak için bize bir mesaj gönderebilirsiniz.

Prof. Dr. Selçuk İnanlı

KBB ve Yüz Cerrahisi Uzmanı

Site : http://www.selcukinanli.com/

Yazının devamı...

Etnik rinoplasti

7 Kasım 2020

Nesilden nesle geçen genetik aktarımlar ile her bir etnik grup kendi etno-kültürel, melez ve coğrafi özelliklerine ait yüz fenotipleri ve burun karakteristiklerine sahip olmaktadır. Genetik çeşitliliğin ortaya koyduğu bu durum estetik alanına da tezahür etmiştir. Şöyle ki; kişinin sahip olduğu etnik kökenlerine ait karakteristik özellikler göz önüne alınarak kişinin yüzündeki orantısızlıkların estetik amaçlı düzeltilmesi Etnik Estetik Cerrahi, bu amaçla gerçekleştirilen burun ameliyatı ise Etnik rinoplasti olarak adlandırılmaktadır.

Etnik rinoplasti operasyonlarında, kişilerde bulunan etnik farklılıkların ameliyat yoluyla tektipleştirilmesi değil, aksine kişinin sahip olduğu karakteristik burun özelliklerinin yüz ile uyumu korunarak, varsa burundaki işlevsel sorunların düzeltilmesi ve estetik bütünlüğün sağlanması amaçlanır.

1800’lü yıllardan itibaren yapılan antropolojik çalışmalar ile dünya üzerinde Kafkas, Afro-Amerikan, Afrikalı, Orta Doğulu, Latin Amerikalı, Asyalı ve İspanyollar gibi birçok farklı etnik grup olduğu tespit edilmiş ve bu etkin gruplar incelenerek her birinin farklı karakteristik fiziksel özellikleri olduğu anlaşılmıştır. Etnik rinoplasti her bir etnik grubun farklılık gösteren özelliklerine ve gereksinimlerine cevap verebildiği için günümüzde giderek popülerleşmeye başlayan bir rinoplasti yöntemidir. Farklı genetik özelliklerden ötürü değişen burun tipleri için yapılan rinoplasti ameliyatlarında kullanılan yöntemler de farklılık göstermektedir.

Etnik rinoplasti ile burunda kıkırdak azaltma veya çoğaltma işlemlerinin yanı sıra yeniden şekillendirme ve modelleme yapılmaktadır. Kafkas kökenliler için yapılan klasik burun küçültme ameliyatları çıkıntılı kemiğin ve kıkırdak dokusunun alınmasını gerektirmekte iken Afro-Amerikan kökenli kişilerde ve Asyalılarda etnik rinoplasti daha çok burun büyütme, kıkırdak ekleme ve burun tabanını daraltma şeklinde gerçekleştirilmektedir. Hastaların yüzüne uygun bir burun elde etmek için kıkırdak greftleri ve anti-alerjen implantlar kullanılabilir. Eklenen implantlar ve kıkırdak greftleri sayesinde burun hatları daha belirgin hale getirilir. Operasyonlarda tercih edilen kesi yöntemleri ise ikiye ayrılır. Açık ve kapalı şekilde gerçekleştirilen operasyonların arasındaki en önemli fark iyileşme sürecinde hissedilir. Kapalı bir şekilde gerçekleştirilen etnik rinoplasti, açık bir rinoplasti ameliyatına oranla daha hızlı iyileşmektedir.

Hastalar genel olarak rinoplasti ameliyatı olmayı isterken sahip oldukları benzersiz özellikleri ve karakteristik yüz yapılarını korumak istemektedir. Etnik rinoplasti, hastaların yüz oranlarına ve genel görünümlerine uygun bir burun kontürüne sahip olmasını sağlamaktadır. Etnik rinoplasti, her bir etnik grubun sahip olduğu yüz standartları hakkında deneyim ve uzmanlaşma gerektiren özel bir alandır. Operasyon öncesinde hastanın burnunun yüzüne olan oranı hesaplandıktan sonra yüze en uygun burun şekli tasarlanır. Elde edilen doğal sonuçlar ile hastanın arzuladığı görünüme kavuşması sağlanır. Burun yeniden şekillendirilirken yüzün asimetrisi dengelenir ve yan profilden bakıldığında belirgin bir değişiklik elde edilir. Tüm bunların yanında eğer travmalardan, kazalardan veya doğuştan meydana gelmiş olan nazal septum deviasyonu problemi varsa aynı ameliyatta söz konusu deviasyon da düzeltilir. Tüm bunların sonucunda hastanın yaşam kalitesinde ve özgüveninde artış görülür.

Bu konuda unutulmaması gereken en önemli nokta etnik rinoplasti yaptıracak olan kişinin 18 yaşından büyük olması ve gelişimini tamamlamış olmasıdır. Bu sayede etnik rinoplasti sonrasında elde edilecek sonuçlar kalıcı olacaktır. Çünkü ameliyat sonrasında yaşayacağı fiziksel değişime psikolojik olarak hazır olmayan hastalara etnik rinoplasti önerilmemektedir.

Ameliyat sonrasında görülen şişlik ve morarmalar 3 ile 4 hafta arasında büyük ölçüde iyileşmektedir. Bu süreçte hasta, doktor önerisi ile verilen burun spreyini kullanarak burnunu nemli tutmalıdır. Rutin hayatına devam eden hastanın yaklaşık 4 hafta kadar ağır egzersizlerden kaçınması gerekmektedir. Etnik rinoplasti sonucunda burunun nihai görünümüne ulaşılması için 1-1,5 yıl arasında bir süre geçmesi gerekmektedir.

Yazının devamı...

Daha genç göz kapakları mümkün mü?

30 Ekim 2020

İnsanların diğer insanlar ile iletişim kurma sürecindeki en önemli organların birisi gözlerdir. Yüzümüzün tam merkezinde bulunan gözlerin fonksiyonları kadar estetik görünümleri de önemli bir ayrıntıdır. Göz kapakları gözü çevreden gelebilecek toz ve yabancı cisimlere karşı korur ve gözdeki nemin kornea yüzeyine eşit şekilde dağılmasını sağlayarak gözdeki kuruluğun önüne geçer. Deri ve kaslardan oluşan göz kapakları aynı zamanda göze giren ışık miktarını dengeler

Göz kapaklarının formu bir insanın iyi veya kötü, yaşlı ya da genç görünmesini sağlayabilir. İleri yaş, olumsuz hava koşulları, sigara kullanımı ve genetik yatkınlık gibi birçok faktör düşük göz kapağı gibi problemlerin yanında, göz kapağında yaşlanma ve yıpranma belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olabilir. Meydana gelen bu olumsuz değişiklikler kişiyi normalden daha yorgun ve mutsuz gösterebilir. Bu tarz problemlerden rahatsız olan kişiler göz kapağı estetiği yani diğer adıyla blefaroplasti işleminin yardımına başvurabilir.

Fakat her bir hastanın birbirinden farklı ihtiyaçları vardır. Bu nedenle her hastanın ihtiyaçlarının doğru bir şekilde belirlenip en doğru göz kapağı estetiği uygulamasının yapılması çok önemlidir. Bu nedenle göz kapaklarını gençleştirmeyi düşünenlere yol gösterici olacağına inandığımız bu yazımızda daha genç göz kapaklarına sahip olmak için uygulanan ameliyatı çeşitlerini inceleyeceğeyiz.

Blefaroplasti

Üst göz kapağı estetiği yani blefaroplasti göz kapaklarına yapılan bir operasyon olup Cerrah tarafından göz çevresindeki sarkmış deri ve fazla kas dokusunun çıkarılarak buradaki dokuların gerdirilmesine yönelik uygulamaların tümünü ifade eder. Bazı kişilerin üst göz kapaklarında fazladan boğumlar oluşabilir. Sarkık cilt yapısına sahip olan göz kapakları bazen görme bozukluğuna bile neden olabilir. Bu tip göz kapakları için göz kapağı kaldırma ameliyatı tercih edilmektedir. Üst göz kapaklarındaki fazla deriyi alarak buradaki sarkmayı azaltan göz kapağı estetiği ile kişi daha genç ve dinlenmiş bakışlara sahip olur.

Göz kapağı estetiği alt ve üst göz kapaklarına ayrı ayrı uygulanabileceği gibi aynı anda ikisine birden de uygulanabilir. Alt göz kapağı uygulamaları yanak pozisyonu dikkate alınarak gerçekleştirilir. Göz altı torbası mevcut ise yine bu görünüm düzeltilir.

Pitozis Ameliyatı

Pitozis

Yazının devamı...

Kepçe kulak ameliyatında zaman

23 Ekim 2020

Kepçe kulak olarak tabir edilen çıkık kulaklara sahip çocuklar genellikle akranları tarafından zorbalığa ve alaya maruz kalmaktadır. Çocukların küçük yaşlarda arkadaşları tarafından maruz bırakıldıkları bu davranışlar neticesinde bazı sosyal ve psikolojik sorunlar yaşarlar. Geleceklerinde de izler bırakacak bu durum çocuklarda özsaygının yitirilmesine, sosyal adaptasyon zorluklarına ve akademik performans düşüklüğüne neden olabilecektir. Çocuklar bu zorbalığa genellikle okul yıllarında maruz kaldıkları için otoplastinin (kulak estetiği) çocuk okula başlamadan önce yapılması, çocuğun psikolojik sağlığı için oldukça önemlidir.

Kepçe kulak ameliyatı ile kulaklar normal boyut ve konuma getirilerek yeniden şekillendirilmektedir. Otoplasti, kulakların tam olarak gelişmesinin ardından istenilen yaşta yapılabilen, oldukça başarılı netice veren ve nispeten kolay bir operasyondur. Kulak ile baş arasındaki açının 30 ya da 40 derece kadar olması idealdir fakat 40 derecenin üzerinde bir açıya sahip kulak, daha belirgin ve dışarı çıkık görünecektir. Bu yapıdaki kulaklara kepçe kulak denilmektedir. Çocuğun kulak gelişiminin yüzde seksen beşinin tamamlaması yaklaşık olarak beş yaş civarına denk gelmektedir. Bu nedenle kepçe kulak ameliyatları büyük çoğunlukla beş ile yedi yaş arasında gerçekleştirilmektedir. Bu yaşlara gelen bir çocuğun kulak kıkırdakları cerrahiye dayanabilecek güçte ama hala şekil verilebilir esnekliktedir. Kepçe kulak operasyonları için ideal olan bu yaşlar, ayrıca çocuğun öz bilinci oluşmaya başlamadan gereksiz zorbalığa maruz kalmasını önlenmesine yardımcı olabilir. Bu operasyon için herhangi bir yaş sınırlaması bulunmadığından kepçe kulaklarından şikâyetçi olan her yaşta hastanın rahatlıkla başvurabildiği, yetişkinler arasında da oldukça yaygın bir estetik ameliyat yöntemidir.

Çocuklara uygulanacak en ideal yaş beş ile yedi yaş arasında olmasına rağmen öncelikle çocuğunuzun bu operasyona hazır olması gerekir. Öncelikle çocuğunuzun da bu değişime istekli olması ve operasyon talebinin ondan gelmesi önemlidir. Operasyonla ve iyileşme süreci ile ilgili onu doğru bilgilendirmeniz ve gerekirse bir pedagogdan yardım almanız önerilir. Çocuğunuzu operasyona psikolojik olarak da hazırlamanız gerekir. Çocuğunuzun anlayabileceği dilde konuşarak ona gerekli temel talimatları öğretebilirsiniz. Kepçe kulak ameliyatı, özellikle çocuklar için genel anestezi altında yapılmaktadır. Çocuğunuzun tıbbi geçmişi ile ilgili doktorunuzu tam aydınlatmanız bu nedenle oldukça önemli olacaktır.

Kulak estetik operasyonu iyileşme sürecinde de bazı talimatlara uyulması gereken bir cerrahi operasyondur. Ameliyattan sonra hastanın iyileşme sürecinde bir hafta on gün boyunca bandaj sarılmakta ve pansuman edilmesi gerekmektedir. Çocuklar çoğunlukla bu süreci kolay ve kısa sürede atlatmakta ve bir hafta içinde de okula dönebilmektedir.

Kepçe kulak ameliyatından sonra hastanın işe ya da okula dönebilmesi için yedi ile on günlük bir iyileşme sürecini kendisine tanıması gerekmektedir. Bu süreçte ödem ve morarma azalarak, duyulan rahatsızlıklar da azalacak ve bandajlar sökülecektir. Çocuklar için özellikle bu operasyonun okulların tatil olduğu süreçte yapılması derslerinden geri kalmasını önleyecektir. Böylece çocuklar daha normal görünümlü kulakları ile okula başlayabilir.

Kulak estetik operasyonlarını yaş dışında sınırlayan bir başka neden de hastanın sigara kullanmasıdır. Sigara komplikasyonları artırarak iyileşmenin gecikmesine ve skarlaşmanın artmasına neden olabilecektir. Hastanın sağlıklı bir operasyon ve iyileşme süreci geçirebilmesi için operasyondan birkaç ay evvel sigarayı bırakması önerilmektedir.

Kulakta mevcut bir hastalık veya enfeksiyon söz konusu ise öncelikle bu hastalığın tedavi edilmesi, enfeksiyonun da temizlenmesi gerekmektedir. Operasyon için önce hastanın sağlıklı olması beklenir.

Kepçe kulak ameliyatı ebeveynlerin atması gereken zor adımlardan biridir, sizin ve çocuğunuzun güvenebileceği bir cerrah bulup içiniz rahat olarak bu operasyonu yaptırabilirsiniz.

Yazının devamı...

Burun estetiği sonrası darbelerden korunma

19 Eylül 2020

Burun estetiği de denilen rinoplasti ile burun şekli, boyutları ve yapısının kalıcı olarak iyileşmesi hedef alınmaktadır. Burun estetiği öncesi ve sonrası, maddi ve manevi olarak planlamanız gereken bir dönemdir. Burun estetiği operasyonuna bu kadar yatırım yaptıktan sonra etkilerinin de kalıcı olmasını beklersiniz. Fakat burnunuzda kalıcı etkileri yakalayabilmek için iyileşme sürecinizi çok kontrollü geçirmeniz gerekmektedir. Burun estetiği operasyonundan sonra burnunuzu gerektiği şekilde korumaya dikkat etmelisiniz.

Rinoplastide operasyon kadar ameliyat sonrası bakım da oldukça önemlidir ve ihmal edilmemesi gerekir. Burun, yüzdeki konumu dolayısı ile dışardan gelecek darbelere karşı oldukça korunaksızdır. Küçük bir ihmal ve bir kaza burnunuzun hasar almasına ve dramatik yaralanmalara neden olabilir. Burna gelebilecek bir darbe; burun çevresindeki dokular, kıkırdak ve kemiklerin de zarar görmesine yol açabilecektir. Doğal yapısı değiştirilen bir burun, operasyon sonrasında darbelere karşı daha hassas olacaktır. Burun operasyondan ancak sekiz hafta sonra kendini toparlayarak eski direncinin yüzde seksen beşine kavuşmaktadır. Operasyondan sonraki bir yıl boyunca burnunuzdaki kıkırdak, kemik ve çevre dokularının iyileşmesi sürecektir ama bu süreç boyunca burnun korunması gerekmektedir.

Burun estetiği operasyonundan sonra ilaçla kontrol edilebilen hafif ve orta dereceli ağrılarınızın olması normaldir: bu ağrı ve rahatsızlıkların üç gün içinde geçmesi beklenmektedir. Operasyondan sonra en sık görülen komplikasyonlardan biri de ödem ve morarmaların oluşmasıdır. İlk gün daha az belirginken ikinci gün daha çok arttığı görülebilir. Bu kişinin komplikasyonların derecesi kişiden kişiye değişebilmektedir. Göz çevresinde ödemlerde artış görülürken, yanak çevresinde de morarmalar izlenebilir. Burnunuzdan bir süre kanlı burun akıntısının da gelmesi oldukça normaldir. Zamanla bu semptomların hepsinin geçtiği görülecektir.

Rinoplastiden sonraki bir ay boyunca gözlük kullanmamanız önerilmektedir. Gözlük burun köprüsüne baskı yapacağından burun şeklinde bir değişiklik meydana getirebilir. Kontakt lens kullanabilir ya da gözlüğünüzü anınızdan bir bantla burun kemiğine oturtmadan aşağıya doğru sarkıtabilirsiniz.

Operasyondan sonra ağır egzersizler yapılmamalı, 3 hafta boyunca kaldırma, gerinme gibi sizi zorlayacak hareketlerden uzak durmalısınız. Yaralarınızın iyileşmesi için kendinize zaman tanımalı ve bu süreci dinlenerek geçirmelisiniz. Ağır aktiviteler yaralarınızın yeniden açılmasına ya da iyileşmenizin gecikmesine ve kanamalara neden olabilir. Siz egzersiz yaparken burnunuzda mevcut bir sızı hissetmeseniz de hala hassas durumda olduğu için hasar almaya açık olduğunu kabul etmelisiniz Özellikle burnunuzu çarpmamaya ve sıkmamaya dikkat etmelisiniz. Rinoplasti sonrası görülen yaralanmaların en sık nedeninin çocuklar ve evcil hayvanlar olduğunu da göz önünde bulundurarak, bu gibi yanlışlıkla çarpma risklerine karşı kendinizi koruma yöntemleri geliştirmeniz oldukça önemlidir. Burun estetiği operasyonundan birkaç ay sonra darbelere karşı hassas olsanız da bu çarpmaların ciddi sonuçlar doğurması genelde nadir olarak gözlenmektedir. Fakat ciddi bir darbe alınırsa bu operasyon sonucunu etkileyebilecektir.

Burnunuzun darbe alması muhtemel bir spor dalı ile uğraşıyorsanız özel koruyucu maske kullanmanız, burnunuzu korumanız açısından gerekli olabilir. Rinoplasti sonrası burnunuzun bakım ve koruması ile ilgili cerrahınızdan bilgilendirme almanız önemlidir. Riskler konusunda önceden uyarılmanız ve bir süre kendinizi bu yeni şartlara göre korumaya almanız gereklidir.

İyileşme sürecinde, operasyon sonucunuza zarar verecek gereksiz risklerden uzak durmalı ve burnunuza darbe almanıza neden olabilecek faaliyetlerden bir süre kaçınmalısınız. Tüm korumalara rağmen burnunuzdan darbe alırsanız hemen soğuk kompres uygulayın. Buruna alınan ciddi darbeler bazen morarmalara, ödemlere ve kırıklara neden olabilecektir. Rinoplasti sonrasında burnunuzdan ciddi bir darbe alırsanız, hasarın sonucunu düzeltebilmek için revizyon rinoplasti gerekebilir. Darbe sonucunda kalıcı bir hasar oluşup olmadığını ve revizyon rinoplasti gerekip gerekmediğini cerrahınıza danışarak öğrenebilirsiniz.

Prof. Dr. Selçuk İnanlı

Yazının devamı...

Rinoplasti ve septoplasti arasındaki farklar nelerdir?

11 Eylül 2020

Rinoplasti ve septoplasti, ikisi de cerrahi burun operasyonlarıdır. Bu iki operasyon arasındaki en önemli fark ikisinin de farklı amaçlarla yapılıyor olmasıdır. Septoplasti burun içinde hava kanalları ile ilgili bir operasyonken, rinoplasti burun görünümünün iyileştirilmesi için yapılan cerrahi bir operasyondur. Bu iki operasyon aynı kişi için bir arada tek seansta da yapılabilmektedir ve bu operasyonlara septorinoplasti denilmektedir. Bazen bu iki burun cerrahi operasyonları örtüşebilmektedir; örneğin rinoplasti talep eden bir hastanın aynı zamanda burnunda sapmış septum gibi yapısal bir bozukluk mevcutsa, rinoplasti gerçekleştirilirken gelecekte öngörülen bir septum sorunu için önceden düzeltme yapılabilir. Bu gibi durumlarda iki operasyon yöntemi bir arada gerçekleştirilebilir.

Rinoplasti, burnunun görünümünden memnun olmayan hastaların; burun şekil ve boyutunda iyileşme yapılması imkanını sağlayan cerrahi operasyon yöntemleridir. Bu ameliyatlarla hastanın burun görünümünü estetik nedenlerle düzeltmek veya iyileştirmek için yapılmaktadır. Burun yüz oranlarına uygun olarak yeniden şekillendirilir. Rinoplasti ile burun boyutlarındaki büyüklük, genişlik ya da aşırı küçüklük; burun kemerleri, sarkık ya da çok geniş burun ucu ve büyük, geniş burun delikleri yeniden şekillendirilerek estetik olarak iyileştirilebilir. Aynı zamanda burundaki kırıklar ve kötü yaralanmalar söz konusu olduğunda burun rinoplasti ile tekrar aynı haline getirilebilir. Operasyon sırasında genellikle burundaki kemik ve kıkırdak çıkarılır ya da törpülenerek yeniden şekillendirilmektedir. Rinoplasti ile burnun; yüzün diğer kısımları ile uyumlu, dengeli ve estetik olarak daha güzel görünmesini sağlanmaktadır.

Septoplasti, burnun içyapısındaki deformasyonları ve hava geçiş kanallarını açmak için yapılan cerrahi bir operasyondur. Bu operasyonlarda amaç; solunumu iyileştirmek ve deviasyon nedeniyle oluşmuş septomların giderilmesini sağlamaktır. Septoplasti ile genellikle, burun deliklerini ikiye ayıran kıkırdak ve kemikten oluşan septumdaki mevcut kusurlarda düzeltmek yapılmaktadır. Septumun bir ya da iki burun deliğinin önünü kapayacak kadar eğrilmesi durumunda burundan nefes almak güçleşmektedir. Bu da burunda sıklıkla görülen kanamalara, baş ağrılarına, uyku apnesine ve kronik sinüzite neden olabilmektedir. Septoplasti ile septum yeniden konumlandırılarak, burun hava yolları iyileştirilir. Her hastanın gereksinimine göre septoplasti planlanır ve operasyonda gerekliliğe göre farklı teknikler kullanılabilir. Septum burnun içerisinde yer aldığı için genellikle burnun görünümü de değişmeyecektir.

Burnunuzdaki sorunun çözümü için hangi operasyonu yaptırmanız konusunda endişeleriniz bulunuyorsa bu konuda uzman bir cerrahın görüşüne başvurabilir; bilgi ve deneyimine güvenerek ortak doğru bir karar verebilirsiniz. Burnunuzun görünümünden memnun değilseniz ve burundan nefes almakta zorluk yaşıyorsanız, bunun altında burun yapısında bir deformasyon mevcutsa rinoplasti ve septoplasti operasyonlarının unsurları birleştirilerek, ortak bir operasyon olan septorinoplasti ile burnunuz hem fonksiyonel hem de estetik olarak düzeltilebilir. Septoplasti operasyonlarında burnun dış yapısına müdahale edilmeden bırakılmaktadır. Fakat hasta zaten burnunun estetik görünümden de memnun değilse septoplasti yapıldığı sırada estetik düzeltmeler de bir arada yapılması için hastanın değerlendirmek isteyeceği uygun bir fırsat oluşur. Burun fonksiyonları düzeltilirken estetik olarak iyileşme sağlanacaktır.

Septoplasti ve rinoplasti, burun yapısını değiştiren cerrahi operasyonlardır. Hastanın rahatsızlık ve şikayetlerinin durumuna göre her iki operasyonda da burun kemikleri ve kıkırdakları yeniden konumlandırılır. Rinoplasti ile burun dış yapısında değişiklik yapıldığı için daha kapsamlı ve iyileşme süreci de daha uzun olan bir operasyondur. Her iki operasyon da genel anestezi altında yapılmaktadır. Bu iki operasyonun hedefleri farklı olduğu için burunda meydana getirdikleri değişiklikler de farklı olmaktadır. Rinoplasti’nin etkileri dışsal olduğu için gözle bariz olarak belirgin olacaktır fakat septoplasti ile burun içyapısı iyileştirildiği için değişiklikler dışardan belli olmaz.

Doktorunuzun yapacağınız konsültasyon sonucunda sizin beklentileriniz ve burun yapınız incelenerek sizin için doğru prosedüre karar verilir.

Yazının devamı...