Pandemide kaygı ile baş etmek

8 Mayıs 2021

Hepimizin zorlu şartlardan geçtiği ve pandemi olarak ilan edilen bu dönemde ruh sağlığımız da olumsuz bir şekilde etkilenmiştir (Dünya Sağlık Örgütü ). Bireylerde özellikle kaygı tepkisi sıklıkla görülmektedir.

Kaygı Nedir?

Kaygı ile korku çoğunlukla karıştırılmaktadır. Korku; şu andaki tehlikeye verilen bir tepki iken kaygı; gelecekte olması beklenen bir duruma karşı verilen tepkidir. Az miktarda kaygı işlevsel olmakla birlikte harekete geçmemizi, daha hızlı tepki vermemizi sağlar iken aşırı düzeyde olması kişiye zarar vermekte hayat fonksiyonlarını sekteye uğratmaktadır.

Kaygının Bileşenleri Nelerdir?

1. Olumsuz Düşünceler ve İmajlar: Aklımızdan geçen olumsuz düşünceler ve gözümüzün önüne gelen görüntüler kaygı hissetmemizi sağlayabilir.

2. Bedensel Tepkiler: Kalpte çarpıntı, titreme, uzun ve derin soluma, yorgunluk, baş ağrısı, terleme, sersemlik hissi, kaslarda gerginlik, sık sık idrar yapma isteği ya da ishal.

3. Davranışlar: Kaçma, kaçınma ve güvenlik sağlama davranışları.

Kaygının altında yatan nedenlerden biri olumsuz / işlevsiz düşüncelerdir. Yoğun kaygı altında iken aklımızdan ilk en kütü düşünce geçmektedir ve o düşünceden başka ihtimallerin de olduğunun çoğunlukla farkında olmayız. Kaygı anlarda kişide bedensel belirtiler görülmektedir ve o yoğun duygu altında kişide ''kaçma, kaçınma ve güvenlik sağlama'' gibi işlevsiz davranışlar görülmektedir. Örneğin kişi düşünmemeye çalışmaktadır fakat kişinin unuttuğu bir şey vardır ki ''düşünmemeye çalışılan her şey akla daha çok gelmektedir''.

Yazının devamı...

Koronavirüs ve çocuklar

18 Nisan 2020

Koronavirüsün tüm dünyayı etkisi altına almasıyla beraber gerek yetişkinler gerekse de çocuklar bu durumdan etkilendi. Viral salgın ile ortaya çıkan panik ve anksiyete çocuklarda da görülmektedir. Bu konuda aile tutumlarının değişmesi ve ‘’koronavirüs’’ hakkında çocuklarını oyun aracılığı ile bilgilendirmeleri panik ve anksiyeteyi konrol altına alabilir.

PEKİ NE YAPILMALI?

Yetişkinler mümkün olduğunca sakin kalmalı ve sakinliklerini çocukları ile paylaşmaları gerekir. Ebeveynlerinin kaygılı hali çocuklarına da bulaşabilir, bunun içindir ki ebeveynler öncelikle kendi kaygılarını kontrol altına almalıdır. Çocuklarının yaşlarına uygun olarak doğru bilgi paylaşımı yapılmalıdır. Doğru bilgiyi kendi ailelerinden öğrenmeyen çocuklar bunu dışarıda daha tehlikeli koşullarda öğrenebilir. Bu yüzden çocukları ile samimi bir şekilde doğru bilgiyi paylaşıp onlarla korona hakkında sohbet edebilirler. Ayrıca, çocuklara oyun aracılığı ile salgından korunmak için alınan önlemler (el yıkama, kıyafet temizliği vb gibi) anlatılmalıdır, sorulan soruların hepsi cevaplanmalıdır.

Ebeveynlerin güvendiği iki haber kaynağını takip edip emin olunmayan hiçbir bilgi paylaşımında bulunmamaları gerekir. Özellikle bu süreçte çocukların TV de izledikleri kanallar takip edilmelidir. Dahası, çocukların yanında endişe içeren konuşmalardan kaçınılmalıdır. Bu süreçte rutinlere aynı şekilde devam edilmelidir. Çocuklar, öngörebilecekleri durumların olması ile birlikte kendilerini güvende hissederler. Ayrıca, bu durum onları belirsizlikten kurtarıp kaygılarını azaltmaya neden olmaktadır. Belirsizlikten kaynaklanan kaygı halleri doğru bilgi paylaşımı sayesinde kontrol altına alınabilir fakat ebeveynler üstesinden gelemedikleri durumlarda da mutlaka bir uzmandan destek almalılar.

SEVGİLER

ÖĞRETİM GÖREVLİSİ UZMAN PSİKOLOG SELİN KALABAŞ

instagram: psikologselinkalabas

Yazının devamı...