ÇOCUKLARA KARŞI SORUMLULUKLARIMIZ VAR!

Hem ülkemizde hem Dünya’da çocuklar cinsel istismara uğramaktadır ve maruz kalınan oran gün geçtikçe artmaktadır. Ebeveyn, öğretmen ve çocuklar ile çalışan ilgili uzmanlar olarak buna dur demek için elimizden gelenin fazlasını yapmalıyız!

Dünya’da istismarcıların %85’ i yakın çevreden çıkmaktadır.

Cinsel İstismar Nedir?

Bireyin kendi isteği dışında cinsel eyleme zorlanmasıdır cinsel istismar. Dahası, cinsel taciz, cinsellikle ilgili imada bulunmak, cinsel amaçlı fiziksel temasta bulunmak gibi farklı biçimlerde görülmektedir.

Maalesef ki hem erkek hem kız çocukların büyük bir kısmı cinsel istismara maruz kalmaktadır.

Risk Grupları Kimlerdir?

Her çocuk maruz kaldığı gibi özellikle zihinsel engelli çocuklar, üvey anne veya baba ile birlikte yaşayan çocuklar risk gruplarında daha çok yer almaktadır.

Belirtiler Nelerdir?

0-4 yaş çocuklarda alt ıslatmalar, korku, çocuktan beklenmedik farklı cümleler görülmesi, cinsel içerikli oyunun görülmesi, uyku sorunları görülür iken 4-6 yaş çocukları arasında yetişkinlerin yanında tedirginlik, yetişkinden kaçma, korku, alt ıslatma, uyku sorunları görülmektedir. 7 yaştan sonra okul başarısında düşüş, içe kapanma, aileden uzak durma, kendine zarar verme, cinsellik konularına yönelik konuşmalar görülebilir.

Ne yapılmalı?

Mutlaka ailelerin çocuklarının söyledikleri her şeye inanmaları gerekir. Her konuda olduğu gibi bu konuda da bilhassa yargılama, eleştirme olmamalı ki çocuk her şeyi ebeveynine anlatabilsin. Özellikle küçük yaşlarda hikâye kitapları yardımıyla mahremiyet eğitimi verilip özel bölgelerinin ne olduğu, iyi dokunuş kötü dokunuşu oyuncak bir bebek yardımıyla somutlaştırıp çocuklarına anlatmalılar. Tuvalet kapısını kapalı tutması gerektiği, kıyafetlerini odasında değiştirmesi gerektiği çocuklara öğretilmelidir. Her ne olursa olsun ailesine her şeyi anlatmasının önemli olduğu hakkında konuşulmalıdır. Bir diğer önemli konu ise aileler çocuklarını dudaktan öpmemeli ve bedenlerine şaka maksatlı dokunmamalı ki bu durum normalleştirilmesin. Hayır demeyi küçük yaştan hikâye kitapları ile çocuklarına öğretmeliler. Aileler çocuklarını gözlemlemeli ve çocuklarındaki değişiklikleri fark etmelidir. Tek başınıza baş edemedikleri konularda ise uzman desteği almalılar.

Çocuklar konusunda uyanık olmalıyız ve onlara karşı sorumluluklarımızın büyük olduğunun farkına varmalıyız.

Tek başınıza baş edemediğiniz durumlarda bir uzmandan destek almayı unutmayın.

Sevgiler

Yazar: Uzman Psikolog, Öğretim Görevlisi Selin Kalabaş

instagram: @psikolog.selinkalabas

Twitter: @KalabasSelin