Kafaya bak! ‘Tütün müsünüz kadın kotası istiyorsunuz?’

29 Mart 2011

Bu seçim döneminde kadınlar kıpır kıpır... 2002 yılına göre 2007 seçimlerinde Meclis’teki kadın milletvekili sayısı 24’ten 50’ye çıktıysa; 2011’de oluşacak yeni Meclis’te bu sayının 100’e ulaşma olasılığı giderek yakınlaşıyor.
Başbakan Erdoğan’ın partisine koyduğu “kadın vekil oranında yüzde 100’lük artış” hedefini “başkanın iradesi” olarak algılıyoruz. Parti tüzüğünde, yasalarda kadın temsilini arttırmaya yönelik bir hedef “oran” görmüyoruz. Kadınları, “eşit temsil haklarını” talep eden siyasetçiler olarak konumlandırmamak konusunda oldukça hassaslar!
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçtiğimiz hafta TÜSİAD’da yaptığı sunumda “Kadın adayların ön seçim yapılan bölgelerde kazanması beni daha çok mutlu eder” sözleri de, “yarışarak kazanın” önermesini hatırlatıyor.
CHP yeni anayasa taslağında, “Kadınlar ve erkeklerin TBMM’de eşit temsili esastır. Kadınlar ya da erkeklerin TBMM’deki oranları yüzde 40’tan az olamaz” ifadesine yer veriyor. Böylece kendine “uygulama” alanı tarif ediyor.

Kadın çağını ıskaladık
İstanbul Bilgi Üniversitesi AB Enstitüsü’nün, KA-DER ve KAGİDER’in katılımı ile dün düzenlediği “Kadınların Siyasi Katılımı: İyi Örnekler” çalıştayında konuşan Yunanistan Parlamentosu üyesi ve Demokratik İttifak Hareketi Başkanı Dora Bakoyannis’in, “1960’lar eşit işe eşit ücret, 1970’ler kadın haklarının hukuk alanında ele alınması, 1980’ler kadınların hizmet sektörüne girmesi, 1990’lar ise eşitsizliklerin giderilmesi ve kota mücadelesi ile geçti” sözleri, Türkiye’nin “kadın çağını” açığa düşürüyor.

Yazının devamı...

İBO’yu kim vurdu?

15 Mart 2011

Ünlü türkücü İbrahim Tatlıses düşmanlıklarını hep medya önünde yaşamıştı, bu kez sinsice gelen kurşuna adres soruluyor
Gece yarısı gelen haberler pek hayırlı değildir; öyle de oldu, ses sanatçısı İbrahim Tatlıses’in vurulduğunu öğrendik. Gözler hemen olası hasımlara çevrildi. Tatlıses’in hasımları var mıydı? Tatlıses bugüne kadar düşmanlıklarını, kırgınlıklarını medya önünde yaşadı; küfürler etti, bağırdı-çağırdı, tokat attı, çete savaşlarına konu oldu; ama bu kez farklı: Sinsice gelen bir kurşuna adres soruluyor.
Tatlıses, 3 Mart 2009 günü medyaya yansıyan haberlere göre; Sauna Çetesi’nde birlikte yargılandığı Kasım Zengin’i işaret ederek “Bana 300 bin dolar vereceksin, yoksa öldürürüm” demişti.
Tatlıses savcılığa; Zengin’in sık sık kendisini telefonla arayıp tehdit ettiği yolunda suç duyurusunda bulunmuştu. Bu olayın üzerinden 2 yıla yakın bir zaman geçti; husumet devam ediyor mudur?... Şüpheli bir durum. Gözler, Tatlıses’in bugüne kadarki iş hayatının en büyük projesi olan Kuzey Irak’a çevriliyor. Kuzey Irak şirketi Al-Adel Company Group ile yüzde 50 oranında ortaklık kuran Tatlıses, Erbil, Süleymaniye ve Kerkük’te konut ve alışveriş merkezi projeleri başlattıklarını açıklamıştı. Projenin büyüklüğünün en az 1 milyar dolar olabileceği ifade edilmişti.
Aradan geçen zamanda Irak Bölgesel Kürt Yönetimi’nin (IBKY) başkenti Erbil’in sokaklarında “Tatlıses City” reklam panoları boy gösterdi.
Kerküklü Kürt bir aileye mensup olduğu ile sürülen Al Adel’in Yönetim Kurulu Başkanı, ekonomi dalında doktorası bulunan ve o nedenle adının başına Dr. unvanını alan Rüşdü Said’in Erbil’deki adresine dün saat 16.00 sularında bağlanabildim.
Said tam bu sırada Anadolu Ajansı’nın Erbil muhabirine verdiği röportajda “İbrahim kardeşim gibidir, çok üzüntülüyüm. Neden ben suçlanıyorum anlamıyorum. 18 Mart’ta İstanbul’a gelecektim ve Irak genelinde birlikte başlatacağımız 10 projenin duyurusunu yapacaktık” diyor.

Yazının devamı...