Nikola Tesla

“Bırakın gelecek gerçeği ortaya çıkartsın ve herkesin değerini göstersin. Şimdiki zaman onların olsun, üzerinde çok çalıştığım gelecek ise tamamen benim.”

Nikola Tesla

10 Temmuz 1856 günü Hırvatistan’ın Smiljana Köyü’nde doğan Nikola Tesla, beş çocuklu bir Sırp asıllı ailenin dördüncü çocuğudur. Babası Milutin, Ortodoks bir papazdır. İlk öğrenimini Smijan’da yapan Nikola, daha sonra Karlovac’da Higher Real Gymnasium’da 1873 yılında lise eğitimini tamamlar. Uzun süren bir hastalık dönemi sonrası 1875 yılında, on dokuz yaşında Graz Avusturya Politeknik Okulu’na girer. Lise eğitimi sırasında ilgi duymaya başladığı elektrik konusunda çalışmalara katılır. Bu sırada pazar ve tatil günleri dışında günde yirmi saat, 03.00’den 23.00’e kadar ara vermeksizin çalıştığını söylemektedir. Ancak bazı özel nedenleri dolayısıyla okulu bitirmeden terk eder. Kısa süre sonra amcalarının teşvikiyle Prag Charles-Ferdinand Üniversitesi’ne kayıt olsa da gerek Yunanca gerekse Çekçe bilmediği için katıldığı derslerden not alamaz. 1881yılında Budapeşte’ye taşınan Nikola, bir dönem Budapeşte Telefon Borsası’nda çalışır. Kısa süre sonra baş elektrikçi pozisyonuna atanır.

Paris Günleri ve Amerika

1882 yılında bu kez Paris’te Continental Edison Company’de işe başlar. Şehir genelinde elektrikle aydınlatma tesisi kurar. Bu sırada elektrik mühendisliği alanında birçok pratik deneyim kazanır. Yönetim, mühendislik ve fizik alanındaki ileri düzeydeki bilgi ve deneyimi ilgi çeker. Kısa süre içinde Fransa ve Almanya’da inşa edilen Edison Tesisleri’nde mühendislik sorunlarını gidermek için başvurulan bir kişi haline gelir. 1884 yılında, Paris tesislerini inceleyen Edison müdürü Charles Batchelor’un ilgisini çekerek, Amerika’ya davet edilir. Altı aylık bir süre boyunca Edison Machine Works’un yöneticiliğini yapar. Nikola Tesla, zor bir insandır. Edison’un onun için “lanet olası iyi bir adam” dediği söylenir. Bir diğer deyişi ise “Amerikan mizahlarını anlamadığı” sözüdür.

Edison firmasından ayrıldıktan kısa süre sonra “Tesla Electric Light and Manufacturing”i kurar ve finansman temini için çalışmaya başlar. Bu çalışmaları sırasında ABD’de ilk patentlerini alır, ancak yatırımcılar Tesla’nın yeni tip alternatif akım motorları ve elektrikli transmisyon ekipmanları hakkındaki fikirlerine pek ilgi duymazlar.

1887 yılında, uzun mesafeli, yüksek voltajlı iletimdeki avantajları nedeniyle Avrupa ve Amerika’da hızla genişleyen yeni bir güç sistemi olan alternatif akım kullanan bir motor geliştirir. Bu motora talip olan Westinghouse ile patent anlaşması yapar ve yüklüce bir kazanç elde eder.

Alternatif akım

Nikola Tesla’ya göre doğru akım uygulaması doğru bir sitsem değildir. Gelecek alternatif akımdadır, bunun için sıkı bir çalışma içine girer ve alternatif akımla çalışan bir motor yapmak için çeşitli deneyler yapar. Daha küçük bir çocukken Niagara Şelalesi’nin resmini gördüğünde, “Bir gün buradan güç üreteceğim” dediği söylenen Nikola, 1890 yılında elektrik üretmek için Niagara Şelaleri’nin gücünü kullanmayı planlar. Niagara’ya 42 kilometre uzaklıktaki Buffalo şehrine elektrik iletmek için tasarlanan tesiste önceleri doğru akım sistemi düşünülmüş olsa da bu kadar uzun bir mesafede doğru akım kullanımının imkânsızlığı görülerek, Tesla’nın önerdiği alternatif akım kullanımına karar verilir. Bu yatırım kısa süre içinde yaygınlaşır ve hemen hemen dünyanın her şehrinde elektrik kullanmaya başlanır.

Bu arada uzaktan kumanda konusunda yoğun bir çalışma içine girer ve 1898’de New York’ta radyo dalgaları vasıtasıyla uzaktan kumandayla bir teknenin hareket etmesini, sağa sola dönmesini ve ışıklarının yanıp sönmesini sağlayan bir gösteri düzenler. Yüksek frekans üzerine yaptığı çalışmalar, döneminde yeteri kadar ilgi görmese de modern elektroniğin yolunu açmıştır. Yaşadığı süre içinde çok sayıda buluş yapan ve patent sahibi olan Nikola hiç evlenmemiştir. Bekar kalmasının ve aseksüel olmasının bilimsel yeteneklerine yardımcı olduğunu düşünmektedir. Yaşlandıkça garipleşir ve gerçeklerden uzaklaşır. Not alma alışkanlığı yoktur, araştırma ve deneylerine ait tüm bilgileri aklında tutabildiğini iddia ve ispat eder.

Nikola Tesla

Gelecek için

1904 yılında yayınladığı bir broşürde endüstrinin geleceğine dair olan kuramsal görüşlerini açıklar. Dünya çapında bir telsiz sistemi, telgraf, telefon, haber yayını, borsa değerleri, deniz ve hava trafiğinde iletişimin ulaşacağı boyutlar, eğlence ve müzik yayını, resimli telgraf, telefoto ve teleks hizmetleri. Bu açıklamalar çoğu insan için birer masal gibidir ve sansasyonel açıklamalar olarak değerlendirilir. Ancak zaman onun görüş ve çalışmalarının gerçeğe dönüştüğünü gösterecektir. 7 Ocak 1943 günü New Yorker Oteli’nde kalp yetmezliği nedeniyle hayata veda eden Nikola Tesla, tüm görmezden gelmelere karşın gelmiş geçmiş en büyük bilim insanlarından biridir.

“Kablosuz teknolojisi tam anlamıyla kullanıma geçtiğinde bütün dünya koca bir beyne dönüşecek ki, aslında şu anda da öyle; her şey gerçek ve ritmik bir bütünün parçası. Birbirimizle anlık olarak, mesafe sorunu yaşamadan iletişim kurabileceğiz. Bununla da kalmayacak, televizyon ve telefon aracılığıyla, binlerce kilometreye rağmen birbirimizi, sanki yüz yüze oturuyormuşuz gibi göreceğiz; üstelik bunları yapmamızı sağlayacak aletler mevcut telefonumuzdan çok daha basit olacak. Ceket cebinde bile taşınabilecek.”

Genelde görme, işitme, koku alma, tat alma ve dokunma olarak belirtilen beş duyumuz olduğundan bahsedilir. Ancak Nikola Tesla bunlara ek olarak bir altıncı duyu “düşünme” duyumuz olduğunu söyler.

“Ben ışığın bir parçasıyım ve bu müziktir. Işık, altı duyumu da doldurur: Onu görürüm, duyarım, hissederim, koklarım ve ona dokunur ve onu düşünürüm. Düşünmek altıncı duyumdur.”

Belgrad’ı ziyaret eden okuyucularımın zaman ayırıp, yaşamakta olduğumuz hayatı kolaylaştıran Nikola Tesla’nın müzesini ziyaret etmelerini öneririm.

*Nikola Tesla, Varolmanın Dayanılmaz Ağırlığı, Çev. Peren Demirel, İstanbul, 2017.