Doğanın kusuru ilham verdi

11 Temmuz 2021

Kütahya Porselen için Skallop Koleksiyonu’na imza atan dünyaca ünlü tasarımcı Karim Rashid, “Skallop, doğadaki formlar akışkan ve yumuşak. Doğanın kusurluluğuna gönderme yaptım” dedi

Türkiye’nin köklü markaları, kalitelerini tasarımla taçlandırdıkça dünya pazarlarındaki yerleri daha da sağlamlaşıyor. Geçen hafta yine böyle bir tasarım öyküsünü, öykünün kahramanlarından dinleme fırsatımız oldu.

Ulusal ve uluslararası tasarımcılarla iş birliği yaparak yeni tasarımlara imza atan Kütahya Porselen’in davetlisi olarak Antalya’ya gittik. Markanın tasarım dünyasına yön veren isimlerden Karim Rashid iş birliğiyle ortaya çıkardığı en yeni koleksiyonu Skallop için NG Phaselis Bay’de düzenlenen lansmanda ünlü tasarımcıyla sohbet ettik.

Baba mesleği

Amerika’da yaşayan Karim Rashid’in tasarım yolculuğu aileden geliyor. Babası ressam. Ressamlığın ötesinde evdeki mobilyalardan annesinin kıyafetlerine kadar her şeyi tasarlarmış.

“Hatta öyle ki, sabah tasarladığı ve makinenin başına geçip kesip biçtiği elbiseyi annem aynı akşam giyerdi” diyen Rashid, sözlerine şöyle devam etti: “Çocukluğundan beri mimarları, tasarımcıları, moda tasarımcılarını gözlemledim ve fark ettim ki onlar aslında ortaya çıkarttıkları konseptleriyle bizim yaşantılarımıza birer şekil veriyor. Ben de herhangi bir konuda uzman olmayı değil, genel açıdan bakmayı seçtim. Dolayısıyla, endüstriyel tasarımcı olmaya karar verdim. Çünkü endüstriyle tasarımcı olunca porselen, bisiklet, televizyon, araba gibi her şeyi tasarlayabilirdim, birbirinden farklı birçok şeyin tasarımını yapabilirdim.”

İki yaşındayken Mısır’dan ayrıldığını, Paris, Londra, Montreal gibi birçok şehirde yaşadığını söyleyen Rashid, “Annem İngiliz, babam Mısırlı. Evde hiç Arapça konuşulmadı. Annemle babam aralarında Fransızca, İngilizce, İtalyanca konuşurlardı ve dolayısıyla Mısır kültürüyle ilgili çok fazla şey bilmiyorum. Mısır’a ilk gittiğimde 45 yaşındaydım” dedi.

Organik bakış

Yazının devamı...

Fiberi dağa çıkardı, rakiplere el uzattı

8 Temmuz 2021

5G ihalesine bir yıldan az süre kala Türk Telekom, fiber altyapıyı ülkenin en ücra köşesine kadar götürdüğünü açıkladı. CEO Ümit Önal, diğer operatörlere baz istasyonu dönüşümü için hizmet verebileceklerini söyledi

İnterneti başka bir boyuta taşıyacak olan 5G teknolojisine geçiş için süre her geçen gün kısalırken operatörlerin yatırımları da o oranda hız kazandı. Gelecek yıl 5G frekans ihalesinin yapılması, 2023’te de ilk sinyalin verilmesi planlanıyor. 5G teknolojisinin olmazsa olmazı ‘fiber’. Deyim yerindeyse, ülke en ücra köşesine kadar fiber ağlarla örülmezse o 5G’den bir verim almak mümkün olmayacak. Neyse ki bu alanda çalışmalar tam da bu çerçevede sürüyor. Türk Telekom’un bu konudaki çalışmalarını anlatan Türk Telekom CEO’su Ümit Önal şunları söyledi:

“Şirket olarak, 180 yılı aşan mazimizden aldığımız güçle ve ülkenin dijital dönüşümünün lideri olmanın verdiği sorumlulukla çalışmalarımıza, fiber altyapıyı yaygınlaştırmak ve ülkenin her kesiminden mümkün olduğu kadar çok kişiyi hızlı internet ile buluşturmak hedefiyle yön veriyoruz. Kamuya, yerel yönetimlere ve özel sektöre yönelik dijital çözüm ve hizmetlerimizle, kurumsal müşterilerimize dijitalleşme yolculuklarında destek oluyor, 5G, yapay zekâ (AI), nesnelerin interneti (IoT), akıllı şehirler gibi teknolojilerle ülkemizi dijitalleştiriyoruz.”

Türk Telekom’un Ankara’daki merkezini ziyaret ettik. Önce Türk Telekom İletişim Müzesi’ni gezdik. Müze, iletişim araçlarının geçmişten günümüze seyrini uygulamalı olarak görme imkânı sağlıyor. Türk Telekom CEO’su Ümit Önal ile poz verdiğimiz ankesörlü telefon ilk kullanılanlardan. Ankesörlü telefonlar ilk çıktığında bir jeton ile sınırsız konuşma imkanı veriyormuş.

8 milyarlık yatırım

Fiber altyapılarını yaygınlaştırmak için yatırımlarını son 10 yılda ikiye katlarken, müşterilere ulaştırdıkları fiberi ise 10 katından fazla artırdıklarını vurgulayan Önal, sözlerine şöyle devam etti:

“2021 ilk çeyrek itibarıyla fiber ağımızı 336 bin kilometreye, fiber hane kapsamımızı ise 27.1 milyona çıkardık. Yine ilk çeyrekte fiber abone sayımızı 7.3 milyona ulaştırırken, son on iki ayda toplam 2.9 milyon fiber abone eklemiş olduk. Türkiye’nin en yüksek yatırım yapan teknoloji şirketlerinden biriyiz. Ülkenin dijital dönüşümü için, 2005’teki özelleştirmeden bu yana şirket satın alımları dahil 17.8 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik. 2021 yatırım hedefimizi 2020’ye göre yaklaşık yüzde 20’lik bir artış ile 8 milyar TL olarak belirledik.”

Yazının devamı...

Çocukların yeni ‘Arkki’si tasarım

4 Temmuz 2021

Türkiye Tasarım Vakfı, tasarıma dayalı yaratıcı düşünceyi önceleyen Finlandiya’nın ‘Arkki’ modelini Türkiye’ye getirdi. Vakıf Başkanı Mehmet Kalyoncu, “Amacımız çocukların özgün metotlarla kendilerini ifade etmelerini sağlamak” dedi

Ezberlemeye dayalı eğitim, hızla gelişen teknoloji ve bilgi toplumunda karmaşıklaşan sosyal, kültürel, çevresel ve ekonomik problemleri çözmede artık yeterli değil. Yaratıcılığa, hayatın her alanında her zamankinden çok ihtiyacımız var. Zira günümüzün meslek tanımları, makineler ve yeni teknolojiler tarafından değiştikçe çocukların geleceğe adaptasyonlarının artırılması, onlara yenilikçi yaklaşımlar ve beceriler kazandırılması gerekiyor.

Kuzeyli model

 Tasarıma dayalı yaratıcı düşünce deyince akla İskandinav ülkeleri geliyor. Bu ülkelerin başında da Finlandiya var. Tasarıma dayalı yaratıcı düşüncenin gelişmesi için, okul öncesinden başlayarak çocuklara eğitim veriyorlar. Bunun için Arkki adını verdikleri, çocukların eğitim hayatlarının her aşamasında yaratıcılıklarının gelişmesine katkıda bulunan bir model oluşturmuşlar.

Hayal gücü işbaşında

Arkki, 4-19 yaş aralığındaki çocukların ve gençlerin mimarlık ve tasarım yoluyla genel inovasyon becerilerini öğrendikleri ve geliştirdikleri yaratıcı bir eğitim modeli.

Türkiye Tasarım Vakfı, Arkki ile işbirliği yaparak modeli ülkemize taşıdı. Finlandiya temelli “Arkki” eğitim programlarına 7 Temmuz itibarıyla “Yeniden Bauhaus” atölyeleriyle başlayan Türkiye Tasarım Vakfı, hafta sonu Kuzguncuk İskelesi’nde gerçekleştirdiği lansman ile katılımcılara modeli tanıttı.

Yazının devamı...

Hayalini dokuyan genç kazanacak

20 Haziran 2021

Doku Kumaş Tasarım Yarışması, genç tekstilcilere çeşitli ödüller ve eğitim imkânları sunuyor. Katılımcıların özgür bırakıldığı yarışmadaki başarı kriteri, yarışmacının kendi belirlediği temayı jüriye hissettirebilmesi

Dünyanın sayılı tekstil üreticilerinden biri olan Türkiye, kalite ve üretim standartlarını daha da yükseltecek yeni bir kalkınma hamlesine hazırlanıyor. Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (GATHİB) tarafından, Ticaret Bakanlığı desteği ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinatörlüğünde, Tekstil Mühendisleri Odası Güney Bölge Şubesi iş birliğinde gerçekleştirilen Doku Kumaş Tasarım Yarışması, yerli üretim, yerli fikir ve yerli yetenek dayanışması sergilerken genç girişimcilere de yeni fırsatlar sunuyor.

Başvuruların yarın sona ereceği yarışma kapsamında düzenlenen online buluşmada GATHİB Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Kileci, yönetim kurulu üyeleri ve yarışma koçu moda tasarımcısı Dilek Hanif üniversite öğrencileriyle bir araya geldi.

Sınırları yok

 Buluşmada gençlerin tüm fikirlerini önemsediklerinin altını çizen Fikret Kileci, şunları söyledi:

“İlk defa düzenlediğimiz kumaş tasarım yarışmasıyla ilgili olarak özellikle gençlerin tüm öneri ve fikirlerini önemsiyor ve dikkate alıyoruz. Yarışmayla, katma değerli ürün geliştirmeyi hedefliyoruz. Yarışmamızın en önemli özelliği ise sınırlarının olmaması. Tek şartımız, yarışmacılarımızın daha önce iş birliği kuruluşları tarafından düzenlenen tasarım yarışmalarında ilk 3’e girmemiş olması. Bunun dışında yarışmaya katılan tüm adaylarımızı tamamen özgür bıraktık. Bu yarışmanın kazananı aslında tüm katılımcılar olacak.”

Yazının devamı...

‘Savunmanın Kale’sinden güçlü motor sesi geliyor

13 Haziran 2021

Kale Grubu, yerli turbojet KTJ-3200 ile dünyada sayılı ülkede olan üretim kabiliyetine sahip. Motorun kalifikasyon testleri yakında tamamlanacak. Motorun üzerinde Türkiye’de yapılmayan hiçbir komponent yok

Türkiye son yıllarda savunma sanayiinde büyük hamle başlattı. Sadece kamu değil özel sektör de yerli ve milli savunma sanayiine büyük katkı veriyor. Seramik ve yapı malzemelerinin yanı sıra havacılık ve savunma sanayiinde de büyümesini sürdüren Kale Grubu onlardan biri. Grup bu yıl, yerli turbojet motorunun seri üretimine başlayacağı duyurdu. Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay ile Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Teknik Bölüm Başkanı Osman Okyay, çevrimiçi toplantıda yerli turbojet KTJ-3200 ile dünyada sayılı ülkelerde olan üretim kabiliyetlerine sahip olduklarını açıkladı. Motorun kalifikasyon testlerinin yakında tamamlanacağı bilgisini veren Osman Okyay, “Tamamen milli imkânlarla ürettiğimiz motorun seri üretimine bu yıl başlarız. Motorun üzerinde ülkemizde yapılmayan hiçbir komponent yok. Bu motoru, dışa bağımlı olmadan, yerli imkânlarla yaptık” dedi.

İlham olacak

Cirolarının büyük kısmını Ar-Ge ve inovasyona ayırdıklarını belirten Osman Okyay, şöyle konuştu:

“Bu motoru üretirken çok damdan düştük, çok zorlandık ama sonuçta birkaç ülkenin ürettiği bir motoru üretmeyi başardık. Bu durum gelecekte daha gelişmiş motorlara yönelik tasarım ve geliştirme çalışmalarında bize ilham olacak. Önümüzdeki yıllarda, savunma ve havacılıkta imza projelerle adımızdan söz ettireceğiz.” 16 şirket, 5 bini aşan çalışan, binlerce paydaşlarıyla yapı ürünleri grubunda seramik karo özelinde Avrupa’nın 5’inci, dünyanın ise 15’inci büyük üreticisi olarak yollarını devam ettiklerini söyleyen Zeynep Bodur Okyay ise, “Yapı Ürünleri Grubu’nda mevcut ürün portföyümüze katkı sağlayacak yeni şirket satın alımı veya yeni fabrika yatırımları planlıyoruz. Yurt dışında ise Avrupa, Afrika, Güney Asya ve Orta Doğu’da yerel üretim tesisleri kurmak ve kanal yaygınlığımızı artıracak yatırımlar için fırsatları değerlendiriyoruz” dedi.

Kale Grubu’nun, 2020’yi yüzde 30’un üzerinde büyüyerek yılı 4 milyar TL ciroyla kapattığını ifade eden Zeynep Bodur Okyay, “Büyümenin lokomotifi, pandeminin yarattığı zorluğa rağmen ihracatını önceki yıla oranla yüzde 4.1 artıran yapı grubu oldu” şeklinde konuştu.

Sivil havacılıkta potansiyel yüksek

Yazının devamı...

Girişimciliği çiğ sütle pişiriyorlar

6 Haziran 2021

Onlar, bünyesinde pek çok hızlı servis restoran zinciri markasını, kendi et, ekmek, salata, patates ve süt üretim tesislerini barındıran TAB Gıda'nın vârislerinden iki genç kız.

Bunca varlığın arasında kendilerine yol olarak girişimciliği seçtiler ve soğuk zincirle inekten tüketiciye ulaşan çiğ süt markası Milgo’yu yarattılarBunca varlığın arasında kendilerine yol olarak girişimciliği seçtiler ve soğuk zincirle inekten tüketiciye ulaşan çiğ süt markası Milgo’yu yarattılar.

Kurdoğlu kardeşler, “Motivasyonumuzun çok yüksek olduğu bir dönemdeyiz. Çok güzel hedeflerimiz var ve bunlara ulaşmak için güçlü adımlarla ilerliyoruz” diyor.

40’lı yaşlardaki hemen herkesin çocukluk döneminde, mahalle aralarında çiğ süt satan sütçülere denk gelmişliği vardır. Ninelerimizin sabah erken saatlerde camda yolunu gözlediği sütün en doğal formu, işlem görmeden soframıza ulaşan çiğ süt bugünlerde yine revaçta. Büyüklerimiz sütü kaynatıp önümüze birer bardak koyarken, artanıyla yoğurt yapardı.

Pandemi nedeniyle ev yapımı ürünlerin arttığı günümüzde ev yoğurdu da yeniden yükselişe geçti. Geçen hafta Ulus’ta buluştuğum, Columbia ve Boston Üniversitesi’nden mezun pırıl pırıl iki genç kadın girişimciyi dinlerken aklım babaannem ve mahalle sütçülerinin ‘Sütçü geldi, sütçü’ seslerine gidiyor.

Fırsatı gördüler

İki genç girişimci, piyasada pandemiyle birlikte hızla yükselen sağlıklı yaşam trendlerine paralel çiğ süt pazarında bir açık olduğunu görüyorlar.

Yazının devamı...

İstanbul yeniden sanatla buluşuyor

30 Mayıs 2021

İstanbul’un sanata verdiği pandemi arası nihayet bitiyor. Çağdaş sanat fuarı Contemporary Istanbul, haziranın ilk haftasında Lütfi Kırdar Rumeli salonlarında kapılarını açıyor

Pandemi sürecinin sanatçılarda yansıması farklı oldu. Kimileri eser üretimini azaltırken kimileri daha çok üretti. Pandeminin sanat piyasası üzerindeki yansımasının sanıldığı kadar olumsuz olmadığını düşünenler var. Bu görüşe göre evlerine kapanan insanlar boş duvarlardan rahatsız oldu. Haftalarca kapalı kalan insanlar evleri için sanat eseri almaya başladı. Sanat piyasasındaki umutsuzluğun üzerindeki perdeyi aralayacak etkinlikler de başlıyor. Geçen hafta Venedik Bienali’nin fiziksel olarak başladığını duyurduk. Bir haber de bizden geldi. Çağdaş sanat fuarı Contemporary Istanbul kapılarını açıyor. Fuarın 15. yılına özel yapılan ve daha önce üç kez ertelenen fuara sadece yerli galeriler katılacak.

Fuar, 1-2 Haziran VIP ön izleme, 3-6 Haziran tarihlerinde ise genel ziyaretçi programı ile Lütfi Kırdar Rumeli Salonlarında sanatseverlerle buluşacak.

Önceki yıllara oranla daha mini bir fuardan bahsediyoruz. Ancak her halükarda sanatçı ve alıcılar üzerinde güzel bir motivasyon oluşturacağı açık.

İyileştirici güç

 Contemporary Istanbul Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli, Akbank Kurumsal İletişim Bölüm Başkanı Murat Göllü çevrimiçi basın toplantısında basın mensupları ile bir araya geldi

Sanat pazarının, sanatçıların üretimleri de dahil bugünün koşulları ile birlikte toplumun içinde bulunduğu ruh hali, duyguları, heyecanları ile de son derece bağlantılı olduğunu söyleyen Ali Güreli, detayları şöyle paylaştı:

Yazının devamı...