Türk şarapları da yurtdışına açılıyor

Türk şarapçılığı doğduğu topraklara itibarını iade ediyor. Şarap üretimi binlerce yıl önce Anadolu topraklarında başladı. Üreticilerin dünya standartlarında üretim yapar hale gelmesiyle birlikte Türk üzümlerinden yapılmış şaraplar dünya pazarlarına açılma özgüvenini göstermeye başladı. Öyle ki Türk şarapçıları tereciye tere satmaya başladı. Onlardan birisi Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı’nın dayısı Orhan Türker’le 1995’te kurup büyüttüğü Gülor Şarapları. Önceki gün Sabancı Müzesi’nin içindeki Müzedechanga’da buluştuğumuz şirketin Türk şarapları da yurtdışına açılıyorYönetici ortağı Adnan Erem’den öğrendik. Gülor, şarapçılığın kalbi Kaliforniya bölgesine ihracata başlamış. Bununla da kalmamış uluslararası yarışmalarda altın madalya almış. Erem’in verdiği bilgilere göre, şarabı Şarköy’deki bağlarından aldıkları üzümlerle üretiyorlar. Cabarnet Sauvignon, Cot-N (Malbec), Sangiovese, Shiraz başta olmak üzere çeşitli üzümleri var.

Elazığ’dan Şarköy’e
Erem, bunlarla iç pazara dönük üretim yapabileceklerini, ihracat içinse Öküzgözü, Boğazkere gibi Anadolu’ya özgü üzümlerden şarap üretmenin önemine değiniyor. Bilgileri şöyle paylaşıyor: “Öküzgözü ve Boğazkere’yi Elazığ’dan alıp, Şarköy’deki tesisimize getirmemiz gerekiyor. Bu üzümler ülkemizin başka yörelerinde de yetişebiliyor ama asıl bölgesinin özelliğini taşıyanlar daha değerli.”
Bunun için, Elazığ’ın Maden ilçesinde Öküzgözü ve Boğazkere ekili 120 dönüm bağı olan bir aileyle anlaştıkları bilgisini veren Erem, gelişmeleri şöyle paylaştı: “Oradan üzümün kilosunu bu yıl 1.75 lira artı KDV’yle aldık. Taşıma ücreti kilo başına 3 lirayı buldu. Bize pahalıya patladı ama bu üzümlerden yaptığımız şarabı San Francisco’ya, yani ABD’de şarap üretiminin merkezi olan bölgeye satmaya başladık. Bununla altın madalya kazandık.”
Erem’den öğrendiğimize göre dünyadaki şarap otoriteleri farklı tatlar arıyor. Bu nedenle kökeni Anadolu olan üzümlerden yapılan şaraplarla ihracat şansımız artabilir. Antik şarap söylemi bu noktada önemli olacağa benziyor. İki yıldır şaraplarında Türkiye’de yaşayan Fransız Antoine Bastick d’hard’ın imzası olduğunu söyleyen Erem, internette yurt içindeki adreslerden girildiğinde açılmayacak bir sayfa çalışması yaptıklarını da anlattı. Bilindiği gibi, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu (TAPDK), sadece yurt dışına dönük tanıtımlara izin veriyor. Erem, sektör olarak ihracatı artırmak için Ekonomi Bakanlığı’ndan URGE (Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi) desteği almaya hazırlandıklarını kaydetti. Bu kapsamda şubat ayında Almanya’da Türk şaraplarının tanıtımını yapacaklarını söyleyen Erem, “Masrafların yüzde 75’ini Ekonomi Bakanlığı karşılayacak. İkincisini de birkaç ay sonra Londra’da planlıyoruz.”

Yeni hedef Rusya
Erem, dünyada Türk şaraplarına ilginin arttığını söylerken ekliyor: “Türkiye’nin bulunduğu coğrafya binlerce yıl önce şarap üretiminin yapıldığı ilk bölgelerden. Ancak dünyada 30 milyar litre şarap satılıyor. Türkiye’de 50 milyon litre. Türkiye’nin üretimi 75 milyon litre civarında. İhracatımız 3 milyon dolar. İthalatımız ise 3 milyon dolar. Dünya ticaretinden aldığımız pay aslında sıfır.”
Erem, ABD, Kanada’dan sonra Rusya pazarı ile ilgilendiklerini şu sözlerle anlatıyor: “Orada bira alkol kapsamına alındı. Rusya’da yeni trend şarap. Hiç Türk şarabı yok ama bütün dünyanın iyi şarapları orada.” Gülor 2015’te, 200 bin şişe şarap ihracatına ulaşmayı hedefliyor. Türkiye’de yıllık 75milyon litre şarap üretiliyor. Bunun yüzde 10’u ihraç ediliyor.