Başarının formülü: Başarısızlık, kaygı ve stres!

Bu kitap mutluluk ve başarı ile ilgili şu anda popüler olan pek çok görüşü yıkıyor... Psikolojik danışmanlık denildiğinde ilk akla gelen isimlerden Acar Baltaş, yeni çıkan “Hayatın Hakkını Vermek” isimli kitabında; iş hayatı, sosyal yaşam ve anlamlı bir hayat sürmeye farklı bakış açılardan bakıyor.

Günümüzde haz peşinde ve tüketmeye yönelik anlık mutlulukların peşinde koşan insanların asla derinleşemeyeceğini ve bu dünyada sadece yüzeysel bir deneyim yaşayacağını savunuyor.

Üretmeden, çok çalışmadan, kaygı ve korku duymadan, hayal kırıklığına ve başarısızlığa uğramadan, mutsuz olmadan anlamlı bir yaşam sürülemeyeceğine inanıyor. Hatta bunların bizlere gelişim için önemli bir fırsat kapısı araladığını ifade ediyor.

Baltaş, son dönemde yaygın olan “kendine inanırsan başarırsın” formüllerine de karşı çıkıyor; dünyada kendine en yüksek güvene sahip olanların sosyopatlar ve narsistler olduğunu söylüyor.

Başarı ve mutluluğun elbette kolay bir formülü yok. Ama kitapta bilimsel araştırmalar ışığında kendimizi geliştirmemize dair önemli ipuçları bulunuyor... Şöyle ki;

 

***

İnsan sadece kendi sahip olacaklarına odaklanıyorsa kendini boşlukta bulur. Bu tuzağa düşmemek için kendisini aşan bir amaca hizmet etmesi gerekir.

Kendilerini aşırı önemseyen insanlar, karşısındakilere kendini iyi hissettirmezler.

Hayatta belki de en önemli şey, sevdiklerimiz konusunda yanılmamaktır.

 

***

Mutluluk gelip geçicidir ama iyimserlik, başka özelliklerle birleştiğinde hayat başarısına olumlu veya olumsuz etki eden bir zihniyettir.

Olumlu tutuma sahip insanlar, olmuş olana değil, ileriye ve olabilecek olanlara odaklanırlar. Böylece olumsuz durumlardan en az zararla çıkar, olumsuz durum içindeki fırsatları görür ve çoğunlukla da bu durumu avantaja dönüştürürler.

İnsanı iş hayatında zor durumda bırakan çok kere zayıf yönleri değil, güçşüz olduğuna inandığı özelliklerini uygun olmayan zamanda, yerde ve dozda kullanmasıdır.

 

***

Kalbini açabileceği bir veya iki yakın arkadaşı olanların daha mutlu olduğu bilinir. Duyguları paylaşmak; depresyonu ve stresi hafifletmek veya önlemek konularında yararlıdır.

Zamanlarının ve paralarının bir bölümünü başkaları için harcayanlar, günün sonunda kendilerini daha iyi hissedecektir.

Kibarlık ve nezaket, yaşamak için şart değildir ancak her toplumda ve her koşulda erdemdir. Bu özelliği doğallıkla yansıtanlar çevrelerinde fark edilir ve ayrıcalıklı bir konuma sahip olurlar.

Mutluluk varılacak bir nokta olmayıp yapılan bilinçli ve bazen de zahmetli bir yolculuğun ta kendisindedir.

Anlamlı bir hayat stres, gayret ve mücadele gerektirir.

 

***

Mutlu olmaya çalışmak, mutsuz edebilir.

Başarı gurur verir, başarısızlık ise geliştirir. Başarısızlık hayatın doğal bir parçasıdır. “Başarısız olduğum zaman da değerliyim” anlayışı önemlidir.

Olumsuz duygular öğreticidir.

Her türlü işte başarılı olmak için belirli bir düzeyde kaygı gereklidir. Bedensel, duygusal ve zihinsel olarak konfor noktasında kalarak hiçbir konuda başarılı olmak pek mümkün değildir.

n Kendinden emin olmak ve yaptıklarının doğruluğundan hiç şüphe duymamak iyi bir şey değildir. Tam tersine, kişinin kendisiyle ilgili biraz kuşku duyması, yaptıklarına eleştirel bir gözle bakması, olumsuz geribildirimler için çevresindekilere biraz fırsat vermesi çok yararlıdır.

 

***

Hiçbir yanlış kendi kendine düzelmez.

İnsanlar zorlanmadan potansiyelini ortaya koyamaz.

Yöneticiliğin inceliği, insanların onurlarını zedelemeden yanlışlarını düzeltmek ve zorbalık etmeden onları zorlamaktır.