‘Yerli ağaç’ kalkan oldu, gözü zirvede

25 Şubat 2020

Dövizdeki sancılı dönemi, daha önceden aldığı “ithalden yerli oduna dönelim” kararıyla atlatan AGT Ağaç Sanayi, yurtiçinde liderliği hedeflerken, yurtdışında Amerika seferine çıktı

Antalya

Seydişehir Alüminyum kökenli mühendis Ahmet Söylemez ile çocukları Mehmet Semiz Söylemez ve Mustafa Hulisi Söylemez’in 1984’te kurdukları Antalya merkezli AGT Ağaç Sanayi hedef büyüttü. 2013’te aldıkları “Şirketimizin yönetim kuruluna “bağımsız üye” olarak bir kadın girse iyi olur” kararı sonrasında, işe koyulan Didar Sevdil Yıldırım’la stratejik kararlara imza atan AGT (Ahşabı Geliştiren Teknoloji), bugünlerde 80 ülkeye ihracatla 1.2 milyar TL ciroya ulaştı.

Kur şokunu atlattı

“Bağımsız üye”liğin ilk dönemlerinde “Kullandığımız odunun yarısını ithal ediyoruz. Dövizde yaşanan aşırı dalgalara karşı kendimizi korumak için tümüyle yerli oduna dönelim” şeklinde alınan karar ise, AGT’nin yönetim ve büyüme adımlarında önemli yer tutuyor. 

Kurların aşırı yükseldiği dönemde, alınan bu kararı hatırlayan ortaklar, “İyi ki o dönemde odun ithalatını durdurmaya karar vermişiz. O karar sayesinde 2018 Ağustos ayında yaşanan aşırı döviz dalgası şirketimizi pas geçmiş oldu” görüşünü paylaşıyor.

AGT Ağaç Sanayi, 120 milyon euro’luk yatırımla hayata geçirdiği ikinci MDF tesisini Ocak 2020’de açtı. Antalya OSB’deki üretim alanı 450 bin metrekareye ulaşan AGT’nin bugüne kadarki toplam yatırım bedeli ise 287 milyon euro’ya ulaştı.

Yazının devamı...

‘Yerli bulut’ doldu yatırım yağdıracak

8 Kasım 2019

Teknolojisi ve güvenlik sistemiyle ‘Yerli Türk Bulutu’ olarak geliştirdikleri ‘NGN Cloud’un kapasitesini doldurduklarını anlatan İnanç Erol, “Yeni yatırımları devreye alıyoruz” dedi İstanbul Tuzla’da Star of Bosphorus (Boğazın Yıldızı) adıyla yaptığı 150 milyon dolarlık veri merkezi yatırımda “bulut” kapasitesinin dolduğunu söyleyen NGN Yönetim Kurulu Başkanı İnanç Erol, yeni yatırıma hazır olduklarının mesajını verdi. Erol, Türkiye’de ilk, “Kullandığın Kadar Öde” modeliyle saatlik faturalandırma hizmeti sunan Türk patentli NGN Cloud’un mevcut kapasitesini süratle doldurduğunu, şimdi hedeflerinin yeni yatırımlarla katlanarak büyüme olduğunu açıkladı.
Önceki gün bir grup gazeteciyle bir araya gelen Erol, “NGN Cloud bugün itibariyle sadece Türkiye’de değil, 12 farklı ülkeden şirketlere bulut hizmeti veriyor. Ülkemizin diğer ihracat kalemleriyle kıyaslandığında katma değeri oldukça yüksek olan ‘teknoloji hizmeti ihracatına’ imza atıyoruz. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi hedefleri ile uyumlu şekilde veri hizmeti ihracatına katkı sağlıyoruz. Bu da bizim bölgenin data (veri) üssü olma vizyonumuzda emin adımlarla yürümemizi sağlıyor” dedi. 

Global rakiplere karşı TL avantajıTüm şirketlere sağladıkları güvenlik, hız, maliyet avantajı ve kesintisiz hizmetle rekabette fark yarattıklarını ifade eden İnanç Erol, fiyatlarının TL olmasının önemli avantaj olduğunu kaydetti. Erol, “Türkiye pazarındaki global bulut hizmeti sağlayıcı rakiplere göre yerli bir şirket olarak hem maliyet avantajı hem regülasyonlara daha hızlı uyum sağlıyoruz” dedi. ‘Katar’la veri ortaklığı imzası Geçen hafta Türkiye’nin bölgenin “data üssü” olması yolunda NGN olarak kritik önemde bir imza attıklarını anlatan İnanç Erol, şunları söyledi: “QatarFoundation’a (Katar Fonu) ait olan teknoloji şirketi MEEZA’nın Türkiye’deki felaket kurtarma ve veri yedekleme ortağı olma yönünde anlaşma imzaladık. Katar Fonu’nun dünyada en çok yatırım yapan fonlarından biri olması sebebiyle çok daha ileri seviyede yabancı kurumun datasının Türkiye’de saklanacağı kaçınılmaz. Ayrıca grubun içinde bulunan telekom operatörlerine hizmet sağlayan fiber şirketini de Türkiye’ye getirerek ülkemizin altyapısına fayda sağlamayı planlıyoruz.” ‘İstihdama devam ediyoruz’ NGN’in 5 yılda 12 kat büyüdüğünü vurgulayan Erol, “Bankacılıktan spora, turizmden sağlığa, üretimden holdinge geniş yelpazede dünya devi uluslararası şirketlere hizmet sağlıyoruz” dedi. Şu an 256 çalışanları olduğunu belirten Erol, şöyle devam etti: “İstihdama devam edip 2020’ye 300 çalışanla gireceğiz. 2 yılda 800 kişilik istihdama ulaşma planımızla veri merkezi ve ‘bulut’ işinde lider şirket olmak yolunda büyük adımlar atıyoruz.”

Ortadoğu’da hastane projesini aldıYurtdışı tarafında, sağlık alanında Ortadoğu’da çok büyük bir hastane projesi aldıklarının bilgisini veren İnanç Erol, “Altyapıyı sağlarken regülasyonun izin verdiği datasının yedeklemesini de Türkiye’de yapacağız” dedi.

Yazının devamı...

Bir ‘CEO’ olsa bir vursa gol olsa!

9 Ekim 2019

“Nasıl çalıştığımız şirketin Guardiola’sı, Klopp’u hatta Messi’si olabiliriz?” sorusuna yanıt aranan “NEXT 2019” etkinliğinde yapay zeka ve nöro bilim odaklı yeni nesil çalışmalar öne çıktı.

Paris

Başarılı çalışan ve liderlik yolunda son yıllarda önem kazanan internet ve yapay zeka odaklı yeni nesil eğitim ve gelişim trendlerinin masaya yatırıldığı Paris’teki NEXT 2019 konferansına, futbol temalı örnek damgasını vurdu.

CrossKnowledge’ın geçen hafta Paris’te düzenlediği konferans, “Şirketler neden yetenekli çalışanlarını ve liderlerini eğitmek ister?” sorusuyla başlarken; günün sonunda öne çıkan noktalar şöyle sıralandı:

Yöneticiler için futboldan örnek vermek gerekirse; iyi bir futbol ancak iyi futbolcularla oynanır. Tahmin edilebileceği gibi iyi bir futbolcuyu bulması, alması ve tutması maliyetlidir. Son yılların dünyada en yüksek ücret alan oyuncusu Messi gibi bir yeteneği keşfetmek ve sürekli aynı performansla takımda tutmak oldukça zor ve zahmetli bir çaba gerektirir.

Sporda dünyanın en başarılı çağdaş teknik direktörleri adı bilinmeyen sporcuları adı bilinir hale getirenlerdir. Onlara “geliştirici teknik adamlar” denmesi bu yüzdendir. Klopp ve Guardiola bunlara örnek olarak sayılabilir.

Artık dünyada hemen her konuda yetenek oldukça kısıtlı ve az sayıda bulunmakta. İş dünyasından spora, sanata kadar benzer bir resim göze çarpıyor. Yetenek bulunduğunda ise az olduğu için doğal olarak maliyeti çok yüksek.

Yazının devamı...

BÜYÜMEDE ENERJİK YATIRIMDA İŞTAHLI

23 Eylül 2019

10 milyona yakın abonesi bulunan Enerjisa Enerji’nin CEO’su Ziya Erdem, “Güçlü finansallarımız ve azalan borçluluk oranımızla yatırımlara devam edeceğiz” dedi. Alman ortak E.ON’un yeni yatırıma sıcak olduğunu ifade etti

Sabancı Holding ile Alman E.ON’un eşit hisseyle ortak olduğu Enerjisa Enerji’nin CEO’su Ziya Erdem, Londra’da FT tarafından düzenlenen “Dijital Enerji Zirvesi”ne katıldı. “Dijital çağda liderlik” panelinde konuşan Erdem, katılımcılara, gerek Enerjisa gerekse Türkiye’ye yatırım noktasında oldukça önemli mesajlar verdi. Etkinlik sonrası bir grup gazeteciyle bir araya gelen Erdem, 2018’de şirketin iyi performans gösterdiğine işaret ederken, 2019 ve gelecek için oldukça pozitif konuştu.

Sohbetin başına gündemdeki enerji sektörünün borç yükü damgasını vurdu. “Türkiye’de enerji sektörüne son 15 yılda 107 milyar dolarlık yatırım yapıldı” diyen Erdem, “Sektörün 47 milyar dolar borcu var. Bunun çoğunluğu da üretim kaynaklı borçlar. Stres altında olan rakam ise 11 - 12 milyar dolar civarında. Geri kalan büyük bölüm ise çevrilebilir nitelikte borçlar. Enerjide yapılan işten zarar etmezsiniz ama çatı şirketlerin borç sıkıntısı var” dedi.

Ziya Erdem, “Sektörde bir konsolidasyon beklentisi var, sizin bakış açınız nasıl?” sorusuna, “Enerjisa olarak yeni bölgelere yatırıma her zaman açığız. Biz bu işi çok iyi biliyoruz bu yüzde neden olmasın...” yanıtını verdi.

‘Döviz borcumuz yok’

Erdem, konuşmasına şöyle devam etti:

“Türkiye’deki 21 dağıtım bölgesinin üçü (İstanbul Avrupa yakası - Ayedaş, Başkent ve Toroslar) bizde. 2009’da lisansı 2036’da bitecek Başkent, 2013 yılında lisansı 2043’e kadar olan Ayedaş ve Toroslar’ı devraldık. Ardından da yatırımlarımıza başladık. Grup olarak 2013 yılında; lisanslara ödediğimiz paralar da dahil olmak üzere, ‘TL kazanıyoruz, TL borçlanırız’ diyerek kredilerimizi komple TL’ye dönmüşüz. 1 kuruş döviz borcumuz yok. Sadece sözleşmelerden dolayı TL’ye dönemediğimiz 68 milyon dolarlık EBRD kredimiz var. TL’ye dönüş hamlesi son bir yılda (piyasada oynaklığın yüksek olduğu dönem) daha da önem kazandı. Bizim 7 milyar TL’lik varlığa dayalı yatırımımız var, borçlarımız ise 8 milyar TL. Özsermayeye göre oldukça düşük yüzde 1.9’luk borçlanma oranına sahibiz.”

Yazının devamı...

‘Bak biz büyüdük’ diye kimse rüzgâr yapmasın

27 Ağustos 2019

Boeing krizi dolayısıyla 24 uçak eksik uçtuklarını belirten Aycı, iç pazarda sadece % 8 kapasite kıstıklarını, buna karşın % 30 kapasite kısan oyuncu olduğunu ifade ederek, “Biz elimizi taşın altına koyarız” dedi

Havacılıkta global marka olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Türk Hava Yolları (THY), 15 saat 15 dakikalık Meksika seferiyle “en uzun uçuşuna” imza atarken, başta Güney Amerika ile Asya bölgesi gibi iki uç coğrafya olmak üzere tüm dünyada hızlı büyüme arzusunu açıkça ortaya koydu.

En uzun sefere katılanlar arasında bulunan THY Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı, uçakta, bir grup gazeteciyle yaptığı sohbette şirketin hedefleri, yeni dönem beklentileri ve pazardaki rekabet hakkında konuştu.

Sırada ‘Vegas’ var

Güney Amerika’nın zor bir pazar olduğunu ancak uzun zamandır radarlarında olduğunu belirterek söze başlayan Aycı, “Hedefimiz haftada 1.800, yılda 100 bin yolcu taşımak. Sadece Mexico City ve Cancun’la kalmayıp gelişmelere göre Cabo San Lucas’ı da uçuş noktalarımıza ekleyebiliriz. Meksika’da da şu anda haftada 3 seferle başlamamız iyi bir başlangıç olacak. Pazarın büyüme potansiyelini görürsek bunu 4-5 frekansa çıkarabiliriz” dedi.

Aycı, Kuzey Amerika’da da yeni pazarları araştırdıklarını anlatırken, Seattle, Orlando ve Las Vegas’ı çalıştıklarını, Kuzey Amerika’da da büyümeye devam edeceklerini ifade etti.

Boeing etkisi

Yazının devamı...