Türkiye ‘heyecan’ veriyor!

17 Ekim 2021

Ülkemizin genç ve dinamik nüfusunun “doğru alanlara yönlendirildiğinde” nasıl olumlu sonuç verdiğini Apple’ın Türkiye rakamları açıkça gösteriyor: 340 bin Türk uygulama geliştirici, üç mağaza, 800 Türk çalışan. Enerjimizi doğru alanlara aktarmanın vakti geldi de geçiyor bile!

İstanbul’da açtığı iki AVM mağazasının ardından üçüncü mağazasını New York, Paris örneklerinde olduğu gibi “ikonik cadde mağazası” olarak planlayan Apple’ın Türkiye planlarına ağır pandemi koşulları engel olamadı. Korona günlerinde devam eden yatırım sürecinin ardından dünya devinin Türkiye’deki üçüncü mağazası bu hafta Bağdat Caddesi’nde açılıyor. Kendisine has mimarisi ve Türk dokunuşları ile dikkat çeken mağaza, ‘Cadde’nin en değerli ve en işlek noktasında konuşlanmış durumda. Hatırlatalım, Apple’ın modern tasarımlı iki katlı bir mağazaya dönüştürdüğü bu yapının yerinde daha önce dört katlı bir apartman bulunuyordu.

Mağaza ve istihdam

Bu vesileyle, Apple Başkan Yardımcısı Deirdre O’Brien ile, son dönemin iletişim aracı haline dönen görüntülü görüşme platformunda bir araya geldik. O’Brien, Türkiye ile bundan yedi yıl önce Türkiye’de ilk mağazalarını açarak direkt olarak ilişkiye geçtiklerini hatırlatırken, “Türkiye bizim için çok önemli bir ülke, şu anda da toplam 800 çalışanımız bulunuyor” dedi. Deneyimli yönetici, sözlerine “Bağdat Caddesi’nde açılacak olan yeni mağazada 130 kişiyi istihdam edeceğiz. Bunun yanı sıra, yıllardan bu yana Türkiye’den büyük bir uygulama geliştirici topluluğu ile iş birliği yapıyoruz ki bu rakam 340 bin kişiye karşılık geliyor. Birlikte yeni ve yaratıcı Apple uygulamaları geliştiriyoruz ve bunları dünya çapında hizmete sunuyoruz” diye devam etti. (Bir not: 2020 yılında App Store üzerinden küresel olarak 643 milyar dolar gelir elde edildi. Şirket dijital ürün ve hizmet satan geliştiricilere 2008’den beri 230 milyar doların üzerinde ödeme yapmış durumda.)

Doğru zaman

O’Brien “Türkiye’de üçüncü mağazamızı açmaktan çok memnunuz ve gerçekten heyecanlıyız. Yeni mağazamız oldukça etkileyici bir tasarıma sahip, açıkçası bizler de görmek için sabırsızlanıyoruz” ifadelerini kullanırken; şunları kaydetti: “Büyümek için Türkiye bizi heyecanlandırıyor. Yeni mağaza yatırımları için doğru yeri bulmamız önemli. Türkiye’de fırsatları takip etmeyi sürdüreceğiz.”

Apple’ın şu anda dünya çapında 500’ün üzerinde mağazası bulunduğunu belirten O’Brien, “Bu mağazalar müşterilerimizle temas kurmak ve Apple’ın sunduğu teknolojileri onlara yüz yüze olarak anlatmak için bize büyük bir fırsat sunuyor. Bu yüzden gelecekte çok daha fazla mağazaya sahip olmayı hedefliyoruz. Yeni mağazamız için İstanbul’un en değerli noktalarından birini seçtik. Bu bizim için oldukça önemliydi. Mağaza tamamlandığında Türkiye’yi temsil etmesini istedik. Tasarım ve mimaride buna özen gösterdik. Örneğin binada tamamen yerel taşları ve yerel mermeri tercih ettik” diye konuştu.

Yazının devamı...

Öğlen şekerleme yaptım çok utanıyorum!

26 Eylül 2021

Şekerleme yapmaktan, yani kısa gündüz uykularından nefret ederim. Ancak bazen isteyerek, çoğunlukla da istemeden gün içinde uykuya dalmışlığım olmuştur. Ama bu tarz uykulardan uyanınca kendimi sersemlemiş hissediyorum, zihnim bulanık oluyor, etrafımı bir mahmurluk bulutu ve ondan daha da büyük bir utanç bulutu kaplıyor. Benim için kısa gündüz uykuları kendime iyi bakmaktan çok, kendimden nefret etmek anlamına geliyor. Sanki şekerleme yapınca zayıf davranmışım gibi hissediyorum.

Ama son zamanlarda bu konudaki fikrim değişti ve davranış şeklimi değiştirdim. Doğru şekilde yapıldığı taktirde kısa gündüz uykuları çok değerli bir mola olabiliyor ve düşüş saatlerine karşı kurnazca alınmış bir önlem teşkil edebiliyor. Bu da bir yandan iş performansını yükseltirken, diğer taraftan hem zihinsel hem de fiziksel sağlığımıza destek oluyor.

Dünyanın en değerli resimlerinden Mona Lisa’da imzası bulunan Leonardo Da Vinci, 4 saatte bir 20 dakika uyuyordu. Ünlü ressamın yaratıcılığı ve başarısı belki de Uberman uyku döngüsü verilen bu alışkanlıktan geliyordu.

Buz pistini düzeltmek

Bu kısa uykular beynimiz için birçok açıdan buz pistlerini düzeltmek için kullanılan makineler gibi işlev görüyor, tipik bir günde zihinsel buz pistimizde oluşan çukurları, çizikleri ve sıyrıkları temizliyorlar. Örneğin çok iyi bilinen bir NASA araştırmasında, uyku molası veren pilotların tepki süresinde yüzde 34 oranda iyileşme olduğu, ayrıca dikkat ve uyanıklık düzeylerinin de iki kat arttığı görüldü.

Berkeley Üniversitesi’nde yürütülen bir çalışmaya göre, öğleden sonra yapılan kısa bir şekerleme beynin öğrenim kapasitesini artırıyor. Çalışmada, uyuyanların bilgiyi bellekte tutma konusunda diğerlerine göre çok daha yüksek performans gösterdiği görüldü. Bir başka deneyde, uyuyanların mola sırasında uyumayanlara veya başka faaliyetlerle uğraşanlara göre karmaşık problemleri çözme ihtimalinin iki katına çıktığı tespit edildi.

Yanlışmış!

Yazının devamı...

Türk mühendisler dünyada TT olacak

13 Eylül 2021

Türk Telekom (TT), ABD’de elinde bulundurduğu patentlerle 5G alanında sadece kendisinin değil global telekom devlerinin kullanacağı ürünler geliştiriyor. Şirket son dönemin moda deyimiyle yerli Ar-Ge gücünü tüm dünyada ‘trend topic’ yapacak

San FrancIsco - Trilyon dolarlık teknoloji şirketlerinin yuvası Silikon Vadisi’nde bir Türk şirketi, 5G alanında ileri seviye patentlere sahip olan kolu Netsia ile büyük oynuyor. Türk Telekom’un geleceği görerek 2007 yılında bünyesine kattığı iştirak şirketi Argela’nın bir kolu olan Netsia, ABD’nin San Francisco kentine 40 kilometre uzaklıktaki vadide yaşanan teknoloji savaşlarında kendisine iddialı bir yer bulmuş durumda.

Netsia’nın teknoloji üssünü ziyaret eden Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, Silikon Vadisi’ni dünyaya açılan kapı olarak gördüklerini belirterek, attıkları güçlü adımlarla Türkiye’yi teknolojide uluslararası arenada öne çıkarmak istediklerini söyledi. Önal bu alandaki yatırım ve hedefler hakkında, “Türkiye’nin en yüksek yatırım yapan şirketiyiz. Ülkemizin dijital dönüşümü için 2005’teki özelleştirmeden bu yana şirket satın alımları dahil 17.9 milyar dolar yatırım yaptık. 5G’nin yapıtaşı fiber yatırımlarını son 10 yılda 2 katından fazla artırdık. 5G yolculuğunda Türkiye’yi öncü yapmaya kararlıyız” dedi.

‘İşin mutfağındayız’

Tüm dünyaya faydası dokunacak teknolojileri geliştirdiklerini anlatan Ümit Önal, Silikon Vadisi’nde olmanın kendileri için önemini şu sözlerle ifade etti: “Dünya devlerinin tamamı burada, teknoloji denince işin mutfağı burası. Biz de işin mutfağında olmak, burada pişirdiklerimizi tüm dünyaya servis etmek istiyoruz. Türk Telekom’un, teknolojiye bu kadar yatırım yapmasının arkasında iki temel amaç bulunuyor: Birincisi, yerli milli teknolojilerin üretilmesini ve kullanılmasını sağlamak. İkincisi ise, ülkemizi teknolojisiyle uluslararası arenada ön plana çıkarmak ve dünyaya teknoloji ihraç etmesine katkı sağlamak. Türk Telekom bu iki amaca ulaşmak için büyük ölçüde; Grup şirketi Argela vasıtasıyla sahip olduğu ABD Silikon Vadisi’ndeki şirketi Netsia’dan yararlanıyor.”

Açık kaynak kodlu

Netsia, yeni şebeke çözümlerinde uzmanlaşan bir Ar-Ge şirketi ve 2008’de vadinin içinde yer alan Sunnyvale’de kuruldu. Netsia; yeni teknolojilere yatırım yapan, bu doğrultuda çeşitli uygulamalı araştırma ve mühendislik faaliyetlerinde bulunan, patentler üreten, telekom yazılımları geliştiren, dünyanın önde gelen açık kaynaklı telekom platformlarına katkıda bulunan ve bu platformlardaki yazılımları ürünleştiren bir ileri teknoloji şirketi. Şirket, çoğunluğu Türk olan 40’ın üzerinde mühendisi istihdam ediyor.

Yazının devamı...

Hayatını değiştirmek isteyene ‘reçete’

29 Ağustos 2021

Bitmek bilmeyen korona salgını, aşı karşıtlığı, orman yangınları, sel felaketleri, Suriye-Afganistan bağlantılı göçmen krizi, eğitim karmaşası, hayat pahalılığı gibi son dönemde yaşantımıza kabus gibi çöken olumsuzluklar bir yandan günlük yaşama dair içimizi karartırken, diğer taraftan da geleceğe dair umutların azalmasına yol açıyor.

Bardağın dolu tarafına bakıp “hayat varsa, umut vardır” diyerek geleceğe dair umutlarımızı yüksek tutmamızda büyük fayda var. Ancak enseyi karartmadan yola devam etmek elbette herkes için çok kolay olmayabiliyor. Bu sebeple, özellikle böylesine karamsar dönemlerde geçmişte yaşananlar ve geçmişte yazılanlar; biraz rahat nefes almamızı sağlayabilir, hayata bakışımızı iyileştirebilir. Bunun için başvurulacak adres ise belli; başucu kitapları.

“Hadi canım sende! Bir kitap ya da farklı bir bakış nasıl hayatımızı değiştirecek?” diyenlerdenseniz; sizinle bir örneği paylaşmak isterim.

Hatta bu örnekten hemen sonra, bir başucu kitabı olan ve usta yazar Walter Isaacson imzalı “Benjamin Franklin” (1706-1790) biyografisinden çıkardığım kutular ile devam edebilirim...

Önce örnek: “Benjamin Franklin genç bir çırakken vejateryenliği öven bir kitap okumuştu. O da vejeteryan oldu. Ama o bunu yalnızca ahlak ve sağlık gerekçesiyle yapmıyordu. Asıl gerekçesi maddi nedenlerdi. Bu sayede ağabeyinin yiyecek için verdiği paranın yarısını kitap almak için harcıyordu. İş arkadaşları mükellef sofralar kurarken Franklin bisküvi ve kuru üzümle yetinmiş, kalan zamanlarda da çalışarak, zihin açıklığını ve kavrayış gücünü geliştirirken yeme içme konusunda genellikle ölçülü bir tutum takınmıştı.”

Peki sonra ne mi oldu?

Franklin 84 yıllık yaşamı boyunca Amerika’nın en iyi bilimadamı, mucidi, diplomatı, yazar ve iş stratejisti oldu.

Şatafat ve ayrıcalıklara alerji duyardı. Bu yüzden hayatı boyunca kendisini “Matbaacı B. Franklin” diye tanıttı.

Yazının devamı...