Kartal konukevi

Kartal konukevi


Tunca BENGİN

     Karanlık dünyanın gözü, Kartal ve Eskişehircezaevlerinde... Birinde Alaattin Çakıcı, Erol Evcil, Nuri - Vedat Ergin (Nuriş çetesi) kardeşler, diğerinde Haluk Kırcı, Yaşar Öz, Kürşat Yılmaz, Kasım Gençyılmaz, Hakan Çillioğlu, Yakup Süt... Avukat Ekrem Marakoğlu, 'Bu dünyanın adamları aynı cezaevleri'nde olunca sürtüşme kaçınılmaz' yorumunu yapıyor. Çakıcı da gelmeden önce savurduğu tehditte, hesaplaşmanın cezaevi malta'larında olacağını söylüyordu. Gelişmeleri göreceğiz.
       Devlet bunu görmüyor mu? Hiç olmazsa Çakıcı başka bir cezaevine konulamaz mıydı? Zor; çünkü Kartal ve Eskişehir cezaevleri mevcutlar içerisinde en iyileri. Ve de sözüm ona güvenlikli olanları. Nasıl güvenlikse? Eskişehir Cezaevi'nde çatışma çıktı, 3 tabanca ele geçirildi. Nuriş çetesi güvenlik gerekçesiyle Kartal'a nakledildi. Gel de Çakıcı'yı buraya koy. Üstelik, yeğeni Kadri Gürsel'i öldüren Hakan Çillioğlu da orada...
       Ya Kartal... Orası farklı mı? Yakup Süt anılan cezaevinden firar etmedi mi? Ünlü konuklar Erol Evcil, Nuri - Vedat Ergin kardeşler, Adnan Oktar (Adnan Hoca) kral gibi yaşamıyorlar mı? Özel odalar, TV'ler, buzdolapları... Üstelik, Evcil, ünlü baba Çakıcı'nın da yakın arkadaşı...
       Dedik ya; karanlık bu iki damı izliyor. Akla gelen sorular; Çakıcı gerçekten tükendi mi? Cezaevlerinde yeni ittifaklar olabilir mi? Avukat Marakoğlu, gözlemlerini şöyle aktarıyor:
     "Tepki gelmeyince Çakıcı'yı güçsüz olarak değerlendirmek hataydı. Tahrik ettiler, şimdi Çakıcı kendini ispat etmek zorunda. Bu dünyanın raconu bu ama; zamanlamasını bilemem."
       Çakıcı'nın gücü var mı?
     "Gel adamım ol dediği zaman tetikçilik yapacak bir sürü insan, ikinci üçüncü sınıf çeteler var. Tetikçilik o kadar ucuz ki..."
       Ne yapmak gerekiyor?
     "Tarafların tümünün politikada, bürokraside, üst düzeyde dostları var. Onlar bu tırmanışa dur demeli, en azından ateşkes sağlanmasında aracı olmalı. Kamuoyu, TV önünde yapacak halleri yok. Bugüne kadar nasıl çalıştılarsa bundan sonra da öyle yapsınlar."
       Ah Avrupalı Türkiyem...

Güvenlikli mi?..

     Ceza Tevkifevleri Genel Müdürü Ali Suat Ertosun, Kartal'ın özel değil, oda sistemli bir cezaevi olduğunu söylüyor. Ertosun, 'Güvenlikli, ancak çok yüksek güvenlikli olduğunu söyleyemem' diyor.
       Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk gibi, devletin cezaevleri üzerindeki hakimiyetinin yetersiz olduğunu kabul eden Ertosun, çözüm önerilerini şöyle sıralıyor:
     "Kartal oda sistemine göre planlanan bir cezaevi değil. Zaman içerisinde bu hale dönüştürüldü. Ama mayıs ayında devreye girecek (F) tipi cezaevleri var. Onlar farklı. Birer, üçer kişilik odalar ve elektronik aletler olacak. Kartal'da kamera var ama; daha çok insan emeğine dayanan bir yer.
     Ayrıca 2000 yılı içerisinde mevcut 47 cezaevi oda sistemine dönüşecek. En önemli sorun personel. Bu nedenle Ankara Keçiören başta olmak üzere 7 tane okul açıyoruz. İnfaz koruma memurları gibi polis eğitim görecek. Ve mevzuat değişikliği. Ceza Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü gibi özerk kuruluş haline getirmeyi düşünüyoruz. Ki; siyasi etkilerden arındırılabilsin..."
       Türkiye'deki mevcut cezaevleri kapasitesinin 73 bin, mahkum sayısının ise 69 bin 500 olduğunu anımsatan Ertosun, devam ediyor:
     "Boşluk var gibi ama; değil. Batı illerinde büyük yığılma var. Bir kişilik yerde üç kişi yatıyor. Buna karşın Doğu illeri ve küçük cezaevleri boş. Örneğin Erzurum, Gümüşhane.. Ama kimse gitmek istemiyor, mahkeme durumu da göz önüne alınıyor."
       Ya cezaevleri'ndeki torpilli mahkumlar, lüks koğuşlar. Genel Müdür şu yanıtı veriyor:
     "Mahkuma yiyecek için ayrılan günlük para 500 bin lira. Üç öğün yemek vermek zorundasınız. Buyrun doyurabiliyorsanız içeri buzdolabı almayın. Doyururum diyen varsa gelsin, eleştirirken insaflı olmak gerekir."



Yazara E-Posta: tbengin@milliyet.com.tr