Sigara ve alkolde kara pazar

Sigara ve alkolde kara pazar


     Kaçak sigara ve alkollü içki girişi patladı. Para yine devletin değil kaçakçının cebine gidiyor. Bu kadarla kalsa iyi. Piyasa taklit - sahte, bandrolsüz ürünlerle dolu. Tekel Genel Müdürü Mehmet Akbay, 'Gözlemlerimize, duyumlarımıza göre kaçak mallarda büyük artış var' diyor. Ve vatandaşı sahte - kaçak içkilere karşı uyarıyor.
     Alkollü içkilerin ithalatı, Türkiye'de üretimi ve satılması devletin tekelinde. Ancak bunun yasal istisnai durumları da var. Şöyle ki; viski ve şampanyanın ithalatı - satışı ya da Türkiye'de fabrika kurmak kaydıyla bira ve şarabın üretimi - satışı serbest. Geleneksel içkimiz rakı, cin, votka ise tekel altında.
     Doğruyu söylemek gerekirse; ithalatın serbest bırakılmasıyla kaçakçılara büyük darbe vurulmuştu. Vergiler devlet kasasına önemli bir geliş akışı sağlamıştı. Ama yıllar geçti, kaçakçılık - tatlı rant hortladı. Özellikle de sahil yörelerimizde!..

Hem kaçak hem taklit

     Genel Müdür Akbay, kara pazarda dönen para konusunda net bir rakam veremiyor. Ancak, artış olduğunu bildiklerini vurgulayarak, şöyle diyor:
     "Kaçağın yanı sıra değeri düşük gösterilerek sokulan mallar var. Antalya, Mersin, Adana'da çok sayıda olay tespit ettik. Bizim ürünlerimizin yüzde 50 - 70'i vergi. Yani sigaraya, içkiye verilen değerin yüzde 70'i devlete gidiyor. Vergisiz ya da düşük beyan edilenlerdeki karı hesap edin."
       Fatura nereden buluyorlar?
     "Herkesi zan altında bırakmamak gerekir ama; yapanlar var. Üstelik vergiden kaçırdıkları parayı pazarlamada promosyon olarak kullanıyorlar!.."
       Bandrol çözüm değil mi?
     "Herhangi bir bardaki şişenin üzerinde yasal yollardan ithal edildiğine dair işaret göremezsiniz. Sadece (Tarım Bakanlığı'nın şu tarihli izniyle ithal edilmiştir) diye bir etiket bulunuyor. Sigarada toplam rakamlar ve firelerden giderek vergi kontrolünün sağlandığını düşünüyoruz ama alkollü içkilerde bandrol yok."

Ya sahteler?..

     Akbay, özellikle rakıda yaygın olduğunu belirterek, şunları söylüyor:
     "Boş şişelerimizi toplayıp, kapağını benzetmeye çalışıyorlar. Ucuz olsun diye metil alkol (öldürücü) kullanıyorlar, anason kokusu katıyorlar. Piyasada bütün ürünlerin, özel sektöre ait olanların dahi sahtesi var. Eski Yugoslav cumhuriyetlerinden Pekin'e kadar uzayan birtakım fabrikalarda yapılıyor. Piyasa bandrolsüz cigar ve cigarillo dolu. Bunlar büyük kaçakçılık şebekesinin uzantıları. Avrupa Birliği ülkelerinde de son dönemde artış görülüyor."
       Vatandaş sahteyi nasıl anlayacak?
     "Alışılmış etiket ve kapağından. Tekel yazısına dikkat etsinler. Açık şişe ya da sürahi kabul etmesinler. Tadı da çok önemli, ancak kesin tespit tahlil sonucu ortaya çıkar."

Uçak kazasındaki sır!..

     Concorde düştü; anında nedeni saptandı. Bizde ise çöz çözebilirsen. Trakya adlı Boeing 737 Adana'da tarlaya çakıldı. Olayın ardından 15 ay geçti sonuç yok. Pilotaj hatası mı, yoksa teknik bir sorun mu hala merak konusu.
     İlk raporlarda kuyruk koptu ya da motoru yandı deniliyordu. Ama bu savlar ABD'de test edilen hidrolik motorların sağlam çıkmasıyla çürüdü. Ardından esrarengiz patlama gündeme geldi. Görgü tanıkları ve bulgular bu olasılığı da ortadan kaldırdı. Bir yetkili Kasım 1999'da araştırmada gelinen son noktayı şöyle özetliyordu:
     "Pilot istese de uçağı bu duruma sokamaz. Kuyruk kopsa döne döne düşerdi, görüntüler hiç baş değiştirmeden aynı istikamette çakıldığı yönünde. Kayıtlarda uçağın hızı düşük, ancak yere gömülmesi dikkate alındığında anormallik var. Kaza anında hava şartları çok kötü. Kokpitteki ses kayıtları bir kez daha inceleniyor."
     Aynı yetkiliyle dün bir kez daha konuştuk. İki üniversite, fabrika araştırmasını sürdürüyormuş. Ama değişen bir şey yok. Şimdi de varsayımlar üzerinde çalışıyorlarmış. Olası kaza riskleri simülatörde deneniyormuş. Sonuç yine yok. Özetle; sıfıra sıfır elde var sıfır...



Yazara E-Posta: tbengin@milliyet.com.tr