Futbolda yeni dönem anlayışı

8 Eylül 2020

Millilerimiz dört gün içinde iki maça çıktılar. Bu karşılaşmalara bir oyuncumuz sabit olmak üzere 21 farklı farklı isimle başladık, biri on kişi kalmış rakip olmak üzere hiç gol atamadık, bir beraberlik bir de yenilgi ile sahalardan ayrıldık.

Bu durumu anlamak için önce bir soru ile başlamak gerekiyor.

“Aynı oyunu farklı isimlerle mi oynamaya çalıştı Millilerimiz?”

Bunu bir taraftan düşünmeye devam ederken ikinci devre üst üste olan iki pozisyonu hatırlayalım.

İlkinde Yusuf ile Cengiz’in orta alanda paslaşmaları var; Cengiz kendini boşa çıkarıp sağ taraftan koşuya başladığı sırada Yusuf’un yapması gereken şey topu Cengiz’in önüne yuvarlamaktı. Sonrasında Cengiz’in önünde kaleciye kadar Çukurova benzeri geniş bir alan görülüyordu. Oysa topu eveleyip, geveleyince iki Sırbistanlı oyuncu kendisine basıp pozisyonun oluşmasını engelledi. Cengiz orada öylece kaldı.

İkincisi bir sonraki ataktı; Ozan üçüncü bölgedeki boşluktan yararlanıp, topu sağ tarafta tek başına duran Cengiz’in önüne çok güzel bir ara pası ile yuvarlarken, Cengiz bir önceki pozisyonun öğrenilmiş refleksinden de olacak hareketlenmede bir an tereddüt yaşadığı için bu çok uygun pozisyon başlamadan sona erdi.

Burada öğrenilmiş ve daha henüz tecrübe edilmiş iki durum çıktı ortaya.

Günümüz futbolu artık bir satranç gibi oynanıyor. Basketbolda bunu daha net olarak görüyoruz. Öncelikli hedef potaya en müsait durumdaki oyuncuyu boşa çıkararak şut çekmesini sağlamak. Futbol da artık bundan farklı değil.

Yazının devamı...