F.Bahçe'nin küçülen vizyonu

23 Temmuz 2020

Yeni Yönetim iktidarı devralırken genel olarak söylemi, Fenerbahçe’nin sportif anlamda başarısızlıkları, eski yönetimin içiyle dışıyla olsun iletişim sorunları üzerineydi.

O zamanki yönetimin futbol aklının günübirlik kararlarla; doğru transfer yapmasını bilmediği, bunu yapacak donanıma da sahip olmadığı sıklıkla eleştiriliyordu.

Son yıllardaki vasat hatta çöp niteliğindeki futbolcu transferlerinin üzerine bir de savunma ağırlıklı futbol anlayışı olan, dikine oynatmasını beceremeyen Aykut Kocaman(!) gerçeği de eklendiğinde Fenerbahçe’nin sorununun genel çerçevesi de çizilmiş oluyordu.

Bugün Fenerbahçe Yönetiminde bulunan ve futbolla ilgisi olan hemen hemen tüm üyelerin o zaman Aykut Kocaman’ı hedef alan, eleştiren hatta hakarete varan en az bir adet yorumu, açıklaması ve tweeti bulunduğunu biliyoruz.

Sanki bu tweetler zamanında Yönetimsel ayrışmanın belirleyicisi gibi işlev görmüştü.

Sn. Ali Koç göreve geldiğinde “yerli hocaya karar verirsek bu Aykut Kocaman olacaktır” açıklamasına rağmen yönetimindeki tüm arkadaşlarının Hoca’ya tamamen karşı olması ülkemizin tuhaf gerçeklerinden biri olarak kayıtlara düşmüştür.

Biz burada hafızamızı tazeleyelim sadece, konumuz Aykut Kocaman da değil, yanlış anlaşılmasın.

Ali Koç ve arkadaşları bu teze karşı bir antitez üreterek bir sentez yapıp iktidara gelmiş olmalıydılar.

Yazının devamı...

Fenerbahçe'nin sorunu

13 Temmuz 2020

Yaklaşık 40 dakika önce sonuçlanan maç Fenerbahçe’ye puan sıralamasında Galatasaray’ın üzerine çıkma şansını ayağına kadar getirmişti. Aslında bu geçen hafta için de nispeten geçerliydi, sıralamayı değil en azından puan eşitliğini sağlayacak bir durumdu; sarı lacivertli arma bu fırsatı bir kere daha tepti.

Sivasspor sezonun ilk yarısını puan farkıyla lider tamamlamıştı; hatta elindekini doğru kullanabilse bugün hala şampiyonluk potasında bile kalabilirdi ama Rizespor, Gaziantep FK, Başakşehir, Trabzonspor serisinden sadece 2 puan çıkarınca momentumunu kaybettiği gibi motivasyonu da azaldı.

Her şeye karşın Fenerbahçe galibiyetiyle sezonu ilk üç sırada tamamlanma, Trabzonspor’un durumuna göre Şampiyonlar Ligi’nde ön eleme oynama şansını devam ettirdiğini söyleyebiliyoruz.

Fenerbahçe’nin rakibi kim olduğunu anlamak için bu detayı hatırlatıyorum.

Fenerbahçe bu sezon Başakşehir’ı bir kenara koyarsak, puan cetvelinde üzerinde olan takımlara karşı hiç başarılı olamadı, maç kazanamadı. Başakşehir’in şampiyon tamamlaması durumunda ligde iki maçını da kaybettiği takımın Fenerbahçe olması sezonun ilginç notları arasına yazılacak.

Fenerbahçe için tüm sezon nasıl geçmişse Sivasspor karşılaşmasında bunların tekrarı yaşandı.

Artık büyük bir lanete dönüşen stoper krizinin bu maçta da yenilgiyi hazırlayan “görünürdeki” sebep olması üzerine bir kere daha yorum yapılmasını gerektirmeyecek bir sonucuydu.

Serdar Aziz’in Göztepe maçında gördüğü (çift sarıdan) kırmızı kartın 2 haftalık cezaya dönüşmesi, 2 haftalık puan kaybının belki de görünürdeki öncül sebebiydi.

Yazının devamı...