Ömrümden uzun ideallerim var

23 Eylül 2020

Yazımı yazmak üzere oturduğumda zihnimde dönüp dolaşan cümle buydu. Bir kitabın adı, hiç karşılaşmadığım, uzaktan sert bir karakter olarak algıladığım bir kadının yazdığı kitabın adı. O bir yazar değil, hatta kitabın gerçekleşmesinde araştırmacı, belgeselci, gazeteci Rıdvan Akar’ın emeği var. Bu kadın Suna Kıraç. İş dünyasında güçlü bir isim. Ülkemizin en önemli holdinginde Yönetim Kurulu başkan vekili görevinin yanı sıra, pek çok şirket, kuruluş ve vakıfta İcra Komitesi Başkanı, İdare Heyeti üyesi, Yönetim Kurulu Başkanı, Mütevelli Heyeti üyesi, kurucu üyesi, onursal başkanı, olarak görev yapmış. Önemli olan bu yazdığım unvanlar değil, önemli olan bir kadının bu görevlerde aktif olarak görev alması, hatta vizyoner bakış açısıyla yeni adımlar atılmasını sağlaması. Bir Cumhuriyet kadını. Eğitim ve kültür alanında yaptıklarıyla örnek alınan bir kadın.

40 yıl süren aktif iş hayatına Ekim 1960’ta babası Vehbi Koç’un yanında çalışarak başlamış. İlk görevi, gelen ve giden evraka bakmak olmuş, babasıyla birlikte idari toplantılarına katılarak, farklı bölümlerde stajlar yaparak, topluluğu ve Vehbi Koç’un çalışma tarzını yakından tanımış. Özellikle Koç Holding’in gelişmesi, büyümesi, kurumsallaşması ve kalıcılaşması için çabalarını sürdürürken, eğitim, kültür, sanat ve sağlık alanlarında önemli girişimlere de imza atmış, işletmeci vakıf anlayışının yerleşmesi için çalışarak, Koç Özel Lisesi’nin, Koç Üniversitesi’nin kuruluşunda ve her iki eğitim kurumunun vizyonunun saptanmasında, şekillenmesinde belirleyici rol oynamış.

Ülkemizin en büyük yapısal sorunu olarak gördüğü eğitim alanında toplumsal sorumluluk da üstlenerek, Türkiye’de bu alandaki en önemli sivil toplum kuruluşlarından biri haline gelen TEGV’in gelişmesine maddi ve manevi büyük katkılarda bulunmuş.

"Ne olacak bu memleketin hali demekle memleketi yönetenleri kıyasıya eleştirmekle bir yere varamayız. Mutlaka bu sorunun çözümünün bir parçası olmak durumundayız. Bu da ancak örgütsel bir hareketle oluşabilir. Eğitim noksanlığı! Yaşanılan tüm olumsuzlukların kökenindeki hemen hemen başlıca neden budur. Bunun için eğitim devlete bırakılmayacak kadar önemli bir konudur. Eğitim yalnız özel sektör kuruluşlarının halledeceği bir konu da değildir. "

Suna Kıraç kitapta hayatını ve ideallerini anlatırken elbette ailesinin öyküsünü de anlatmış. Ülkemizin yakın döneminden pek çok anı var. Ömrümden Uzun İdeallerim Var ismini taşıyan otobiyografik kitap 2006 yılında Suna ve İnan Kıraç Vakfı tarafından yayımlanmış ve tüm geliri TEGV’e bağışlanmış. Bu kitabı mutlaka okumanızı öneririm. Kendimizi ve yaşadığımız dönemi anlamamıza da katkısı olacak bu hayat ve idealler öyküsü, satır aralarında kendi seçimlerimizi sorgulatacak, ideallerimizi bulmamıza ışık olacak, onlar için adım atmamız konusunda bizi harekete geçirecektir.

Son dönemde hayatın anlamını sorgulayan zihinlere özellikle biyografik kitaplar okumalarını, farklı hayatlardan, deneyimlerden öğrenmeyi öneriyorum. Çocuklarımıza, gençlere bu tarz kitaplar hediye etmeyi öneriyorum. Sadece ilgi duyduğunuz alanlarda değil, farklı alanlarda çalışan bir sanatçı, sporcu, iş insanı, aktivist sizin için ilham kaynağı olacak, bütünsel bakış açınızı geliştirecek, duygusal farkındalığınızı artıracak, bilinçli seçimler yapmak konusunda güçlendirecektir.

2000 yılından beri ALS (Amyotrofik Lateral Skleroz) hastalığıyla hayatını sürdüren

Yazının devamı...