Eski MİT’çinin yol haritası

Cevat Öneş. Eski MİT Müsteşar Yardımcısı.

6 Mayıs 2020 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde ”Dibe Vuran Siyaset ve Çıkış Yolu” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Muhalefete adeta bir yol haritası çizdi.

O gün bugündür CHP-İyi Parti’nin ana omurgasını oluşturduğu, HDP’nin dışarıdan destek verdiği muhalefet blokunda yaşanan gelişmeler tam da eski MİT’çinin işaret ettiği doğrultuda şekilleniyor.

Öneş uzun uzun Türkiye’de bir iktidar değişikliği için tüm şartların oluştuğunu anlattığı yazısında “Demokrasi İttifakı Bileşenleri” adını verdiği partilerin CHP öncülüğünde harekete geçmesini tavsiye etti.

Eski MİT’çinin “CHP’nin öncü rolünü üstlendiği Demokrasi Cephesi’nde ilkeli, yapıcı, inşa edici hazırlık çalışmalarına ivedilikle başlanması lazım” mesajından hemen sonra yıllardır “Genel başkanların aday olmasını doğru bulmuyorum” diyen Kılıçdaroğlu, sürpriz bir biçimde Cumhurbaşkanı adaylığı için kolları sıvadı!

Kürt seçmenin kendisine kesinlikle oy vermeyeceğine Konda araştırmasıyla iyice kanaat getiren Meral Akşener çok istemesine rağmen “Cumhurbaşkanı adayı değilim, ben başbakan olacağım” dedi. Tam da Öneş’in söylediği gibi, ittifakın öncü gücü pozisyonunu Kılıçdaroğlu’na bıraktı. Aynı Akşener 2018’de Abdullah Gül’ün çatı adaylığı projesini karşı çıkarak Cumhurbaşkanı adayı olmuştu. Bugün ise ortak adaydan bahsediyor!

Öneş’in yazısının HDP bölümü de çok ilginç. Hem HDP’ye hem de muhalefet blokunun diğer bileşenlerine adeta istikamet çiziyor: “Demokrasi ittifakının başarısı, temel sorunların çözümü ve gerçek anlamda bir toplumsal barış için HDP’nin, Türkiye partisi olma iddiasının gereği olarak terör örgütüyle arasına mesafe koyması, bu konuda atacağı adımlarla kamuoyunu inandırması, HDP’nin bu konuda göstereceği cesur ve kararlı tutumun da, ön yargılardan arındırılarak değerlendirilmesi tüm aktörlerin tarihi sorumluluklarındandır.

CHP ve özellikle İyi Parti’ye “HDP olmadan Erdoğan’ı yenemezsiniz” diyor Öneş. HDP’ye de “Göstermelik de olsa Türkiye partisi gibi hareket edin” mesajı veriyor.

Kılıçdaroğlu’nun hakkında kapatma davası devam eden HDP’ye adeta hayat öpücüğü veren “Kürt sorununda muhatap HDP’dir” açıklaması... Akşener’in “HDP Meclis’te varlığı olan legal bir partidir. Hukuk karşısında meşrudur” çıkışı... Mithat Sancar’ın “CHP’nin çabası muhalefete eşik atlatma çabasıdır. Biz üzerimize düşeni eksiksiz yapmaya hazırız” cevabı... İşte tüm bunlar eski MİT’çinin tavsiyelerine uygun hareketler.

Muhalefetin üst aklı eski bir MİT personelidir demiyorum. Ama Türkiye’de muhalefete ne zaman, nasıl davranması gerektiğini söyleyen bir üst aklın varlığından adım gibi eminim. 

Ne demişti Akşener 2018 seçimleri öncesinde hatırlayalım: “HDP’nin de içinde yer aldığı İyi Parti, CHP ve SP’nin de bir araya gelerek hepimizin Abdullah Gül’ü çatı aday göstermemiz istendi.”

Kim istedi, niye istedi bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey, 2018’de muhalefete istikamet çizenlerin bugün de 2023’ü planladığı.

CHP’deki Akşener çatlağı

Bakmayın siz “Aramızda bir sorun yok” dediklerine.

CHP’de Meral Akşener’den kaynaklı derin bir hayal kırıklığı yaşanıyor.

2023 seçimlerini Erdoğan’ın alacağını gördüğü için pozisyonunu değiştirdiğini düşünenler...

CHP ile HDP’yi baş başa bırakarak ana muhalefet liderliğine göz kırptığını savunanlar...

Kılıçdaroğlu’na “Ben olmuyorsam sen de aday olma” mesajı vererek, Ekrem İmamoğlu’nun önünü açtığını söyleyenler...

İşin bir de Kılıçdaroğlu’na tepki boyutu var. Parti içinde bir grup Kemal Bey’in başından beri İyi Parti’ye gereğinden çok alan açtığını, tüm inisiyatifi Akşener’e bıraktığını ve gelinen noktada siyaseten büyük bir gol yediğini iddia ediyor.

Kısacası... Akşener’in 2023 seçimlerini pas geçme kararı muhalefet blokunda kafaları fena halde karıştırmış durumda. İki parti arasındaki  güven ilişkisi zedelenmiş gibi görünüyor.