İŞTE FETÖ’NÜN SİYASİ AYAĞI

Siyasi ayak FETÖ elebaşını daha 1968’de sıradan bir vaizken Ankara’da dönemin MİT Müsteşarı Fuat Doğu ile buluşturanlardır. O tarihte İzmir-Buca’da açacağı öğrenci kampları için para aktaran gizli eldir.

Siyasi ayak 12 Mart 1971 darbesinden sonra Sıkıyönetim Mahkemesi’nin 3 yıl hapse mahkûm ettiği FETÖ elebaşını 13 Mart 1974’te Askeri Yargıtay kararı ile beraat ettirenlerdir.

Siyasi ayak FETÖ, 1974’te Emniyet’e ilk sızmasını yaparken, bunu tespit ettiği halde susanlardır.

Siyasi ayak hakkında yakalama kararı olmasına rağmen FETÖ elebaşını darbeciler tarafından yönetilen 1981 Türkiye’sinde il il gezdirerek 100 tane yurt açtıranlardır.

Siyasi ayak 15 Kasım 1982’de FETÖ’ye İzmir’de ilk okulunu açtıran ve okula kaydını yaptıran ilk öğrencinin adının Mustafa Kemal olmasını sağlayarak toplumu manipüle etmesine göz yumanlardır.

Siyasi ayak 1982’de Harp Okulu’nda ilk kez tamamı sivil lise çıkışlılardan oluşan özel bir sınıf açtıranlardır. O sınıftan çıkan 5 üst rütbeli subayı 15 Temmuz gecesi sahaya sürenlerdir.

Siyasi ayak 12 Ocak 1986’da Burdur’da tesadüfen yakalanan FETÖ elebaşı için Ankara’dan acil koduyla ‘Serbest bırakın’ mesajı yollayanlardır.

Siyasi ayak FETÖ’ye 1986’da yurt dışında okul açma imtiyazının verilmesini sağlayanlardır.

Siyasi ayak 1986’da Işıklar, Maltepe ve Kuleli Askerî Liselerine giriş sınavlarına katılan öğrencilerin yarısının soruların tamamını doğru yanıtlamasından şüphelenmeyelerdir. Soruları çaldıkları ortaya çıktığı halde FETÖ militanlarını bu askeri liselerden atmayan ve 1994’te Harp Akademisinden mezun eden, bu devreyi 15 Temmuz 2016’ya kadar koruyup kollayanlardır.

Siyasi ayak 1991 yılında örgüt mensubu polisleri Emniyet’in stratejik birimlerine atamak için hile yaparken suçüstü yakalanan FETÖ’cü müdürü “Meslekten men” cezasına rağmen affedenlerdir.

Siyasi ayak 23 Haziran 1999 MGK’sında alınan “Fetullah Gülen’in rejim karşıtı faaliyetleri takip edilmeli, ona güç ve meşruiyet kazandıracak desteklemeler kesilmeli” kararını uygulamayanlardır.

Siyasi ayak 1999’da hazırladığı iddianamede “Örgüt 10 yıl içinde TSK’yı tamamen ele geçirecek” diyen Savcı Nuh Mete Yüksel’in 2002’de FETÖ’nün kaset operasyonuyla tasfiye edilmesine ses çıkarmayanlardır.

Siyasi ayak 90’ların sonunda kendisine Emniyet’teki FETÖ yapılanmasını rapor eden Emniyet Müdürü Cevdet Saral’a “Aman bunu Başbakan’a sunma. Ecevit onlara meftundur” diyen dönemin Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz’ın gözünü korkutanlardır.

Bu kronolojiden de anlaşılacağı üzere FETÖ uzun yıllar içinde devleti adeta zehirli bir sarmaşık gibi sarmış; yargı, emniyet, ordu ve eğitimde köşe başlarını tutmuştur.

Sivil-askeri bürokrasiyle siyaset kurumu ise adeta 3 maymunu oynayarak bu tehlikeyi görmezden gelmiştir. FETÖ’nün devlete sızmasında 1966’dan bu yana görevde olan bütün hükümetlerin payı vardır. Hiçbiri diğerlerinden daha az sorumlu, ya da günahsız değildir.

Birileri 15 Temmuz’un yıldönümünde “FETÖ-METÖ yok” diyerek algı yapıyor ya hani. İşte onlar da 3 maymunu oynayan sivil-askeri bürokrasinin medyadaki maymuncuklarıydı. 50 yıl boyunca kendi ikballeri için örgüte ses çıkarmadılar.

Şimdi kalkmışlar FETÖ’nün siyasi ayağını sadece AK Parti’de arıyor, bu konuda öz eleştirisini veren, örgütün darbe yapmaya çalıştığı tek siyasetçi olan Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef gösteriyorlar!

Her kim FETÖ’yü sadece 2003-2016 döneminde arıyorsa bilin ki, ya zır cahildir. Ya da gizlemeye, üzerini örtmeye çalıştığı bir şeyler vardır.

Siyasi ayak tartışmasının özü budur.