Kaftancıoğlu’nun yerine gelecek isim

CHP lideri Kılıçdaroğlu enteresan bir siyasetçi.

Bir taraftan hakkında siyaset yasağı kararı verilen ve parti üyeliği düşürülen İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu için “Görevinin başında” diyor. Diğer taraftan harıl harıl İstanbul’a yeni bir il başkanı arıyor!

E siyasetçiler böyledir… Ne söylediklerine değil, neyi ima ettiklerine bakmak lazım. Kemal Bey aynı konuşmada “Biz Canan Hanım’ı İstanbul İl Başkanı olarak yüreğimize yazdık” da diyor. Daha ne desin? “Bana yeni bir il başkanı lazım. Sen de bir zahmet çekil artık Canan” mesajını böyle veriyor CHP lideri.

Şu sıralar Instagram’da Avrupa’dan resim paylaşarak kendisini unutturmamaya çalışan Kaftancıoğlu da devam edemeyeceğinin farkında. Yerine il yönetiminden bir arkadaşını getirmek istedi ama genel merkezi ikna edemedi. CHP’deki il başkanlığı yarışı da bu gelişmeden sonra hızlandı. Bazı milletvekilleri de dâhil çok sayıda isim İstanbul İl Başkanlığı için nabız yokluyor. Gürsel Tekin, Berhan Şimşek, Çetin Soysal, Cemal Canbolat kulislerde konuşulan isimlerden bazıları.

Kaftancıoğlu 2017 sonunda “Bana sokakta direnecek bir il başkanı lazım” diyen Kemal Bey’in desteğiyle seçilmişti. CHP lideri şimdilerde ise ittifak ortaklarının da itiraz etmeyeceği, toparlayıcı, dengeyi sağlayacak bir isim arıyor. Kulislerde Kemal Bey’in kafasındaki ismin eski genel sekreterlerden Bihlun Tamaylıgil olduğu konuşuluyor. Yani CHP İstanbul’u yine bir kadın siyasetçiye emanet edebilir.

CHP’de son durum böyle.

Çirkin Kral’ın kardeşi, eski ANAP’lı ve 17 imam

Türk sinemasının çirkin kralı Yılmaz Güney’in kız kardeşi Güzin Sayal İzmir’de düzenlenen bir törenle CHP’ye katılmış. Eski ANAP İl Başkanı Doğan Erdil de… Güzin Sayal 2011 ve 2018’de CHP’den milletvekili adayı olmuş. Partiye bugün bir kez daha katılması ilginç!

Eski ANAP’lı Doğan Erdil’in katılım töreninde yaptığı konuşma daha da ilginç. Meğer o da eski bir CHP’liymiş. 1960-1980 arasında CHP’de siyaset yapmış, sonradan ANAP’a geçmiş Doğan Bey. “İnşallah güzel şeyler yapacağız. Burada 1976’daki sıcaklığı gördüm demiş!”  76’nın üzerinden 46 yıl geçti ama bunun bir önemi yok. 62 yıllık siyasetçi Doğan Bey’in heyecanı herkese örnek olmalı. En çok da eski üyelere genel başkanın önünde ‘yeni katılım’ diye rozet takanlara.

Aslında bu katılım töreninde asıl üzerinde durulması gereken yer başka. İzmir’in etkili haber sitesi Egedesonsöz’ün haberine göre aynı törende Kılıçdaroğlu’nu dinlemek üzere 17 imam da salondaymış. Bu önemli bir ayrıntı. Kemal Bey’in yıllardır açılmaya çalıştığı muhafazakârlara az da olsa sesini duyurduğunun bir işareti olarak değerlendirilebilir. Ha, imamların CHP toplantısına katılması din ve devlet işlerinin birbirine karıştırılması anlamına gelir mi bilemem. O konunun uzmanları muhakkak bir yorum yapacaktır. Heyecanla bekliyoruz değerlendirmelerini…

Türkiye’nin en güçlü lobisi

Eskiden ilk sıraya gözüm kapalı bedelli askerlik lobisini yazardım.

Arkasına da havyanseverleri.

An itibarıyla bu ikisini geride bırakıp Türkiye’nin en güçlü lobisi haline gelen başka bir lobi var:  “Mazot 30 lira oldu, haberin var mı?” lobisi.

Ne yazarsan, ne konuşursan konuş, sana aynı argümanla taarruz ediyorlar: Mazot 30 lira oldu, sen ne anlatıyorsun?

Haksız değiller. Mazot 30 lira memlekette.

Yalnız mesele şu ki sadece bize özgü bir durum değil bu. Lobi ve fedaileri kıyaslama yapana kızıyor ama dünya yanıyor arkadaş.

Macron pazarda karşısına çıkıp enerji fiyatlarından şikâyet eden Fransız’a “Yapacak hiçbir şey yok” diyor.

Biden enflasyonu soran gazeteciye küfrediyor. Benzin fiyatları rekor üstüne rekor kırarken ülkenin en büyük petrol tedarikçilerinin bu sene Tanrı’dan daha fazla para kazandığını söylüyor!

Almanya Ekonomi Bakanı halkı ivedilikle enerji tasarrufu yapmaya çağırıyor. Almanlar milyarlarca euro harcayıp terk ettikleri kömür enerjisine dönme kararı alıyor. Dünyanın en büyük ekonomilerinden birine sahip ülkede emekliler aç kalmamak için gıda bankalarına yöneliyor. Artan müşteri sayısına cevap veremeyen bazı gıda bankaları ise karne sistemi başlatıyor.

İngiltere’de hayat pahalılığının çocuklarda stres ve intihar eğilimini artırdığı açıklanıyor.  

Biliyorum, “Mazot 30 lira oldu” lobisi için bütün bunlar bir şey ifade etmiyor. Bunları söyleyeni “Sen bizdeki asgari ücretle oradakini bir mi tutuyorsun?” deyip linç ediyorlar. Avrupa’daki asgari ücreti Türk parasına çevirip kıyaslama yapana söylenecek çok da bir şey yok aslında. Onlara en iyi cevabı gurbetçiler veriyor. Avrupa’daki durumu merak eden gurbetçilerle konuşsun. 

Türkiye’de hayatın dikensiz gül bahçesi kıvamında geçtiğini söylemeye çalışmıyorum. Ama akşamları TV’de milyon dolara dava bakan adamların yaptığı ucuz popülizme de kanmamak lazım. Sizi bilmem ama muhalefetin İzmir’de kürsüye çıkardığı üç kadın çiftçiye devletin verdiği destekler beni ümitlendirdi. Mazotun 30 lira olduğu ülkede bu devlet insanını hâlâ bu kadar destekleyebiliyorsa bizim için bir ümit ışığı var demektir.