Kılıçdaroğlu’nun gözü cemaatlerde

Tarih: 14 Mart 2011...

CHP lideri Kılıçdaroğlu partisinin “Sivil Toplum” raporunu açıklıyor. Ve o toplantıda “Türkiye’deki cemaat gerçeğini görmemek imkânsız. Yasaklayarak bir şeyi çözmüş olmuyorsunuz” diyor.

Cemaat, tarikat deyince tüyleri diken diken olan ve ağırlıklı olarak CHP-İyi Parti’ye oy veren sosyolojiye kötü bir haberim var. Kemal Bey hâlâ 2011’deki çizgisinde ve yine, yeniden bir cemaat açılımı yapmaya hazırlanıyor.

Niye yine ve yeniden diyoruz? Çünkü daha önce de yaptı. Süleymancılar, Yeni Asyacılar ve diğerleriyle. Türkiye’de faaliyet gösteren tüm cemaat-tarikatlarla görüştü.

Sonuç da aldı üstelik. 2018’deki genel seçimde, 2019’daki yerel seçimlerde Ankara başta olmak üzere birçok büyükşehirde, bazı cemaatler CHP-İyi Parti adaylarını destekledi. Karşılığında ne aldıklarını bilmiyoruz. Sadece Bakırköy’de bir sokağa CHP’li belediyenin teklifiyle bir cemaat lideri olan Bağımsız Türkiye Partisi’nin (BTP) eski lideri Haydar Baş’ın adının verildiğini biliyoruz.  

Bildiğimiz bir şey daha var. O da Kemal Bey’in cemaat-tarikat oylarının tadını aldığı. Şu sıralar Mehmet Bekaroğlu ve eski danışmanı RTÜK Üyesi Okan Konuralp ile cemaat-tarikatlara yönelik bir proje üzerinde çalıştıkları konuşuluyor kulislerde.

Haydar Baş’ın partisinin Millet İttifakı’na dâhil edilmesi, halen kendilerine destek veren cemaatlere yenilerinin eklenmesi gibi hedefleri var Kemal Bey’in. Ancak Saadet Partisi’nin BTP’nin ittifaka dâhil edilmesine şiddetle karşı olduğunu da vurgulamadan geçmeyelim.

Şimdi anladınız mı Kemal Bey’in hayatına son veren Enes Kara adlı gencin ardından yayımladığı mesajda cemaatleri karşısına almamaya neden özen gösterdiğini? Tamamen duygusal sebeplerle.

Yabancıların anketi

Ekonomide yaşanan sıkıntıların AK Parti’yi zorladığı bir gerçek.

Sokaktaki adam için tüm dünyada küresel bir krizin olması, elektrik, doğal gaz, benzin ve gıda fiyatlarının her yerde yükselmesi bir şey ifade etmiyor. O haklı olarak kendi cebine bakıyor.

Özetle, muhalefet için bundan daha uygun bir konjonktür bulunamaz. Saha, zemin, hava şartları hep onlardan yana. Ama olmuyor. Beceremiyorlar.  Millet ne Erdoğan’dan ne de AK Parti’den vazgeçmiyor.

Elimde döviz kurunun serbest düşüşe geçtiği 20 Aralık gecesinden bir hafta sonra yabancılar için yapılmış bir siyasi gündem araştırması var. Türkiye genelinde 3 bin 83 seçmenle görüşülerek hazırlanmış.

Araştırmanın en can alıcı sorusu şu: Sizce muhalefet Türkiye’nin gündemini ve sizin gündeminizi oluşturan sorunları çözebilir mi?

Bu soruya verilen cevaplar muhalefeti kara kara düşündürecek cinsten. Seçmenin yüzde 56.3’ü “Muhalefet sorunları çözemez” diyor. Sadece yüzde 32.7’lik bir seçmen grubu Türkiye’nin sorunlarını muhalefetin çözeceğine inanıyor!

Kılıçdaroğlu, Akşener ve küçük ortakları için ne kadar hazin bir tablo değil mi? Şu şartlarda bile hepsi bir Erdoğan etmiyor milletin gözünde. Ve yabancılar da bunun farkında.

Liyakatli bankamatikler

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde sırf AK Parti döneminde işe girdi diye on binin üzerinde emekçi kapının önüne konuldu.

Sözde bankamatiktiler. Militandılar. Belediyede işe aldıkları terör iltisaklıları tespit edemeyenler onları dakikasında işaretlemişti.

Yerlerine tonla adam aldılar. Belediyenin kadrolarını şişirdikçe şişirdiler. Sabah gazetesinden Muhammet Uzun’un haberine göre CHP ve İyi Parti teşkilatlarında görev yapan çok sayıda isim liyakat gözetilmeksizin iştirak şirketlerinin yönetimlerine atandı. Bu isimlerden 35’ine bir yılda tam 3.6 milyon lira huzur hakkı ödendi! 11 CHP ilçe başkanı ve 6 belediye başkan adayı da var bu isimler arasında. Garibanları bankamatik diye kapının önüne koyanların liyakat ve adalet anlayışı işte bu.