Nerede bu 128 milyar dolar?

Başlıktaki soru siyaseten iyi bir malzeme. Öyle olmasa muhalefet konuyu bu kadar gündemde tutmazdı zaten.

Ekonominin “Hiçbir şey durduk yerde ortaya çıkmaz ya da ortadaki değerler durduk yerde yok olmaz” kuralını tartışmalı hale getiren bu iddiayı iktidar cephesinden KİT Komisyonu Başkanı Mustafa Savaş’a sordum.

Cevaba geçmeden önce bugünkü tartışmayı anlamamıza yardımcı olacak iki anekdot aktaralım.

İlki 27 Mayıs darbesinin mağduru Cumhurbaşkanı Celal Bayar’la ilgili.

Darbeden sonra dönemin gazetelerinde Bayar’ın İş Bankası’ndaki bir kasada tam 103 milyon lirasının olduğu yazılıp çizilmeye başlanır. Radyodan da sabah akşam bu haber okunmaktadır.

Darbeciler bir heyet oluşturur, bankadaki kasa açtırılır.

İçinden para değil bir tutam saç çıkar. Bayar’ın yıllar önce hayatını kaybeden oğlu Refii’ye aittir o saç.

İkinci anekdot 80’lerden. Turgut Özal döneminde devlet iki tane özel uçak alır.

Muhalefet kıyameti koparır. Tesadüf bu ya, Özal’ın oğlu Ahmet Özal da o sırada pilotluk kursuna gitmektedir. Senaryo kendiliğinden oluşmuştur. Muhalefete göre Özal, uçakları yurt dışına para kaçırmak için aldırmıştır. Uçağı da oğlu Ahmet kullanacaktır!

Uçaklar gelir, Özal yanına yüzlerce iş adamını alır, yurt dışı seyahatlere başlar. Türkiye’nin ihracat patlaması yapmasında o uçakların ve seyahatlerin katkısı büyük olur.

İktidarın cevabı

Gelelim bugüne... Muhalefetin “128 milyar dolar buhar olup uçtu” iddiasına iktidarın cevabına.

KİT Komisyonu Başkanı Mustafa Savaş’a göre, muhalefet, Merkez Bankası’nın rezervlerinin sanki birilerine peşkeş çekildiği algısı yaratarak buradan siyasi sonuç elde etmeye çalışıyor. 

Savaş’ın verdiği bilgiye göre, Türkiye pandemi sebebiyle Ocak 2020’den itibaren 2019’a göre mal ihracatında 12 milyar dolar, hizmet ihracatında ise 30 milyar dolar kayıp yaşadı. 2019’da 6.8 milyar dolar fazla veren cari işlemler dengesi, 2020’de 36.7 milyar dolar açık verdi. 2019’a göre cari işlemler dengesinde 45 milyar dolar sapma yaşandı. Bu sapmanın tamamı Merkez Bankası rezervlerinden karşılandı.

Kovid-19’un ilk şokunun yaşandığı dönemde dünyada uluslararası ticaret durdu. 2019’da 34.5 milyar dolar olan turizm gelirlerimiz 12 milyar dolara geriledi. Dolar likiditesinin sıkıştığı anda ödemeler dengesinin devamlılığını sağlamak için döviz ihtiyacı Merkez Bankası’ndan karşılandı. Eğer Merkez Bankası bunu yapmasaydı istihdam ve büyüme durur, reel sektör, bankacılık sektörleri ayakta kalamazdı. Türkiye bir taraftan pandemiyle mücadele ederken, diğer taraftan ödemeler dengesi üzerinden 41 milyar dolarlık net döviz çıkışını Merkez Bankası rezervleriyle finanse etti.

IMF iddiası

Peki, Türkiye bu süreci başka yöntemlerle idare edemez miydi? Savaş’a bunu da sordum. “Dövize artan talebi karşılamak için Türkiye ya IMF’ye gidecekti ya da faizleri şok bir şekilde artırarak kendi reel sektörüne zarar verecekti. Türkiye bunu tercih etmedi. Reel sektörün döviz ihtiyacını karşılamak için Merkez Bankası rezervlerini kullandı. Verilen destekler sonucunda pandemiye rağmen 2020’nin son dört ayında ihracatta rekorlar kırıldı. 2021’in ilk üç ayında da bu artış sürdü. Türkiye G-20’de Çin ile beraber pozitif büyüyen iki ülkeden biri oldu.” 

Ve sonuç... Muhalefetin ekonomik bir cehalet içinde olduğunu savunan Savaş’a göre, dünya standartlarında tutulan veriler ve bankanın bilançosu ortadayken buharlaşan ve kaybolan bir döviz rezervinden bahsetmek anlamsız. “Hesap ortada. 41 milyar dolar 2020 ödemeler dengesini kapatmak için, 30 milyar dolar reel sektörün, bankacılık sektörünün açık pozisyonunu azaltmak amacıyla ve hane halkının döviz talebi nedeniyle kullanıldı. Şubat 2021 itibarıyla döviz rezervimiz 95.5 milyar dolar, nisan ayı başı itibarıyla ise 87.6 milyar dolar” diyor.

İktidarın cevabı böyle. Şimdi muhalefete düşen, bu iddiasını belgesiyle ortaya koymak. Merkez Bankası’nın bilançosu ortada. Bankaların ve kurumların kayıtlarından, ödemeler dengesi hesabından rezervlerin seyrine dair somut rakamlara herkes ulaşabilir. 128 milyar dolar gerçekten uçtuysa hesabını hep birlikte soralım. İktidarın iddia ettiği gibi bu bir algı çalışmasıysa bir daha açılmamak üzere konu kapansın.

Nerede bu 128 milyar dolar

Libya’da kazan kazan dönemi

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hamleleri sonuç vermeye devam ediyor.

Dün Ankara’da düzenlenen Türkiye-Libya Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi öncesinde kritik bir görüşme gerçekleşti.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ve Libya Petrol ve Gaz Bakanı Muhamed Ahmed Oun ile kurmaylarının katıldığı toplantıda Libya’daki petrol-gaz sektörünün geliştirilmesine yönelik görüşmeler yapıldı.

Libya heyetinin Ankara temaslarının Atina başta olmak üzere bazı Avrupa başkentlerinde nasıl yankılanacağını kısa bir süre içinde göreceğimizden hiç şüpheniz olmasın.

DİĞER YENİ YAZILAR