Geleceğin menüsüne çalışıyor

Pandeminin yol açtığı zorluklar karşısında kurucusu olduğu Alaf Kuruçeşme’yi yepyeni projelerle buluşturan şef Deniz Temel “Türkiye sanal gerçeklik tarafında güçlendiğinde çok daha fazla kişiye ulaşmaya başlarken biz de içinde olmalıyız” diyor

Sık sık gerçeküstü olduğunu düşündüğüm bir dönemden geçiyoruz. Eminim ki böyle düşünen sadece ben değilim. Özellikle yeme içme sektörü için Kovid-19’un getirdiği zorluklardan en fazla etkilenen kesim diyebiliriz. Bu zorlu sürece dayanamayıp teslim olanların yanı sıra mücadeleyi sürdürenler de oldu. Değişim, dönüşüm, hayatımızda pek çok şeyi farklılaştırdı. Dünyanın en iyi restoranlarının paket servise başlaması, dünyanın en iyisi olarak konuşulan Noma gibi bir dünya devinin hamburgeri menüsüne alması ve de en önemlisi şeflerin mutfaklarından dışarıya taşması, hatta evlerimize konuk olması. Online iletişimin hayatımızın bir parçası haline gelmesi ve tüm bunlar yetmiyormuş gibi Facebook’un yeni dünya, yeni düzen olarak ortaya attığı ve benim halen anlamaya çalıştığım Metaverse’ün sanal bir güç olarak insanlığa gelecekten göz kırpması, bambaşka bir çağa geçtiğimizin habercisi. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi bir de dijital sertifika olarak nitelendirilen NFT döneminin başlaması. İşin içinden çıkmak giderek zorlaşsa da pandemi süreci, kaybettirdikleri kadar insan yaratıcılığının fazlasıyla ortaya çıktığı bir dönem olarak aklımıza yerleşti. Bütün bunları bana, son dönemlerde takdirle takip ettiğim Alaf Kuruçeşme’nin kurucusu ve şefi Murat Deniz Temel’in “Pandemi Lokantacılığı”na dair yaratıcı çalışmaları düşündürdü.

Geleceğin menüsüne çalışıyor

 Lokantacılıkta yeni düzen

“Pandemi döneminin ilhamı, yoktan var edip yeni düzene göre lokantacılığa bir boyut eklemekti” diyen Deniz Temel’in pandemide lokantacılık dönemi 2020 Mart ayı ile başlıyor. Dünyanın geleceğini karamsarlık sarmışken genç şefler kara kara düşünmeye başlıyorlar. Nasıl ayakta duracak, personele paralarını nasıl ödeyecekler? Köşeye çekilmek yerine, dünyada neler olduğunu takip ederek, satış politikalarını, sosyal sorumluluk projelerini araştırıyor; sonuçta da gözlemlerini ihtiyaçlarıyla birleştiriyorlar.

Yenilikçi yaklaşımları ve yerel malzeme kullanma konusundaki titizliğiyle bilinen Temel, Anadolu mutfağının temelinde olan sıfır atık felsefesini, sınırlı malzemeyi, tekniği pandemi döneminin ilhamı olarak değerlendiriyor. Yani yoktan var eden Anadolu kültürünün zenginliğini, yeni düzene göre deneyimler tasarlayarak lokantacılığa yepyeni bir bakış eklemek misyonuyla hareket ediyor.

Geleceğin menüsüne çalışıyor

Şef arkadaşlarıyla, birlikte çalıştıkları markalara online deneyimlerini birlikte tasarlamak istediklerini belirtiyorlar. Önce “Alaf Evde” masasını hazırlıyorlar. 2021’e girerken de 50 ailenin yılbaşı sofrasını tasarlıyorlar. Deniz Temel, en eğlenceli deneyimlerden birinin de “Tasty Cinema” konseptiyle film ve yemek eşleşmesi olduğunu belirtiyor. “Geleceğe Dönüş” filmine bir menü yazıyorlar. “Tasty Cinema” öyle başarılı oluyor ki hemen ardından bir de Türk filmi ile eşleşen menü hazırlıyorlar. Tüm bunlar online gerçekleşiyor.

Modern zaman göçebeleri

Projeler de Deniz Temel ve ekibi de durmuyor. Tüm bu süreç boyunca bir yandan da Alaf Bakkal’da yaptıkları soslar, ekmekler, garumlar, misolar kimchiler her şey satılıyor. “Alaf Şefi Kirala” butonunu sitelerine ekliyorlar. Evlerde Alaf sofraları kurulmaya başlıyor. Son kapanmada Alaf’ı, işini-aşını paylaşan otellere taşıyorlar. Deniz Temel, kendilerini “modern zaman göçebeleri” olarak adlandırıyor.

Geleceğin menüsüne çalışıyor

Deniz’in çalışmalarını yakından takip eden biri olduğum halde, onu dinledikçe bir kez daha hayran oluyorum üreticiliğine ve mücadelesine. Deniz Temel liderliğindeki Sena Aydemir, Mert Küçüka, Aydın Utaş, Gürkan Tatar ve Tuğba Sargın’dan oluşan ekip, tam bir kenetlenme içinde çalışıyorlar. Bazı günler Deniz paket dağıtımında sahada oluyor, ekipten üç dört kişi catering çalışmasında. Bu arada diğer şefler, Alaf Bakkal’da, bir başka grup online tadıma hazırlanıyor. Anında sipariş için mutfakta olanları da unutmayalım.

Geleceğin menüsüne çalışıyor

Sanal gerçeklik ve NFT sırada

Deniz Temel ve arkadaşlarının gelecek planlarında Metaverse ve son dönemde hayatımıza giren NFT dünyası var. Deniz Şef, “Türkiye sanal gerçeklik tarafında güçlendiğinde çok daha fazla kişiye ulaşmaya başlarken biz de içinde olmalıyız” diyor. Bu nedenle de Alaf’la ilgili bir yazılım ve araştırma sürecinde olduklarını belirtiyor. Sanal gerçeklik dünyasında devamlı olmayı planladıklarını söylüyor. Şimdiden 10 sene sonrasını projelendirmeyi ve hayata geçirmeyi amaçlıyorlar. Deniz Şef, Türkiye özelinde Metaverse dünyasına tam adapte olmanın biraz zaman alacağını düşünse de önümüzdeki 10 senede gelişim hızının çarpı 3 olacağına inanıyor. Ona göre, özellikle 5G teknolojisinin ülkemizde de gelişmesiyle sanal gerçeklik deneyimleri hayatımıza daha çok girecek. Aslında sanal gerçeklik ve gastronomi arasındaki en büyük engel, belki de tat alma duyusunun o dünyaya aktarılamaması; ama Deniz Şef, tat alma referansının da artık sanal gerçekliğe adapte edilmesiyle “İşte bu tam bir devrim olacak” diyor.

Geleceğin menüsüne çalışıyor

Dünyanın geçirdiği bu kriz maalesef bir başlangıçtan ibaret. Anlaşılıyor ki, yemek yemek ve bunu bir sosyalleşme aracı olarak kullanmak, şekil değiştirerek devam edecek. Daha çok teknoloji daha fazla sanallık kısmına hazır olmak ve gastronomiyi bu bakış açısıyla tekrar değerlendirmek gerekecek. İşin özeti ya değişime ayak uydurulacak ya da geride kalınacak.