SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

Big Bang 2018 Türkiye’nin Geleceği!

Dün İTÜ ARI Teknokent bünyesinde bulunan İTÜ Çekirdek’in her yıl düzenlediği Big Bang etkinliği vardı. Geçen sene çok beğendiğim için bu sene de en çok beklediğim etkinliklerin başında geliyordu. Bu sene de beklentilerimin üstünde bir etkinlik oldu. Fuaye alanındaki girişimcileri dinlerken Türkiye’nin geleceği ile ilgili umutlarım katbekat arttı.

“Türkiye’den bir şey çıkmaz, çoğu girişim kopya, teknoloji üretilmiyor…”diyen herkes seneye Big Bang etkinliğine gelsin, ne dediğimi çok iyi anlayacaktır. Etkinliğin ilerleyen saatlerinde açıklanan ödül ve yatırımların toplam değeri ise 21 milyon TL’ye ulaştı.

100’den fazla girişim dinledim, hepsini yazmam mümkün olmadığı için en aklımda kalanları kısa kısa sizlere anlatmaya çalışayım.

BraceHealth

Parkinson hastalarının gereksiz ilaç kullanımını azaltarak diskinezi krizlerinin önüne geçmeyi sağlayacak hastaların koluna takılan bir takip cihazı.

Bren

Vücut hareket ve sıcaklığından enerji üreterek şarj cihazı veya powerbank taşıma ihtiyacınızı ortadan kaldıran giyilebilir hibrit enerji üreteci.

Akıllı Magnet

Telefonunuzu buzdolabı magnetlerine dokundurarak sipariş verebilmenizi sağlayan nesnelerin interneti çözümü.

Patika Robotik

Tarım ve endüstride insansız araçlar geliştiren bir teknoloji şirketi. Özellikle ülkemizde tarım ve agritech konusunda çok önemli adımlar atmamız gerektiğini düşünürsek bu tip girişimlere ihtiyaç var.

Vagustim

Migren tedavisi üzerine kişisel medikal cihaz üretiyorlar.

Trelens

İşitme engelliler için geliştirilen akıllı bir gözlük olan Trelens ile etrafınızdaki sesleri gözlüğün camına yansıtan bir teknolojileri var.

Intenseye

Yapay zeka destekli bir video analiz platformu. Bir videodaki mutlu/mutsuz insanları bile çıkarabilecek yeteneklere sahip.

Hubbox

Endüstri 4.0’a adım atmak isteyenler için fabrikadaki makineleri birbirleriyle konuşturan, monitör ve yönetme işlemleri için kullanılabilen bir endüstriyel nesnelerin interneti ürünü.

GK Bioteknoloji

Kazalar sonucu sinir sisteminizde oluşan hasarları onarmak, kaybedilen doku fonksiyonunun yeniden kazanılmasını sağlamak için biyomalzemelerle sinir tüpü geliştiriyorlar.

girift

Alzheimer hastaları için akıllı bileklik geliştiren girişim, ailelerinin de hayatlarını kolaylaştıracak uygulama ve çözümler geliştiriyor.

Coolin

Diyabet hastaları için geliştirilmiş, telefonunuzdan sıcaklığını bile görebildiğiniz taşınabilir insülin soğutucusu geliştiriyorlar.

Nörotek

Konuşma yetisini kaybetmiş kişilerinetrafındaki kişilerle iletişimini/etkileşimini sağlayan artırılmış gerçek destekli bir çözüm.

Wport

Wordpress sitenizi mobil uygulamaya çeviren bir çözüm sunuyorlar.

Mutlu Müşteri

Pazaryerlerindeki satıcıların müşterileriyle ilişkilerini, sorularını kolayca yönetmelerini sağlıyor.

MITEE Labs

Yumurta sektöründe kırmızı bit problemi varmış. Bu girişim de tavukları buna karşı dirençli hale getirecek organik bir ürün geliştiriyorlar.

MIPS

Erkeklerin sperm sağlığını evde ölçmeyi sağlayan bir cihaz üretiyorlar.

Meinox

Hedefe yönelik ilaç geliştirerek kemoterapiye göre daha iyi bir çözüm sunma konusunda araştırmalar yapıyorlar.

Smartvist

Akıllı bir kapı görüntüleme sistemi geliştiren girişim uzaktan kapıya gelen herkesi görmenizi sağlıyor, yüz tanıma sistemiyle de tanıdıklarınızı tanımlayabiliyorsunuz.

Robibot
Çocuklara kodlama öğreten oyuncak bir robot ve eğitim seti geliştiriyorlar. Bu robot ile robota 3 kere sağa dön, 3 kere sola dön, sonra müzik çal ve dur gibi komutlar öğretebiliyorsunuz.

Phoenix

Özellikle fabrikalardaki baca gazından elde edilen hidrojenin yakıt olarak kullanılmasını sağlıyor.

Parxlab

Boş araç park yerlerini gösteren bir çözüm sunuyorlar. Park yerine takılan ve pil süresi çok uzun olan cihazlarla işletmeler için personel ve park optimizasyonu yapıyorlar.

Gördüğünüz gibi birbirinden ilginç girişimler için girişimcilerin alınlarından öpmek lazım. Hepsine başarılar.

Yazının devamı...

9 Girişim KWORKS’te sahne aldı

Bu haftanın en önemli konusu KWORKS ve BTM Sahne’nin “Demo Day”leriydi. “Demo Day” kavramını daha önceden anlatmıştım, girişimcilerin belli bir mentorluk ve eğitim sonrası yatırımcıların karşısına çıktıkları etkinliğe “Demo Day” deniyor. BTM Sahne’nin Demo Day’i Perşembe akşam olduğu için onu önümüzdeki haftalarda aktaracağım. Gelelim “KWORKS Demoday’18” izlenimlerime.

KWORKS, Koç Üniversitesi Şişli yerleşkesinde, girişimcilere yol gösterici ve maliyet azaltıcı destekler sunan, dünyaya meydan okuyan teknoloji girişimlerinin hayata geçmesi ve finansal kaynaklara erişimi için zemin hazırlayan bir girişimcilik merkezi.

Öncelikle şunu söylemem lazım; “Girişim ekosisteminde çok etkinlik oluyor, etkinlik enflasyonu var” tartışmaları son bir iki yıldır var. Ben de çok etkinlik olduğu yönünde arada serzenişte bulunuyorum fakat etkinlikler ticari bir kaygıyla yapılmadığı sürece, iletişim amaçlı yapıldığı sürece bence çok olmasında sıkıntı yok. KWORKS etkinliğinde bir çok yatırımcı, mentor, ekosistem paydaşı bir araya geldi ve açıkcası oldukça entellektüel bir ortam oluştu. Ben de etkinlik sonunda bir şeyler öğrenerek çıktığımı hissettim ve mutlu oldum.

Etkinlik panel kısmı ve girişimcilerin sunumlarını yaptığı iki ana kısımdan oluşuyordu. Panel kısmından aklımda kalan ilk şey; 500 Istanbul yatırım fonunundan Enis Hulli’nin “Hızlı büyüyen iyi girişimler her zaman yatırım bulur, onlar için yatırımcı kıtlığı gibi bir durum yok, problem aralarda kalan girişimlerin yatırım bulmasında” sözü oldu. İkinci aklımda kalan ise Commencis firmasının kurucu ortağı Fırat İşbecer’in “Startup dostu firmalar, B2B iş yapan girişimlerden daha çok ürün almalı, aylarca pazarlık yapmamalı” sözü oldu.

Sahne alan girişimcilere gelecek olursam; Beşi hızlandırma programından, dördü ise ön hızlandırma programından olan girişimleri anladığım kadarıyla anlatmaya çalışayım.

Hızlandırma Programı Girişimleri

Viravira

Viravira içinde binlerce tekne bulunan bir online tekne kiralama platformu. Yunanistan, Hırvatistan, İtalya, İspanya, Portekiz ve Fransa gibi ülkelerden de yüzlerce tekneyi siteye girip kiralayabiliyorsunuz. Şu anda toplam 3000 tekne bulunuyormuş. Girişimcisi Emre Küçükozan’ın verdiği bilgilere göre Türkiye’de yıllık tekne kiralam sektörü €250M civarında.

Gamehub

Bilgisayar oyunları konusunda en büyük problem nedir dersem çoğu kişi sürekli olarak yüksek performans bilgisayar alma gerekliliğinden bahsedecektir. Gamehub tam da buna çözüm olmak isteyen bir girişim. Masaüstü bir oyunu bulut üzerinden oynamanızı sağlıyor, bu sayede çok yüksek performanslı bir bilgisayar almak zorunda kalmıyorsunuz. Tabi bilgisayarınıza yükleme derdi de olmadığı için bilgisayarınızda da boş alan kalıyor. Saatlik 4 TL, aylık da 91 TL’ye bir paket alıp oyun oynayabiliyorsunuz. Arıkovanı platformundan da 100 bin lira ön sipariş alan girişim Mart ayında 20 bin üyeye ulaşmış, 20 bin kişi de beklemedeymiş.

Akaunting

Akaunting açık kaynak bir ön muhasebe platformu. Şu anda da 150 ülkeden 50 binden fazla kullanıcısı var. Diğer ön muhasebe platformlarından en büyük farkları hem temel hizmetin ücretsiz olması, hem de kendi sunucunuza kurabiliyor olmanız. Uygulama mağazasından bir ürün alırsanız o zaman ücret ödüyorsunuz. Burada da bir çok uygulama sağlayıcı girişim var.

Vidyou

Binlerce ürünü olan eticaret siteleri için anında otomatik video reklam hazırlamanızı sağlayan bir platform. Yani tek tek her ürün için ayrı ayrı video üretmekle uğraşmıyorsunuz. Ürünün fiyatı değişirse videodaki bilgiler de otomatik değişiyor. Ürün adedine göre aylık üyelikle çalışan girişim şu ana kadar 10 ayda 300 binin üzerinde video üretilmiş.

Architicket

İnşaat sektörüne yönelik çözüm sunan girişim, projelerin dijital ortama aktarılmasına olanak sağlıyor. Gün içinde sahada karşılaşılan problemler iş emri haline getirilebiliyor ve anında o işi çözecek kişiye iletilebiliyor. Kurucusunun verdiği bilgiye göre ülkemizde yapı sektöründe bilişim teknolojileri pazarı 220 milyon dolar civarında. 3 kullanıcı için ücretsiz olan girişim daha fazla kullanıcı için aylık üyelik modeliyle çalışıyor.

Ön Hızlandırma Programı Girişimleri

Alppedo

Çocukların şiddet veya uygunsuz şeyler içeren videoları izlemesini önlemek için ortaya çıkan bir video filtreleme ve önerme girişimi. Alppedo psikolog onaylı videolar önererek çocuğunuzun daha sağlıklı ve güvenli büyümesini sağlıyor. Kurucusunun verdiği bilgiye göre Türkiye’de 5 milyon çocuk Youtube üzerinden video izliyor.

Predy

Sosyal medyanın rating platformu diye özetlenebilir. Milyonlara içeriği analiz edip, etkileşimi yüksek olacak içerikleri tahmin edip, reklam verenlerin doğru yerlere reklam vermesini sağlıyorlar.

Salesmot

Oyunlaştırma üzerine çalışan girişim, satış ekipleri için oyunlaştırma tabanlı çözüm sunuyor. Firmaların CRM altyapısıyla da entegre olabilen girişim sayesinde firma içinde yarışmalar düzenleyip çalışanların performansını artırabiliyorsunuz.

Şefgibi

Şefgibi yemeğin malzemelerini tam ölçüsünde gönderen bir girişim. Yani yemeğin malzemelerini size gönderiyorlar, siz de tek tek malzeme aramak derdinde kalmıyorsunuz. Haftalık üyelik modeliyle çalışıyorlar.

Yazının devamı...

10 Yeni Yatırım Fonu Geliyor!

Bu haftanın en önemli konusu TÜBİTAK’ın yeni fonlarla ilgili açıklaması oldu. Daha önceki yazılarımda anlatmıştım “yeni fonlar” geliyor diye. Konunun tarihçesini aktarırsak fon kurmak isteyen yatırımcılar ve yatırımcı adayları teknopark ve teknoloji transfer ofislerini (TTO) de yanına alarak TÜBİTAK ve Hazine’nin desteğini istemişlerdi. Geçtiğimiz haftalarda TÜBİTAK değerlendirmeleri tamamlanan süreç sonunda bu hafta TÜBİTAK 10 fon adayına destek olacağını açıkladı. 500 Istanbul, Actus-Addwise TechOne, Angelfund, Arz Portföy, Boğaziçi Ventures, Idacapital, Collective Spark, DCP, Mükafat PYŞ, Pharmamed gibi (fon isimleri ileride farklı olabilir) fonlar teknoparkları, TTO’ları da yanına alarak bu sürecin ilk kısmını tamamlamış oldular. Bundan sonraki süreç Hazine’nin değerlendirmeleri olacak gibi gözüküyor.

Kurulacak olan bu fonların üç temel faydası olacak.

- Birincisi yatırım anlamında 2017’nin çok gerisinde kalan 2018 yılından sonra, 2019 yılı tekrar hareketlenme yılı olacak. Yani tekrar yatırımcı bolluğu yaşayacağız. Yapılan açıklamaya baktığımızda “100 Milyon TL’lik bütçe ayrılan TÜBİTAK Tech-InvesTR çağrısı kapsamında bu tutara ek olarak fonlara katılacak Teknoloji Geliştirme Bölgeleri, Teknoloji Transfer Ofisleri ve Araştırma Altyapılarından yaklaşık 112 Milyon TL, üçüncü taraf ulusal ve uluslararası kurumsal ve bireysel özel yatırımcılardan yaklaşık 750 Milyon TL olmak üzere toplam 862 Milyon TL’lik ekstra kaynağın yaratılması beklenmektedir. Kurulacak fonların Hazine ve Maliye Bakanlığının katkısı ile birlikte ilk kapanışta yaklaşık 980 Milyon TL, son kapanışta da yaklaşık 1 Milyar 800 Milyon TL’ye ulaşması hedeflenmektedir.” denilmiş. Bu miktar girişimciler için gelmiş geçmiş en büyük kaynak anlamına geliyor. Kısacası 2019 senesi Türkiye'de girişimci olmanın tam sırası gibi görünüyor.

- İkincisi üniversite teknoloji transfer ofisleri teknoparklar yatırım konularına ısınmış olacaklar ve yatırımcı şapkası takmayı öğrenmiş olacaklar. Bundan 5-6 yıl sonra kendi bünyesindeki doğru girişimleri fonlayabilen teknoparklar, akademisyenlerin doğru projelerini fonlayabilen teknoloji transfer ofisleri görebiliriz. Bu model zaten birçok ülkede hali hazırda uygulanıyor ve Üniversiteler TTO'larla bağlantılı olan bu fonlardan ciddi oranda gelir sağlayabiliyorlar.

- Üçüncüsü ise devlet teşviği alan girişimler daha kolay yatırım bulabileceği için devlet teşviği alıp büyümeye devam eden girişim sayısı artacak ve teşvikler boşa gitmemiş olacak. Yani teşvik alanların sürdürülebilirlik oranları artmış olacak.

Dikkat edilmesi gereken nokta ise bu 10 fonun hiçbirinin birbiriyle yarışmaması, birbirlerinin ayaklarına basmaması gerekiyor. Bu fonlar ne kadar birbirlerini tamamlayıcı, destekleyici olursa o kadar başarı oranı artacaktır. Her birinin tüm sektörlere hizmet etmemesi, belli dikeylere daha çok odaklanması, farklı yatırım aşamalarına odaklanması şart. Yani hepsi “100 bin dolar yatırım ortalaması ile tüm teknolojileri girişimlerine yatırım yapacağız” diyorsa bu ekosistem için kötü. Bu fonların bazılarının çok erken aşama, bazılarının biraz daha erken aşamanın son evrelerinde devreye girmesi şart. Daha önceki yazılarımda da söylediğim gibi yatırım işi farklı seviyeleri olan bir oyun gibi. Her seviyede birileri olması gerekiyor. Tabi her seviyenin şartlarını da sağlaması gereken bir çok girişim olması gerekiyor. Bunlar gerçekleştirilirse girişim ekosistemimizi güzel günler bekliyor diyebiliriz. Bir önceki yazımdaki tohumdan Seri A 'ya geçen girişim oranlarını düşünecek olursak bu fonlar tohum aşamasından Seri A aşamasına geçecek olan girişimlerin oranlarını da arttıracaktır diye tahmin ediyorum.

Dikeyleşmeye ek olarak yatırım takımlarının deneyimleri de oldukça önemli; Çünkü bu fonların başarıları hem TÜBITAK için hem de Hazine için bir sonraki kurulacak Fonların Fonu mekanizması için örnek teşkil ediyor olacak. Buna ilave olarak girişimcilerle çalışma tecrübesi olan, girişimlere yatırım yapmış, teknoloji ve girişimci değerlendirme tecrübesi olan hatta kendi girişimini satıp çıkış yapmış kişileri fon takımı içinde bulunduran fonlar girişimciler için de ilk tercih sebebi olacaktır.

Buradaki tek dezavantajlı olarak görünen taraf, teknolojik inovasyon yapmayan ama iş modeli inovasyonu yapan girişimler için gibi gözüküyor. TÜBİTAK teknolojik inovasyona erken aşamada yatırım yapılmasını istediği için fona katılan kuruluşlara bu konuda küçük bir kısıt getirmiş. Eğer girişiminizde teknolojik yenilik yok ise ve bu fonlardan yatırım alıyorsanız fona yatırım yapan teknopark ve teknoloji transfer ofisleri TÜBİTAK'tan destek alamayabilir. Yani Yemeksepeti bugün kurulsaydı yine bu fonlardan yatırım alamayabilir gibi gözüküyor. Yatırım alsa bile üniversiteler TÜBİTAK'tan bu girişime yaptığı yatırım için hibe alamıyor, bu da yukarıda adı geçen fonların bu tip girişimlere yatırım yapma motivasyonunu düşürecektir. TÜBİTAK her girişim yatırımını bir proje başvurusu gibi düşünüp, her yatırım fırsatı geldiğinde tek tek değerlendirme yapacak. Uygun bulunursa o paranın %55'ini TÜBİTAK teknopark veya ilgili teknoloji transfer ofisine geri verecek. Bu açıdan bakılırsa teknopark ve teknoloji transfer ofisleri oldukça avantajlı.

Son bir noktada da daha önceden teşvik almış girişimlerle ilgili. Teşvik almış ve yatırım alabilecek büyüme oranlarına sahip girişimlerin oluşturduğu havuz ne kadar büyük, bu havuzdakilerin kaçı yatırım alırsa çok iyi bir yerlere gelir bilmiyoruz, bunu zamanla göreceğiz. O yüzden en büyük görev yine girişimcilere düşüyor. Büyümezseniz yatırım alamazsınız, yatırım alamazsanız da ya çok yavaş büyürsünüz ya kapanırsınız ya da bir gün büyük bir global bir şirket gelir ve sizi ezip geçer.

Yazının devamı...

Seri A Yatırım Zorluğu

Geçtiğimiz hafta Dealroom, Atomico ve LocalGlobe ortaklaşa bir rapor yayınladılar ve Avrupa’da girişimlerin aldığı yatırımlarla ilgili istatistikler paylaştılar. Bu raporda en çok dikkatimi çeken konu tohum yatırım alan girişimlerin Seri A yatırım alabilme oranlarıydı. Tekrar hatırlatmak gerekirse tohum yatırım girişimin halen ürün geliştirme ve pazarı test etme aşamasında genelde melek yatırımcılardan aldığı yatırıma deniyor. Seri A ise fonlardan alınan ilk ciddi yatırıma deniyor. İki yatırım türünün de zamanla evrildiğini de hatırlatmak gerekiyor. Bundan altı yedi yıl önce daha ürünü lanse etmeden de tohum yatırım alınabiliyordu, batan girişim oranı arttıkça bu koşul biraz daha zorlaştı ve günümüzde artık ilk faturalarını almaya başlamış girişimlerin aldığı yatırıma tohum yatırım deniyor.

Rapora geri dönecek olursak Avrupa’da tohum yatırım almış bir girişimin 36 ayda Seri A yatırım alma oranı %19. Yani 100 tane tohum yatırım almış girişimin 36 ayda sadece 19 tanesi bir girişim sermayesinden Seri A yatırım almayı başarıyor. Diğer 81 tanesi neden alamamış diye sorabilirsiniz. Bunun bir çok sebebi olabilir ama en önemli sebep bu 81 girişimin Seri A yatırım alacak şartları sağlamamış olmasıdır. Şöyle açıklayım, bir e-ticaret girişimi ayda 2-3 bin dolarlık işlem hacmi yaratmaya başladı ve hızlı büyüyor diyelim, tohum yatırım alma şartları yeterli olabilir ve tohum yatırım aldığında Seri A yatırım alana kadar bu hacmi en azından 5-6 kat artırması gerekmektedir. Yani tohum yatırımın bitmesine 3-4 ay kala bu girişimin aylık işlem hacmi 3 bin civarlarındaysa hala, Seri A yatırım yapacak olanlar isteğini yitirir ve girişim ya yine tohum yatırım alır bir miktar daha ya da kapanır. Bu nedenle her yatırım turunda katlana katlana büyümek ve bir sonraki yatırım turunun şartlarına yaklaşmak her zaman her yerde gerekli.

Türkiye’ye bakacak olursak startups.watch verilerine bakarak 2015 yılındaki istatistiklere baktım. 62 tohum yatırım alan girişimden sadece 6 tanesi şimdiye kadar Seri A yatırım alabilmiş. Yani oran %9.68, Avrupa ortalamasının yarısı kadarız. Bundan şu aşağıdaki ihtimalleri çıkarmak mümkün.

A.Melek yatırımcılar ileride Seri A yatırım alacak girişimleri bulmakta zorlanıyor.

Bu aklıma gelen ilk olasılık. Melek yatırımcıların tohum yatırım yaparken “Bu girişim benim verdiğim parayla 12 -15 ayda 1-2 kat mı büyür, yoksa 5-6 kat mı büyür ?” sorusunu iyi sorması gerekiyor. Eğer 1-2 kat büyüme olasılığı daha ağır basıyorsa büyük ihtimalle tohum yatırım sonrası zorlanır ve Seri A yatırım alma şansı da çok azalır.

B. Girişimciler tohum yatırım sonrası büyümekte zorlanıyor.

Tohum yatırımı aldıktan sonra girişimcilerin zorlanması da ihtimal dahilinde olan bir senaryo. Tabi girişim tohum yatırım sonrası katlana katlana büyümüyorsa ya major değişiklikler yapılması gerekiyor ya da sonuçlarına katlanmak gerekiyor. Tabi büyümeyle ilgili en büyük sıkıntılardan biri ürünü ilk günden globale açmamak da olabilir. Bir tek Türkiye pazarını düşünmek girişimin büyümesini zorlaştırabilir.

C. Seri A yatırım yapacak fon az olabilir.

Bu da tabi ki ihtimallerden biri. Bu sene Seri A yatırım yapacak fon sayısı geçen seneye göre biraz düştü fakat çok iyi metriklere sahip olup da Seri A yatırım bulamayan görmedim henüz. Üstelik fon sayısı her geçen gün artıyor da. Tabi yine de Seri A yatırım alınabilecek fon sayısı 3-4 kat artsa süper olur. Bunun için de tabi başarı hikayelerinin “exit”lerin çoğalması gerekiyor. Fon yöneticilerinin ilk fonlarını katlaması gerekiyor ki daha büyük iştahla ikinci üçüncü fonlarını kursunlar.

Özetlersek, tohumdan Seri A yatırıma geçmekte Avrupa’nın yarı oranındayız. Avrupa ortalamasına yaklaşmamız için global düşünen girişimler şart, melek yatırımcıların da girişim sermayeleri ile daha sıkı bilgi alışverişinde bulunması şart, fon sayısının artması da güzel olur.

Yazının devamı...

Ekim Ayında 7 Girişime $1.8M Yatırım

Geçtiğimiz ay genel merkezi Türkiye olan yedi girişim erken aşamada 1.8 milyon dolar yatırım aldı. Yatırım turlarının bir tanesi Seri A, diğer 6 tur ise tohum yatırım olarak yapıldı. Tüm yıla baktığımızda ise 73 girişim erken aşamada yaklaşık 46 milyon dolar yatırım aldı. Geçen sene ile karşılaştırırsak geçen sene ilk dokuz ayda 121 girişim erken aşamada yaklaşık 76 milyon dolar yatırım almıştı. Yani yatırım miktarı geçen seneye göre %40 civarında düşmüş. Yatırım alan girişimler ise şunlar :

Lisa

Instagram’a fotoğraf atarken hangi fotoğrafı atarsanız daha çok ilgi göreceğini anlayan yapay zeka destekli bir servis. Web sitelerinde yazdığına göre neredeyse her ülkeden kullanıcıları var ve şimdiye kadar 120 bin fotoğraf Lisa tarafından seçilerek Instagram’a yüklenmiş. Kurumsal versiyonunda ise hem bir markanın tüm fotoğraflarını organize edebiliyor, hem de A/B testi yapmanızı sağlıyor.

MasterFi

MasterFi bir iş analitiği çözümü ve MasterFi kullanarak şirketler satış ekiplerinin saha çalışmalarından elde ettikleri veriler ışığında, mevcut global satış portföylerini analiz edebiliyorlar. Satış personeli analizi, müşteri portföy analizi ve oyunlaştırma gibi modüller içine MasterFi tohum yatırım alan girişimlerden.

Nanografen

F+ Ventures’dan yatırım alan girişim Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi araştırmacıları ve Inovent A.Ş. ortaklığı ile kurulmuş. Grafeni ekonomik, iyi kalitede ve yüksek miktarlarda üreterek enerji, havacılık, otomotiv, yapı-inşaat gibi birçok alanda kullanmak için prototip ürünler hazırlıyor.

Onlock

Viveka’dan ve StartersHub’dan yatırım alan girişim kapı kilidinizi akıllı hale getiriyor. Yani uzaktan kapınızı açıp, kapayabiliyorsunuz, evinize temizlik için gelindiğinde temizlikçi personele kapı açabiliyorsunuz. Tüm kapılarla uyumlu olan akıllı kiliti alarak evinizi emlakçıya göstermek için de uzaktan kumanda edebilirsiniz.

Sorun Kalmasın

Sorun Kalmasın bir eğitim uygulaması. Takıldığınız soruların fotoğrafını çekip uygulamaya gönderiyorsunuz. Uygulamadaki diğer kişiler de sorularınızı çözüyor. Gelir modeli olarak uygulama içi krediler var. 100 kredi 8.99 TL. Girişimin yatırımcıları arasında Fırat İşbecer, Nevzat Aydın gibi ünlü isimler de var.

Tarfin

Ekim ayının tek Seri A yatırımı olan Tarfin’e yeni fonunu duyuran Collective Spark ile ülkemizde yatırımlar yapan Wamda Capital yatırım yapmış. 1.3 milyon dolar yatırımın yapıldığı girişim çiftçiye vadeli ürün satarak onların hem nefes almasını sağlıyor, hem de ödemelerini hasat zamanı yapmasını sağlıyor. Bu bağlamda bakıldığında Tarfin hem bir tarım girişimi hem de bir fintech girişimi.

Wask.co

Wask.co dijital bir asistan. Kendinize bir dijital danışman kiralayabilir, bilişim ihtiyaçlarınız için yol haritası çizip, dijital stratejiler oluşturabiliyorsunuz. Siteyi kullanarak dijital pazarlama, dijital reklam, SEO, sosyal medya, web tasarım, yazılım, bilgi işlem ve dijital güvenlik gibi konularda dijital danışman kiralayabiliyorsunuz. Girişimin yatırımcısı ise Tarvenn Ventures.

2018’in kalan iki ayında Seri B ve sonrası bir yatırım gelmezse geçen senenin yatırım tutarının yarısında kalacağız gözüküyor. 2019 için umutluyuz. Tubitak 1514 ile beraber yeni fonlarımız olacak ve yatırımlar artacak.

Yazının devamı...

Girişim Ekosistemlerinden Neler Öğrenebiliriz ?

Bu hafta İtalyan Ticaret Merkezi’nin (ITA) davetlisi olarak Milan’da girişim ekosistemini incelemeye gittim on bir girişimle birebir görüştüm ve bir çok yatırımcı ile sohbet etme fırsatı buldum. Türkiye Girişim Ekosistemi ile de karşılaştırma fırsatı bulduğum için Milliyet okurları için ve girişimciler için izlenimlerimi paylaşmak istedim.

İtalyan organizatörler neleri bizden daha iyi yapmışlar?

ITA’nın en iyi yaptığı şey 20 ülkeden 40 yatırımcıyı İtalyan girişimcilerini incelemek için getirmek olmuş. Benim bildiğim kadarıyla bu kadar farklı ülkeden bu kadar yatırımcıyı getirdiğimiz bir girişimci etkinliği hiç olmadı. Bu 40 yatırımcının profillerini de inceleme fırsatı buldum, neredeyse tamamı erken aşama yatırımcı. Burada tabiki önemli olan yatırımcıları getirmek değil. Yatırımcıları bir şekilde getirdiğinizi varsayalım, girişimleriniz kötü ise yatırımcılar ülkelerine kötü izlenimlerle gidebilirler. 2013 yılında Türkiye’de katıldığım bir girişimcilik etkinliğine Accel gibi büyük yatırımlar yapan yatırımcılar gelmişti ve Türkiye’de yılda yıllık cirosu 100 milyon doların üstünde cirosu olan teknoloji alanındaki girişimlerin sayısını duyunca bir daha da gelmemişlerdi. O yüzden doğru yatırımcıyı doğru zamanda getirmek ve girişim ekosistemimizin de, girişimcilerimizin de buna hazırlıklı olması çok önemli. Tabi burada bir ayrıntıdan da bahsedeyim, ITA bu yatırımcıların tüm masraflarını karşılıyor, bu da yatırımcıların gelmesi için bir nebze de olsa motivasyon yaratıyor. Yani yatırımcıların çoğu “Para harcamadan İtalyan girişimlerini göreceğim” diye düşündüğü için geliyor. Bizde şu ana kadar yatırımcıları getirmek için onların masraflarını karşılayan bir etkinlik ya da organizatör duymadım. Çünkü bizde genelde “Yatırımcının zaten parası var, neden masraflarını karşılayalım ki?” gibi bir düşünce hakim.

Etkinlik birebir toplantılar, her girişimin kendi sunumunu yapabileceği ve temalara göre ayrılmış konuşma alanları ve standlardan oluşuyordu. Yani önceden belirlenmiş ajandanıza göre beğendiğiniz girişimlerle birebir yarımşar saat görüşüyorsunuz. Beğendiğiniz veya takip ettiğiniz bir sektör varsa o alandaki tüm girişimlerin sunumlarını da mini konferans alanlarında izleyebiliyorsunuz. Örneğin tarım teknolojileri alanındaki girişimlerin tamamını dinlemek istiyorsanız hepsinin sunumlarını bir alanda izleyebiliyorsunuz. Bu da her sektörle ilgilenmeyen yatırımcılar için süper fırsat anlamına geliyor.

İtalyan girişimler neleri bizden daha iyi yapmışlar?

Her zaman söylediğim gibi her ekosistemde iyiler, kötüler, vasatlar var. İtalyan girişimleri için de durum aynı. Türkiye’den girişimcilerden çok ileride değiller ama tabi ki şanslı oldukları şeyler var. Avrupa Birliğinde oldukları için rahatça başka ülkelere gidip o pazarı test edebiliyorlar. Bir çok fondan yararlanabiliyorlar. Görüştüklerim arasında en dikkatimi çekenler her zamanki gibi dersini en iyi çalışanlar oldu. Rakiplerini, diğer pazarları, müşterilerden gelen geri bildirimleri en iyi takip edenler her zaman her yerde kazanıyorlar. Bunu Türk girişimlerinin de kulağına küpe yapması gerekiyor. Türkiye’de bir girişimciye “Senin yaptığın işi Bulgaristan’da yapan bir girişim var” dediğimde “Bilmiyordum, inceleyim” diyorlar genelde. Bu da tabi ki girişimcinin dersini iyi çalışmadığı anlamına geliyor. Girişimcinin her zaman bulunduğu odada o konuyu en iyi bilen olması gerekiyor yoksa o odadan eli boş çıkıyor.

Ekosistem Benzerlikleri/Farklılıkları Neler ?

Konuştuğum yatırımcılar arasında Brexit’ten pozitif anlamda faydalandıklarını söyleyenler oldu. Çoğu girişimci Brexit nedeniyle İngiltere’den diğer Avrupa ülkelerine dönüyorlarmış. Türkiye için böyle bir durum olduğunu şahit olmadım, hatta tam tersine Ankara Antlaşması ile gideni daha çok duyuyorum.

Nüfus olarak küçük ülkelerdeki girişimcilerin ilk günden global ürün yaptığını herkes biliyor ve kabullenmiş. Özellikle ülkemizin nüfusu nedeniyle çoğu girişimcimiz ilk günden global pazarı düşünmüyor.

Konfor alanından çıkmak istemeyen girişimler tüm ekosistemlerin ortak noktası. “Zaten karlıyım, neden riske girip globalleşeyim ki ?” diyen girişimler her ülkenin ortak tıkanma noktası.

Daha güzel etkinlikleri Türkiye’de yapmak, global yatırımcıların Türk girişimlerini görmek için sıraya girdiği günler görmek dileğiyle.

Yazının devamı...

Girişim Ekosisteminin Eksik Parçaları

Çarşamba günü teknoloji ve girişim dünyası Webrazzi Summit etkinliğinde buluştu. Ben de işlerim nedeniyle ilgilendiğim kısımları Internet üzerinden canlı izledim. Özellikle yatırımcıların olduğu panel dikkat çekiciydi. “Türkiye Girişim Ekosisteminde ne eksik?” sorusu ve cevapları en dikkatimi çeken konu oldu.

Türkiye’deki girişimcilere sorarsanız “yatırımcı eksik” der, yatırımcılara sorarsanız “hızlı büyüyen girişimci eksik” der. Startups.watch platformu tarafsız ve merkezi bir yapı olduğu için hem yatırım tarafını hem girişimci tarafını inceleyen biri olarak aslında yatırımcı tarafında da eksikler var, girişimci tarafında da eksikler var diyebilirim. Bunu üç başlıkta değerlendirmek mümkün.

Girişimci Eksikliği

Girişimcimiz çok gözüküyor fakat her bilişim şirketi kuranı, terzi usülü bilişim çözümü sunanı girişimci olarak saymazsak (uluslararası ölçekte büyüyebilecek olanları kastediyorum) her sene ortalama 500 girişimci ürün odaklı bir girişim kuruyor, bu girişimlerin de ortalama 50 tanesi tohum yatırım alıyor. Türkiye gibi büyük bir ülke için bu sayıların bir sıfır fazla olması gerekiyor. Yani her sene teknolojik bir ürünü olan 5000 girişim çıkması gerekiyor, bunların da 500 tanesinin tohum yatırım alması gerekiyor ki bu 500 tohum yatırım alan girişimin de en az 100 tanesi Seri A yatırım alsın. İşte o zaman İngiltere, Fransa ve Almanya ile yarışacak kıvama geliriz ve gerçekten girişim merkezi oluruz.

O nedenle girişimcimiz ve girişimimiz az. Daha artması şart. Bu konuda Tubitak BiGG gibi fikir aşamasında destek olan yapıların çoğalması lazım ama bunun için girişimci sayısının da artması gerekiyor.

Yatırımcı Eksikliği

Yatırım konusunda Türkiye’de 50 bin dolar ile 500 bin dolar arası yatırım bulmak çok zor değil. İyi bir teknolojik ürününüz varsa ve biraz büyüme grafiği gösterebiliyorsanız tohum yatırım bulma şansınız yüksek. Bu aralıkta yatırım yapan bir çok yatırımcı var. Özellikle 2018’de 500 bin dolar ile 1.5 milyon dolar arası yatırım yapan yatırımcı sayısı azaldı. En son Collective Spark bu aralıkta yatırım yapmaya başladı ama bu aralıkta en az 10 tane girişim sermayesi olması gerekiyor. Bir şekilde 1.5 milyon dolar Seri A yatırım aldınız diyelim ve bu parayla daha da büyüdünüz ve Seri B yatırım arıyorsunuz diyelim. Burada da gidebileceğiniz yatırımcılar oldukça az, Revo Capital, Earlybird gibi yatırımcılar dışında belki 2-3 yatırımcı daha sayılabilir ama burada da yatırımcı boşluğu var. Burada da en az 6-7 tane yatırımcı olması gerekiyor. Yani tohum sonrası ile Seri A sonrasında yatırımcı sıkıntımız var ve bu aralıkların doldurulması gerekiyor.

Çıkış Eksikliği

Özellikle 2018’de Trendyol, OpsGenie, Gram Games gibi güzel çıkışlar gelmeye başladı fakat bu satın almaların hiçbirinde Türk girişim sermaye fonları yok. O yüzden bize Revo Capital, 212, Earlybird gibi firmaların fonladığı girişimlerden çıkış hikayeleri gerekiyor. Girişim sermayesi destekli olmayan çıkışlar sadece girişimciyi memnun ediyor, içinde Türk bir girişim sermayesi de olan bir girişim çıkış yaptığında ise kazanan ekosistem oluyor. Hatta melek yatırımcılarımızın da çok iyi çıkışlar yapması gerekiyor ki onlar da daha da motive olup girişim sermayesi fonu kursunlar. Ekosistem bu şekilde işlemediği sürece, yani çıkışlardan gelen parayla daha büyük yatırımlar yapacak ortam yaratılmadığı sürece, yatırımcıların ve yatırımcılara yatırım yapanların motivasyonunun giderek düştüğü bir ekosistem olacağız.

Yazının devamı...

3 ayda girişimlere 14.3 milyon dolar yatırım

Startups.Watch 2018 üçüncü çeyrek raporuna sonuçları Salı günü yapılan etkinlikte açıklandı. Aldığım notları ve gözlemlerimi Milliyet okurları için aşağıda özetlemeye çalıştım.

Türkiye’de 2018’in üçüncü çeyreğinde girişimler 28 yatırım turunda toplam 14.3 milyon dolar yatırım aldı. Banamama, BlindID, Bulduysan, Denebunu, Fazla Gıda, Lidyana, Mornero, mutlubiev, NKolayOfis, Ottoo, Paket Taxi, Recontact, Udentify, V-Count, Vispera, Vivense, Webrazzi, Zebramo tohum ve sonrası yatırım alan girişimler olarak açıklandı. Flat Games, Midpoly Games, Arya, Blok-Z, GatePay, Naturansa, Sensgreen, Viliks, Warden ise hızlandırma programlarından yatırım alan girişimler olarak açıklandı.

2018 üçüncü çeyreğinde “e-ticaret” en çok yatırım alan konu olurken, ikinci sırayı “ev temizliği pazaryerinin” de içinde olduğu “lokal servisler” aldı. Üçüncü sırada ise restoran ve yemek sektörüne yönelik girişimler aldı.

Çeyrek bazında bakıldığında yatırımların çok düşmemesini sağlayan Earlybird yatırım fonunun yatırımlara devam etmesi oldu. İkinci çeyrekte tapu.com ve oBilet’e yatırım yapan Earlybird, üçüncü çeyrekte de Vivense yatırımı ile 2018 yılında toplam yatırım tutarının çok düşmemesini sağladı. 2017 yılındaki bazı fonların süresinin dolması nedeniyle 2018 yılı yıl-sonu erken aşama yatırım beklentisi 60 milyon dolara geriledi. 2017 yılında erken aşamada 111 milyon dolar erken aşama yatırım yapılmıştı.

Kurumların Yatırım İlgisi Devam Etti

2017 yılından beri hızla artan kurumların yatırım yapma ilgisi 2018 yılında da devam etti. 2018 yılı ilk 9 ayındaki yatırımların tutar olarak %18’ini kurumlar yaptı. Bahçeşehir Okulları, Etiya, Finberg, Logo Ventures, TT Ventures, Netmarble yatırım yapan kurumlardan sadece bazıları olarak dikkat çekti.

Türkiye Avrupa’da 19, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da 5. Sırada!

Türkiye 2018 üçüncü çeyreğinde erken aşama yatırım tutarları sıralamasında Avusturya’nın bir üstünde, İzlanda’nın ise bir altında yer aldı. Birleşik Krallığın 2 milyar dolar, Almanya’nın 779 milyon dolar, Fransa’nın 746 milyon dolar ile ilk üçü çektiği sıralamada Türkiye 14 milyon dolar ile yolunun daha çok uzun olduğunu göstermiş oldu.

Yurt Dışı Merkezli Türk Girişimleri Yatırım Almaya Devam Etti

Bundle Network, Colendi, Logiwa, Picus Security, Buck.ai, Codela, Optiyol ve Smart Mimic girişimleri 2018 üçüncü çeyreğinde yurt dışında yatırım alan Türk girişimleri olarak dikkat çekti.

Şirket Satın Almaları Devam Etti

ODTÜ Teknokent’te ofisi olan ve kurucusu Türk olan OpsGenie firmasının 295 milyon dolara satın alınması 2018 yılı üçüncü çeyreğinin en büyük olayı olarak dikkatleri çekti. Garaj Sepeti’nin Araba.com'u satın alması, Kariyer.net'in İşKolig’i satın alması, App Samurai’nin de Gripati’yi satın alması diğer dikkat çeken satın almalar oldu.

Hande Enes : Önemli Olan Girişimci

Son dönemde yaptığı yatırımlarla adından sıkça söz ettiren Hande Enes, girişimcileri dikkatle incelediğini ve önce küçük yatırım yaptığını ve girişimi gözlemlediğini, sonrasında işler iyi giderse daha büyük yatırımlar yaparak girişimcinin sonraki yatırım turlarında yatırım arama sıkıntısı çekmemesini sağladığını belirtti. Recontact adlı oyun firmasına da girişimcilerin tutkusuna aşık olduğu için yatırım yaptığını belirtti.

Collective Spark Yatırımlara Başladı

Etkinlikte ilk yatırımı mutlubiev ile sahne alan Collective Spark yatırım fonu pazaryeri, finansal teknolojiler ve endüstri 4.0 gibi bir çok alanda hızlı büyüyen girişimlere baktıklarını açıkladı.

Firmaların Fazla Gıdaları Sorun Olmaktan Çıkıyor

Etkinlikte sahne alan bir diğer 3. çeyrek yatırımı olan Fazla Gıda firmaların fazla gıdalarının sorun olmasının önüne geçtiklerinden hatta bu işten para kazanmalarını sağladıklarından bahsetti. Bağış ile başlayan platform önümüzdeki dönemde yeni özelliklerini devreye almaya başlayacak.

Kredi Kartı Kullanımı ve Küçük İşletmelerin Çoğalması Yabancıların İlgisini Çekti

hepsiburada.com'dan Ziya Kızıltan’ın ve iyzico’dan Barbaros Özbugutu’nun katıldığı panelde Ali Baba ve Amazon’un Türkiye’ye gelmesinin tesadüf olmadığının, küçük işletlemerin çoğalmasının pazaryeri çözümleri için cazibe merkezi olmasını sağladığının üzeri çizildi. Ayrıca Türkiye’de iyzico gibi çözümler olması da Amazon gibi devlerin hızlı entegrasyonu için önemli hale gelmişti denildi.

Özetlersek; yine bir iki yatırım sayesinde yatırımlar çok düşük çıkmadı. Tabi Polyannacılık oynamayı bırakıp Avrupa’da İngiltere, Almanya, Fransa ve İspanya’dan sonra Türkiye’nin gelmesi gerekiyor. Bunun için yapılması gerekenler ise global düşünen girişimci sayımızın artması ve bununla beraber Seri A, Seri B fonlarımızın sayısının da artması gerekiyor.

Yazının devamı...

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.