Son dönemlerin popüler yaşam stilinden birisi minimalist yaşam.

Ne demek peki minimalist yaşam?

Hayatımızdaki maddi ve manevi unsurları, ihtiyaçlara göre sınırlayıp en aza indirmek. Bu tamamen kişiye göre değişen bir durum. 

Peki neden son dönemde bu kadar popüler oldu?

Kaynakları sınırlı olan bir dünyada yaşıyoruz ve her geçen gün nüfusumuz artıyor. Bu nedenle özellikle gıdaları ve temiz su kaynaklarını çok dikkatli kullanmalıyız. .

Dünyada ve ülkemizde “sıfıratık” sloganı ile işte tam da bu yapılmaya çalışılıyor. Kaynakları en etkin şekilde kullanmak. Çünkü bunu bizden sonraki nesil için yapmak zorundayız.

Minimal yaşama nasıl geçiş yapabiliriz?

Öncelikle çok zorlu ve uzun bir yol. Çünkü tatminsizlik ve ego insanın doğasında var. Sahip olmak, satın almak, gösteriş yapmak hayattaki mutluluk kaynaklarımızdan. Öncelikle küçük hedefler belirlemeliyiz kendimize ve bunları not etmeliyiz.

Yapacağınız değişimler ile hem dünya hem de kendiniz için çok büyük değişimlere neden olacağını unutmayın. Çin’deki her insan 1 kilo alsa neler olabileceğini düşünün mesela.

Atık maddelerin en çok üretildiği yer şüphesiz mutfak. Bir diyetisyen olarak sıfır atık ve minimalist yaşama öncelikle mutfaktan başlayacağım. Türkiye’de her birey günlük ortalama 1.5 kg çöp üretiyor. Dünyada da durum çok farklı değil. Tüketim her geçen gün artıyor.

Fakat son zamanlarda birkaç ülke atık üretimini çok çok azalttı. İsveç, atıklarını “waste to energy” adındaki sürdürülebilir sistemle yakıyor; elektrik ve ısınma ihtiyacını da yaktığı çöplerden elde ediyor. Vatandaşları geri dönüşüm konusunda çok hassas olduğundan ülkedeki çöplerin yalnızca %4’ü geri dönüşmez durumda. Hatta bu duyarlılık nedeniyle 2013’te ülkenin çöpü bitmiş ve İsveç Norveç’ten 80 bin ton çöp ithal etmiş

Peki mutfakta sıfır atık için neler yapmalı?

1) Paketli gıda tüketmeyin. Evet çok kolay değil fakat denemeye değer. Günlük süt ile yoğurt yapıp, meyve-sebze almaya bez  torbalar ile gidebilirsiniz.

2) Yemek yaparken oluşan kabukları değerlendirin. Dereotu,maydanoz ve limon saplarını kaynatın ve detoks suyunuz hazır. Geride kalan posa kısmını patates, soğan, kabak gibi sebze kabukları ile blenderdan geçirin ve bitkileriniz için gübreniz  hazır.

3) Kuruyemişleri kabuğu ile alın. Böylece çiğ olarak tüketirsiniz ve onları kırarken oyalanacağınız için daha az yersiniz. Unutmayın kabukları atmak yok. Onlar doğaya gübre olarak gidecek.

4) Alışverişinizi günlük veya haftalık olarak yapın. Ben haftalık olarak yaptığımda yemek yapamama veya evde çok zaman geçiremediğimiz durumlarda çoğunun çürüdüğünü fark ettim. Bu nedenle bir süre sebze ve meyveleri günlük almaya karar verdim.

5) Mutfaktaki plastikler  elveda. Plastikler hem sağlığımız için hem de çevre için zararlı.

6) Mutfakta tezgah ve dolap temizliği için sikeli su kulanın. Böylece zararlı kimyasallardan uzaklaşmış olursunuz.

7) Tüketemediğiniz fazla yemekleri sokak hayvanlarına veya barınaklara verebilirsiniz.

Yapacağınız bu küçük değişiklikler ile mutfakta minimalist yaşamı başlatabilirsiniz.