Dijital İşte Kız Kardeşlik networku BinYaprak‘ın ilham buluşmalarında Buket Yolaçan, erkek ve kız çocuklarının eşit yetiştirilmelerinin önemine değinerek, bu konuda kadınların daha bilinçli olduğunu, erkeklerin de çocuklarını yetiştirirken cinsiyet ayrımcılığı yapmaması gerektiğini belirtti. Çocukluk çağında anlatılan masallardan başlayarak erkek ve kız çocukları arasında ayrımcılık yapıldığını ifade eden Yolaçan, “Henüz küçük yaşlarda yetişkinlerin anlattığı masallarda, hikayelerde bile kadınların erkekler olmadan varolmadığını, erkeklere bağımlı oldukları düşüncesi aşılanıyor. Kadınların kendi ayakları üstünde durmaları ve birey olabilmeleri için küçük yaşlarda verilen bu kodlamaların aile içi eğitiminden kaldırılması gerekiyor“ dedi. 

Hayalleri olan kadın ve erkekler

Söyleşide Aret Vartanyan‘ın “İş hayatında başarılı olmak isteyen bir kadın evlilik hayatından ne bekler? Eş seçiminde nelere dikkat eder?“ sorusunu Buket Yolaçan şöyle yanıtladı: “Kadının iş hayatında kendi hedefleri ve hayalleri varsa yine yanında hayalleri olan bir erkeğin olması gerekiyor. Kadını hayatının odak noktasına koyan, sürekli kendisine ilgi bekleyen bir erkek bu tarz bir kadınla birlikte hayatını sürdüremeyecektir. Evlilikte çiftlerin kendi ayakları üstünde durması, kendi amaçlarını gerçekleştirmesi ve bununla birlikte beraberliklerini sürdürmesi anlamlı.“

Evlilikte ortak noktaları bulmak

Ev ve iş hayatına ilişkin olarak eşler arasında paylaşım konusuna değinen Yolaçan, “Ev ortamı çiftler için ortak bir paydadır desek de, ‘evin kadını‘ diye bir kavram var. Bu nedenle ister istemez kadınlar kendilerini daha sorumlu hissediyor. Ancak ev işlerinin olabildiğince ortak yapılması güzel. Anlaşmazlıklar olabilir, fakat evlilikte ortak noktaları bulmak değerli“ dedi. 

  Aret Vartanyan ve Beone Marka Danışmanlığı Kurucusu Buket Yolaçan 

Sağlıklı bir evliliğe ilişkin olarak eşlerin 7/24 birlikte olduğu, her şeyi birlikte yaptıkları, birbirlerine sürekli yoğun ilgi gösterdikleri şeklinde yanlış bir algının yaygın olduğunu kaydeden Vartanyan, sağlıklı ilişkinin temelinde bireylerin kendi özgürlük alanlarını da yaşayabildikleri, iş bölümü kadar boş zamanlarını kendi bildikleri gibi değerlendirdikleri, ancak evde sevgi ve huzur temelli bir ilişki kurmalarının yattığını belirtti.

Hayatta kendi yolunu çizmek

Kişilerin hayatta gerçekleştirmek istedikleri amaçları için öncelikle vakit kaybetmeden yola çıkmaları ve adım atmaları gerektiğini söyleyen Vartanyan, her şey dört dörtlük olduktan sonra başlama fikrinin yanlış olduğunu, işleri yoluna koyduktan sonra insanın hedefleri doğrultusunda alacağı herhangi bir şeyin kalmayacağını ifade etti. Risk alan insanların kazandığını, ancak bunu maddi değil temelde manevi anlamda olduğunu vurgulayan Vartanyan, kişinin kendi amaçlarını gerçekleştirmek için aldığı risklerin ve attığı doğru adımların eninde sonunda manevi tatmin, başarı ve mutluluk getirdiğini söyledi.    

İlk adımı atmak önemli

Bu konuyla ilgili olarak özellikle üniversitelerde okuyan genç kadınlara gelecekleri hakkında önerilerde bulunan Yolaçan, “Kabuğunuzdan çıkın ve hedefleriniz için adım atın. Konfor alanları insanı kendine iyi hissettirir. Ancak yapmak istedikleriniz için konfor alanlarınızdan çıkmanız gerekir. Korku, kontrol gibi hedeflerinizin önünde duran engelleri de kaldırmanız gerek. Bunlar da konfor alanları içinde, fakat başarı bu alanın dışında. Korkmadan adım attığınızda, bir şeyi gerçekten istediğinizde bunu başarabilirsiniz. İlk adımı attığınızda kendinizi boşluğa adım atmış gibi hissedebilirsiniz. Ancak o adımın altını cesaretiniz dolduruyor“ dedi.