Tasarımların ve marka yönetiminin başında olan Seda Özbulut ile günden güne büyüyen Iggy’nin gelişimine dair keyifli bir sohbet geçirdik.

Yeni markanıza dair konuşmadan önce biraz sizden bahsedelim? Seda Özbulut kimdir? 

Yazmayı, çizmeyi, renkleri, desenleri, gökyüzünü, denizi, balıkları seven, bunları dijital ortamda yorumlamaktan hoşlanan; aynı zamanda ekibini sürükleyebilen, yenilikçi fikirlere açık, reklamcılık sektöründe uzun yıllar çalışmış olmaktan dolayı markalaşmaya dair ilginç fikirleri olan biriyim diyebiliriz.  

TED Ankara Koleji’nden mezun olduktan sonra Mekteb-i Mülkiye’yi bitirdim ve sonra Oxford’da Uluslararası İşletme üzerine master yapmak üzere İngiltere’ye gittim. Ailem, babamın izinden yürüyeceğimi düşünerek Türkiye’ye dönüşümü özlemle beklemiş olsa da, inşaat sektöründen uzak şekilde bir yanım hep tasarım ve sanatın içindeydi. Kendi işimi yaparak hayattan daha çok zevk alacağımı düşündüm ve bu yolda yürümeyi daha heyecan verici buldum. Sonrasında, bu yıl 15. yaşını kutladığımız bir tasarım ve reklam ajansı olan ZETA Reklamcılık’ı kurdum.

Ajans dünyası bana pek çok sektör için yaratıcı gözle çalışma imkânı sundu. Hayatımın her alanına nüfuz etmiş olan kreatif bir bakış açısı geliştirmemi sağladı. Ve bugün çocukluğuma dayanan bir hayali; yıllara dayanan bilgi birikimi, kazandığım yeni bakış açıları ve harika bir ekiple Iggy markası altında hayata geçirme fırsatı yakaladım. Iggy defterler raflara çıkışından bu yana oldukça ses getirdi. 

Iggy nedir? Nasıl ortaya çıktı? Markanın serüveni ne?

Defterler; fikir üreten, yazan, çizen, hayatı planlayan kişilerin vazgeçilmezleri ve her an yanında taşıması gereken ögeleridir. Ünlü bir söz vardır, bilirsiniz: “Fikrin nerede karşınıza çıkacağı hiç belli olmaz. İşte o an yeniliğin başlaması için fikri kayda geçirmeniz gerekir.” Iggy’nin ortaya çıkış hikâyesi de tam da bu noktadaki bir eksikliği gidermeye yönelik olarak başlıyor.

Yıllardır piyasada olan kırtasiye ürünleri birbirinin aynısı, demode ve taşınmaya müsait değillerdi. Oysa biz Iggy ile bu algıyı değiştirdik ve gerek yenilikçi tasarımlarıyla gerekse de özgün boyutuyla defterlerin her an yanımızda taşınabilecek bir nesne olduğunu, kişilerin tarzlarıyla uyumlu olabilecek hoş aksesuarlardan biri haline gelebileceğini gösterdik.

Bunun için defterden haftalık planlayıcılara, duvar yazılarından sticker’lara kadar tüm ürünlerde kendimizi bir kırtasiye markası olmaktan öte bir moda markası olarak konumlandırdık. Yıl içinde İlkbahar-Yaz ve Sonbahar-Kış sezonları olmak üzere 2 sezon üretim kurgusu belirledik.

Bugün Iggy, meraklılarının karşısına her sezon zenginleşen büyük bir koleksiyonla çıkıyor. Şu an bile 100’ün üstünde farklı defterde pop-art’tan plaj modasına, bohem esintilerden iş dünyasının klasik çizgilerine kadar pek çok model bulabilirsiniz.

Bu ürünler kimlere hitap ediyor?

Iggy ürünleri genellikle iş ve okul yaşamını renklendirmek isteyen, tarzına önem veren zevk sahibi kişilere hitap ediyor. Bu ürünler aynı zamanda, günlük hayatını planlamaktan keyif duyan kişilerin de vazgeçilmezi.

Dişi bir marka Iggy. Genellikle meraklılarımız 15-45 yaş arası kadınlardan oluşturuyor. Ancak daha kapsayıcı modellerle tarzına önem veren erkeklere de hitap etmek istiyoruz.

“Iggy, Yalnızca İş İçin Değil Sonsuz Seçenekte Kullanılabilir”

Defter modelleri yalnızca okul ve çalışanlar için değil, öyle farklı alanlarda değerlendirilebilir ki… Örneğin tatile çıkacak kişiler yaz modasına uygun bir modeli seçip, kendine bir tatil günlüğü oluşturabilir. Ya da biliyorsunuz tatilini tur yaparak geçirmek isteyenlerin sayısı günden güne artıyor. Turda tanıştığınız kişilerle ilgili anılarınızı ya da onların fikirlerinin yer aldığı tur anı defteri yapılabilir. Ya da örneğin, önümüz bayram… Küçüklere şeker dağıtmaktan sıkılmış yenilikçi kişiler hem modaya uygun hem de tatlı tasarımlara sahip defterlerden küçüklere hediye edebilir. Hangi durumda kullanılırsa kullanılsın, Iggy birinin hayatına girdi mi içinde unutulmaz anılar barındırmaya başlıyor. Aslında Iggy’nin hitap ettiği kitle oldukça geniş ve kullanım şekilleri kişilerin hayalleri kadar sınırsız.

Tasarım gemisine sizin kaptanlık ettiğinizi biliyoruz. Tasarımları hazırlarken nelere dikkat ediyorsunuz?

Her tasarımın modanın dilini konuşması ilk şart. Dünyada karşılık bulmuş trendler, ikonlar vs. odak noktamızı oluşturuyor.

Iggy defter kapaklarında ve diğer tüm Iggy ürünlerinde benim olduğum gibi, her tasarımcımın kendi tarzı da hayat bulmuş durumda. Bunu oldukça önemsiyorum, çünkü farklılıkların zenginliğine inanıyorum.

Kadife hissi veren defter kapakları ve İsveç’in çevre dostu kâğıtlarından oluşan iç sayfaları da ürünlerin alametifarikası olarak nitelendiriliyor.
 


Tasarımlarınızın yurtdışına açılma durumu var mı?

Öncelikli hedefimiz yurtiçinde tanınır hale gelmek ve daha ulaşılabilir bir marka olmak. Bu konuda düşündüğümden hızlı yol alıyoruz. İlk hedefimiz bu yıl sonuna kadar Türkiye’nin her ilinde, fiziki mağazalarda yerimizi alarak tüm defterseverlerle buluşmak. 

Bununla birlikte Iggy’yi bir dünya markası yapma yolunda attığımız önemli adımlar var. Örneğin Amerika merkezli uluslararası bir moda markasıyla görüşmelerimiz devam ediyor. Çok yakında Iggy ile yurtdışı pazara da çıkmayı planlıyoruz.

Bu süreçte bizi en mutlu eden şeylerden biri de ulusal ve uluslararası ölçekteki yatırımcılardan markamıza teklifler gelmesi. Bu da bize doğru yolda ilerlediğimiz hissini veriyor.

Önümüzdeki günlerde güzel şeyler olacak. Yaşayalım ve her birlikte görelim.

Modaseverler ürünlerinize nerelerden ulaşabilir?

Şu an için 17 farklı şehirdeki 60 D&R mağazasından ulaşılabileceği gibi Türkiye’nin her noktasından Studio Iggy’nin n11 sanal mağazasından istenilen modele sahip olmak mümkün.

Ayrıca sosyal medyada oldukça aktif çalışmalar yapıyoruz. Facebook ve Instagram’dan bizi takip edebilir, yeni koleksiyona ve etkinliklerimize dair detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.