Tiroid, boyunda ve köprücük kemiğin hemen üstünde kelebek şeklinde bir görünüme sahip olan, vücuttaki hormonları üreten endokrin bezlerinden biridir. Tiroid hormonları vücuttaki birçok aktiviteyi kontrol eder. Bunlar, kalorileri ne kadar hızlı yaktığınızı ve kalbinizin ne kadar hızlı attığını da içermektedir. Yani kısaca tiroid, insan metabolizmasını doğrudan doğruya etkileyen bir hormondur.  

Tiroid rahatsızlıklarında, tedavi pek çok farklı şekilde ve hastaya bağlı olarak uygulanabilir. Tedavilere rağmen, tiroid bezinden salgılanan hormonlar, Hipotiroidi’ye (Az Tiroid hormonu salgılamak) neden olduysa, vücut metabolizması yavaşlayacaktır. Yavaşlayan metabolizmanın en yaygın görülen yan etkilerinden bir tanesi de aşırı kilo alımı şeklinde ortaya çıkabilecektir. Bu nedenle, tiroidin tedavisi sırasında kişilerin kendilerine özel hazırlanmış diyet programlarına çok dikkat etmeleri ve yeme alışkanlıklarında belirgin bir değişiklik yapmaları gerekecektir. 

Her bireyin farklı fizyolojik özelliğe sahip olması, bazı besinlere karşı olan duyarlılıklarını da değiştirmektedir. Bu nedenle kan testi başta olmak üzere kişiye özel testler ile tiroid diyetine başlamak çok önemlidir. Besinleri sindirilebilme farklılıkları, karbonhidratı tolere edebilme yeteneğinin farklı olması gibi hususlar, tiroid hastalarının beslenme programında göz önüne alınmalıdır. Tiroid hastaları için, günlük protein, karbonhidrat, vitamin, mineral, yağ ve lif açısından zengin, yeterli ve dengeli beslenme programları hazırlanmalıdır. Omega 3’ün tiroidi düzenleyici etkisi kanıtlandığından haftada en az iki kez balık tüketilmesi faydalı olacaktır.

Tiroid Hastalığında Kişilerin Diyetlerinde Dikkat Etmesi Gereken Önemli Hususlar

•Alınan kalori miktarının kısıtlanması gerekmektedir. 
•İhtiyaç fazlası alınan kalori, ıspanak ve brokoli gibi sebzeleri ve tiroidi yavaşlatan çiğ goitrogen gıdaları (Lahana, Brüksel lahanası ve soya) aşırı tüketmekten kaçınmak gerekmektedir.
•Gluten içeriği yüksek gıdaların az tercih edildiği bir beslenme programı tercih edilmelidir.
•Düşük glisemik beslenmeye uygun olarak basit karbonhidrat ve şeker azaltılmalıdır.
•Yemeklerin zamanlamasını değiştirmek, örneğin aralıklı açlık diyetini takip etmek gibi bir yöntem değişikliği de kilo kontrolüne yardımcı olacaktır. 
•Bu hastalığa sahip kişilerin gıda alerji ve gıda intöleransı testi yaptırmaları faydalı olacaktır. Süt, buğday, soya, çilek, badem ve fındık gibi gıdaların kişilerin test sonuçlarına göre alınmasına veya kısıtlanmasına dikkat edilmesi faydalı olacaktır. 

Hipotiroidi Rahatsızlığında İyotlu Tuz Kullanımı

İyot bakımından yetersiz topraklarda yetişen bireylerde ilerleyen yaşlarda tiroit hastalığı görülme sıklığı daha yüksektir. Erken yaşlardan itibaren iyotlu tuz kullanımı, tiroid riskini azaltıcı etkiye sahiptir. Fakat unutulmamalıdır ki iyot ısı ve ışıktan etkilendiği için iyotlu tuz alımlarında koyu renkli ambalajlı ürünler tercih edilmelidir. Ayrıca yemeklerinize iyotlu tuz ilave ederken pişirme esnasında değil, en son pişirme işlemi bittikten sonra ilave etmeniz de iyot kaybını azaltmaya yönelik bir tedbir olacaktır. 

Tiroid hastalarında kişiye özel beslenme programları yanında hastalığı tetiklediği bilinen stresten uzak durmaları da önemli bir iyileşme reçetesidir. Bu nedenle temiz havada, yürüyüşler yapılması ve stres faktörlerinden kaçınılması tiroide karşı uygulanacak önemli taktiklerdendir.




Beslenme ve Diyet Uzmanı Merve Kalelioğlu