Pek çoğumuz stres altında iyi hissedebilmek için şeker, yağ ve tuz oranı yüksek gıdalar tüketiriz. “Abur cubur” olarak nitelendirdiğimiz, besin değeri düşük bu gıdalar özellikle stresli anlarda beynin zevk merkezini harekete geçirir. 

Acı gerçek: Şekerli ve yağlı besinler kısa süreli tatmin sağlar

Şekerli ve yağlı besinler her ne kadar kendimizi iyi hissetmemizi sağlasa da, bu etki son derece kısa sürer. Ayrıca bu gıdaların tüketilmesi genel sağlık durumunun bozulmasına ve kilo almaya neden olabilir. Bu nedenle stresle başa çıkmak üzere başka yöntemlere ihtiyacımız var: Mesela ben stresli dönemlerimle yoga ve meditasyona başvuruyorum. 

Stresli dönemlerde egzersiz rutinini sürdürmek her zaman kolay görünmeyebilir. Ancak egzersiz alışkanlığını yalnızca bedeninize değil, aynı zamanda zihninize de kazandırmanız önemlidir. Yoga ve meditasyon elbette yeni konseptler değil, ancak adaptasyon yeteneğinizi desteklemek, zihninizi yatıştırmak ve aynı zamanda stresli anlarda abur cuburdan medet ummanın beraberinde getirebileceği dezavantajlardan kaçınmak için mükemmel yöntemler. Ayrıca antik çağlardan günümüze ulaşan bu uygulamaların sağlık açısından muazzam faydaları var.

Yogayla esneme, meditasyonla dinginlik

Güne başlarken ya da yorucu bir günün ardından sadece birkaç basit yoga hareketiyle zihninizi arındırabilir ve pozitif bakışınızı koruyabilirsiniz. Öte yandan meditasyon benim için hayatın getirdiği kaosun dışına çıkmak, zihni dinginleştirmek ve bir tür farkındalık kazanmak için geçirilen zaman anlamını taşıyor. 

Ben de zihninizi yatıştırmak ve yaşamı daha berrak bir zihinle değerlendirmek için işinize yarayabilecek pratik meditasyon tavsiyelerimi paylaşmak istiyorum: 

11 basit meditasyon kuralı

•Meditasyon için tam bir sessizlik ve ıssızlık gerekmez. Gerçek dünyada ve özellikle çocukların olduğu bir evde ya da ofiste mutlak sessizlik imkânsızdır. Ancak telefon, bilgisayar ekranı ve fazla gürültülü bir ortam gibi dikkatinizi dağıtacak etkenlerden uzaklaşmaya çalışın. Ofiste sandalyenizi ekranın tersine çevirmeniz yeterli olacaktır. Evdeyseniz yatak odanızın kapısını kapatın. 
•Yoga matı, zil veya battaniye gibi özel bir ekipmana ihtiyaç duyduğunuzu düşünmeyin çünkü her yerde meditasyon yapabilirsiniz. Ne kadar az malzemeye ihtiyaç duyarsanız, uygulamaya o kadar çabuk ve kolay geçersiniz. 
•Rahat hissettiğiniz bir yerde oturmayı ya da uzanmayı deneyin. Gözlerinizi açık ya da kapalı tutabilirsiniz, nasıl rahat hissedecekseniz öyle davranın. 
•Diyaframdan veya burundan nefes almak gibi özel bir stilde nefes almaya başlamak için kendinizi zorlamayın. Başlangıçta bu sizi engelleyebilir, hatta başınızın dönmesine neden olabilir. Meditasyon konusunda kendinizi rahat hissetmeye başladığınızda nefes tekniği üzerinde çalışabilirsiniz.
•Nefesinize odaklanın. Havanın vücudunuza girişini ve çıkışını hissedin. Kısacası nefesinizin ve nasıl hissettirdiğinin farkına varın. 
•Market listeniz veya yapılacaklar listeniz aklınıza geldiğinde negatif düşüncelere kapılmayın.Zihninizi market listesinden uzaklaştırıp tekrar nefes almaya odaklanın. 
•Düşündüğünüz veya yüksek sesle dile getirdiğiniz uzun bir onay ya da amaç listesi hazırlamayın.
•Rahatlamanıza yardımcı olacak veya pozitif hissetmeniz için sizi yönlendirecek bir veya iki anahtar sözcük belirleyin.
•Kaotik yaşamın dışına çıkmanın tadına varın.
•Günde bir veya iki kez sükunet içerisinde 20 dakika geçirmeyi hedefleyin. Meditasyonun da tıpkı yoga gibi bir pratik olduğunu unutmayın. 
•Hareketsiz durmak size göre değilse, yürürken ya da koşarken meditasyon yapabilirsiniz. Örneğin ben Pazar koşularıma ‘anne kaçamağı’ adını verdim. Bu koşularda nefesime odaklanarak rahatlıyor ve zihnimi arındırıyorum. Eğer rahatlamakta güçlük çekersem, adımlarımı 1-2, 1-2 şeklinde ritmik olarak sayıyorum. Sonrasında, nefesime odaklanıyor ve biraz yoga esneme egzersizi yapıyorum. Nasıl olduğunu anlamadan bir saat geçiyor ve oyun oynarlarken çocuklara göz kulak olma görevimi enerjik bir şekilde yerine getirmeye hazır hale geliyorum.